Dünya

Suriye’den BM’ye İsrail Tepkisi

Suriye, İsrail’in İdlib’de bulunan Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği hava saldırılarını Birleşmiş Milletler’e taşıdı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile BM Güvenlik Konseyi Başkanı Christina Lassen’e gönderilen mektuplarda saldırıların Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık ihlali olduğu belirtilerek, bölgedeki güvenlik ve istikrarı tehdit eden tehlikeli bir tırmanış yaşandığı ifade edildi.

Suriye Arap Cumhuriyeti, İsrail işgal güçlerinin 18 Ağustos Salı günü sabaha karşı İdlib’deki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na gerçekleştirdiği saldırılarla ilgili Birleşmiş Milletler’e resmi başvuruda bulundu. Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi tarafından iletilen iki ayrı mektupta, saldırılar sert ifadelerle kınanırken İsrail’in eylemlerinin uluslararası hukuk ve BM kararlarına aykırı olduğu savunuldu.

Saldırı BM gündemine taşındı

Suriye tarafından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM Güvenlik Konseyi Başkanı Christina Lassen’e gönderilen mektuplarda, İsrail’in Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırısının haksız olduğu ve Suriye’nin egemenliği ile toprak bütünlüğünü açık şekilde ihlal ettiği belirtildi.

Mektuplarda, İsrail’in saldırılarının bölgedeki güvenlik ve istikrar açısından ciddi bir tırmanışa neden olduğu ifade edildi.

Suriye yönetimi, uluslararası toplumun ülkenin sınır güvenliğini sağlamasını, istikrarı güçlendirmesini, DEAŞ, terör örgütleri ve sınır aşan uyuşturucu ticaretiyle mücadele kapasitesini artırmasını ve mültecilerin güvenli şekilde geri dönüşü için uygun şartları oluşturmasını beklediği bir dönemde saldırının gerçekleştiğine dikkat çekti.

“Suriye’nin istikrar çabaları hedef alınıyor”

Suriye’nin BM’ye ilettiği mektuplarda, uluslararası toplumla yürütülen çeşitli çalışmaların ardından İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırıların ülkenin yeniden yapılanma ve istikrar sürecini olumsuz etkilediği öne sürüldü.

Mektupta, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile birlikte devrik Esed rejiminin nükleer programına ilişkin çalışmalar yürütüldüğü ve Esed döneminden kalan kimyasal silahlar dosyasının kapatıldığı belirtilirken, BM Mülteciler Yüksek Komiseri’nin geçen hafta gerçekleştirdiği Suriye ziyaretine de değinildi.

Suriye, söz konusu gelişmelerin ardından İsrail’in saldırılarını sürdürmesini, ülkede istikrar ve yeniden toparlanma çabalarını sekteye uğratmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirdi.

Ebu El-Zuhur’a 8 hava saldırısı düzenlendi

Suriye’nin mektuplarında, İsrail’in 18 Ağustos Salı günü İdlib’deki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef alan 8 hava saldırısı gerçekleştirdiği belirtildi.

Saldırının yalnızca Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik bir ihlal olmadığı, aynı zamanda bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit eden ciddi bir tırmanış olduğu ifade edildi.

Suriye ayrıca, 8 Aralık 2024 tarihinden bu yana İsrail tarafından gerçekleştirildiğini belirttiği bombardıman, sızma ve kaçırma eylemlerinin bölgedeki güvenlik ve anlaşma çabalarını olumsuz etkilediğini savundu.

Suriye’den 1974 Anlaşması ve Golan Tepeleri vurgusu

Suriye, BM’ye gönderdiği mektuplarda İsrail’in saldırı ve ihlallerinin derhal sona erdirilmesini istedi. Ayrıca İsrail’in 1974 Kuvvetlerin Ayrılması Anlaşması’na tam olarak uyması çağrısında bulunuldu.

Suriye, 8 Aralık 2024 sonrasında İsrail’in içine sızdığı bölgelerden ve işgal altındaki Golan Tepeleri’nin tamamından çekilmesi yönündeki tutumunu da yineledi.

Bu talebin BM Güvenlik Konseyi’nin 242, 338 ve 497 sayılı kararları ile Genel Kurul’un 73/80 sayılı kararı doğrultusunda olduğu belirtildi.

Uluslararası topluma çağrı

Suriye yönetimi, yaşanan saldırıların ülkenin yeniden yapılanma ve devlet kurumlarını güçlendirme hedefinden vazgeçmesine neden olmayacağını bildirdi.

Mektuplarda uluslararası toplum ve BM Güvenlik Konseyi’ne, İsrail’in saldırılarının açık şekilde kınanması ve Suriye’nin egemenliğine yönelik ihlallerin sona erdirilmesi için kararlı adımlar atılması çağrısında bulunuldu.

Suriye, İsrail’in uluslararası hukuk ve sözleşmelere uymaya zorlanmasını isterken, saldırıların bölgede daha fazla gerilim ve istikrarsızlığa yol açabileceği uyarısında bulundu.