Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi, Suriyeli halka karşı suçlara karışmakla suçlanan Vesim El-Esed’in dosyasını bugün yeniden gündemine alıyor. Altıncı duruşmada dosyanın incelenmesi ve hüküm verilmesi beklenirken, yargılama devrik rejim döneminde işlenen suçlarla bağlantılı kişilerin hesap vermesini amaçlayan geçiş adaleti sürecinin bir parçası olarak sürdürülüyor.
Güvenlik güçleri, Genel İstihbarat Teşkilatı ile koordinasyon içerisinde yürüttüğü operasyon kapsamında Vesim El-Esed’i 21 Haziran 2025’te Suriye-Lübnan sınırında yakaladı. Yakalama işleminin, devlet kurumlarının ihlal ve suçlara karışan kişileri takip etme çalışmaları kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.
Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab da daha önce yaptığı açıklamalarda, devrik rejimin önde gelen isimlerinin şeffaf ve tarafsız yargılamalarla adalet önüne çıkarılması konusunda devletin taviz vermeyeceğini, bu süreçte mağdurların haklarının güvence altına alınacağını ifade etmişti.
İlk duruşmada suçlamalar mahkemeye taşındı
Hakim Fahreddin El-Aryan başkanlığındaki heyette danışman üyeler Abdülhamid El-Hamud ve Husam Abdurrahman ile savcılık temsilcisi hakim Ömer El-Radi yer aldı.
Davanın ilk duruşması 24 Haziran 2026’da gerçekleştirildi. Bu oturumda savaş suçları ve insanlığa karşı suçları kapsayan iddianame okundu. Sanık hakkında, “Dördüncü Tümen” olarak adlandırılan yapıya bağlı düzensiz silahlı grupların oluşturulması, Doğu Guta ve Ceramana’da sivillerin hayatını kaybetmesine neden olan askeri faaliyetlere katılım, şiddete teşvik, uyuşturucu kaçakçılığı ve şantaj suçlamaları yöneltildi.
Vesim El-Esed suçlamaları reddederken, mahkeme tarafından çatışmalara katılımını gösterdiği belirtilen görüntü kayıtları sanığa sunuldu.
Tanıkların ifadeleri dinlendi
15 Temmuz 2026’daki ikinci duruşmada kamu davasının tanıkları dinlendi. Tanıkların savunma tarafından sorgulanabilmesi ve ifadelerin tartışılabilmesi için yasal güvenceler çerçevesinde yürütülen oturumda, bir gümrük müşavirinin ifadesi dikkat çekti.
Gümrük müşaviri, sanık tarafından mali şantaja, tehdide ve silahla ateş açılmasına maruz bırakıldığını, ayrıca yüksek miktarda para ödemeye zorlanmak amacıyla keyfi şekilde gözaltına alındığını anlattı.
Üçüncü duruşma kapalı yapıldı
22 Temmuz 2026’da gerçekleştirilen üçüncü duruşma ise kapalı olarak yapıldı. Mahkeme heyeti, ispat süreci kapsamında sanığın huzurunda ifade veren kamu davası tanıklarını dinledi.
Bu aşamada tanıklıkların değerlendirilmesi, delil ve karinelerle ilişkilendirilmesi ve mahkemenin kanaat oluşturması amaçlanırken, savunma tarafının da söz konusu delilleri yasal güvenceler kapsamında tartışma hakkı korundu.
Adli tıp raporu için karar verildi
29 Temmuz 2026’da yapılan dördüncü duruşmaya ulusal ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının temsilcileri de katıldı. Kapalı gerçekleştirilen duruşmada mahkeme heyeti, sanığın doğrudan ateş açması sonucu fiziksel zarar gördüğü belirtilen davacılardan birinin adli tıbba sevk edilmesine karar verdi.
Adli tıp incelemesinin ardından hazırlanacak raporun dava dosyasına eklenmesi için gerekli işlemlerin yapılması kararlaştırıldı.
Beşinci duruşmada ağır ceza talebi
5 Ağustos 2026’daki beşinci duruşmada, davacının yüzde 35 oranında kalıcı fonksiyon kaybına uğradığını ve 10 ay boyunca çalışamadığını ortaya koyan adli tıp raporu dava dosyasına eklendi.
Savcılık ve davacı taraf, kasıtlı öldürme, uyuşturucu ticareti ve toplumsal barışa saldırı suçlarına ilişkin delillerin sabit olduğunu belirterek sanık hakkında en ağır ceza olan idamın uygulanmasını talep etti.
Savunma tarafının merhamet talebini içeren nihai dilekçesini sunmasının ardından mahkeme heyeti, oybirliğiyle dosyanın incelemeye alınmasına ve karar duruşmasının 18 Ağustos’ta yapılmasına karar verdi.
Firari rejim yöneticilerine de idam kararı
Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi’nin 11 Ağustos’ta suçlu Atıf Necib hakkında yüzüne karşı idam cezası verdiği belirtildi. Mahkemenin ayrıca devrik rejimin önde gelen isimlerinden firari durumdaki Beşar El-Esed, Mahir El-Esed ve diğer beş firari sanık hakkında gıyaben idam kararı aldığı aktarıldı.
Söz konusu kişilerin öldürme, işkence, özgürlükten yoksun bırakma, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından mahkum edildiği bildirildi. Sanık Muhammed Eymen Ayuş hakkında yürütülen kamu davasının ise ölümü nedeniyle düşürüldüğü kaydedildi.





