Reklam
Reklam
Reklam
Oğuzhan Kavaklı

Oğuzhan Kavaklı

[email protected]

Kara Serçe, Kırçıl'a Aşık Oldu

14 Şubat 2021 - 11:12


Evimin penceresinden balkon demirlerini seyrediyorum.Köşeye yerleştirdiğimiz genişçe bir kap buluşma noktası. İçinde ekmek kırıntıları, buğday ve biraz da kek parçaları var.
Menü zengin. İlk kumru pike yapıyor kaba. Önce dalıyor buğdaya. ‘’Ekmek kırıntıları her zaman var’’ derken, kek parçaları takılıyor gözlerine. Bir gaga atıyor. Hoşuna da gidiyor gitmesine ama, ‘’Hadi bizim aşıklar yesin’’ diye serçelere bırakıyor. İyice kursağını doldurduktan sonra, parmaklıkların öbür ucuna uzanıyor. Minik aşıkları izlemek onun da hoşuna gidiyor.
Diğer kumrular gelmeden kara serçe görünüyor. Üç sıçrayışta kabın başına gelip, sağa sola bir bakış fırlattıktan sonra, Kırçıl’ı bekliyor.
‘’Aman ne zarif kuş’’ diye geçiriyor içinden.Bugün Sevgililer Günü; ona nasıl bir jest yapsam ?
Kara Serçe, kara kara düşünürken, Kırçıl süzülüp, Kara’nın yanına iniveriyor. Kara, biraz daha sola çekilip Kırçıl’ın rahat etmesini sağlıyor. ‘’Nerede kaldın ?’’ diyor. ‘’Gözlerim havada, hep seni bekledim burada.’’
‘’ALİ BEY’İN KONAĞINDA YAŞIYORUZ’’
‘’Biz kalabalık bir aileyiz ‘’ diyor Kırçıl. Güneşle uyanıyoruz. Ali Bey’lerin çatısında. Geceleri, konağın ışıkları bize kadar ulaşıyor.Diğer taraftan da sokak lambaları aydınlatıyor. Bizim yerimiz gece de gündüz gibi. Büyük babam hep hikayeler anlatıyor. Sonra da mışıl mışıl uykuya dalıyopruz.
Kara, birden heyecanlanıyor. ‘’Pekiyi dün gece ne anlattı?’’ diye soruyor Kırçıl’a. Çok da merak etmese de maksat muhabbet. Bayılıyor Kırçıl’ın ses tonuna.
Kırçıl, bir an düşünüyor. Tüylerini kabartıyor. Ses tonunu ayarlıyor: ‘’Yalı Çapkınını anlattı.
Üniversitede bir kuşçu hoca varmış. Mehmet Sıkı mı ne. O, anlatırken büyük babam dinlemiş bir yerde. Eskiden Bornova’nın her yerinde köşkler, deniz kenarında da yalılar varmış.
Kara, heyecanlanıyor birden. Kırçıl’ın sözünü kesip, ‘’ Eee ne olmuş yalılarda ?’’
Sonra, ‘’Çok ayıp ettim. Sözünü kesmemeliydim!’’ diye utanıp, başını öne eğiyor. Kırçıl, hiç umursamıyor bile. Anlatmaya devam ediyor :
‘’Yalı çapkını dedikleri kuş, hep bu yalıların pencerelerine konuyormuş. Bir gün pencereden yalının içine bakarken, çok zarif bir hanfendi belirmiş. Pencereye doğru yanaşıp kuşa tebessüm etmiş. Yalı çapkını o anda kendinden geçmiş. Bu çapkın kuş, genç hanımın gözlerinde kaybolmuş. Adeta cennette yaşıyormuş.
Yalı çapkını dedikleri kuş artık o pencereden hiç ayrılmıyormuş. Hanım pencereyi açtığında hiç kaçmamış. Kısa bir kanat çırpışıyla hanımın avucuna konuvermiş. Güzel hanım yalı çapkınını okşamış, sevmiş. Hanım sevdikçe yalı çapkını kendinden geçmiş.
Odanın kapısı açılmış. İçeri giren yakışıklı genç delikanlı bu shirli havayı bozmuş. ‘’Bırak şu kuşu’’ dercesine kıza yaklaşıp ellerini tutmuş. Pencereye uçan yalı çapkını , kızın yüreğinin sesini duyuyor, kahroluyormuş. Delikanlı kızın akrabası olduğundan, onu sık sık ziyaret ediyormuş. Anlaşılan bizim kız, bu delikanlıya deliler gibi aşıkmış. Onu gördüğü andan itibaren yüreği küt küt atıyormuş. Yalı çapkınını hatırlamıyormuş bile. Pencereyi kapatmış. Yalı çapkını da tabi başka bir yalıya…’’
KARA’DAN AŞK İTİRAFI
Kara’nın gözleri doluyor. Gözyaşları ona tercüman oluyor : ‘’Ben böyle yapamam. Ben seni asla bırakamam’’ diyor. Günlerdir söyleyemediği sözler gagasından dökülüveriyor. Kırçıl da, Kara’ya karşı ilgisiz görünmüyor. Biraz daha yaklaşıyor ona. Kara, kanadını açıp, Kırçıl’ı alıyor kanadının altına.
Kumru, içinden bir ah çekiyor, ‘’Ben de sadece biz biliriz sevmeyi derdim. Ne aşklar yaşanıyor dünyada’’ diye iç geçiriyor.
Sabah kahfaltısına gelen diğer kumrular bzuyor sessizliği. Köşedeki kumru isyan ediyor :
‘’Allah kahretsin sizi emi. Hiç aşkada saygınız yok !’’
Kırçıl’la Kara birlikte kanat çırpıyorlar gökyüzüne . Derler ki ; aşk bir serçenin kalbine de girse, onu devleştirir. Saf duyguların etkiliyemiyeceği kalp yoktur.
SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN. Kimi, neyi seviyorsanız. Ağacı, taşı, kurdu, kuşu ; sevgilinizi. kardeşinizi, annenizi. babanızı,vatanınızı, toprağınızı, bayrağınızı, insanlık aleminden Tanrıya kadar kimi/neyi seviyorsanız Allah onu sizden, sizi ondan ayırmasın…

Bu yazı 344 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.