Kurumsal ve etik açıdan bakıldığında, bu durum ahlaki ve ilkeli bir yönetim anlayışıyla bağdaşmaz.
Bir kurum liderinin meclis ve yönetim kurulu gibi resmi organların önünde beyan ettiği karar, kurumun itibarını ve sözün gücünü temsil eder.
Ahlaki ve Kurumsal Yönü
Sözünün Güvenilirliği: Bir oda başkanının resmi kurullarda aday olmayacağını açıklayıp ardından basını kullanarak “baskı var, beni istiyorlar” algısı yaratması, kendi sözünün bağlayıcılığını ve güvenilirliğini zedeler.
Adayın Hakkı: Toplantıda tebrik ettiği ve başarılar dilediği yeni adaya karşı adaletsiz bir durum oluşturur; kurumsal nezakete ve rekabet etiğine uymaz.
Taktiksel Manevra (Siyasi Oyun): Siyasette ve sivil toplum kuruluşlarında sıkça görülen “sorumluluktan kaçıyor gibi görünüp tabanın isteğiyle geri dönme” (mağdur veya aranan adam) algısı, samimiyetten ziyade koltuğu bırakmama çabası olarak algılanır.
Kurumsal Sonucu
Bu tür çelişkili davranışlar, ticaret odasının ciddiyetini düşürür, meclis üyeleri ve seçmen nezdinde başkana NTO olan güveni aşındırır.
İradeyi doğrudan beyan etmek yerine yerel medya üzerinden algı yönetimine başvurmak, liderlik ağırlığıyla örtüşmeyen bir yaklaşımdır.
Bir BAŞKANIN uzun süreli görevlerin ardından geri adım atmama veya verdiği sözden dönme eğilimi göstermesi, genellikle bu iki temel faktörün biri veya her ikisinin birleşimiyle açıklanır.
Neden Bırakmak İstemez?
Nüfuz ve Ticari Avantajlar (Menfaat): Uzun süre başkanlık yapmak; bürokrasi, siyaset ve iş dünyası üzerinde ciddi bir ağ (networking) ve görünürlük sağlar.
Bu makamın sağladığı prestij, bilgi akışı ve ilişkiler, kişinin KENDİ ÖZEL İŞLERİNE veya çevresine dolaylı/doğrudan büyük avantajlar sağlar.
Bu gücü kaybetmek, sosyal ve ticari alanda ciddi bir mevzi kaybı demektir.
Denetim ve Geçmiş Devir Korkusu: 21 yıl gibi çeyrek asra yaklaşan bir süre boyunca aynı koltukta kalmak, kurum içinde kemikleşmiş bir yapı ve gelenek oluşturur.
Yönetim değiştiğinde:
- Geçmiş döneme ait mali kayıtlar, harcamalar ve ihaleler mercek altına alınır.
- Olası usulsüzlükler, görevi ihlal durumları veya usule aykırı işlemler yeni gelen yönetim tarafından kolayca tespit edilebilir.
Bu durum sadece hukuki risk değil, ciddi bir itibar kaybı riski de yaratır.
Bunun yanı sıra psikolojik bağımlılık da önemli bir etkendir.
21 yıl boyunca bir kurumu yöneten kişiler zamanla kurumu kendileriyle özdeşleştirir; koltuğu kaybetmeyi bir kimlik kaybı olarak görürler.
Sonuç olarak, meclis önünde helalleşip aday olmadığını açıkladıktan sonra medya üzerinden “halk/üyeler beni istiyor” algısına sığınmak; arkada bırakılmak istenmeyen çıkar ağlarının, kontrolü kaybetme korkusunun veya olası hesap verme endişesinin tipik bir yansımasıdır.
AZİZ MİLLETİMİZİN ÖRF ADETİMİZDE BU GİBİ OYUNLARA BİZANS OYUNU DENİR….!