Paylaşımda, kamu yararına faaliyet gösteren vakıfların önemine dikkat çekilerek, özellikle ekonomik durumu yetersiz öğrencilere burs sağlamak amacıyla faaliyet gösteren Gaziantep Üniversitesi Vakfı’nın kuruluş amacının dışına çıkarıldığı ileri sürüldü.

Açıklamada, daha önce kamuoyunda geniş yankı uyandıran yemek ihalesi, GES ihalesi ve yabancı öğrenci alım süreçlerine ilişkin iddiaların ardından bu kez vakıf kaynaklarının kullanımına yönelik ciddi iddialar ortaya atıldı.

Paylaşımda, 2024 Temmuz itibarıyla yemek ihalesi nedeniyle 1 milyar TL’nin üzerinde kamu zararı oluştuğu, 2023 Aralık itibarıyla GES ihalesi nedeniyle 900 milyon TL’nin üzerinde kamu zararı meydana geldiği ve yabancı öğrenci alım süreçlerinde para ilişkilerine yönelik iddiaların gündeme geldiği ifade edildi.

Eski rektör Arif Özaydın döneminde vakfın amacından uzaklaştırıldığı ileri sürülen açıklamada, ekonomik durumu iyi olmayan ve başarılı öğrencilere burs verilmesi amacıyla kurulan vakfın, öğrencilere sınırlı sayıda burs vermiş gibi gösterildiği, vakıf kaynaklarının çıkar amaçlı kullanıldığı ve bazı müteahhitlere usulsüz ödemeler yapıldığı iddia edildi.

Ayrıca açıklamada, vakfın yönetim kurulu üyelerinin kimler olduğu, imza ve harcama yetkisine sahip yöneticilerin süreçler karşısındaki sorumluluğuna ilişkin sorular da yöneltildi.

Paylaşımda, öğrencilerin burs ödemelerini beklediği süreçlerde “vakıfta para bulunmadığı” yönünde ifadeler kullanıldığı ancak vakıf bünyesinde bulunan kaynakların farklı alanlara aktarıldığı öne sürüldü.

Öte yandan vakıf genel kurul toplantılarının uzun süre ertelendiği iddia edilirken, 2023 yılı vakıf genel kurulunda mütevelli heyeti tarafından yapılan denetimlerde hesaplarda usulsüz harcamalar ve mali açıkların tespit edildiği öne sürüldü. Açıklamada, bu nedenle yönetim kurulunun ibra edilmediği ve konunun savcılığa ile Yükseköğretim Kurulu’na bildirildiği ifade edildi.

İddialar arasında, vakfa yapılan yüksek bağışlar, İslahiye’de vakfa ait olduğu belirtilen 14 dairenin satışından elde edilen gelirler, otopark gelirleri ile banka ve petrol sektöründen sağlanan bağışların nasıl kullanıldığına yönelik sorular da yer aldı.

Paylaşımda ayrıca Arif Özaydın’ın görev sürecinin sonunda vakıf kasasında bulunan son 2 milyon TL’nin kimlerin imzasıyla ve hangi amaçla kullanıldığı soruldu.

Bazı hesaplara yapılan para transferleri de iddialar arasında yer aldı. Sakıcı Metal hesabına 4,6 milyon TL, Oğuzhan Bozkaya hesabına ise 1,6 milyon TL para aktarımı yapıldığı ileri sürülerek bu ödemelerin gerekçesi kamuoyu adına sorgulandı.

Murat Bakır’a TİM’de önemli görev
Murat Bakır’a TİM’de önemli görev
İçeriği Görüntüle

Paylaşımda ayrıca üniversite ana giriş kapısı yanında yap-işlet-devret modeliyle yapılması planlanan bir işletme projesi için vakıftan 1 milyon 300 bin TL bakım ve onarım ödemesi yapıldığı iddiası da yer aldı.

Bir başka iddiada ise Şahinbey Araştırma Hastanesi karşısında bulunan su deposu üzerinde ruhsatsız ve usulsüz şekilde büyük bir kafeterya yapılmasının planlandığı, yapım sürecinde vakıf kaynaklarının kullanıldığı, daha sonra ruhsatsız olduğu gerekçesiyle yıkım kararı verildiği ve sökülen malzemelerle üniversite bünyesinde depo yapıldığı ileri sürüldü.

Açıklamada ayrıca GES ihalesi, yabancı öğrenci süreçleri ve vakıf işlemlerinde aynı isimlerin rol aldığı öne sürülerek ortak isimlerin kimler olduğu sorusu yöneltildi.

Söz konusu iddialarla ilgili resmi makamlar tarafından doğrulanmış herhangi bir yargı kararı bulunmazken, konuya ilişkin süreçlerin ve olası açıklamaların kamuoyu tarafından yakından takip edildiği ifade ediliyor.

Kaynak: Haber merkezi