Dünya

Myanmarlı aktivistler demokrasi tesis edilene kadar protestoları sürdürmekte kararlı

Myanmar'da askeri darbe ve seçilmiş hükümet üyelerinin gözaltına alınmasına karşı protestoları destekleyen insan hakları savunucuları ülkede demokrasi yeniden tesis edilip sivil hükümet yönetime dönene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirtiyor

Myanmarlı aktivistler demokrasi tesis edilene kadar protestoları sürdürmekte kararlı
10-03-2021 15:01
Kuala Lumpur

Myanmar'da 6 Şubat'ta başlayan ve bir aydan fazladır ülkenin birçok şehrinde her gün devam eden protestolarda darbe karşıtları, gözaltındaki hükümet üyelerinin serbest bırakılması ve askeri hükümetin istifasını talep ediyor.

Protestolara sert müdahale eden güvenlik güçlerinin şimdiye kadar en az 60 kişiyi öldürmesine rağmen gösteriler büyük kalabalıklarla sürüyor.

AA muhabirine konuşan aktivist Keren Khin, darbe karşıtı protestolar başladığı günden bu yana protestoları her gün sosyal medya üzerinden duyurduğunu belirterek, "Aktivistler olarak bir kısmımız protestoları sahada organize ederken bir kısmımız da internet üzerinden mücadeleye destek veriyor. Ben de protestocuların sesini dünyaya duyurmaya çalışan yüzlerce aktivistten biriyim." dedi.

Khin, Yangon şehrinde ikamet ettiğini ve temel ihtiyaçlar hariç dışarı çıkmadığını ifade ederek, "Evimin bulunduğu sokaktan sürekli askeri araçlar geçiyor. Bazen rastgele binalara ateş açarak bizi korkutmaya çalışıyorlar." ifadesini kullandı.

Güvenlik güçlerinin, protestoculara şiddetine yönelik her gün fotoğraf ve videolar yüklediğini anlatan Khin, "Bu yapılan vahşetten de fazlası. İnsan olan birinin bu kadarını yapabileceği düşünülemez. Barışçıl göstericileri durdurabilmek için ellerindeki her türlü gücü kullanıyorlar. Şimdiye kadar 60'ın üzerinde vatandaşımızı kaybettik." dedi.

"Günde 16 saat çalışıyorum"

Khin, askeri darbe başarısız olana kadar protestoları destekleyeceğini belirterek, şöyle konuştu:

"Bağımsız medyaya getirilen yasakların ardından sosyal medya, sesimizi duyurabileceğimiz tek yer haline geldi. Bu yüzden elimden geldiğince cuntaya karşı mücadeleye internet ortamında destek vermeye çalışıyorum. Her gün yaklaşık 8 saat internet kesintisi yaşıyoruz. Onun dışında günümün 16 saatini protestolara dair gelişmeleri sosyal medyada paylaşmaya ayırıyorum. Görevimi yapmaktan yorulmuyorum. Dinlenmeyi de düşünmüyorum çünkü özellikle Facebook ve Twitter'da protestolara dair gelişmeleri anbean güncelleyen çok sayıda hesap yok."

Birleşmiş Milletlerin (BM) soykırım, savaş suçları, etnik temizlik gibi insanlık suçlarını önlemek ve gerekirse bu suçların işlendiği ülkelere dış müdahalede bulunmak için 2005'te imzaladığı Koruma Sorumluluğu (R2P) anlaşmasını hatırlatan Khin, "Myanmar halkının büyük çoğunluğu R2P istiyor ve bunun cuntaya karşı tek yol olduğunu düşünüyor. Dış müdahale istemek yanlış değil çünkü cunta, iktidarını korumak için her türlü şiddeti uygulamaktan çekinmiyor." ifadesini kullandı.

Aktivist Khin, protestoculara şiddet uygulayan güvenlik güçlerini "terörist" olarak nitelediğini belirterek, dünya ülkelerini bu insani krize karşı harekete geçmeye çağırdı.

Türk halkının 15 Temmuz'daki direnişi bize ilham verdi

Protestoları destekleyen bir diğer insan hakları savunucusu Thinzar Shunlei Yi de Yangon'daki protestolarda çok korkunç manzaralara şahit olduğunu dile getirerek, "Durum her geçen gün daha kötüye gidiyor. Güvenlik güçleri, üzerinde hiçbir silah bulundurmayan ve tamamen barışçıl protesto yapma niyetindeki sivilleri katlediyor." dedi.

Myanmar halkının her türlü hayati riski göze alarak protestoları sürdürmekte kararlı olduğunu belirten Yi, "Bir aydan fazladır her gün protestolar istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. Bu sadece basit bir protesto değil, daha iyi gelecek için başlayan bir devrimdir." şeklinde konuştu.

Yi, Türkiye başta olmak üzere darbeye karşı tavır alan ülkelerin protestocuları cesaretlendirdiğini vurgulayarak, "Türk halkının 2016'da yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişimine karşı gösterdiği direniş, Myanmar halkına büyük ilham verdi. Umarız Türkiye ve uluslararası camia mücadelemize desteğini sürdürür." ifadesini kullandı.

Myanmar ordusunun baskı ve şiddetini durdurabilmek için yaptırımların en hayati yol olduğunu dile getiren aktivist Yi, dünyayı bu konuda sorumlu davranmaya çağırdı.

Myanmar'da askeri darbe

Myanmar ordusu, kendine yakın siyasi grupların, 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddialarını ortaya atması ve ülkede siyasi gerilimin yükselmesinin ardından 1 Şubat'ta yönetime el koymuştu.

Ordu, Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve 1 yıllığına olağanüstü hal ilan etmişti.

Türkiye darbeyi kınarken, Batı ülkelerinden çeşitli tepkiler ve eleştiriler gelmişti.

Myanmarlılar, 6 Şubat'ta demokrasiye dönüş talebiyle gösterilere başlamıştı. Güvenlik güçlerinin silahlı müdahalelerinde en az 60 gösterici hayatını kaybederken 1500'ün üzerinde kişinin tutukluluğu sürüyor.

Ülkede geniş katılımlı gösteriler ve gözaltındaki üst düzey hükümet yetkililerinin askeri mahkemede yargılanmaları devam ediyor.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP EDİN
ÇOK OKUNAN HABERLER
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR