Üniversite yönetiminin sorunu çözmekteki isteksizliği, akademik ve klinik anlamda “kangren” halini aldı.
20 Ocak 2026 tarihi itibarıyla bölümde görev yapan son öğretim üyesinin de üniversiteden ayrılmasıyla birlikte, Gastroenteroloji Bilim Dalı’nda öğrenci ve asistan eğitimi verecek, poliklinik ve girişimsel işlemleri yürütecek tek bir öğretim üyesi dahi kalmadı.
Asistanlar fiilen başsız bırakılırken, danışılacak bir hoca bulunmaması hem tıp eğitimi hem de hasta güvenliği açısından ciddi riskler doğurdu.
Bir dönem profesörler dahil 7–8 öğretim üyesiyle bölgeye yoğun ve nitelikli hizmet sunan Gastroenteroloji Bölümü, bugün fiilen kapanma noktasına sürüklenmiş durumda.
Yeni üniversite yönetimi, önceki dönemde yaşanan sorunlar nedeniyle ayrılan öğretim üyelerini geri kazandıracağı yönünde kamuoyuna açık vaatlerde bulunmuştu.
Ancak gelinen noktada bu sözlerin hayata geçirilmediği, aksine bölümden ayrılışların devam ettiği görülüyor.
HASTALAR İSYAN NOKTASINDA
Medyamıza ulaşan onlarca,yüzlerce hasta şikayeti, yaşanan krizin yalnızca akademik değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini ortaya koyuyor.
Endoskopi ve kolonoskopi randevuları aylar sonrasına verilirken, ERCP gibi ileri uzmanlık gerektiren işlemlerin bir öğretim üyesi tarafından yapılmadığı; karaciğer nakli polikliniğinde ise düzenli hasta takiplerinin aksadığı ifade ediliyor.
Uzman habercilerimize konuşan bazı hastalar, ‘Endoskopiye alındım ancak işlem sırasında sorumluluğu üstlenen bir öğretim üyesi yoktu’, ‘ERCP yapılması gerektiği söylendi ama bölümde işlemi yapacak hocanın olmadığı belirtildi, korkumuzdan başka hastaneye gittik’, ‘Karaciğer nakli sonrası düzenli kontrollerim yapılmıyor, kan tahlillerimi yorumlayacak bir öğretim üyesi bulamıyoruz’, ‘Poliklinikte kararları asistanlar veriyor, kime danıştıklarını bilmiyoruz’ sözleriyle yaşadıkları mağduriyeti dile getiriyor.”
Daha da vahimi, Gastroenteroloji Polikliniği’nde uzman hekim yerine asistanların tek başına hasta baktığı, tedavi kararlarının öğretim üyesi denetimi olmadan alındığı iddia ediliyor.
Serviste yatan hastalar içinse tablo daha ağır: “Danışılacak bir hoca yok, herkes Allah’a emanet.”
ÇÖZÜM VARKEN NEDEN OYALAMA?
Bu krizin aylar öncesinden öngörülebilir olduğu bilinirken, üniversite yönetiminin sorunu hızlı ve kalıcı biçimde çözmek yerine süreci ağırdan alması dikkat çekiyor.
Rektör Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, konuyu dekanlığa yönlendirirken; Fakülte Dekan Prof. Dr. Hakan Şevki Eren ise kararın rektörlükten çıkmasını beklediğini belirtiyor.
Ortaya çıkan tablo, kamuoyunda hastaların mağduriyeti gün geçtikçe çoğalmaktadır.
Oysa ki, geçmişte uzun yıllar bu bölümde görev yapmış, özellikle karaciğer nakli alanında yetkinliği tartışmasız, yerli akademik ve klinik tecrübesiyle bilinen bir profesör, oluşan bu kriz karşısında kamu yararını gözeterek kanuni hakkını kullanıp üniversiteye geri dönmek için aylar önce resmi başvuruda bulunmuş durumda.
Ancak bu başvuru, anlaşılmaz bir biçimde bekletiliyor.
MADDE 18 TARTIŞMASI: KALİTE Mİ, KOLAYLIK MI?
Gastroenteroloji krizinin basına yansıması ve kamuoyunda tepki oluşmasının ardından rektörlük, apar topar öğretim üyesi alım ilanına çıktı.
Ancak ilandaki “Madde 18” ibaresi yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Bu maddeye göre, öğretim üyesi niteliği, akademik birikim, eğitim tecrübesi, bilimsel üretim ya da uluslararası deneyim gibi kriterler aranmaksızın, yalnızca “diplomalı bir uzman” olmanın yeterli sayıldığı görülüyor.
Akademik camiada bu yaklaşım, “krizi çözmek değil, geçiştirmek” olarak değerlendiriliyor.
Sonuç ise çarpıcı:
Mesleğe yıllarını vermiş, birçok uzman ve doçent yetiştirmiş, akademik özgeçmişi başarılarla dolu bir profesöre kapılar kapatılırken; kritersiz ve nitelik tartışması oluşturacak başvurulara davetiye çıkarılıyor.
KAMUOYU CEVAP BEKLİYOR
Deneyimli ve kamuoyunda saygınlığı olan bir profesörün geri dönüşünü engelleyen; buna karşın liyakat, akademik birikim ve eğitim tecrübesi gibi temel ölçütleri tartışmaya açan bir alım ilanına çıkan üniversite yönetiminin bu tercihi, akademik çevrelerde ve Gaziantep kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor.
Gastroenteroloji gibi üst uzmanlık gerektiren, hayati bir alanda bölümün çöküşüne seyirci kalan; yıllarını bu üniversiteye vermiş bir öğretim üyesinin yasal başvurusunu sonuçlandırmayan rektörlüğün amacı ve gerekçesi merak ediliyor.
Tüm hastaların Gözler şimdi Gaziantep Üniversitesi yönetiminde. Kamuoyu, bu sorulara açık, net ve ikna edici bir açıklama bekliyor.