Suriye’nin El-Selamiye kentinde 1986 yılında dünyaya gelen ve Halep Üniversitesi Tıp Fakültesinden sınıfının başarılı öğrencilerinden biri olarak mezun olan Dr. Hayan Mahmud’un hayatı, 2012 yılında Şam’daki El-Müctehid Hastanesinde gözaltına alınmasıyla yarıda kaldı. Ailesi, Hayan’ın daha sonra hayatını kaybettiğine ilişkin bilgilere ulaşsa da naaşının nerede olduğunu ve nereye defnedildiğini hâlâ bilmiyor.

Ailenin yıllardır beklediği cevap

Hayan’ın kardeşi Hasan Mahmud, 14 yılı aşkın süredir kardeşinin akıbetini araştırıyor. Aile, Hayan’ın ne zaman gözaltına alındığını bilmesine rağmen kendisine ne olduğuna ve naaşının nereye götürüldüğüne ilişkin kesin bir bilgiye ulaşamadı.

Cumhurbaşkanı El-Şara: Suriye Yeni Bir Döneme Adım Atıyor
Cumhurbaşkanı El-Şara: Suriye Yeni Bir Döneme Adım Atıyor
İçeriği Görüntüle

Suriye nüfus kayıtlarında Hayan’ın hayatını kaybettiğine ilişkin kayıt bulunurken, eski tutuklular da aileye Hayan’ı gözaltında gördüklerini ve işkenceye maruz kaldığını anlattı.

Ancak tüm bu bilgilere rağmen ailenin elinde Hayan’ın naaşı ya da mezarına ilişkin bir bilgi bulunmuyor.

Hasan Mahmud, “Mezarı yok. Nerede olduğunu bilmediğimiz sürece arayışımız devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Başarılı bir doktor olma yolunda ilerliyordu

Hayan Mahmud, Halep Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Şam’daki El-Müctehid Hastanesinde kardiyoloji alanında uzmanlık eğitimine başladı.

Ailesi tarafından sakin, nazik ve saygılı biri olarak anlatılan Hayan’ın başarılı bir doktor olması bekleniyordu. Tıp dışında futbolla ilgilenen Hayan, özellikle İtalya Milli Takımını takip ediyor ve klasik müzik dinliyordu.

Ancak hayatı, Temmuz 2012’de hastanede gözaltına alınmasıyla kesintiye uğradı.

Hastanede gözaltına alındı

Ailenin aktardığı bilgilere göre Hayan, El-Müctehid Hastanesinde görev yaptığı sırada devrik Suriye rejiminin istihbarat görevlileri tarafından gözaltına alındı.

Hasan Mahmud, gözaltının başka bir doktorla yaşanan tartışmanın ardından gerçekleştiğini belirtti. Ailenin anlatımına göre Hayan, devrik rejimin gerçekleştirdiği katliamları kamuoyu önünde eleştirdi ve sonrasında istihbarat birimlerine bildirildi.

Hakkında herhangi bir suçlama açıklanmayan Hayan’ın nerede tutulduğu da ailesine bildirilmedi.

Aile üyeleri, kardeşlerinden haber alabilmek için hastanelere, cezaevlerine ve devlet kurumlarına başvurdu ancak uzun süre resmi bir yanıt alamadı.

Yanlış bilgiler yeni umutlar doğurdu

Resmi makamların bilgi vermemesi, ailenin farklı kişilerden gelen iddialarla karşı karşıya kalmasına da neden oldu.

Hasan Mahmud, bazı aracıların aileye ulaşarak para karşılığında Hayan hakkında bilgi verebileceklerini söylediklerini aktardı. Aile, doğru olabileceğini düşündüğü bazı bilgiler için yüksek miktarlarda para ödedi ancak bunların büyük bölümünün gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.

Her yeni iddia ailede umut oluştururken, ardından gelen hayal kırıklığı yıllar süren bekleyişi daha da ağırlaştırdı.

Hasan Mahmud, “Normalde ölüm önce haberle başlar, ardından defin ve yas gelir. Biz bunların hepsinden mahrum bırakıldık.” dedi.

Ölüm kaydı aileden gizlendi

2022 yılında düzenlenen resmi bir nüfus kayıt belgesinde Hayan’ın hayatını kaybettiği belirtildi. Ancak aile bu bilgiyi annelerine söylemedi.

Hasan Mahmud, annelerinin oğlunun hâlâ hayatta olduğuna inanmasını sağlamak amacıyla belgenin bir kopyasını değiştirdiklerini anlattı.

Annesinin belgeye bakarak Hayan’ın yaşadığına sevinmesini anlatan Hasan, yaşanan durumun aile için ne kadar ağır olduğunu dile getirdi.

Rejim değişikliği sonrası umut yeniden doğdu

Devrik rejimin düşmesinin ardından aile için kısa süreliğine yeni bir umut ortaya çıktı. Hayan’ın hayatta olduğu ve serbest bırakıldığı yönündeki iddialarla birlikte bir ses kaydı da dolaşıma girdi.

Yıllardır Hayan’ın yaşadığına dair bir işaret arayan aile, kaydı büyük bir umutla karşıladı. Ancak kısa süre sonra söz konusu bilginin doğru olmadığı anlaşıldı.

Hasan Mahmud, bu süreci “Umuttan doğrudan hayal kırıklığına döndük.” sözleriyle anlattı.

Aile sonunda Hayan’ın öldüğünü kabul etti. Ancak naaşına ulaşamamaları nedeniyle yaşanan kayıp onlar açısından kapanmış bir dosyaya dönüşmedi.

Kardeşini ararken insan hakları çalışmalarına başladı

Hayan’ın kaybolmasının ardından Hasan Mahmud’un hayatı da değişti. Almanya’ya taşınan Hasan, insan hakları kuruluşlarıyla çalışmaya ve Suriye’deki gözaltı sisteminden sağ kurtulan kişilerin ifadelerini toplamaya başladı.

Kardeşinin akıbetini araştırırken devrik rejimin gözaltı merkezlerinde kaybolan kişilerin durumunu belgelemeye yönelik çalışmalara da katıldı.

Hasan Mahmud, Almanya’nın Koblenz kentinde görülen davada da tanıklık yaptı. Davada eski Suriyeli istihbarat görevlileri, Şam’daki 251 No’lu Şubede gerçekleştirilen sistematik işkenceler nedeniyle evrensel yargı yetkisi kapsamında yargılandı.

Eski istihbarat görevlisi Enver Ruslan, insanlığa karşı suçlardan mahkum edilerek müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Hasan Mahmud, tanıklık yapmanın acı verici olmasına rağmen gerekli olduğunu ifade etti.

Aile bir kayıp daha yaşadı

Mahmud ailesinin yaşadığı kayıp Hayan ile de sınırlı kalmadı.

Hasan Mahmud’un aktardığına göre kuzeni Basel Mahmud da 2012 yılında Dera’da zorunlu askerlik görevini yaptığı sırada ortadan kayboldu.

Basel, Hayan’ın öldüğüne ilişkin haberlerin yayılması üzerine kuzeninin cenazesine katılmak için izin istedi. Hasan’ın anlatımına göre komutanına durumu aktarmasının ardından alay konusu edildi.

Birkaç hafta sonra ailesiyle iletişime geçen Basel, Hayan’la olan akrabalığının kendisi açısından tehlike oluşturduğunu söyleyerek ailesinden kendisini unutmalarını istedi.

Kısa süre sonra Basel’den de bir daha haber alınamadı.

Hasan Mahmud, “Hayan nasıl kaybolduysa Basel de öyle kayboldu. Bugüne kadar ona ne olduğunu ya da nereye gömüldüğünü bilmiyoruz.” dedi.

Bir mezar bulunması bekleniyor

Mahmud ailesi, Hayan’ın hayatını kaybettiğine dair farklı kaynaklardan bilgi edinmiş durumda. Eski tutukluların anlatımları, resmi ölüm kaydı ve yıllar boyunca yürütülen araştırmalar, ailenin Hayan’ın öldüğünü kabullenmesine neden oldu.

Ancak ailenin hâlâ ulaşamadığı iki şey bulunuyor: Hayan’ın naaşı ve mezarı.

Suriye’de zorla kaybedilen kişilerin aileleri açısından yaşanan sorun yalnızca yakınlarının akıbetini öğrenmekle sınırlı kalmıyor. Bir kişinin öldüğünü öğrenen aileler, naaşın nerede olduğu ve cenazenin nereye defnedildiği konusunda da çoğu zaman cevap bekliyor.

Mahmud ailesi için Hayan’ın mezarının bulunması geçmişte yaşananları değiştirmeyecek. Ancak 14 yılı aşkın süredir devam eden arayışın önemli bir bölümünü sona erdirecek.

Hasan Mahmud’un yıllardır değişmeyen talebi ise oldukça açık: Kardeşi Hayan’ın nerede olduğunu bilmek ve onun için yas tutabileceği bir mezara kavuşmak.

Kaynak: Haber Merkezi