Olay, Gaziantep'teki Özel Bossan Hastanesi'nde yaklaşık 4 yıl önce meydana geldi. İddiaya göre, trafik kazası geçiren Abdurrezzak Baysal, bilinci açık şekilde hastaneye kaldırıldı. Yalnızca dizinden yaralandığı ve ayağına platin takıldığı belirtilen Baysal'ın genel sağlık durumunun iyi olduğu ifade edildi. Yoğun bakım ünitesinde takip edilen Baysal, yakınları tarafından da düzenli olarak ziyaret edildi. İddiaya göre Baysal, yoğun bakımda bir hemşireyle yaşadığı tartışmanın ardından başka bir hastaya ait olduğu öne sürülen kas gevşetici ilacın enjekte edilmesi sonucu hayatını kaybetti. Önceki duruşmalarda gelen adli tıp raporunda hemşirelerin yaptığı iğne kusurlu bulunmuştu. Olayın ardından açılan davada mahkeme heyeti, sanık hemşire Aslı E.'yi "olası kastla öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırırken, hemşire Mustafa Ç.'ye ise aynı suçtan 25 yıl hapis cezası verdi.

Kararın ardından konuya ilişkin açıklama yapan Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası Genel Başkanı Yunus Şimşek, Bossan Hastanesi'nin 4 günlük bir hemşirenin, yoğun bakım gibi kritik bir birimde oryantasyon eğitimi almadan görevlendirilmesinin yanlış olduğunu belirterek duruma tepki gösterdi.

Kesinleşmiş 16 yıl cezayla aranan şahıs yakalandı
Kesinleşmiş 16 yıl cezayla aranan şahıs yakalandı
İçeriği Görüntüle

Şimşek ayrıca mesleği hemşire olmamasına rağmen, hastane yönetimi tarafından yoğun bakım biriminde hemşirelik yaptırılan ve hekim tarafından diğer hemşirelere "Sizin kıdemliniz/sorumlunuz budur, ne derse yapacaksınız" söyleminin kullanıldığını belirterek hastanenin yoğun bakımında nöbetçi doktorun olmadığını söyledi.

"Hastanenin hiç mi suçu yok"

Kararın ardından konuya ilişkin açıklama yapan Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası Genel Başkanı Yunus Şimşek, olayla ilgili kamuoyuna yansıyan bazı bilgilerin gerçeği tam olarak yansıtmadığı kanaatinde olduklarını belirterek, "Gaziantep'te faaliyet gösteren özel bir hastanenin yoğun bakımında gerçekleşen üzücü durum ile ilgili haberlere yansıyan içeriklerin gerçeği tam olarak yansıtmadığı kanaatindeyiz. Sağlık Bakanlığı'nın, yetkililerin ve mahkeme heyetinin dikkatine, Mesleği hemşire olmamasına rağmen, hastane yönetimi tarafından yoğun bakım biriminde hemşirelik yaptırılan ve hekim tarafından diğer hemşirelere "Sizin kıdemliniz/sorumlunuz budur, ne derse yapacaksınız" söyleminin kullanıldığı doğru mudur. Dört günlük bir hemşirenin, yoğun bakım gibi kritik bir birimde oryantasyon eğitimi almadan görevlendirilmesi doğru mudur. Yoğun bakım biriminde yoğun bakım hekiminin olmaması doğru mudur. Süreç ile ilgili yoğun bakım hekiminin sorumluluğu nedir. Hekim istemi olmaksızın, kıdemli olarak tabir edilen fakat hemşire olmayan çalışanın direktifi ile yapılan ilaç uygulaması ve alınan kan örnekleri ile ilgili olarak uzman görüşünün dikkate alınmadığı doğru mudur. Üzücü olaya ilişkin detayları bilmeden kamuoyunu yanlış bilgilendiren haber ve paylaşımların yapılması doğru mudur. Ayrıca, ilgili özel hastanenin tüm ihmallerine rağmen Sağlık Bakanlığı tarafından herhangi bir idari yaptırım uygulanmış mıdır. öncelikle, ilgili yoğun bakımda hemşire olmamasına rağmen hemşirelik hizmetlerinin hangi şartlarda yürütüldüğünün, personel görevlendirmelerinin ve görev dağılımlarının nasıl yapıldığının tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Kovuşturma süreci boyunca adil yargılama ilkesinin gözetilmesi, konunun tüm boyutlarıyla ele alınması ve olayın gerçeklerinin ortaya çıkarılması için elimizden geleni yapacağımızı beyan ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA