Reklam
Reklam
Reklam
Ökkeş Özekşi

Ökkeş Özekşi


Bu hikaye başka hikaye

28 Aralık 2020 - 11:24

Her şey bir kenara, elbette inkar edilemez ve bu kent için asla görmezden gelinemez çok güzel hizmetleri var.. Ama birçoğuna bedel nitelikte sadece şu Panorama Müzesi nedeniyle Sayın Fatma Şahin’e bir Gaziantepli olarak ne kadar teşekkür etsek azdır.. Çünkü kentin yakın tarihini dillere destan mücadelesini, İngiliz ve Fransız işgalinden sonra, şehri kurtarmak için Antepli ruhunu damarlarında yaşatan tüm imkansızlıklara rağmen, doğru dürüst silahı olmadan açlıkla baş başa kalmasına aldırış etmeden canı pahasına mücadele edenlerin o hikayesinin başından sonuna belgeselleştirildiği, resmedildiği, canlandırıldığı bir müze yaratılmasında önce rol oynadı Sayın Fatma Şahin.. Bu nedenle bir Gazi torunu olarak, bu kentte yaşayanlar olarak Sayın Fatma Şahin’e minnettarlığımızı dile getirmem gerek.. 

MÜZE İÇİN VERİLEN 15 YILLIK MÜCADELE

Bu işin hikayesi 15 yıl önce başladı.. Dursun Bak paşanın başında bulunduğu ve proje önerisi için startını verdiği, Sıtkı Severoğlu’nun oluşturduğu ekibe öncülük ettiği Panorama müzesi için neler yaşandı bilemezsiniz. Tüm kapılar çalındı, tüm belgeler için resmi özel ne kadar kurum varsa sonuna kadar zorlandı. İlk başından itibaren kısmen de olsa içlerinden birisi olduğumdan, atılan tüm adımları, yapılanları sizlerin de bilmesini istediğim için böylesine önemli bir günümüzde paylaşmak istiyorum.. O dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Asım Güzelbey ile başlayan hamle bazı sorunlar nedeniyle gerçekleşmemişti.. Önce Tabakhanede yer bulunmuş, sonra olmamış en sonunda şimdiki Zeugma müzesinin bulunduğu alana yapılması için harekete geçilmişti. Ama nedense sonuca gidilememişti. Bu olumsuz gelişme Dursun Bak ve Sıtkı Severoğlu ile birlikte geniş bir heyeti yıldırmamıştı.  

 Sonra Şehitkamil bölgesinde ipek yolu Kalender Plaza yanındaki arsa, o dönemin belediye başkanı Metin Özkarslı'nın katkısıyla Panorama müzesine için kiralanmıştı. Burası için ruhsat çıkarılmış, proje yapılmıştı. Ankara’da yaşayan Gaziantepli büyüğümüz Hilmi Barlas’tan da müze için 2,5 milyon dolarlık destek sözü alınmıştı o dönemde. Ama daha sonra belediye seçimi yapılmış Başkanlığa Rıdvan Fadıloğlu seçilmişti. Rıdvan başkan panorama müzesi için daha geniş ve çok detaylı olacak şekilde başka bir yer tahsis edeceğini belirterek burasının ruhsatını iptal etmişti. Böylece uzun süre müze konusunda harekete geçilemedi. Ama müze konusunda kararlı olan Dursun Bak, Sıtkı Severoğlu, Yaşar Büyükoğlu, Celal Pekdoğan, Doktor Samet Bayrak, Kamil Gereçci, Rıfat Ergeç, Abdulkadir Evişen, Mizyal Karabiber, Ali Atalar, Akten Köylüğolu, Halit Ziya Biçer ile edebiyete intikal eden Adil Dai, Ahmet Yıldırımdemir, Abdullah Özer, Birol Güngör çalışmalarını hiç aksatmadı. 

O KADAR İNSAN TEK KURUŞ ALMADAN BÜYÜK ÖZVERİDE BULUNDU

Ne zamanki Sayın Fatma Şahin bakanlık döneminde iken, Gaziantep Büyükşehir belediye Başkanlığına aday gösterildi, işte o andan itibaren Panorama müzesi için düğmeye basıldı. Bülbülzade’de Fatma Şahin bir toplantı düzenledi ve kentin sorunları için o dönem Mimarlar Odası Başkanı olan Sıtkı Severoğlu’nu davet etti. Severoğlu’da kendisine 20 maddelik bir rapor sundu. İçlerinde Panorama Müzesiyle ilgili projeyi görünce hemen ilgilendi ve bunu yapalım dedi. Ve başkanlığa geldikten sonra sözünü tutarak müze için düğmeye basıldı.. Böylece hummalı bir çalışma başladı. Genel Sekreter Sezer Cihan belediye olarak tüm imkanları esirgemedi. Bu ekip ile gecesini gündüzüne katladı her daim içerisinde oldu.. Sıtkı Severoğlu, ekibi daha da geliştirdi. Gaziantep Üniversitesinin tarih bölüm başkanı Ahmet Gündüz, öğretim üyesi Hilmi Bayraktar ve genel sekreter Doç. Dr. Ayhan Doğan bu ekibe dahil edildi. Tarih ekibi icra kurulunda Murat Dağ, Celal Pekdoğan, Dr. Yaşar Büyükoğlu, Samet Bayrak, Kamil Gereçci ve Ali Korkmaz yer aldı. Yine Üniversitenin tarih bölümünden 13-14 civarında tarihçi panorama müzesinde göreve başlatıldı. Ülkü Tamer, Necdet Sevinç ile Güzel Sanatlar eski genel müdürü, genelkurmay sanat danışmanı Mehmet Özel’den büyük destekler alındı. Antep savunmasının kitabını Prof. Dr.Ayhan Öztürk’ten müze çalışmaları taslağı eksizleri, Doçent Ramazan Erhan Gülle’den Ermeni meselesi, Prof. Dr.Yılmaz Kurt’un Osmanlıcadan Antep'in nüfus bilgilerinin dahil edilmesi yönündeki katkıları, Prof Dr. Atilla Engin’den ise Arkeoloji bölümündeki bilgileri eklendi. Bunlara Abdülkadir Tanrıverdi katıldı, Ömer Faruk Şerifoğlu ise elde edilen tüm evrakları bila bedel gönüllü olarak onarımlarını bakımlarını yaptırdı. Atese genel başkanı Tuğgeneral Necdet Tuna geçmişe yönelik ne varsa tüm evraklarını getirdi. Ve Fransız belgeleri Tuğgeneral Yücel Özel temin etti. Yani inanılmaz bir çalışma gerçekleşti. Herkes bir yerinden tutarak, Antep harbine ışık tutacak bu müze için elinden geleni yaptı. Bunlara sonradan Zeugma Müzesi Müdürlüğüne getirilen Özgür Çomak’ı da eklemeliyiz. Çünkü gerçekten imkansızları başararak katkıda bulundu.  

GÖZÜPEK VE KARARLI BİR HAMLE

Bir şey daha var söyleyeceğim elbette.. Heyette yer alanlar gibi Sayın Fatma Şahin de Panorama Müzesi için büyük fedakârlık gösterdi. Hatta siyaseten kendisini büyük sıkıntıya sokacak Rus Ressam konusunu bile cesaretle çözdü. Gezdiğinizde resimlerini ve canlandırmalarda göreceğiniz her şeyi yapan Rus Ressam Aleksander Samsonov ile tam da Rus uçağının düştüğü ve Türkiye ile bu ülkenin arasının limoni olduğu bir dönemde hiçbir şeyden etkilenmedi ve protokol imzaladı. Değme siyasetçiyim diyenlere taş çıkartacak bu hamlesiyle Gaziantep Zeugma kadar, büyük önem taşıyacak bir müzeye sahip oldu. Gidin görün, bildiğimin çok azını anlattığım, aslında sadece bu çalışma için büyük hikaye yazılacak Panorama müzesi ile büyük gurur duyacaksınız.. Mutlaka gezin, çocuklarınızı götürün.. Sizler de, onlar da bu şehrin kurtuluş savaşında neler yaşadığını göreceksiniz..  

LÜTFEN TÖRENLERDE ÖĞRENCİLERİN KIYAFETLERİNE ÖZEN GÖSTERİLSİN

Son söyleyeceğimi mutlaka belirtmeliyim.. Antep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100. Yılını lütfen törenlerle geçiştirmeyin. Şehri ortak edin bu kutlamaya. Çünkü daha önce de yazmıştım, kurtuluş gününü şehirde yaşayanlar iliklerine kadar hissetmeli bugünü. Bir şey daha var tabii. Törenlerde bayrak ve flama taşıyan öğrencilerin kıyafetlerine lütfen itina gösterilsin.. Protokolün önünde bando takımı, arkasında spor kıyafetle, eşofmanla, sırt çantasıyla, kot pantolonla gelmiş öğrenciler görsel açıdan çirkinlik yaratıyor. Böylesine önemli bir günü hafife almak yakışmıyor. Giydirsinler bayrak ve flamaları taşıyan kız ve erkek öğrencilere yöresel kıyafetleri, hiç değilse görsel olarak da, ciddiyet olarak da Gaziantep’in adına yaraşır bir tören olsun…

Bu yazı 3714 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.