Kadınlarda günlük yaşamın yoğunluğu nedeniyle bazı sağlık şikâyetleri ertelenebiliyor. Ancak tekrarlayan veya şiddeti giderek artan belirtiler, altta yatan bir sağlık sorununun işareti olabiliyor. Uzmanlar, özellikle adet düzenindeki değişiklikler ve olağandışı kanamaların ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gonca Göksu Bulgan, kadınların "bekleyelim, geçer" diyerek ertelediği bazı belirtilerin hekim tarafından değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
"Şiddetli adet ağrısı normal kabul edilmemeli"
Adet döneminde görülen ağrının her zaman normal kabul edilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Bulgan, özellikle günlük yaşamı etkileyen ağrıların araştırılması gerektiğini söyledi. Op. Dr. Gonca Göksu Bulgan, "Adet döneminde ağrı görülebilir. Ancak ağrının çok şiddetli olması, her ay tekrarlaması, giderek artması veya kişinin günlük aktivitelerini engellemesi durumunda altta yatan neden araştırılmalıdır. Özellikle ağrıya cinsel ilişki sırasında ağrı, yoğun kanama veya gebelik elde etmekte güçlük eşlik ediyorsa hekime başvurulmalıdır" dedi.
"Adet düzensizliği önemsenmeli"
Adet düzenindeki değişikliklerin de kadın sağlığı açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade eden Op. Dr. Gonca Göksu Bulgan, "Adetlerin normalden daha sık veya seyrek olması, uzun süre adet görülmemesi ya da kanama miktarında belirgin değişiklik olması farklı nedenlere bağlı olabilir. Stres ve kilo değişiklikleri gibi geçici durumların yanı sıra hormonal bozukluklar ve bazı jinekolojik hastalıklar da adet düzenini etkileyebilir. Bu nedenle devam eden düzensizlikler değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.
"Adet dışı kanamalarda doktora başvurulmalı"
Adet dönemi dışında meydana gelen kanamaların da ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Gonca Göksu Bulgan, "Adet dışı kanamalar, cinsel ilişki sonrası kanama veya menopoz sonrası görülen kanama mutlaka değerlendirilmelidir. Kanamanın nedeni basit bir durum olabileceği gibi araştırılması gereken farklı bir sağlık sorunu da olabilir" ifadelerine yer verdi.
"Geçmeyen kasık ağrısının nedeni araştırılmalı"
Kasık ve alt karın bölgesinde uzun süren veya tekrarlayan ağrıların da dikkate alınması gerektiğini belirten Op. Dr. Gonca Göksu Bulgan, "Kasık ağrısının birçok nedeni olabilir. Yumurtalık kistleri, miyomlar, endometriozis ve enfeksiyonlar bunlardan bazılarıdır. Ağrının ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve başka şikâyetlerin eşlik edip etmediği tanı açısından önemlidir" şeklinde konuştu.
"Vajinal akıntıdaki değişiklikler göz ardı edilmemeli"
Vajinal akıntının doğal bir durum olabileceğini ancak akıntının özelliklerindeki değişikliklerin takip edilmesi gerektiğini dile getiren Op. Dr. Gonca Göksu Bulgan, "Akıntının renginde, kokusunda veya miktarında belirgin değişiklik olması; kaşıntı, yanma, ağrı veya idrar yaparken rahatsızlık gibi şikâyetlerin eşlik etmesi enfeksiyon gibi durumları düşündürebilir. Bu durumda hekime başvurulması ve uygun tedavinin belirlenmesi gerekir" dedi.
"Şikâyetlerin ertelenmesi tanıyı geciktirebilir"
Kadınların vücutlarında meydana gelen değişiklikleri takip etmelerinin önemine değinen Op. Dr. Gonca Göksu Bulgan, "Her belirti ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Ancak tekrarlayan, şiddetlenen veya günlük yaşamı etkileyen şikâyetlerin ertelenmemesi gerekir. Özellikle kanama düzenindeki değişiklikler, şiddetli ağrı ve yeni ortaya çıkan belirtiler değerlendirilmelidir. Erken başvuru, altta yatan nedenin belirlenmesi ve gerekli tedavinin planlanması açısından önemlidir" diye konuştu.





