Bir dizi program ve temas için Gaziantep'te bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilk olarak 'Şehrim Okulum' protokolünün imza ve tanıtım programına katıldı. Burada konuşan Bakan Tekin, eğitim çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne yönelik eleştirilere de cevap verdi.
"Bakan olduktan sonra beni mutlu eden ve heyecanlandıran işlerimizden bir tanesini yapacağız"
Program ilk olarak 'Şehrim Okulum' projesinin öneminden bahseden Tekin, "Bugün, Milli Eğitim Bakanı olduktan sonra gerçekten beni mutlu eden ve en çok heyecanlandıran işlerimizden bir tanesinin daha burada tanıtımını yapacağız. Tanıtımını yapacağımız şey yıllardır televizyonlarda başka ülkelerin filmleri ve dizilerini seyrederken, okullarla ilgili eğitimleri izlerken, niye biz bu ülkemize yok, niye biz bunları yapmıyoruz, niye buradan başlamıyoruz dediğimiz bir projeyi daha bugün hayata geçireceğiz" dedi.
"Barışı, adaleti, medeniyeti eğer biz dünyaya getirmek istiyorsak adresi başka yerde aramaya gerek yok"
Tekin, "Bugünlerde birileri çıkmış diyor ki Türkiye modeli mi olurmuş? Türkiye kimmiş kendine model yapacak? Bunu diyen kim biliyor musunuz arkadaşlar? Maalesef bunu diyen kişiler Türkiye'de siyaset yapan kişiler. Açıkça şunu söylüyorlar, bize diyorlar ki x ülkesinin modelini alıp getirip, bize aynen uygulasaydınız. Ben de diyorum ki siz güvenmeyebilirsiniz, siz sevmeyebilirsiniz ama ben Türkiye'deki entelektüellere, Türkiye'deki akademisyenlere, Türkiye'deki öğretmenlere, Türkiye'deki velilere, Türkiye'deki öğrencilere sonuna kadar güveniyorum. Dünyada en iyisini biz yaparız diyorum. Ve bunu dedikten sonra, bunu hayata geçirdikten sonra, uluslararası ortamlarda Türkiye Yüzyılı maarif modelini sunumunu yapmaya başladığımız her yerde, konuştuğumuz, anlattığımız her ülkenin temsilcisi 'ya biz size uzman gönderelim, sizin ülkenizde bizim uzmanlarımıza anlatın, biz de bu modeli almaya çalışalım' diyen ülkeler var. Dolayısıyla, Türk insanına, Türk gencine, Türkiye'deki öğretmene güvendiğimiz zaman, çok güzel sonuçlar elde edeceğimizi burada görmüş olduk. Türkiye Yüzyılı maarif modeli şu, biz diyoruz ki Türkiye'nin binlerce yıllık bir devlet geleneği var, Türkiye'nin binlerce yıllık bir toplum, millet geleneği var. Biz diyoruz ki bu gelenek zaten dünyada egemen olduğu dönemde barışı, insan haklarını, adaleti, medeniyeti biz temsil ettik. Bugün yine barışı, adaleti, medeniyeti eğer biz dünyaya getirmek istiyorsak, biz eğer dünyada bu görevleri egemen kılmak istiyorsak adresi başka yerde aramaya gerek yok. Bizim geçmişimizde var" ifadelerini kullandı.
"Türkiye'ye özgü bir model inşa ettik diye eleştiriyorlar"
Bakan Tekin, bazı kesimlerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni sert şekilde eleştirmesine de tepki göstererek, "Biz, Nisan ayını ulusal egemenlikten dolayı Türkiye genelinde 'maarifin kalbinde çocuk' mottosuyla milli egemenliğin, demokrasinin ve insan haklarının anlatıldığı, bununla ilgili farkındalığın oluşturulduğu bir ay olsun diye tanımlamaya çalıştık. Bir genelge yayınladık. Biz, genelge de dedik ki 'binlerce yıllık devlet ve toplum geleneğinden tevarüz ettiğimiz' dedik. Bu bile rahatsız etmiş. 'Ne demek binlerce yıllık' diyor, 'niye binlerce yıllık' diyor. Kardeşim ne diyeyim ben, benim mirasım bu, benim geçmişim bu, 'dünyanın neresinde olursa olsun binlerce yıllık devlet geleneğim var, toplum geleneğim var' dediğim zaman gurur duyulması gerekir. Ne diyeceğim ben? Benim mirasım bu. Benim ülkemde birileri çıkıyor, 'niye binlerce yıldan atıfta bulunuyorsun' diyor. Arkadaşlar ben böyle bir tuhaflık görmedim. Biz bugün çıksaydık deseydik ki Güney Amerika'daki bir ülkenin modelini Türkiye'ye getirdik deseydik alkışlayacaklardı ama ben Türkiye'ye özgü bir model inşa ettim diye eleştiriyorlar. Burada bir tuhaflık yok mu?" ifadelerine yer verdi.
"Ülkemizin ve toplumumuzun gelenekleri ile değerlerini bünyesinde barındıran bir model inşa etmeye çalıştık"
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile gelenekleri ve değerleri temsil eden bir model inşa etmeye çalıştıklarını da sözlerine ekleyen Tekin, "Biz, bizim ülkemizin gelenekleri, bizim toplumumuzun, bizim medeniyetimizin insanlığa kazandırdığı değerler, bunların hepsini bünyesinde barındıran bir model inşa etmeye çalıştık. Bunu yaparken, bugün burada tanıtımını yaptığımız projemin özünde şu var. Biz dedik ki, çocuklarımız eğitim öğretimine başlarken önce içinde yaşadığı topluluğu, içinde yaşadığı evi ve aileyi, onun değerlerini içselleştirsin, okula geldiğinde ilçesini, ilini, ülkeyi ve dünyayı, böyle bir gelenek başlatmak istedik. Ve dedik ki, buradan hareketle okul dışı öğrenme ortamları diye bir proje geliştirdik. Çocuklarımıza artık, biraz önce burada iki genç kardeşimiz sunum yaparken anlattılar. Çocuklar, eğitim öğretim hayatına başlarken önce kendi ilinde, ilçesinde, mahallesinde ya da köyündeki değerlerimizi tanıyarak başlasınlar istiyoruz. Ne var orada? Orada bir cami olabilir, orada bir kütüphane olabilir, orada bir ören yeri olabilir. Orada, Kurtuluş Savaşı'mıza ya da bizi bugün, bu ülkeye, bize vatan kılan şehitlerimize ait bir mekan olabilir. Çocuklarımız önce orayı tanıyarak başlasınlar. Çocuklarımız önce kendi ilini, ilçesini, köyünü tanıyarak başlasınlar. Orada, bu medeniyet birikimine katkıyı verecek şeyleri önce değerlendirelim. Buradan hareketle, Türkiye'nin tamamında yüz binlerce içerik tespit ettik. Bunların hepsini online ortama taşıdık" şeklinde konuştu.
"Şehrim Okulum mottosuyla çocuklarımızın keşfederek ve katılarak öğrendikleri yepyeni bir süreci başlatıyoruz"
Bakan Tekin, "O yüzden biz valiliklerden ve belediyelerden de bizim bu yolculuğumuza destek olmalarını istemiştik. Bu çağrımıza ilk karşılık veren kişi Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin. Dedik ki bu projeye buradan başlayalım. Biz bütün bir şehri eğitim ve öğretim hayatının merkezine yerleştirmek istiyoruz. Çocuklarımız okuldan çıkıp eve giderken eğitim öğretimi sürecini devam ettirsinler istiyoruz. Eve giderken yolda sivil toplum örgütleriyle, toplumla ilişkiye girdiği zaman eğitim öğretim süreci sekteye uğramasın istiyoruz. O yüzden de 'Şehrim Okulum' mottosuyla çocuklarımızın keşfettiği, katıldığı, bu şekilde de öğrendikleri yepyeni bir süreci başlatıyoruz. Ve bu süreçte bize destek olan ve bizimle beraber bu projenin hayata geçirmesini sağlayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve bugün aynı zamanda Konya'da da Selçuklu Belediyesi'yle beraber başlatıyoruz. Her iki belediye başkanımıza da huzurlarınıza teşekkür ediyorum. Şunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Eğitim toplumun her alanında, toplumsal yaşamımızın her anında mutlaka dikkat etmemiz gereken bir alan. Çocuklarımıza kendi yaşantımızla, kendi değerlerimizle övünerek örnek olmak durumundayız ki mesafe kat edebilelim diyorum" diye konuştu.