Reklam
Reklam
Reklam
Oğuzhan Kavaklı

Oğuzhan Kavaklı

[email protected]

Kadrolu haberler

21 Mart 2021 - 14:58


Bazı haberler vardır, her sene tekrarlanır. Bunlar KADROLU HABERLERdir. Mevsimi geldiğinde ortaya çıkar. Yazlık turizm haberleri içinde, yüzleri güldüren Helga haberleri gibi mesela.
Helga çok vefalıdır. Her sene gelir Türkiye’ye. Tatil köyünde çalışan Hasan’a ya da Mehmet’e, farketmez; bir Türk gencine aşık olur. Tatil dönüşü, bizim delikanlıyı memleketine götürmek ister, ama delikanlı gitmek istemez. Yıl boyu yazışırlar. Yaz gelince Helga’nın rotası Türkiye, hatta Bodrum, Marmaris, Kuşadası, Datca’dır.
Bir sabah bakmışsınız Helga, elinde valizi, ibibikler öter ötmez kapıda. Bizim delikanlının üzerinde Helga’nın hediyesi allı morlu, yeşilli; dallı güllü, civil civil gömlekle açar kapıyı.
Helga çok özlemiştir. Pandemi falan düşünmez, atlar boynuna. Aslında düşünseler iyi olur tabi. Ne olur ne olmaz! Bütün akıllı gençler, “Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli” demiyor mu ?
Delikanlı, hemen patronunu arar, bir günlük izin ister. Patron, “Olmaz. İşlerimiz çok” dese de, delikanlı ikna eder patronunu.
“Ah patron, sen hiç genç olmadın mı ? Bugün, günlerden Helga” deyince, patronun da gençlik yılları gelir aklına, “Hadi kerata, pekiyi diyelim” der. Ama tenbihi de unutmaz , ‘’Sadece bir gün ha. Uzatmak yok!”
ARŞİV HELGA DOLU
Bizim tatil köyü muhabirleri alırlar ellerine kalemi. İşe eski yıllardan başlar, neler yazarlar neler. Arşivlerinde, Helga’nın yüzlerce fotoğrafı vardır zaten.
Haber, bölge bürosuna ulaşınca, Haber Müdürü, “Arkadaşlar, şu Helga’nın fotoğraflarını çıkarın bakalım. Bizim Helga gelmiş!” diye seslenir. Helga’nın büroda da bir fotoğraf arşivi vardır. En alımlısından biri seçilir. Hatta elinde valiz olanı tercih edilir. Editör geçer masasının başına, “Ah Helga ah, ne kadar da hakikatlısın” diye başlar hikayeye. Taşra muhabiri yazmıştır ama biraz da büroda cilalanır. İçine bir tutan sevgi,bir tutam duygu, bir tutam da gözyaşı katılır. Güzelliğini anlatmaya gerek yok. Allah için kız zaten güzel. Büroda herkes tanır Helga’yı. Bir gün gazetenin kapısından içeri girecek olsa, emin olun herkes, “Hoş geldin Helga!” diye karşılar.
TAKSİDE ÇOCUĞUNU UNUTANLAR VAR
Hemen hemen her gazetenin bir Helga’sı vardır. Bir de kadrolu haberler arasında, genellikle toplu ulaşım araçlarında unutulanlar vardır. Talep olmazsa bir sene bekletilip teşhir edilir. Geçen seneye kadar unutulanlar; üç aşağı, beş yukarı aynı şeylerdi. Şemsiye, alış veriş sepeti, kitap, hanım çantası, en popüleri takma dişlerdi. Aslında şemsiyeyi ben de sık unuturum. Yağmurda alırım elime, yağmurun durduğu yerde de unuturum. Üzülmemek için de ucuzlarından seçerim. Sonunda ah-vah demeyim diye.
Bu sene Şoförler ve Otomobiciler Esnaf Odası Başkanı Celil Anık’ın açıklamasına göre, unutulanlarda çeşitlilik var. 2 bin 823 takside binin üzerinde eşya unutulmuş. Altın ve paranın dışında köpeğini, hatta çocuğunu dahi unutanlar varmış.
Biliyorsunuz, yıllarca uğraşıp çocuk sahibi olamayanlar var. Diğer tarafta Allah çocuğu nasip etmiş, onu da takside unutanlar…
Çocuk sahibi olmak da olmamak da Tanrının taktiri. Bizim bir fırıncı Ali Dayı’mız vardı. Oğlunun adı da Dursun’du. Oğlu çok yaramazdı. Babasının canını çok yakıyordu. Ali Dayı, ‘’Yıllarca, doğan çocuklarım hep öldü. Bu defa ölmesin diye DURSUN adını koyduk. O serseri de durdu. Başımıza bela oldu’’ diyordu.
Çocuğu olmayanlara, belki de Ali Dayı’nı akıbetine uğramasın diye , Tanrı çocuk vermiyordur, kimbilir !
Şaka şaka. Allah herkese hayırlı evlatlar versin. Annesini – babasını üzmeyen evlatlar. Ve unutkanlara unutmamayı nasip etsin.
‘’UNUTULANLAR, UNUTANLARI, ASLA UNUTMAZLAR ! ‘’

Bu yazı 248 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.