Adıyaman'da yaşayan emekli ambulans şoförü Mustafa Elçi, ani gelişen karın ağrısı ve karaciğerde şişlik şikayeti üzerine Gaziantep Şehir Hastanesi'ne başvurdu. Hastanede yapılan detaylı tetkiklerde Elçi'nin karaciğerinde yaklaşık 13 santimetre büyüklüğünde tümör tespit edildi. Bunun üzerine hastaya 8 haftalık çok aşamalı bir tedavi süreci planlandı. İlk olarak girişimsel radyoloji işlemleriyle tümör kontrol altına alınırken, ameliyat öncesinde sağlıklı karaciğer dokusunun büyümesi sağlandı. Hazırlık sürecinin tamamlanmasının ardından Genel Cerrahi ekibi tarafından ameliyata alındı. Op. Dr. Kerem Özgü, Op. Dr. Abdullah İlbey Yetim ve Op. Dr. Hüseyin Garip'in yer aldığı ekip tarafından gerçekleştirilen yaklaşık 10 saatlik operasyonla tümörü içeren karaciğerin sağ lobu başarıyla çıkarıldı. Ameliyatın ardından sağlığına kavuşan Mustafa Elçi, başarılı tedavi süreci sonrası taburcu edilirken bu tür ileri düzey karaciğer cerrahisinin Gaziantep'te başarıyla gerçekleştirilebilmesi, bölge halkı için de önemli bir umut oldu.
"Hastamızın karaciğerinde 12-13 santimli bir kitle tespit ettik"
Hastaneye başvuran 70 yaşındaki Mustafa Elçi'nin karaciğerindeki tümörün tespit edilme sürecini anlatan ve tespitin ardından Gaziantep Şehir Hastanesi Multidisipliner Tümör Konseyi kurduklarını söyleyen Op. Dr. Kerem Özgü, "Hastamız 70 yaşında ve karaciğerinin sağ tarafında büyük bir tümör ile bize başvurdu. Yaptığımız tetiklerde karaciğerinin sağ tarafında hepatoselüler karsinom dediğimiz büyük bir kitleye, 12-13 santimli bir kitle tespit ettik. Bunun üzerine Gaziantep Şehir Hastanesi Multidisipliner Tümör Konseyi oluşturuldu. Konsey burada bir tıbbi onkolog, patolog, gastroenterolog, girişimsel radyologla beraber hasta değerlendirildi. Yaptığımız bu değerlendirmede hastanın başlangıçtaki karaciğerdeki büyük kitleden dolayı ameliyat sonrasındaki kalacak karaciğer rezervinin yeterli olmayacağına karar verdik. Bu yüzden de multidisipliner olarak çok aşamalı bir cerrahi plandık. Tabii bunu yapabilmek için multidisipliner çalışmak gerekiyordu. Öncelikle hastada nebulizasyon dediğimiz karaciğerin ana damarlarından birine tıkama işlemi yapıldı. Yaklaşık 2-3 hafta sonra yine tümörün büyümesini de kontrol etmemiz gerekiyordu ve ikinci aşama olarak da bir transarteriyel kemoembolizasyon dediğimiz karaciğerdeki tümöre giden damarlardan birine tıkama işlemi yapıldı. Buraya kadar her şey yolunda gitti ve aradan bir 5-6 hafta geçtikten sonra hastayı cerrahi için hazırlamaya başladık. Tabii bu süreç bu ana kadar bizim için yorucu geçti. Hastayla hep iletişim halinde kaldık ama bundan sonraki ameliyat işi işin asıl büyüğüydü" dedi.
"10 saat süren başarılı ameliyatla sağlığına kavuştu"
Başarılı geçen ameliyat sürecinden bahseden Op. Dr. Özgü, "Bu aşamada anesteziden preoperatif olarak ciddi bir destek aldık. Ameliyat sırasında da ciddi bir desteğimiz oldu. Sağ olsun Hüseyin Göksu Hocam hastanın başından bir dakika ayrılmadı. Ameliyatımız 9-10 saat sürdü ve hasta başarılı bir operasyonla ameliyat sonrası yoğun bakıma alındı. Ve yoğun bakımda ilk gün herhangi bir sıkıntımız olmadı. Ertesi gün hastayı solunum cihazından ayırdık ve ameliyattan sonra 3. günde odasını aldık. Böyle bir mutlu son olması bizi çok mutlu etti. Tabi bu ameliyatı yapabilmek, böyle 3 aşamayı yapabilmek, Gaziantep Şehir Hastanesi 2 yıl önce kuruldu. Ve o aşamadan bu aşamaya gelebilmesi, böyle multidisipliner bir şekilde çalışılabilmesi çok önemli bir olay. Çok önemli bir başarı olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
"Aşamalı tedaviyle karaciğer yetmezliğinin önüne geçtik"
Gerçekleştirilen ameliyatın zamanlamasının önemine değinen Op. Dr. Özgü, aşamalı tedaviyle karaciğer yetmezliğinin önüne geçtiklerini aktararak, "Biz ameliyatı en başta direkt, biz genişletilmiş sağ hepatektomi ameliyatı yaptık. Ameliyatı en başta direkt yapsaydık belki hastalık karaciğer yetmezliği gelişecekti. Ama bu yaptığımız aşamalı tedaviyle karaciğer yetmezliğinin önüne geçtik. Aynı zamanda tümörü kontrol altına aldık. Burada ciddi tümör konseylerinin önemi var. Yani bir tıbbi onkolog, gastroenterolog, girişimsel radyolog. Bu hocalarımızdan büyük destek gördük. Belki bu ameliyatı yapmamızda bizi cesaretlendiren hocalarımız oldu. Bütün ekibe çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.
"Asıl başarımız ekip olmamız"
Prof. Dr. Ahmet Uluşan, "Hastamız, karaciğerde büyük bir kitle sebebiyle hastanemize başvurdu. Ama ameliyatın riskli olması, ileride bir karaciğer yetmezliği gelişebileceği öngörüsüyle onkoloji konseyimizde, multidispliner onkoloji konseyimizde hasta değerlendirildi. Burada ilk önce hastamızın karaciğerinin daha uygun hale getirilmesi sağlandı. Burada embolizasyon işlemi uygulandı. Ve daha sonrasında tümörün küçültülmesi için transarteriyel kemoembolizasyon işlemi uygulandı. Tümör küçüldükten sonra cerrah arkadaşlar tarafından yine konsey kararıyla ameliyat kararı alındı. Yaklaşık bir 10 saat süren uzun bir işlemden sonra hastamız sağlığına kavuştu. Yani burada asıl önemli olan, dikkatinizi çekmemiz gereken şey aslında bu işin multidispliner yöntemlerle yapıldı. İlk önce girişimsel radyoloji tarafından, sonra medikal onkologlar, daha sonra genel cerrahi ekibi, bunların yanında yine anestezi, patoloji ekipleri, gastroenteroloji ekipleriyle beraber bu işlemin gerçekleştirilmesi ve bunun sonucunda da hastayı şifayla taburcu edeceğiz inşallah" şeklinde konuştu.
Multidispliner bir yaklaşım ile çeşitli bölümlerden cerrahların ortak çalışması sonucu hastanın hazır hale getirildiğini söyleyen Prof. Dr. Ahmet Uluşan, sadece cerrahların değil tüm ekibin iyi olması gerektiğini aktardı.
"Ameliyata girerken öleceğimi düşündüm ama doktorlarımız beni tekrar hayata döndürdü"
Ameliyata girerken yaşama ihtimalinin olmadığını düşündüğünü söyleyerek, yaşadığı zorlu hastalık sürecini anlatan Mustafa Elçi, "Ben emekli olduktan sonra çalışmaya başladım. Çalıştıktan sonra aradan 2-3 ay geçti. Karnımın sağ tarafımdan bir ağrı ortaya çıktı. Bir türlü anlayamadım. Hiç de doktora gitmedim. İlk defa doktora gidiyorum. Geçmişte hiç de iğne bile vurulmadım. Gaziantep Şehir Hastanesi'ne başvurdum. Acile girdim ilk tetkiklerde şeker, tansiyon denildi. Ardından doktor geldi ve karnımı muayene etti. Beni film çektirmeye gönderdi. Film sonuçlarım çıktığında bana tekrar gün verdi. Geldiğimde karaciğeri bağlamamız lazım, kestirmemiz lazım dedi. 3 defa koltukaltımdan bir kere de kasıktan işlem yaptılar. En son ise ameliyatla aldılar ve beni kurtardılar dolayısıyla Gaziantep Şehir Hastanesi'ne ve tüm ekibine teşekkür ediyorum. Ben ilk hastaneye geldiğim zaman ameliyata gireceğimi duyduğumda umutsuz girdim ama Allah'a şükür umutlu çıktım hastaneden. Çünkü dediğim gibi ameliyata girerken öleceğimi düşündüm ama sağ olsun doktorlarımız beni tekrar hayata döndürdü" diye konuştu.





