Trafik güvenliğinin toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirten Meriç, insan hayatını riske atan davranışlara karşı gerekli yaptırımların uygulanmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Ancak cezanın bir intikam aracı olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Meriç, hukuk devletinde yaptırımların kamu düzenini korumayı, suçun tekrarını önlemeyi ve bireyin yeniden topluma kazandırılmasını hedeflemesi gerektiğini kaydetti.
"Yaptırımlar Ölçülülük İlkesini Aşmamalı"
Cezaların caydırıcı olması gerektiğini ifade eden Meriç, uygulanacak yaptırımların ölçülülük ilkesini aşarak vatandaşların çalışma hakkını, ekonomik geleceğini ve sosyal yaşamını tamamen ortadan kaldıracak sonuçlara yol açmaması gerektiğini belirtti.
"Ehliyet Birçok Vatandaşın Geçim Kaynağı"
Uzun süreli ehliyete el koyma kararları ile yüksek idari para cezalarının özellikle geçimini araç kullanarak sağlayan vatandaşları olumsuz etkilediğini dile getiren Meriç, şoförler, kuryeler, servis taşımacıları ve benzeri meslek grupları için sürücü belgesinin yalnızca resmi bir evrak değil, aynı zamanda gelir kapısı olduğunu söyledi.
Ekonomik koşulların ağırlaştığı bir dönemde bu yaptırımların yalnızca hukuki sonuç doğurmadığını belirten Meriç, işsizlik, borçlanma ve sosyal sorunlara da neden olabildiğini ifade etti. Hukukun temel amacının vatandaşları umutsuzluğa sürüklemek değil, kamu güvenliğini sağlarken yeniden hayata tutunmalarına imkân vermek olduğunu kaydetti.
Eşit ve Öngörülebilir Uygulama Talebi
Benzer olaylarda vatandaşlara farklı sürelerde ehliyet yaptırımı uygulanmasının eşitlik ve öngörülebilirlik ilkeleri açısından tartışmalara neden olduğunu belirten Meriç, hukukun benzer olaylarda aynı şekilde uygulanmasının adalet duygusu ve hukuk güvenliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Meriç, kamu güvenliğinden ödün vermeden; eğitim, denetim ve objektif kriterlere dayalı bir yeniden değerlendirme mekanizmasının oluşturulmasının hem hukuk devleti ilkesini güçlendireceğini hem de vatandaşların adalete olan güvenini artıracağını ifade etti.
"Cezasını Çeken Kişi Ömür Boyu Aynı Sonuçlarla Karşılaşmamalı"
Açıklamasının sonunda ceza infazı sonrasındaki sürece de değinen Meriç, “Bir kişi mahkûmiyetinin gereğini yerine getirip cezasını çektikten sonra hayatı boyunca aynı yaptırımlarla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bugün birçok eski hükümlü, cezasını infaz etmesine rağmen iş bulmakta, üretime katılmakta ve yeniden bir yaşam kurmakta ciddi güçlüklerle karşılaşıyor. Ceza infaz sisteminin temel amacı, bireyi ömür boyu dışlamak değil; yeniden topluma kazandırmaktır. Devletin görevi de cezasını tamamlayan vatandaşın yeniden üretime, istihdama ve toplumsal yaşama katılmasını sağlayacak politikaları hayata geçirmektir. Güçlü devlet, yalnızca cezalandıran değil; adaleti, hakkaniyeti ve sosyal devlet ilkesini birlikte yaşatan devlettir.” ifadelerini kullandı.
Meriç, trafik güvenliğini zedelemeden, ölçülülük ilkesini esas alan, adalet duygusunu güçlendiren ve bireyin yeniden topluma kazandırılmasını önceleyen yasal düzenlemelerin vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.