Reklam
Reklam
Reklam
Ruhi Aytaç

Ruhi Aytaç


Medeniyet Şehri'nin tek dişli muhalifleri

26 Nisan 2021 - 08:35

Medeniyet Şehri’nin tek dişli muhalifleri
Gaziantep, Medeniyet Şehri’ni ilk kez 31 Mart Yerel Seçimleri’nde duydu. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, her gittiği yerde, büyük bir heyecanla ve özel sunumlarla, bu sıra dışı projesinden söz ederdi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da bu projesini sundu. Büyük bir hüsnükabul gördü. Proje, güzel olmasına güzeldi ama projenin hayata geçirmesi pek de öyle kolay değildi. Antep mimarisinden esintilerin olduğu proje, 5. Zırhlı Tugay’ın olduğu yerde düşünülüyordu. Ama o yeri almak, her babayiğidin harcı değil.


Fatma Şahin, bunu başardı. İmkânsız denileni imkanlı hale getirdi. Genel Sekreter Sezer Cihan’dan tüm yaşanan zorlukları, Ankara’ya git gelleri, çalmadık kapı, gitmedik bakanlık kalmadığını defaten işittim.


Olmaz denilen, imkânsız denilen oldu.


O gün olumlu veya olumsuz tek bir laf etmeyenler, proje askıya çıkar çıkmaz “istemezük” demeye başladılar.


Fatma Şahin, böyle bir tepki hiç beklemiyordu. Vizyon ve bir o kadar çılgın olan Medeniyet Projesi’ne gelen tepkilere çok üzüldü. Askıdaki projenin kamuoyuna yanlış anlatıldığını ifade ederek, alelacele basın toplantısı düzenledi. Fatma Şahin, genelde anlık tepki göstermezdi. Demek ki bu beklenmedik gelişmeler, canını bayağı sıkmış. Bu da yüzüne ve sesine yansımıştı.


İlahi Başkan, sıkmayın canınızı… asmayın suratınızı…


Bu tipler, bildiğimiz malum tipler… Bunlar var ya bunlar, Adnan Menderes’in Vatan ve Millet Caddelerine de “Buraya uçak mı indireceksiniz?” diyen tiplerden, el alan tipler.


Bunlar, tam takozlar… Bunlar, asli mühendislikleri dışında algı mühendisliği yapmayı severler. Ben olsam, muhatap dahi almam.


Ama sizi az çok tanırım… Ortak akıl ile hareket etmeyi seversiniz. Muhalefet eden olursa onları da kazanmaya çalışırsınız.


Yapmayın! Etmeyin!


Bunların huyu böyle… Hiç, huylunun huyundan vazgeçtiğini gördünüz mü? Her iyi bir şeye… Her pişmiş aşa su katmayı severler.


Rahmetli Turgut Özal’ın yaptığını yapınız.


Bakınız, Turgut Özal ne yaparmış;


"Ben bir icraat yapacağım zaman, sol kafaların yazdıklarına bakarım, eğer hiç sesleri çıkmıyorsa o projeyi yapmam rafa kaldırırım... Eğer bütün solcular projeyi engellemek için yaygara yapıyorlar ise hiç kimseyi dinlemem, o projeyi aynen yapar ve bitiririm. Çünkü o proje, memleket için hayırlara vesiledir.”


Ben az diyeyim siz çok anlayın!


Bunlar bilgi sahibi olmadan fikir üretenler… Yarım yamalak aldıkları bilgilerle ahkam kesenler.


Kim bunlar…


Mesela bir Oda Başkanı…


Haydi adını da diyeyim…


İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Çeliktürk.


Siz, belki bilmezsiniz ama sizlerin sayesinde seçilmiş ve o koltuğa oturmuş biri.


Bugün, o koltukta oturuyorsa, bunu sizlere borçludur.


Demek ki sizlere borcunu böyle ödüyor!


Ha, şöyle bir şey ortaya sakın çıkmasın!


Ne yani, yanlışlarına yanlış demeyelim mi?


De, de de ama kırıntı bilgilerle deme.


Bir bilene sor… Sor, soruştur… İşin aslını öğren, ondan sonra, ne diyeceksen de…


Daha da ötesini diyeyim…


İşin içinde hasbelkader sizin seçilmenize katkısı olanlar varsa, daha hassas olmak gerekmez mi?


Velhasıl, hiç mi hiç canınızı sıkmayın Başkan!


Kalıbımı basarım!


Bu tipler, yarın o proje hayata geçirilsin…


Senden benden önce, acaba oradan nasıl bir yer kaparım telaşına düşerler.

Bu yazı 155 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.