Reklam
Reklam
Reklam
Hasan Yelken

Hasan Yelken

[email protected]

ALTIN GÖMÜSÜ; ZERDEGÜM

18 Aralık 2020 - 15:38 - Güncelleme: 18 Aralık 2020 - 15:42

Bir derenin sırtında,  terk edilmiş halde bulunan Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı Zerdegüm Köyü’nü sadece tabelasından bilirdim. Uzaktan görünümü oldukça etkileyici olan köy, Fethiye Kaya Köyü’nü andırıyordu. Dik sınırları olan Zerdegüm Deresi’nin Doğu yamacına bir gerdanlık gibi dizilmiş olan bu köydeki terkedilmiş evlerin çatıları bile sökülmüştü. O yoldan her geçişimde arabamı durdurup köyün etkileyici görünümüne bakardım. Tepeden bakınca jeolojik dönemlerde bölgede bulunan gölün kayalar üzerinde bıraktığı dalga izleri görülebilmektedir.

 İşlerim nedeniyle gezilere ancak Pazar günleri çıkabiliyordum. Yine, bir Pazar günü Kamışlı Köyü’ne giderken birden, kendimi Zerdegüm Köyü’nün yolunda buldum. Yeni yapılmış iskân evlerini geride bırakıp, dik bir yamaçtan kıvrıla kıvrıla inerken, yol beni Eski Zerdegüm’e götürdü. Köyün bulunduğu yükseklikteki virajda arabamı park ettim. Çünkü, köyün içinde yol yoktu. Artık patika yollardan yürüyerek köyü dolaşacaktım. Aslında bu gezi şekli tam benim tarzımdı.

EN İLGİNÇ YAPISI, AYI KALESİ

Dik yoldan inerken yolun sağındaki mağaralar gözüme ilişti. Köyün üst yamaçlarında ön duvarı örülmüş kale şeklindeki bir yapı, farklı tarzıyla dikkat çekiyordu. Sonradan, köylülerden buraya “Hisar Tepesi” denildiğini öğrenecektim. Burasının ne için yapıldığını bilmedikleri halde, burayı “Hisar Tepesi “ ismiyle kale olarak, nitelendiriyorlardı. Burada eskiden yaşayan insanlar sığınak amacıyla vadinin en üstündeki mağaranın önüne duvar örmüşler. Bu mağaranın içine ancak eğilerek giriliyor. Bunun nedeni, saldırıda düşmanın mağaraya girişini zorlaştırmaktır. Öndeki duvarın üst kısımlarında, dışarıdaki saldırılara karşı koyabilmek için mazgallar bulunmaktadır. Hisarlık Mağarası’nda üst kısmına çıkışı sağlayan bir tünel yer almaktadır. Bu tüneli, buraya sığınan insanlar saldırı olduğunda üstte bulunan odada, korunmak için kullanmışlardır. Bu mağaraya çıkış zor olduğundan buraya aynı zamanda “Ayı Kalesi” ismini vermişler.

 Burası, korsan kazıcılar tarafında açılmış, kazılmış çukurlarla dolu. Bunun nedeni, köylülerin hayal dünyalarının zengin olmasıdır. Bu sığınak, Zerdegüm Köyü’nün ebe oyunu oynayan çocuklarının saklanma yeri haline gelmiş. Çünkü, bu tünele saklanan oyuncuyu ebenin bulması neredeyse imkânsız gibi.

“İsmail’in Mağarası” olarak adlandırılan mağara Zerdegüm’ün güneybatısındaki küçük bir derede bulunmaktadır. Bu yer, daha önceki periyotlarda tapınak ve kilise olarak kullanılmıştır. Güneyinde kaya kütlesi olan duvarında haç işareti bulunmaktadır. Bu işarete dayanarak burada altın gömüsü olacağını düşünen köylüler ortaklaşa burada kuyu şeklinde bir çukur kazmışlar. Günlerce kaya kütlesini oymaya çalışmışlar. İnsan gücüyle oyamayınca bu sefer kompresör de devreye girmiş. Sonuç ise koca bir hüsran. Bu tür söylenceler her yerde yaygın olmakla birlikte, bu köyde daha da fazla. Bunun nedenini, köyün isminde aramak gerek. Çünkü Zerdegüm ismi “altın gömüsü “ anlamına gelmektedir. Bu adı bu köye kim vermiş olabilir, bilemiyorum. Bildiğim, bu isimden dolayı kaçak kazıların çok oluşudur. İnsanlar altın gömüsü hayalleriyle yaşamaktadır.

KÖY EVLERİNİN ALTI, ROMA KAYA MEZARI

Zerdegüm Deresi’nin Batı kıyısında Ballı Kaya Tepesi bulunmaktadır. Ballı Kaya’nın eteklerinde yine köylüler tarafından kazılan bir mağaranın olduğu söylenmektedir. Bugün fıstık bahçesi olan bu yerde, çok sayıda kaya mezarının bulunduğu belirtilmektedir. Zerdegüm’de eski yerleşim alanı bugün bahçelerle çevrili olan derenin Doğu eteklerinde bulunan mağaralardır. Her mağara olarak adlandırılan yapı geç Roma kaya mezarlarıdır. Bu yapılar ya ahır ya da odunluk olarak kullanılmıştır. Geçmiş dönemlerden beri burada yerleşim olmasının nedeni günümüzde de köyün su ihtiyacını sağlayan pınardır.
Zerdegüm Deresi, ileride Erenköy Deresi’yle birleşerek Fırat’a akmaktadır. Kış aylarının dışında, derede fazla su bulunmamaktadır.

ROMA YAZITI

Zerdegüm Köyü’nde bulunan bir para, Geç Roma (Konstantin 337-361)  döneminden kalmadır (tarafımdan Gaziantep Müzesi’ne verilmiştir). Ayrıca Zerdegüm Deresi’nde bulunan bir kaya yazıt da, Roma döneminden kalmadır. Bu yazıtın bir sunağın parçası olabileceği veya bir mezardan kopan parça olduğu sanılmaktadır. Çünkü kaya yazıttan geriye kalan parça çok küçüktür. Bu köyde bilimsel kazı yapılmadan söylenenler, söylenceden öteye gitmemektedir. Söylenceler, bölge insanının hayal dünyasıyla birleşince, altın gömüsü bulma umuduyla kazılar yapılmaktadır. Kaçak kazılar, tarihi bölgeyi tahrip etmektedir. Altın gömüsü olan tarihi alan, korsan kazıcılar tarafından yok edilmektedir, köylüler hayallerinin esiri kalarak altın gömülerini yok etmektedirler. Bundan dolayı Zerdegüm’de bir an önce bilimsel kazılar yapılmalı ve burası turizme kazandırılmalıdır. Altın gömüsü anlamından olan Zerdegüm’de belki altın bulunamaz ama altın kadar değerli olduğunu anlamak için, köyü kazmaya gerek var mı?

 Zerdegüm adı Korucak olarak değiştirilmiş olup, Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı bir köydür.

GÖRSELLER










 

Bu yazı 3948 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.