İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, soruşturma kapsamında alınan ifadeler DEAŞ'ın yönetim değişikliğinin ardından yeniden yapılanma sürecine girdiğini ortaya koydu. Örgütün çöl bölgelerinden kent merkezlerine yönelerek farklı illerde dağınık hücreler oluşturduğu ve bu yöntemle hem hareket kabiliyetini artırmayı hem de toplum içinde gizlenmeyi amaçladığı aktarıldı.
İfadelerde yer alan bilgilere göre örgüt mensubu Abdülilah El-Cumeyli, 2017 yılında DEAŞ saflarına katıldığını ve Nebek'ten Şam'a iki kişiyi taşıdığını söyledi. Cumeyli, daha sonra bu kişilerden birinin kiliseye yönelik saldırıda görevlendirildiğini öğrendiğini ifade etti.
Kilise ve Türbe Aynı Planın Hedefindeydi
"Abo Vakkas" lakabıyla tanınan bir örgüt mensubu ise "Ebu Mücahid" isimli kişinin kendisine kiliseye yönelik saldırı planını anlattığını belirtti. Plan doğrultusunda saldırganın önce kilisedeki sivillere ateş açmasının, ardından üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirmesinin hedeflendiği aktarıldı.
Aynı kişinin El-Seyyide Zeyneb Türbesi'ne yönelik ikinci bir saldırı planından da söz ettiği belirtilirken, örgüt üyelerinden biri ilk aşamada hükümete ait noktaların hedef alınmasının planlandığını ve bu yolla devletin güvenlik açısından zayıf gösterilmesinin amaçlandığını ifade etti.
İbadet Yerleri Bilinçli Olarak Seçildi
Terörle Mücadele Dairesi yetkilileri, DEAŞ'ın farklı toplumsal kesimler açısından önem taşıyan ibadet alanlarını özellikle hedef aldığını bildirdi. Açıklamada, örgütün bu saldırılarla toplum içinde ayrışma oluşturmayı ve devlet kurumlarına yönelik güveni sarsmayı amaçladığı kaydedildi.
Yetkililer, Mar İlyas Kilisesi'ne yönelik saldırının örgütün talimatlarını reddedemeyecek durumda olan bir kişi tarafından gerçekleştirildiğini, El-Seyyide Zeyneb Türbesi'ne yönelik planlanan ikinci saldırının ise bölgede artırılan güvenlik önlemleri nedeniyle ertelendiğini açıkladı.
Ayrıca Halid Ebu Ayşe isimli örgüt mensubunun kilisede keşif yapmakla görevlendirildiği, daha sonra saldırıyı gerçekleştirmesi yönünde emir aldığı bilgisi paylaşıldı.
Bakanlık: Tüm Vatandaşların Güvenliği Korunuyor
İçişleri Bakanlığı Manevi Rehberlik Dairesi Başkanı Abdurrahman Hudra, DEAŞ'ın sivilleri, göstericileri ve güvenlik güçlerini hedef alan bir anlayış benimsediğini belirtti.
Hudra, devletin toplumun tüm kesimlerini koruma sorumluluğunu yerine getirdiğini vurgulayarak, dini etkinliklerin ve ibadet yerlerinin güvenliğinin sağlanması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Açıklamada, örgütün temel hedefinin toplumsal yapıyı bozmak ve devlet kurumlarını zayıflatmak olduğu kaydedildi.
Saldırıdan Etkilenenler Yaşadıklarını Anlattı
Saldırıdan sağ kurtulanlar ile yaşamını yitirenlerin yakınları da olay günü yaşadıklarını paylaştı. Mari Berhum, patlamanın ardından kiliseye girdiğinde merdivenlerde kan izleriyle karşılaştığını ve olay yerindeki manzaranın kendisini derinden etkilediğini söyledi.
Um Siham ise kızını yerde yaralı halde bulduğunu, seslenmesi üzerine gözlerini açtığını ve ardından hastaneye kaldırıldığını anlattı.
Hayatını kaybedenlerin yakınları ise adaletin sağlanmasını talep ederek, Suriye halkının uzun yıllardır birlikte yaşadığına dikkat çekti ve terör örgütünün toplumda ayrılık oluşturma girişimlerinin başarıya ulaşmayacağını dile getirdi.
Haziran Ayında Yeni Gözaltılar Yapılmıştı
Suriye İçişleri Bakanlığı, Haziran 2025'te yaptığı açıklamada, DEAŞ'a bağlı bir hücrenin lideriyle birlikte Mar İlyas Kilisesi'ne yönelik saldırıyla bağlantılı 5 şüphelinin daha yakalandığını duyurmuştu.