Reklam
Reklam
Reklam
Ruhi Aytaç

Ruhi Aytaç


Ey İmamoğlu, Tahmazoğlu'ndan hasbi hasbi özür dilemelisin

22 Şubat 2021 - 11:19

Ey İmamoğlu, Tahmazoğlu’ndan hasbi hasbi özür dilemelisin
İstanbul’un nüfusu 15 milyon 460 bin …
Gaziantep’in Şahinbey İlçesinin nüfusu 932 bin…
İstanbul, Şahinbey’in 16,5 katı kadar…
İstanbul’da 2019 verilerine göre; 3 milyon 175 bin 285 ilk ve ortaöğretim öğrencisi var.
Şahinbey İlçesinde 257 bin 700 öğrenci öğrenim görüyor.
İstanbul’da ilk ve ortaöğretimde okuyan öğrenci sayısı, Şahinbey’de okuyan öğrencilerin 12,3 katı…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2021 bütçesi; 28 milyar 900 milyon lira…
Şahinbey Belediyesi’nin 2021 bütçesi; sadece 930 milyon lira
Şahinbey Belediyesi’nin 30 katı büyük bütçeye sahip olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 3 milyondan fazla öğrenciye hepi topu 40 bin adet tablet dağıtıyor.
Şahinbey Belediyesi ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 30’da bir bütçesiyle; içinde internet paketi de olan 50 bin tablet dağıtıyor.
Uydum hazır olan İmamoğlu’na, buyurun kıyasa…
Rakamlar ortada…
Şahinbey Belediyesi, hem nitelik hem de nicelik olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin dağıttığı 40 bin tabletini, ekstra içinde 6 aylık ücretsiz internet paketi olan 50 bin tabletle geçiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği desteği ister nüfus, ister öğrenci, istersen de bütçeyle kategorize et Şahinbey Belediyesi’nin verdiği desteğin kıyısından dahi geçmiyor.
Hal böyleyken…
Ekrem İmamoğlu, takdir edeceği yerde, “Şahinbey Belediyesi’nin verdiği tabletler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın dağıttığı tabletler” yalanına sarılıyor.
Edep yahu…
Bir lafa bakıyorum bir de lafı diyene bakıyorum…
Haya ediyorum.
Destur İmamoğlu destur!
Böyle bir yalan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na yakışmadı.
Bilmemenin ayıplığına sayıyorum…
Öğrenmemen de sizin ayıbınız.
Bil, diye şuraya dipnot düşüyorum…
Askıda tablet diye bir şey duydun mu? Duymadıysan, hiç yanına yörene sormana gerek yok. Google’a yaz, Gaziantep modeli karşına çıkar. Şahinbey Belediyesi, 50 bin tablet ile askıda tablet kampanyasına destek vermiş.
Demek ki neymiş?
Alan değil verenmiş.
Allah’ın bildiğini kuldan saklayacak değilim…
Gıyabında bir türlü size ısınamadım.
İstanbul’u sel götürüyor, İmamoğlu tatilde… Günübirlik tatilinden geliyor, ertesi gün, Bodrum’a geri dönüyorsun… Belediye Başkanlığı’nda bir yılın dolmadan tatil benim de hakkım diyerek hiç alışık olmadığımız jargonla kendini savunmaya geçiyorsun.
Palandöken tatiline ise Elazığ Depremi üzerinden giderek, fay hatlarımızda artçı şoklar yaşatıyorsun.
Yalanı biri bin ettiğin Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ile kıyas bile edilemezsin.
O Mehmet Tahmazoğlu ki, üç dönemdir Şahinbey Belediye Başkanlığı yapıyor.
O Tahmazoğlu ki, borçlu aldığı belediyeyi zengin bir belediye haline getirdi.
O Tahmazoğlu ki, bu kadar hizmet ve yardımlara rağmen, IMF isterse, borç verebilirim noktasına taşıdı.
Siz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan borçlanma için yalvar yakar olurken…
O Tahmazoğlu, İller Bankası üst düzey yetkililerinin, İler Bankası ödeneklerine ihtiyacın yok, hiç olmazsa bu seferki ödeneği alma ricalarıyla karşılaşıyor.
O Mehmet Tahmazoğlu ki, insana dokunuyor.
O Mehmet Tahmazoğlu ki; Pandemi döneminde, 8 bin aileye 40 milyon lira destek, yetim ailelerine 4 milyon lira, zimem defteri geleneğiyle 7 bin ailenin 284 fırına olan borçlarını bir kalemde sildiriyor, işyerleri kapan esnafa 7 milyon liraya aşkın nakdi yardım, kiracılarından kira almıyor, aşevinden Kovid hastalarının evlerine her gün 10 milyon lira tutarında sıcak yemek gönderiyor. 15 bin 400 vatandaşa bin 500 lira toplamda 23 milyon nakdi yardımda bulunuyor…
Bu bildiklerimiz… Bilmediklerimizle toplamda 240 milyon 536 bin lira sosyal destek veriyor. Bu rakam, bütçesinin yaklaşık üçte birine tekabül ettiğini, bilmem hatırlatmama gerek var mı?
Dahası var…
Bir de bizzat yaşadıklarım ve gördüklerim var…
Şehit ailelerine ev yardımında bulundu. Buna birebir şahit olmama rağmen, “böylesi yardımları lütfen yazmayın! O şehidimiz ki bu vatan için canını verdi… biz, bir ev almışız çok mu” diyerek mütevazilik ve alicenaplık gösterdi.
Hele bir nine ve iki torunuyla, makamında yaşadığım sıcaklığı kelimelerle anlatamam.
Kelimelerin kifayetsizliğini hoş görerek, yaşadığımı Mehmet Tahmazoğlu’nun hoşgörüsüne sığınarak anlatmak istiyorum…
2019’un Kasım veya Aralık ayıydı. Çorapsız, çıplak ayaklarını ancak yırtık naylon terliklerle koruyan nine ve iki torunu Mehmet Tahmazoğlu’nun makamına geldiler. Üşüyen çıplak ayaklar hemen dikkatini çekti. Hemen özel kalemindeki personeli çağırarak, ihtiyaç sahibi öğrenciler için alınmış spor ayakkabılarından üçünü, nine ve torunlarının ayaklarına kendi elleriyle giydirdi.
Sorup sual ettiğinde, oldukça sağlıksız, briketten tek odalı bir evde yaşadıklarını ve doğru dürüst eşyalarının olmadığını öğrendi.
O dakika, belediye tarafından yaptıkları konutlardan birini, bu nine ve iki torununa vermeye karar verdi.
İlgili müdürünün tüm kem kümlerine rağmen 2+1 bir daireyi, nine ve torunlarına hediye etti.
Son talimatı da evin tüm beyaz eşya ve ihtiyaçlarının da alınması oldu.
Ya İmamoğlu, Mehmet Tahmazoğlu böyle bir belediye başkanı…
Ya, sen?
Sen nasıl bir belediye başkanısın?
Özür dilemek erdemdir.
Mehmet Tahmazoğlu’na hasbi bir özür borcun var.
Son tahlilde, İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı da olsan, belediyecilikte ve insana dokunuşta
Mehmet Tahmazoğlu ile asla aşık atamazsın.

Bu yazı 3464 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.