<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mega Haber 27</title>
    <link>https://www.megahaber27.com</link>
    <description>Son dakika Gaziantep Haberleri, Gaziantep 27 Güncel Haber, Gaziantep Olay Haber, Gaziantep güncel intihar haberleri, cinayet haberleri, Gaziantep spor haberleri, Gaziantep elektrik kesintileri, defin listesi, korona tablosu, mega haber, asayiş haberleri, dünya haberleri, savaş haberleri,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.megahaber27.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2026 09:47:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Medical Point Gaziantep’te Uzman Kadro Genişliyor]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/medical-point-gaziantepte-uzman-kadro-genisliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/medical-point-gaziantepte-uzman-kadro-genisliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi, akademisyenlerden oluşan uzman ekibini genişletmeye devam ederek, kadrosuna Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fuat Aksoy'u dahil etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fuat Aksoy hasta kabulüne başladı. Medical Point Gaziantep Hastanesi'nde hasta kabulüne başlayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fuat Aksoy ilgi alanları arasında, Gebelik Takibi, Riskli Gebelikler, Normal ve Müdahaleli Doğum, Epidural Doğum (Prenses Doğum), Laparoskopik ve histeroskopik kapalı Operasyonlar, İdrar Kaçırma Ameliyatları, İnfertilite yani kısırlık, ve bununla ilgili aşılama(IUI), Tüp bebek (IVF), Genital Estetik Operasyonlar, Yumurtalık Kisti- Myom- Rahim Ameliyatları, Hormon Bozuklukları ve Menapoz Dönemi yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/medical-point-gaziantepte-uzman-kadro-genisliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/aw778329-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="37810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Altuncu: "Yazdan sonbahara geçişte çocuk sağlığı"]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/dr-altuncu-yazdan-sonbahara-geciste-cocuk-sagligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/dr-altuncu-yazdan-sonbahara-geciste-cocuk-sagligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Mehmet Erkan Altuncu, yaz mevsiminden sonbahara geçiş döneminde çocukların değişen hava şartlarında daha fazla etkilenebileceğine dikkat çekerek, ailelere önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Mehmet Erkan Altuncu, mevsim geçişlerinde çocukların hava değişimlerine karşı korunmasının önemine dikkat çekti. Dr. Altuncu, "Yaz aylarının sıcak ve güneşli günlerinin ardından eylül ayıyla birlikte hava sıcaklıklarında gün içerisinde belirgin değişiklikler yaşanabiliyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde serinleyen hava, çocukların günlük yaşamını ve sağlık durumunu etkileyebiliyor. Bu dönemde çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları, burun akıntısı, öksürük ve boğaz şikayetleri daha sık görülebiliyor" dedi.</p>

<h2><strong>Ani sıcaklık değişimlerine dikkat</strong></h2>

<p>Çocukların vücutlarının sıcaklık değişimlerine uyum sağlamasının yetişkinlere göre farklılık gösterebildiğini belirten Uzm. Dr. Mehmet Erkan Altuncu, özellikle sabah erken saatlerde ve akşam dışarı çıkarken hava şartlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.<br />
Uzm. Dr. Mehmet Erkan Altuncu, "Mevsim geçişlerinde gün içerisinde sıcaklık farkları belirgin hale gelebiliyor. Çocukların terli kıyafetlerle kalmaması, hava şartlarına uygun şekilde giydirilmesi ve özellikle sabah-akşam saatlerinde daha serin havaya karşı önlem alınması önem taşıyor" dedi.</p>

<h2><strong>Bağışıklık için düzenli beslenme ve uyku önemli</strong></h2>

<p>Sonbahara geçiş döneminde çocukların bağışıklık sistemini desteklemek için dengeli beslenme ve yeterli uykunun önemli olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Mehmet Erkan Altuncu, çocukların günlük beslenme düzeninde sebze ve meyvelere, yeterli sıvı tüketimine ve protein kaynaklarına yer verilmesi gerektiğini belirtti.<br />
Çocukların yaşlarına uygun ve düzenli uyku alışkanlığının da sağlık açısından önemli olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Mehmet Erkan Altuncu, yaz döneminde bozulan uyku düzeninin sonbaharla birlikte yeniden düzenlenmesini önerdi.</p>

<h2><strong>Kapalı ortamlarda havalandırmaya dikkat</strong></h2>

<p>Mevsim geçişlerinde çocukların daha fazla kapalı ortamlarda zaman geçirmeye başlamasıyla birlikte ortamların düzenli havalandırılmasının önem kazandığını belirten Uzm. Dr. Mehmet Erkan Altuncu, özellikle kalabalık ortamlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.<br />
El hijyeninin enfeksiyonlardan korunmada en basit ve etkili yöntemlerden biri olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Mehmet Erkan Altuncu, çocuklara düzenli el yıkama alışkanlığının kazandırılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Alerjisi olan çocuklar daha yakından takip edilmeli</strong></h2>

<p>Özellikle alerjik bünyeye sahip çocuklarda mevsim değişikliklerinin bazı şikâyetleri artırabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Mehmet Erkan Altuncu, tekrarlayan burun akıntısı, hapşırma, öksürük, hırıltı veya nefes darlığı gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.<br />
Uzm. Dr. Mehmet Erkan Altuncu, ailelerin çocuklarında uzun süren veya tekrarlayan şikâyetler gözlemlemeleri halinde çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurmalarının önemli olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Her öksürük ve burun akıntısı antibiyotik gerektirmez"</strong></h2>

<p>Çocuklarda mevsim geçişlerinde görülen her öksürük ve burun akıntısının antibiyotik kullanılması gereken bir hastalık anlamına gelmediğini vurgulayan Altuncu, ilaç kullanımında mutlaka hekim değerlendirmesinin esas alınması gerektiğini belirtti.<br />
Uzm. Dr. Mehmet Erkan Altuncu, "Çocukları hava sıcaklığına uygun giydirin. Terli kıyafetlerle uzun süre kalmalarına izin vermeyin. Yeterli sıvı tüketmelerini sağlayın. Dengeli ve çeşitli beslenmelerine özen gösterin. Uyku düzenlerini mevsim değişikliğine göre yeniden oluşturun. Ev ve sınıf gibi kapalı ortamları düzenli olarak havalandırın. El hijyenine dikkat edin. Uzun süren ateş, nefes darlığı, hırıltı veya genel durumda belirgin bozulma gibi durumlarda hekime başvurun" diye konuştu.<br />
Mevsim geçişlerinin çocuk sağlığı açısından yakından takip edilmesi gereken bir dönem olduğunu belirten Uzm. Dr. Mehmet Erkan Altuncu, küçük önlemler ve doğru alışkanlıklarla çocukların bu dönemi daha sağlıklı geçirmelerinin mümkün olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/dr-altuncu-yazdan-sonbahara-geciste-cocuk-sagligi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w778128-01.jpg" type="image/jpeg" length="98231"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Koca: "Sabahları artan topuk ağrısına dikkat"]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/dr-koca-sabahlari-artan-topuk-agrisina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/dr-koca-sabahlari-artan-topuk-agrisina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, sabahları yataktan kalktıktan sonra belirginleşen topuk ağrısının, plantar fasiitin önemli belirtilerinden biri olabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayak tabanında topuk kemiğinden parmaklara kadar uzanan plantar fasyanın, ayağın yük taşıma ve basma işlevinde önemli rol oynayan güçlü bir bağ dokusu olduğunu belirten Prof. Dr. Koca, "Tekrarlayan mekanik zorlanmalar sonucunda bu dokuda mikro düzeyde hasarlanma, yıpranma, inflamatuvar değişiklikler ve ödem gelişebilir" dedi.</p>

<p>Uzun süre devam eden mekanik zorlanma ve plantar fasya üzerindeki çekme kuvvetlerinin, zaman içerisinde halk arasında "topuk dikeni" olarak bilinen kalkaneal spur oluşumuyla da ilişkili olabileceğini ifade eden Prof. Dr. İrfan Koca, "Her topuk ağrısı plantar fasiit değildir. Özellikle sabahları belirgin bel tutukluğu, eklem şişlikleri veya artrit yakınmaları varsa romatolojik hastalıklar da araştırılmalıdır. Yanma ve uyuşma gibi şikâyetlerde sinir sıkışmaları ve bel kaynaklı sorunlar. Aşil tendon problemleri, gut ve diğer ayak-topuk hastalıkları da ayırıcı tanıda değerlendirilmelidir" ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tedavide bütüncül yaklaşım önemli</strong></h2>

<p>Tedavi hakkında bilgi veren Dr. Koca, "Plantar fasiitte yalnızca ağrılı bölgeye odaklanmak yerine ayağın genel yapısı ve yük dağılımı değerlendirilmelidir. Ayak arkının yeterliliği, ayak tabanındaki anormal yüklenmeler, kilo, fasiyal gerginlik ve blokajlar, yürüme-basma özellikleri ve geçirilmiş ameliyatlar tedavi planında birlikte ele alınmalıdır. Tedavi hastanın özelliklerine göre şekillendirilmelidir. Ev egzersizleri, uygun ayakkabı ve tabanlık, manuel terapi ve fasiyal gevşetme uygulamalarının yanı sıra ESWT (şok dalga tedavisi), lazer ve fasiyal hidrodiseksiyon gibi yöntemlerden yararlanılabilir. Gerekli durumlarda nöral terapi, proloterapi ve PRP gibi uygulamalar da tedavi planına dahil edilebilir. Kök hücre ve eksozom uygulamaları ise uygun hastalarda tedavi seçenekleri arasında değerlendirilebilir. Tedaviye dirençli seçilmiş vakalarda radyofrekans uygulanabilir. Steroid enjeksiyonları ise olabilecek yan etkiler ve tedaviye bağlı riskler göz önünde bulundurularak, her hasta için beklenen yarar ile ihtimal zarar arasındaki denge değerlendirilerek gündeme alınmalıdır. Şikayetlerin uzun sürdüğü, tedaviye yanıt vermeyen veya alışılmışın dışında seyreden durumlarda ise vücuttaki bazı hormon ve mineral dengesizlikleri de araştırılmalıdır. Bu amaçla D vitamini, tiroid ve paratiroid hormonları, kalsiyum ve fosfor düzeyleri başta olmak üzere gerekli kan tetkikleri yapılabilir. Gut hastalığı açısından da ürik asit düzeyi değerlendirilebilir. Plantar fasiitte amaç yalnızca ağrıyı azaltmak değil; ağrıya neden olan mekanik ve fasiyal faktörleri, gerektiğinde romatolojik, nörolojik ve metabolik nedenleri birlikte değerlendirerek kişiye özel bir tedavi planı oluşturmaktır" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/dr-koca-sabahlari-artan-topuk-agrisina-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w778057-01.jpg" type="image/jpeg" length="25950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medical Point Gaziantep’te Gamma Knife’ta 600’üncü Hasta]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/medical-point-gaziantepte-gamma-knifeta-600uncu-hasta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/medical-point-gaziantepte-gamma-knifeta-600uncu-hasta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde uygulanan Gamma Knife tedavisinde 600’üncü hasta sayısına ulaşıldı. Bu anlamlı kilometre taşı, hastane bünyesinde düzenlenen pasta kesimiyle kutlandı. Başhekim Prof. Dr. Ekber Şahin, "İleri teknoloji ve uzman kadromuzla sağlık hizmetlerimizi güçlendiriyoruz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Başhekimi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ekber Şahin, 600’üncü Gamma Knife hastasına ulaşılmasının hastane açısından önemli bir başarı olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Ekber Şahin, "Medical Point Gaziantep Hastanesi olarak hastalarımıza çağdaş tıbbın sunduğu olanakları en yüksek standartlarda sunmayı hedefliyoruz. Gamma Knife tedavisinde 600’üncü hastaya ulaşılması, hem teknolojik altyapımızın hem de alanında deneyimli hekim ve sağlık profesyonellerinden oluşan ekibimizin özverili çalışmalarıyla mümkün olmuştur. Hastalarımızın tanı ve tedavi süreçlerinde en doğru ve etkin yöntemlere ulaşabilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu başarıda emeği bulunan başta Prof. Dr. Aslan Güzel ve ekibini tebrik ediyor, bize güvenen hastalarımıza teşekkür ediyorum" dedi.</p>

<p><img alt="A W776317 02" class=" detail-photo img-fluid" height="629" src="https://megahaber27com.teimg.com/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w776317-02.jpg" width="849" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"600 hastaya ulaşmak hastalara ciddi bir hizmet"</strong></h2>

<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Aslan Güzel ve ekibi tarafından gerçekleştirilen Gamma Knife uygulamalarıyla, beyin hastalıklarının tedavisinde ileri teknoloji ve deneyimli hekim kadrosu bir araya gelerek hastaların tedavisinde kaliteli hizmet amaçlamaktadır. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Aslan Güzel, Gamma Knife uygulamalarında 600 hastaya ulaşmanın bölge hastaları için faydalı olduğunu belirterek, "Bu süreçte en büyük motivasyonumuz, hastalarımızın günübirlik tedavi görerek aynı gün taburcu olabilmelidir. Deneyimli ekibimiz ve ileri teknoloji altyapımızla Gamma Knife tedavisini hastalarımıza güvenli ve etkin bir şekilde sunmaya devam ediyoruz" dedi.<br />
Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde Gamma Knife tedavilerinin, alanında uzman hekimler ve deneyimli sağlık profesyonellerinden oluşan ekip tarafından sürdürüldüğü bildirildi.</p>

<p>Gamma Knife tedavisi özellikle beyin tümörleri, beyin damar yumakları gibi bazı damar hastalıklarının tedavisinde, cerrahi kesi gerektirmeden, yüksek hassasiyetle genellikte tek bölgeye radyasyon uygulamaya dayanan ileri bir tedavi yöntemi olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/medical-point-gaziantepte-gamma-knifeta-600uncu-hasta</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w776317-01.jpg" type="image/jpeg" length="61429"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karnından 20 kiloluk tümör çıkarılan hasta sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/karnindan-20-kiloluk-tumor-cikarilan-hasta-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/karnindan-20-kiloluk-tumor-cikarilan-hasta-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesi’nde yapılan ameliyatla 46 yaşındaki kadın hastanın karın bölgesini neredeyse tamamen dolduran ve sol bacağına kadar uzanan tümör başarıyla çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te yaşayan 46 yaşındaki Selma Gök, karın bölgesini neredeyse tamamen dolduran ve sol bacağına kadar uzanan nüks retroperitoneal liposarkom (tümör) nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı. Daha önce farklı bir merkezde ameliyat edilen Selma Gök'te, tümörün yeniden ortaya çıkmasının ardından karında giderek artan şişkinlik ve dolgunluk, bulantı-kusma, yemek yiyememe gibi şikâyetlerin yanı sıra tümörün sol bacağa doğru ilerlemesi nedeniyle sinir basısına bağlı yürüme güçlüğü ve topallama da gelişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Aw776208 02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="566" src="https://megahaber27com.teimg.com/megahaber27-com/uploads/2026/08/aw776208-02-1.jpg" width="849" /></p>

<h2><strong>Karın bölgesinde 20 kilogramı bulan tümör çıkarıldı</strong></h2>

<p>Daha sonrasında Gaziantep Şehir Hastanesi'ne başvuran ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Muhammed Tahir Akça tarafından muayene edilen Gök'e operasyon planlandı. Yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki tümör dokularının çıkarıldığı ameliyatta, en büyük kitlenin 53x30 santimetre boyutlarında olduğu belirtildi. Tümörün sol böbreği tamamen sarması nedeniyle büyük kitleyle birlikte sol böbrek de çıkarılırken, karın bölgesinin farklı alanlarında bulunan çok sayıda daha küçük tümör de cerrahi olarak temizlendi. Tümörün sol bacağa uzanan yaklaşık 12 santimetrelik bölümü de çıkarılarak sinir üzerindeki baskı ortadan kaldırıldı.<br />
<br />
Konu ile ilgili Gaziantep Şehir Hastanesi'nden yapılan açıklamada, "Sinsi ilerleyebilen ve uzun süre belirti vermeden büyüyebilen bu tümörler, çok büyük boyutlara ulaşabiliyor. Nüks etme eğilimi yüksek olan retroperitoneal liposarkomlarda, uygun hastalarda tümörün cerrahi olarak tamamen çıkarılması tedavinin temelini oluşturuyor. Gaziantep Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen bu operasyonla, hastanın yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen tümör yükü ortadan kaldırılırken, sinir basısına bağlı yürüme problemi ve karın içi basıya bağlı beslenme güçlüğü de giderilmiş oldu. Gaziantep Şehir Hastanesi, ileri düzey cerrahi gerektiren nadir ve kompleks vakalarda deneyimli uzman kadrosu ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla hastalarına umut olmaya devam ediyor" ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/karnindan-20-kiloluk-tumor-cikarilan-hasta-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/aw776208-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="38992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikiyatride güncel bir tedavi yöntemi: TMS]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/psikiyatride-guncel-bir-tedavi-yontemi-tms</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/psikiyatride-guncel-bir-tedavi-yontemi-tms" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan nöromodülasyon yöntemlerinden Transkraniyal Manyetik Stimülasyonun (TMS), özellikle tedaviye dirençli vakalarda önemli bir seçenek olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde ilaç tedavileri ve psikoterapilerin yanı sıra nöromodülasyon yöntemleri de giderek daha fazla kullanılmaya başlandı. Bu yöntemlerden biri olan TMS, düşük yan etki profili, girişimsel olmaması ve hasta konforu açısından öne çıkıyor. TMS'nin bir bobin aracılığıyla hedeflenen beyin bölgesine kısa süreli manyetik atımlar gönderilmesi esasına dayandığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, yöntemin beyin hücrelerinin aktivitesinde düzenleme sağlayarak etkili olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Hasta işlem sırasında tamamen uyanık"</strong></h2>

<p>TMS uygulaması sırasında hastanın tamamen uyanık olduğunu ve çevresiyle iletişim kurabildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, "TMS, herhangi bir ilaç verilmeden ve cerrahi bir girişim uygulanmadan gerçekleştirilen bir tedavi yöntemidir. Seans süresi, kullanılan protokole göre yaklaşık 3 ila 40 dakika arasında değişebilmektedir" dedi.</p>

<h2><strong>"Tedaviye dirençli depresyon da önemli bir seçenek"</strong></h2>

<p>TMS'nin ilk FDA onayının 2008 yılında tedaviye dirençli majör depresyon için verildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, geçen yıllar içerisinde farklı teknikler ve bobin türleriyle kullanım alanlarının genişlediğini ifade etti.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, "TMS; depresyonun yanı sıra anksiyetenin eşlik ettiği depresyon, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve sigara bağımlılığı gibi alanlarda da kullanılmaktadır. Bunun yanında güncel araştırmalarda anksiyete bozuklukları, bipolar depresyon, farklı bağımlılık türleri ve yeme bozuklukları gibi çeşitli psikiyatrik hastalıklarda da olumlu sonuçlar bildirilmektedir" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>"Yan etkileri hafif ve geçici"</strong></h2>

<p>TMS'nin genel olarak güvenli ve iyi tolere edilen bir tedavi yöntemi olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, en sık görülen yan etkilerin uygulama bölgesinde hafif baş ağrısı, kafa derisinde rahatsızlık hissi, seans sırasında yüz kaslarında hafif seğirme ve bazı hastalarda seans sonrasında kısa süreli yorgunluk olduğunu kaydetti.</p>

<p>Bu etkilerin hafif ve geçici olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, "Çok nadir olmakla birlikte TMS uygulaması sırasında nöbet riski de bulunmaktadır. Bu nedenle epilepsi öyküsü bulunan veya nöbet eşiğini düşürebilecek ilaçlar kullanan kişilerin tedavi öncesinde mutlaka hekimlerini bilgilendirmeleri gerekmektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"TMS kişiye özgü planlanmalı"</strong></h2>

<p>TMS tedavisinde kişiye özel planlamanın önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, tedavinin başarısında hastanın klinik durumunun yanı sıra uygulama alanı, eşik doz, tedavi protokolü ve seans süresinin doğru belirlenmesinin önemli olduğunu söyledi.<br />
Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, "TMS, kişiye oldukça özgü bir tedavi yöntemidir. Endikasyonun, uygulama alanının, eşik dozun, tedavi protokolünün ve tedavi süresinin hastaya uygun şekilde belirlenmesi tedavi sonuçlarını doğrudan etkileyebilmektedir. Bu nedenle psikiyatride TMS uygulamalarının, bu alanda eğitim almış ve deneyimli psikiyatristler tarafından, uygun merkezlerde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/psikiyatride-guncel-bir-tedavi-yontemi-tms</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/aw775513-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="73031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cilt hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. öztürk, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/cilt-hastaliklari-uzmani-prof-dr-ozturk-sanko-universitesi-hastanesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/cilt-hastaliklari-uzmani-prof-dr-ozturk-sanko-universitesi-hastanesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cilt Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Perihan Öztürk, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Perihan Öztürk, 1978 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. 1999 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 2001-2005 yılları arasında Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı.<br />
Prof. Dr. Öztürk, 2010-2013 yılları arasında yardımcı doçent, 2013-2018 yılları arasında doçent olarak görev yaptı. 2018 yılında profesörlük unvanını alan Prof. Dr. Öztürk, 2025 yılına kadar Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı’nda görevini sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akademik kariyeri boyunca Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanlığı, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcılığı, Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı, Sağlık Etik Kurul Başkanlığı ve Tıp Fakültesi Akreditasyon Komisyon Başkanlığı başta olmak üzere çeşitli akademik ve idari görevlerde bulundu.</p>

<p>Prof. Dr. Perihan Öztürk’ün başlıca mesleki ve bilimsel ilgi alanları arasında sedef hastalığı (Psoriasis), Behçet hastalığı, saç hastalıkları, dermatoendokrinoloji, ürtiker (Kurdeşen), vitiligo, kozmetik uygulamalar, rejeneratif tedaviler ve çeşitli dermatolojik hastalıklar yer almaktadır. Prof. Dr. Öztürk, akademik kariyeri boyunca bu alanlarda bilimsel çalışmalar yürütmüş, çok sayıda ulusal ve uluslararası bilimsel yayına katkı sağlamıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/cilt-hastaliklari-uzmani-prof-dr-ozturk-sanko-universitesi-hastanesinde</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w774884-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="58934"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağırsak Alışkanlıklarınız Değiştiyse Dikkat! Uzman İsim Uyardı]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/bagirsak-aliskanliklariniz-degistiyse-dikkat-uzman-isim-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/bagirsak-aliskanliklariniz-degistiyse-dikkat-uzman-isim-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Kaçmaz, bağırsak alışkanlıklarında meydana gelen değişiklikler ve dikkat edilmesi gereken belirtiler hakkında bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Kaçmaz, "Uzun süren kabızlık, sürekli ishal, kabızlık ve ishal dönemlerinin dönüşümlü yaşanması, dışkı çapında incelme, dışkıda kan görülmesi ve dışkılama sonrasında bağırsakların tam boşalmadığı hissi gibi belirtiler dikkate alınmalıdır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bağırsak alışkanlıklarındaki değişikliklerin nedenleri</strong></h2>

<p>Bağırsak alışkanlıklarındaki değişikliklerin birçok farklı nedenden kaynaklanabileceğini belirten Dr. Hüseyin Kaçmaz, bazı değişikliklerin geçici olabileceğini, bazılarının ise daha ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini ifade etti.</p>

<p>Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Kaçmaz, "Beslenme düzeninde meydana gelen değişiklikler, lif alımının aniden artırılması veya azaltılması, yetersiz sıvı tüketimi ile yağlı ve baharatlı yiyeceklerin aşırı tüketilmesi bağırsak hareketlerini etkileyebilir. Bağırsak enfeksiyonları, irritabl bağırsak sendromu (IBS), Crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi inflamatuvar bağırsak hastalıkları da ishal, kabızlık veya her iki durumun dönüşümlü yaşanmasına neden olabilir. Antibiyotikler, müshiller ve demir takviyeleri gibi bazı ilaçlar da bağırsak fonksiyonlarında değişikliğe yol açabilir. Bunların yanı sıra stres ve kaygı, tiroit bozuklukları, çölyak hastalığı ve bazı durumlarda kolon kanseri de bağırsak alışkanlıklarını etkileyebilir" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>"Her değişiklik hastalık anlamına gelmez"</strong></h2>

<p>Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Kaçmaz, "Beslenme düzenindeki değişiklikler, yetersiz sıvı tüketimi, hareketsizlik, stres, seyahat ve bazı ilaçların kullanımı bağırsak düzenini geçici olarak etkileyebilir. Ancak değişikliğin uzun sürmesi, giderek artması veya başka yakınmaların eşlik etmesi durumunda bir gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerekir" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Erken tanı tedavi başarısını artırabilir</strong></h2>

<p>Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Kaçmaz, "Kişinin kendi bağırsak düzeninin dışında gelişen ve kalıcı hâle gelen değişiklikler önemsenmelidir. Özellikle dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı, kansızlık veya karın ağrısı varsa vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/bagirsak-aliskanliklariniz-degistiyse-dikkat-uzman-isim-uyardi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w774866-01.jpg" type="image/jpeg" length="45570"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1800 yıllık Zeugma mozaiğinde tıbbi iz]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/1800-yillik-zeugma-mozaiginde-tibbi-iz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/1800-yillik-zeugma-mozaiginde-tibbi-iz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sedat Işıkay, müzede sergilenen Telete-Dört Mevsim Mozaiği’nde yer alan bir figürün ayağındaki sıra dışı duruşu fark ederek bilimsel inceleme başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenen yaklaşık 1800 yıllık Roma mozaiği, bu kez sanatsal değeriyle değil, içerdiği olası tıbbi ayrıntıyla dikkat çekti. Mozaiğin bir figüründe görülen aşağı doğru yönelmiş ayak pozisyonunun, modern tıpta "ekinus tipi ayak deformitesi" olarak tanımlanan durumu düşündürebileceği değerlendirildi.</p>

<h2><strong>Çıplak gözle fark edilmeyen ayrıntıyı tıbbi bakış açısıyla inceledi</strong></h2>

<p>Dünyaca ünlü Çingene Kızı Mozaiği’nin de sergilendiği Zeugma Mozaik Müzesi’ni ziyaret eden Prof. Dr. Sedat Işıkay, müzenin ikinci katında bulunan Telete-Dört Mevsim Mozaiği’ndeki figürlerden birinin ayağındaki anatomik görünüme dikkat çekti.<br />
Roma dönemine, MS 2-3. yüzyıla tarihlenen mozaikte Dionysos’un kızı Telete, dört mevsimin alegorik tasvirleriyle birlikte betimlenirken, figürlerden birinin ayağının normal anatomik duruştan farklı şekilde aşağı doğru yöneldiği görüldü.<br />
Tıbbi açıdan incelenen görüntünün, özellikle ayak bileğinin aşağı doğru bükülmesiyle karakterize edilen "ekinus" tipi bir deformiteyi düşündürebileceği değerlendirildi.</p>

<p><img alt="A W774855 02" class="detail-photo img-fluid" height="478" src="https://megahaber27com.teimg.com/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w774855-02.jpg" width="849" /></p>

<h2><strong>"Kesin olarak çarpık ayak tanısı koyamayız"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Sedat Işıkay, değerlendirmesinde önemli bir bilimsel sınıra da dikkat çekti. Yaklaşık 1800 yıllık bir sanat eserindeki tasvir üzerinden kesin bir hastalık tanısı konulamayacağı belirtilirken, mozaiğin günümüze ulaşan kısmının ayağın tüm anatomik özelliklerini değerlendirmek için yeterli olmadığı ifade edildi.</p>

<p>Karşı ayağın yeterince korunmamış olması, anatomik yapıların tamamının görülememesi ve Roma sanatında figürlerin estetik veya sembolik amaçlarla farklı biçimlerde tasvir edilmiş olabilmesi nedeniyle bulgunun kesin bir "çarpık ayak" tanısı olarak değil, "olası ekinus tipi ayak deformitesi" şeklinde değerlendirilmesinin daha doğru olduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>1800 yıl önceki sanat eserinden modern tıbba uzanan dikkat çekici ayrıntı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Sedat Işıkay’ın yaptığı literatür değerlendirmesinin ardından hazırlanan bilimsel çalışma, uluslararası çocuk ortopedisi dergisi Journal of Pediatric Orthopaedics B tarafından yayımlanmak üzere kabul edildi. Böylece Zeugma’da yaklaşık 1800 yıl önce yapılmış bir Roma mozaiği, yalnızca sanat ve arkeoloji açısından değil, tıp tarihine ilişkin olası bir gözlem açısından da bilimsel literatüre taşınmış oldu.<br />
Çalışmanın yayımlandığı Journal of Pediatric Orthopaedics B, çocuk ortopedisi alanındaki bilimsel yayınları takip etmek isteyen okuyucular için çalışmanın akademik kaynağına ulaşılabilecek dergidir.</p>

<h2><strong>Antik sanat eserleri geçmiş hastalıkların izlerini taşıyabiliyor</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Sedat Işıkay, "Tıp ve sanat tarihinin kesiştiği bu tür çalışmalar, geçmiş toplumlarda hastalıkların ve fiziksel farklılıkların nasıl algılandığı ve sanat eserlerine nasıl yansıdığı konusunda önemli ipuçları sağlayabiliyor. Tarih boyunca yapılan resim, heykel ve mozaiklerde çeşitli kas-iskelet sistemi hastalıklarını veya fiziksel farklılıkları düşündüren tasvirler bilimsel araştırmalara konu olurken, uzmanlar bu eserlerin modern bir tıbbi görüntüleme yöntemi gibi değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Zeugma’daki mozaik de bu açıdan dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Eserdeki ayak görüntüsünün kesin bir hastalık tanısı koydurmadığı, ancak modern tıp açısından anlamlandırılabilecek anatomik bir ayrıntıyı koruduğu değerlendiriliyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Binlerce kişinin önünden geçti, tıbbi gözle fark edildi"</strong></h2>

<p>Her yıl çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenen Telete-Dört Mevsim Mozaiği, bundan sonra ziyaretçilerin yalnızca sanatsal açıdan değil, tıbbi açıdan da dikkatini çekebilecek. Çingene Kızı Mozaiği’nin hemen yakınında bulunan eserdeki yaklaşık 1800 yıllık ayak tasviri, bir çocuk nöroloğunun tıbbi bakışıyla yeniden değerlendirildi ve bilimsel literatüre taşındı.<br />
Çalışmanın yayımlandığı Journal of Pediatric Orthopaedics B’de yer alan bilimsel yayın, antik bir sanat eserindeki anatomik ayrıntının modern tıp perspektifiyle nasıl değerlendirilebileceğine ilişkin dikkat çekici bir örnek sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/1800-yillik-zeugma-mozaiginde-tibbi-iz</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w774855-03.jpg" type="image/jpeg" length="60554"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Dr. Öğr. Üyesi Demiroğlu’ndan 40 yaş üstü gebelik uyarısı]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/uzman-dr-ogr-uyesi-demiroglundan-40-yas-ustu-gebelik-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/uzman-dr-ogr-uyesi-demiroglundan-40-yas-ustu-gebelik-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, ileri yaş gebeliklerinde anne ve bebeğin sağlığı açısından gebelik öncesi değerlendirme ve düzenli takiplerin önemine yönelik uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda kadınların eğitim, kariyer ve sosyal yaşam gibi nedenlerle annelik planlarını daha ileri yaşlara ertelemesiyle birlikte 40 yaş ve üzerindeki gebelikler de daha fazla gündeme geliyor. Uzmanlar, ileri yaş gebeliklerinde anne ve bebeğin sağlığı açısından gebelik öncesi değerlendirme ve düzenli takiplerin önemine dikkat çekiyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, 40 yaş ve üzerindeki gebeliklerin günümüzde daha sık görüldüğünü belirterek, ileri yaşta gebelik planlayan kadınların gebelik öncesinde doktor kontrolünden geçmesinin önemli olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>"40 yaş gebelik için kesin bir engel değildir"</strong></h2>

<p>İleri yaşın tek başına gebeliğe engel olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, "Günümüzde kadınlar çeşitli nedenlerle anne olmayı daha ileri yaşlara bırakabiliyor. 40 yaş ve üzerinde sağlıklı bir gebelik ve doğum mümkündür. Ancak yaş ilerledikçe bazı gebelik risklerinin artabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle gebelik planlayan kadınların önceden değerlendirilmesi ve gebelik sürecinin yakından takip edilmesi önem taşır" dedi.</p>

<h2><strong>"Gebelik öncesi değerlendirme büyük önem taşıyor"</strong></h2>

<p>40 yaş ve üzerindeki gebeliklerde anne adayının genel sağlık durumunun değerlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, gebelik öncesinde mevcut hastalıkların ve kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.<br />
Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, "Gebelik öncesinde tansiyon, kan şekeri, tiroit fonksiyonları ve genel sağlık durumu değerlendirilmelidir. Anne adayının kullandığı ilaçlar varsa bunların gebelik açısından uygunluğu da doktor tarafından ele alınmalıdır. Ayrıca gebelik öncesi dönemde folik asit kullanımı konusunda da hekim önerisi alınmalıdır" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Riskler yaşla birlikte artabiliyor"</strong></h2>

<p>İleri anne yaşında gebelikte bazı risklerin daha sık görülebileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, özellikle gebelik şekeri, gebelikte yüksek tansiyon ve kromozomal anomaliler açısından değerlendirme ve taramaların önem kazandığını kaydetti.<br />
Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, "40 yaş ve üzerindeki gebeliklerde gebelik şekeri ve hipertansif gebelik hastalıkları açısından daha dikkatli olunması gerekebilir. Bunun yanı sıra bebeğin kromozomal özellikleriyle ilgili bazı riskler de anne yaşıyla birlikte artabilir. Bu nedenle uygun tarama testlerinin zamanında yapılması önemlidir" ifadelerine yer verdi.</p>

<h2><strong>"Düzenli takip sağlıklı gebelik için önemli"</strong></h2>

<p>İleri yaş gebeliklerinde düzenli doktor kontrollerinin anne ve bebeğin sağlık durumunun takip edilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, anne adaylarının gebelik sürecinde kendilerine önerilen kontrolleri aksatmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, "40 yaş ve üzerindeki anne adaylarının gebeliklerini daha bilinçli ve planlı şekilde sürdürmeleri gerekiyor. Yaş tek başına gebeliğin olumsuz sonuçlanacağı anlamına gelmez. Önemli olan gebelik öncesinde doğru değerlendirme yapılması ve gebelik boyunca anne ile bebeğin sağlık durumunun düzenli olarak takip edilmesidir" diye konuştu.<br />
Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, 40 yaş ve üzerinde gebelik planlayan kadınların herhangi bir endişe yaşamaları halinde gebelik öncesi dönemde kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmalarının sağlıklı bir gebelik süreci açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/uzman-dr-ogr-uyesi-demiroglundan-40-yas-ustu-gebelik-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/aw774055-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="81673"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baş Ağrısını Hafifletmek İçin Evde Uygulanabilecek Doğal Yöntemler]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/bas-agrisini-hafifletmek-icin-evde-uygulanabilecek-dogal-yontemler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/bas-agrisini-hafifletmek-icin-evde-uygulanabilecek-dogal-yontemler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baş ağrısı günlük hayatı olumsuz etkileyebilen yaygın şikayetler arasında yer alıyor. Bazı kişiler ağrıyı hafifletmek amacıyla lavanta ve nane yağı ile zencefil, karanfil ve biberiye gibi doğal ürünlerden destek alıyor. Ancak tekrarlayan ve şiddetli baş ağrılarında uzman değerlendirmesi önem taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baş ağrısı yoğun çalışma temposu, stres, uykusuzluk ve günlük yaşam alışkanlıkları gibi çeşitli etkenlerle ortaya çıkabiliyor. Ağrı yaşayan bazı kişiler ilaç kullanımından önce bitkisel ürünler ve aromatik yağlar gibi doğal yöntemlere başvurabiliyor. Bu uygulamalar arasında farklı bitki çayları ve aromatik yağlar öne çıkıyor.</p>

<h2><strong>Aromatik yağlar rahatlama amacıyla kullanılıyor</strong></h2>

<p>Baş ağrısına karşı tercih edilen doğal ürünler arasında lavanta ve nane yağı bulunuyor. Lavanta yağından birkaç damlanın sıcak suya eklenmesi ve oluşan buharın solunması, rahatlama sağlamak amacıyla uygulanan yöntemlerden biri olarak belirtiliyor.</p>

<p>Nane yağının ise doğrudan ve yoğun biçimde kullanılmaması, uygun bir taşıyıcı yağla seyreltilerek şakak bölgesine uygulanması öneriliyor. Ferahlatıcı özelliği nedeniyle nane yağı da baş ağrısı yaşayanların tercih ettiği yöntemler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zencefil de içerdiği bazı bileşenler nedeniyle baş ağrısının hafiflemesine yardımcı olabilecek doğal ürünler arasında gösteriliyor. Taze zencefilin sıcak suda demlenerek tüketilmesi, bu amaçla kullanılan uygulamalardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Kafeinin ise bazı baş ağrısı türlerinde rahatlama sağlayabileceği belirtiliyor. Ancak aşırı kafein tüketiminin bazı kişilerde baş ağrısını artırabileceği konusunda dikkatli olunması gerekiyor.</p>

<h2><strong>Karanfil ve biberiye de tercih ediliyor</strong></h2>

<p>Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu'nun baş ağrısına yönelik önerileri arasında karanfil de bulunuyor. Saraçoğlu, bir bardak açık hazırlanmış çaya 9-10 adet kuru karanfil eklenerek şekersiz şekilde tüketilmesini öneriyor.</p>

<p>Migren şikayeti bulunanlar için ise biberiye kürü önerisinde bulunan Saraçoğlu, bir bardak kaynatılmış suya bir tatlı kaşığı biberiye eklenmesini ve yaklaşık 9-10 dakika kısık ateşte demlenmesini tavsiye ediyor. Demlendikten sonra süzülerek tüketilmesi ve söz konusu kürün yemeklerin ardından günde iki kez, 21 gün boyunca uygulanması öneriliyor.</p>

<h2><strong>Şiddetli ağrılarda tıbbi değerlendirme önemli</strong></h2>

<p>Bitkisel ve doğal yöntemlerin etkisi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bunun yanı sıra bazı bitkisel ürünlerin kullanılan ilaçlarla etkileşime girebileceği de belirtiliyor.</p>

<p>Özellikle aniden ortaya çıkan ve çok şiddetli seyreden, sık sık tekrarlayan ya da farklı belirtilerin eşlik ettiği baş ağrılarında yalnızca doğal yöntemlere başvurmak yerine tıbbi değerlendirme yapılması önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/bas-agrisini-hafifletmek-icin-evde-uygulanabilecek-dogal-yontemler</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/bas-agrisi1453.jpg" type="image/jpeg" length="95601"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından ‘Haşimato’ uyarısı: "Belirtiler göz ardı edilmemeli"]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/uzmanindan-hasimato-uyarisi-belirtiler-goz-ardi-edilmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/uzmanindan-hasimato-uyarisi-belirtiler-goz-ardi-edilmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Çakır, toplumda sık görülen tiroid hastalıklarından biri olan Haşimato hastalığına ilişkin bilgiler verdi. Çakır, bağışıklık sisteminin tiroid bezine karşı geliştirdiği tepki sonucu ortaya çıkan hastalığın zaman içerisinde tiroid hormonlarının yetersiz üretilmesine neden olabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haşimato hastalığının otoimmün bir hastalık olduğunu ifade eden Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Çakır, hastalığın başlangıç döneminde herhangi bir belirti vermeyebileceğine dikkat çekti. Uzm. Dr. Mehmet Çakır, hastalık ilerledikçe halsizlik, yorgunluk, üşüme, kilo alma, cilt kuruluğu, kabızlık, saç dökülmesi ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlerin görülebileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>"Halsizlik ve yorgunluk dikkate alınmalı"</strong></h2>

<p>Haşimato hastalarında görülebilen belirtilerin farklı sağlık sorunlarıyla da karıştırılabildiğini belirten Uzm. Dr. Mehmet Çakır, özellikle uzun süren halsizlik ve yorgunluğun göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Uzm. Dr. Mehmet Çakır, "Halsizlik ve yorgunluk yalnızca yoğun çalışma temposu, uykusuzluk veya stres kaynaklı olmayabilir. Tiroid hastalıkları da bu şikayetlerin önemli nedenleri arasında yer alabilir. Bu nedenle uzun süre devam eden ve günlük yaşamı etkileyen belirtilerin hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir" dedi.</p>

<h2><strong>Tanı kan testleriyle destekleniyor</strong></h2>

<p>Haşimato tanısında hastanın şikayetleri ve doktor muayenesinin yanı sıra kan testlerinden yararlanıldığını belirten Uzm. Dr. Mehmet Çakır, TSH ve serbest T4 gibi tiroid fonksiyon testlerinin değerlendirildiğini, gerekli durumlarda tiroid antikorlarının da incelendiğini ifade etti. Hastalığın her bireyde aynı şekilde seyretmediğini vurgulayan Uzm. Dr. Mehmet Çakır, tedavi kararının kişinin tiroid fonksiyonları ve genel sağlık durumuna göre verilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>"Kontroller ihmal edilmemeli"</strong></h2>

<p>Haşimato hastalarının düzenli doktor kontrolünde olması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Mehmet Çakır, özellikle tedavi başlanan hastalarda tiroid hormon düzeylerinin takip edilmesinin önem taşıdığını kaydetti. Uzm. Dr. Mehmet Çakır, internet üzerinden önerilen bilinçsiz diyet ve takviyelerin kullanılmaması gerektiğini belirterek, "Tiroid hastalığı bulunan kişilerin doktor önerisi olmadan ilaç veya takviye kullanmaması gerekir. Her hastanın tedavisi kendi klinik durumuna göre planlanmalıdır" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzm. Dr. Mehmet Çakır, uzun süren halsizlik, üşüme, açıklanamayan kilo değişiklikleri, saç dökülmesi veya benzeri şikayetleri bulunan kişilerin bir sağlık kuruluşuna başvurarak değerlendirme yaptırmasının önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/uzmanindan-hasimato-uyarisi-belirtiler-goz-ardi-edilmemeli</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w773369-01.jpg" type="image/jpeg" length="79278"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Solakhan: "Yaz sıcakları böbrek taşını tetikliyor"]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/uroloji-uzmani-prof-dr-solakhan-yaz-sicaklari-bobrek-tasini-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/uroloji-uzmani-prof-dr-solakhan-yaz-sicaklari-bobrek-tasini-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Solakhan, özellikle böbrek taşı öyküsü bulunan vatandaşların sıcak havalarda yeterli sıvı tüketimine özen göstermesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte terleme yoluyla sıvı kaybının arttığını ifade eden Prof. Dr. Mehmet Solakhan, yeterli su tüketilmemesinin idrarın daha yoğun hale gelmesine neden olabileceğini söyledi. Prof. Dr. Mehmet Solakhan, özellikle daha önce böbrek taşı problemi yaşamış kişilerin yaz aylarında sıvı tüketimine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>"Susamayı beklemeden su tüketilmeli"</strong></h2>

<p>Sıcak havalarda günlük sıvı tüketiminin kişiden kişiye değişebileceğini belirten Prof. Dr. Mehmet Solakhan, "Özellikle sıcak havalarda çalışan, açık havada bulunan veya yoğun şekilde terleyen kişilerin kaybettikleri sıvıyı yerine koymaları gerekiyor. Susamayı beklemeden gün içerisinde düzenli olarak su tüketilmesi önemli. İdrarın normalden daha koyu renkte olması da sıvı tüketiminin artırılması gerektiğine işaret edebilir" dedi.<br />
Daha önce böbrek taşı düşüren kişilerin sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Solakhan, "Böbrek taşı oluşumunda birçok faktör etkili olabilir. Yeterli sıvı tüketimi ise bu süreçte dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biridir. Özellikle yaz aylarında terlemeyle kaybedilen sıvının yerine konulması gerekiyor" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Beslenme alışkanlıklarına da dikkat edilmeli"</strong></h2>

<p>Yaz aylarında piknik, mangal ve dışarıda yemek yeme alışkanlıklarının artabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Solakhan, sıvı tüketiminin yanı sıra beslenme düzenine de dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdaların tüketiminin sınırlandırılmasını öneren Solakhan, "Yaz döneminde sadece su tüketimine değil, beslenme düzenine de dikkat etmek gerekiyor. Özellikle aşırı tuzlu ve yoğun şekilde işlenmiş gıdaların tüketiminde ölçülü olunmalı. Daha önce böbrek taşı problemi yaşayan kişilerin ise kendileri için önerilen beslenme düzenine uymaları önemli" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Şiddetli ağrı ve idrarda kan ihmal edilmemeli"</strong></h2>

<p>Böbrek taşlarının bazı kişilerde herhangi bir belirti vermeden ilerleyebileceğini, ancak taşın idrar kanalına ilerlemesi halinde çeşitli şikayetlere yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Mehmet Solakhan, özellikle şiddetli yan veya bel ağrısı, bulantı, kusma ve idrarda kan görülmesi gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Solakhan, "Şiddetli ve geçmeyen yan veya bel ağrısı, idrarda kan görülmesi, bulantı, kusma ya da ateş gibi şikayetler ortaya çıktığında vatandaşların bu belirtileri ihmal etmemesi gerekiyor. Bu tür durumlarda bir sağlık kuruluşuna başvurulması ve gerekli değerlendirmelerin yapılması önem taşıyor" dedi.</p>

<h2><strong>"Yaz aylarında böbrek sağlığı ihmal edilmemeli"</strong></h2>

<p>Yaz sıcaklarının günlük yaşamı etkilediği Gaziantep’te özellikle açık havada çalışan vatandaşların sıvı kaybına karşı daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Solakhan, böbrek sağlığının korunması için yeterli sıvı tüketimi, dengeli beslenme ve ortaya çıkan şikayetlerin ihmal edilmemesinin önemli olduğunu kaydetti.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Solakhan, vatandaşların özellikle daha önce böbrek taşı problemi yaşamaları halinde yaz aylarında sıvı tüketimlerine daha fazla dikkat etmelerini ve tekrarlayan şikayetlerde uzman değerlendirmesine başvurmalarını önerdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/uroloji-uzmani-prof-dr-solakhan-yaz-sicaklari-bobrek-tasini-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w771617-01.jpg" type="image/jpeg" length="78040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Yazıcı: "Sıcak havalara dikkat"]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/uzm-dr-yazici-sicak-havalara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/uzm-dr-yazici-sicak-havalara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, yaz aylarında etkisini artıran yüksek sıcaklıkların kalp sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, özellikle kalp hastalarının sıcak havalarda daha tedbirli olması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte vücudun ısı dengesini korumak için daha fazla çalıştığını belirten Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, bunun kalbin iş yükünü artırabileceğini ifade etti. Sıcak havalarda terlemeyle birlikte sıvı kaybının arttığını aktaran Yazıcı, yeterli sıvı alınmamasının tansiyon değişiklikleri ve çarpıntı gibi şikayetlere neden olabileceğini dile getirdi.</p>

<h2><strong>"Kalp hastaları sıcak havalarda daha dikkatli olmalı"</strong></h2>

<p>Özellikle kalp-damar hastalığı, hipertansiyon ve ritim problemi bulunan kişilerin yaz aylarında günlük yaşamlarına daha fazla dikkat etmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, "Sıcak havalarda vücudumuz kendisini serin tutabilmek için daha fazla efor harcar. Bu süreç kalbin çalışma yükünü artırabilir. Kalp hastalarının günün en sıcak saatlerinde mümkün olduğunca dışarı çıkmaması, serin ve gölge alanları tercih etmesi önemli" dedi.<br />
Kalp hastalarının kullandıkları ilaçları doktorlarının bilgisi dışında değiştirmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, sıcak havalarda ortaya çıkan baş dönmesi, halsizlik veya tansiyon düşüklüğü gibi şikayetlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"En sıcak saatlerde fiziksel aktiviteden kaçının"</strong></h2>

<p>Yaz aylarında spor yapmak isteyen vatandaşlara da uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, özellikle öğle saatlerinde yoğun fiziksel aktiviteden kaçınılması gerektiğini belirtti. Egzersiz için sabah erken saatler veya akşam serinliğinin tercih edilebileceğini ifade eden Yazıcı, kişilerin kendi sağlık durumlarına uygun egzersiz programı uygulamasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Beslenmenin de yaz döneminde kalp sağlığı açısından önemli olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, aşırı yağlı ve ağır öğünler yerine daha hafif beslenmenin, yeterli sıvı tüketmenin ve aşırı tuz kullanımından kaçınmanın faydalı olacağını aktardı.</p>

<h2><strong>"Göğüs ağrısı ve nefes darlığı önemsenmeli"</strong></h2>

<p>Yaz aylarında ortaya çıkan bazı şikayetlerin yalnızca sıcak havalara bağlanmaması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, "Göğüs ağrısı, göğüste baskı veya sıkışma hissi, nefes darlığı, bayılma, şiddetli çarpıntı ve ani başlayan aşırı halsizlik gibi belirtiler varsa bunlar önemsenmeli. Özellikle kalp hastalığı bulunan kişilerde bu belirtilerin ortaya çıkması durumunda gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılmalı" diye konuştu.</p>

<p>Kalp sağlığının korunmasında düzenli kontrollerin önemine de değinen Uzm. Dr. Erhan Yazıcı, yaz aylarının sıcak havaların yanı sıra tatil, beslenme düzenindeki değişiklikler ve fiziksel aktivite farklılıkları nedeniyle günlük alışkanlıkları değiştirebildiğini belirterek, kronik hastalığı bulunan kişilerin tedavi ve takiplerini aksatmaması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/uzm-dr-yazici-sicak-havalara-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w770901-01.jpg" type="image/jpeg" length="85139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[OSB’de hastane sevinci!]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/osbde-hastane-sevinci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/osbde-hastane-sevinci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi, Büyükşehir Belediyesi ve Sağlık Bakanlığı işbirliği ile hizmete giren Şehitkamil Devlet Hastanesi 50 yataklı OSB Ek Hizmet Binasının açılışı Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en büyük Organize Sanayi Bölgesi içerisinde bulunan Şehitkamil Devlet Hastanesi OSB Ek Hizmet Binası, OSB’de çalışan 300 bin kişinin yanında yakın çevresinde yaşayanlarla birlikte yaklaşık 500 bin kişilik bir nüfusa hizmet verecek.</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, açılışta yaptığı konuşmada, hastanenin yapımında emeği geçenlere teşekkür ettikten sonra, “Ben özellikle Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışan bütün emekçilere, işçilere ve orada üretim yapan sanayiciye ve bunu destekleyen bütün yönetimlere teşekkür ediyorum. Bu hastanede çalışacak arkadaşlara başarılar diliyorum. Buradan hizmet alacak her bir vatandaşımıza Allah’tan şifa diliyorum. Biz burada, Organize Sanayi Bölgesi’nde yaşanabilecek travmasından kazalara kadar her vakaya gerekli müdahaleleri yapabilir hale getireceğiz en kısa zamanda. Ben emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Milletimize hayırlı olsun" şeklinde açıklamada bulundu.</p>

<p><img alt="6 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="566" src="https://megahaber27com.teimg.com/megahaber27-com/uploads/2026/08/6-2.jpeg" width="849" /></p>

<p>Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek de yaptığı açıklamada, OSB Hastanesinin açılışının önemine vurgu yaptı. 300 bin kişinin istihdam edildiği OSB’de bir hastanenin bulunmamasının büyük bir eksiklik olduğuna dikkat çeken Başkan Şimşek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Organize Sanayi Bölgesi olarak bizim iki önemli önceliğimiz var. Birincisi; ulaşım, altyapı, enerji, su vb yatırımlarla üretimin, tedarik zincirinin kesintiye uğramasını engelleyerek sanayicimize rekabet avantajı kazandırmaktır. İkincisi de çalışanlarımızın çalışma ve hayat standartlarını yükseltecek eğitim, sağlık, konut, sosyal tesis gibi yatırımları hayata geçirmektir. Çalışanlarımız bizim için önemli. Çünkü bugün Türkiye’nin en büyük OSB’si olarak üretim, istihdam ve ihracatımızla ülke ekonomisinin gözbebeği haline geldiysek, bunu çalışanlarımızla birlikte başardık. Buradan hepsine emekleri için bir kez daha teşekkür ediyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bizler de çalışanlarımızın yaşam kalitesini yükseltmek için önemli projeleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Eğitim yatırımlarımız özellikle de kreşimiz çalışan annelerimize büyük kolaylık sağlıyor. Sosyal tesislerimiz çalışanların önemli ihtiyacını gideriyor. Yine çalışanlarımıza lojman imkanı sunmak için Büyükşehir Belediyemiz ve ilgili Bakanlıklarımızla çalışmalarımız devam ediyor.</p>

<p><img alt="Cengiz Şimşek 1" class="detail-photo img-fluid" height="566" src="https://megahaber27com.teimg.com/megahaber27-com/uploads/2026/04/cengiz-simsek-1.jpeg" width="849" /></p>

<p>Gaziantep Organize Sanayi Bölgemizde yaklaşık 300 bin kişi istihdam ediliyor. Türkiye’de nüfusu 300 binin altında 20 şehir bulunuyor. Yani OSB’mizde istihdam edilenlerin sayısı, 20 şehrimizin nüfusundan daha fazla. Böylesine yoğun bir nüfusun istihdam edildiği OSB’de bir hastanenin olmaması büyük bir eksiklikti. Özellikle acil müdahale gerektiren durumlarda hastalarımız şehir merkezindeki hastanelere giderken zaman kaybediyor, tedavi gecikiyor, zorlaşıyordu. Hastanemizin hizmete girmesi ile bu sorun çözülmüş oldu. Hastanemizin açılması ile ayrıca, bölgede meydana gelebilecek trafik kazalarına kısa sürede müdahale imkanı doğdu. Sağlık Bakanlığımız ve Büyükşehir Belediyemizin işbirliği ile hayata geçirdiğimiz, teknolojik açıdan son derece modern cihazlara sahip olan hastanemizde her gün binlerce kişiye kaliteli sağlık hizmeti verilmesi hastanenin yapılmasının ne kadar elzem olduğunu göstermektedir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/osbde-hastane-sevinci</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/2-3.jpeg" type="image/jpeg" length="62750"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nizip Devlet Hastanesi Hizmete Açıldı: 400 Yataklı Sağlık Kompleksi]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/nizip-devlet-hastanesi-hizmete-acildi-400-yatakli-saglik-kompleksi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/nizip-devlet-hastanesi-hizmete-acildi-400-yatakli-saglik-kompleksi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nizip Devlet Hastanesi, 400 yatak kapasitesi ve gelişmiş sağlık birimleriyle hizmete açıldı. Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık yatırımlarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’in Nizip ilçesinde yapımı tamamlanan 400 yataklı Nizip Devlet Hastanesi, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun katıldığı törenle hizmete açıldı. Hastanede 125 poliklinik, 95 yoğun ve palyatif bakım yatağı ile 12 tam donanımlı ameliyathane bulunuyor.</p>

<p>Hastanenin açılış töreninde konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin son 25 yılda sağlık alanında önemli bir dönüşüm yaşadığını belirtti. Sağlık tesislerinin yüzde 80’inin yenilendiğini veya yeniden inşa edildiğini ifade eden Memişoğlu, sağlık altyapısının modern cihazlarla donatıldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, “25 senede sağlığa yaptığımız yatırımların ve fedakar sağlık çalışanlarımızın gayretiyle sağlık tesislerimizde yılda 1 milyar kez vatandaşlarımıza sağlık hizmeti verebiliyoruz” dedi.</p>

<p><img alt="" height="576" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/08/gaziantepte-saglik-yatirimlarina-yenisi-eklendi.jpeg" width="864" /></p>

<p>Türkiye genelindeki şehir hastaneleri hakkında da bilgi veren Memişoğlu, yapımı tamamlanan 27 şehir hastanesinde yaklaşık 40 bin yatak kapasitesiyle hizmet verildiğini kaydetti. Bakan Memişoğlu, 16 bin yatak kapasiteli 13 şehir hastanesinin inşaatının devam ettiğini, 7 şehir hastanesinin ise proje aşamasında olduğunu açıkladı.</p>

<h2><strong>Nizip Hastanesi 400 yatak kapasitesiyle hizmet verecek</strong></h2>

<p>Bakan Memişoğlu, açılışı gerçekleştirilen Nizip Devlet Hastanesi’nin donanımına ilişkin de bilgiler verdi.</p>

<p>Hastanede 125 poliklinik, 95 yoğun ve palyatif bakım yatağı, 12 tam donanımlı ameliyathane bulunduğunu belirten Memişoğlu, diş ünitesinin de yer aldığı hastanenin vatandaşların sağlık ihtiyaçlarına cevap vereceğini söyledi.</p>

<p>Memişoğlu ayrıca 2012’den bugüne 4,5 milyon vatandaşa evde sağlık hizmeti sunulduğunu, son bir yılda ise 80 yaş üstü ve yatağa bağımlı yaklaşık 1 milyon kişinin raporlarının hastaneye gitmeden elektronik ortamda yenilendiğini belirtti.</p>

<p><img alt="" height="576" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/08/gaziantepte-saglik-yatirimlarina-yenisi-eklendi5.jpeg" width="864" /></p>

<h2><strong>Gaziantep protokolü açılışta buluştu</strong></h2>

<p>AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Türkiye’nin sağlık alanında önemli bir noktaya geldiğini belirterek yapılan yatırımların milletin hizmetine sunulduğunu ifade etti.</p>

<p>Gaziantep Valisi Kemal Çeber de Nizip Devlet Hastanesi’nin ilçeye uzun süredir hizmet verdiğini belirterek, hastanenin tüm işlemleri tamamlanmış şekilde resmi olarak açılışının gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="576" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/08/gaziantepte-saglik-yatirimlarina-yenisi-eklendi2.jpeg" width="864" /></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise hastanenin çevresinde belediye olarak çeşitli çalışmalar yaptıklarını belirtti.</p>

<p><img alt="Gaziantep’te Sağlık Yatırımlarına Yenisi Eklendi3" height="576" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/08/gaziantepte-saglik-yatirimlarina-yenisi-eklendi3.jpeg" width="864" /></p>

<p>Açılışa AK Parti Gaziantep milletvekilleri Derya Bakbak ve İrfan Çelikaslan, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, İl Sağlık Müdürü Beytullah Şahin ve diğer ilgililer katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/nizip-devlet-hastanesi-hizmete-acildi-400-yatakli-saglik-kompleksi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-19-at-160755.jpeg" type="image/jpeg" length="11218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Hikmet Zeytun: "Yaz alarmı: kazalar tatilde zirve yapıyor"]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/doc-dr-hikmet-zeytun-yaz-alarmi-kazalar-tatilde-zirve-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/doc-dr-hikmet-zeytun-yaz-alarmi-kazalar-tatilde-zirve-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hikmet Zeytun, özellikle yaz aylarında bisiklet ve scooter kazaları, yüksekten düşmeler, yanıklar, kesici alet yaralanmaları ile yabancı cisim yutma vakalarının daha sık görüldüğünü belirterek aileleri dikkatli olmaya çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doç. Dr. Hikmet Zeytun, "Yaz aylarında çocuklar daha hareketli oluyor. Parklar, oyun alanları, havuzlar ve bahçelerde geçirilen sürenin artması, beraberinde kaza riskini de yükseltiyor. Çocuklarda görülen birçok cerrahi travma, alınacak basit güvenlik önlemleriyle önlenebilir"<br />
Doç. Dr. Hikmet Zeytun, özellikle küçük yaş grubundaki çocukların mutlaka yetişkin gözetiminde olması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Bisiklet ve scooter kazaları ilk sırada</strong></h2>

<p>Yaz döneminde en sık karşılaşılan yaralanmaların başında bisiklet ve scooter kazalarının geldiğini belirten Doç. Dr. Hikmet Zeytun, "Kask kullanılmaması, koruyucu ekipman eksikliği ve trafik kurallarına uyulmaması nedeniyle kafa travmaları, kol ve bacak kırıkları ile ciddi yumuşak doku yaralanmaları görülebiliyor. Çocukların yaşlarına uygun ekipman kullanmaları ve güvenli alanlarda oyun oynamaları büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yanıklar ve düşmeler yazın önemli riskleri arasında</strong></h2>

<p>Yaz aylarında mangal, semaver, sıcak su, güneş altında bekleyen metal yüzeyler ve sıcak yiyeceklerin ciddi yanıklara neden olabildiğini belirten Doç. Dr. Hikmet Zeytun, balkon, pencere, ağaç ve oyun parklarından düşmelerin de cerrahi müdahale gerektiren önemli travmalar arasında yer aldığını söyledi. Dr. Zrytun, "Özellikle pencere ve balkonlarda koruyucu önlemlerin alınması, çocukların yüksek alanlarda yalnız bırakılmaması hayati önem taşıyor" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>"Basit önlemler büyük kazaları önleyebilir"</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Hikmet Zeytun, yaz tatilinin güvenli geçmesi için ailelere önerilerde bulunarak, "Çocuklar bisiklet ve scooter kullanırken mutlaka kask, dizlik ve dirseklik takmalı. Havuz ve deniz kenarında çocuklar hiçbir zaman gözetimsiz bırakılmamalı. Balkon ve pencerelerde çocuk güvenlik sistemleri kullanılmalı. Oyun alanları ve park ekipmanlarının güvenliği kontrol edilmeli" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Son olarak ailelere seslenen Doç. Dr. Hikmet Zeytun, "Yaz tatili çocukların hem eğlenmesi hem de gelişimi açısından çok değerli bir dönemdir. Ancak birkaç dakikalık ihmal, uzun süren tedavilere neden olabilir. Çocuklarımızın güvenliğini sağlayacak küçük önlemler sayesinde birçok ciddi kazanın önüne geçebiliriz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/doc-dr-hikmet-zeytun-yaz-alarmi-kazalar-tatilde-zirve-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w768821-01.jpg" type="image/jpeg" length="61253"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesi’nde Başarılı Operasyon]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/gaziantep-sehir-hastanesinde-basarili-operasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/gaziantep-sehir-hastanesinde-basarili-operasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te omuz ekleminde kıkırdak ve kemik hasarı bulunan fabrika işçisi, şehir hastanesinde dizinden alınan sağlıklı kıkırdak ve kemik dokusu omuzdaki hasarlı bölgeye nakledilerek tedavi edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te yaşayan ve fabrika işçisi olan 5 çocuk babası 37 yaşındaki Abdullah Koçar, şiddetli omuz ağrıları nedeniyle zor günler geçirmeye başladı. Ağrıları bir türlü dinmeyen ve giderek daha şiddetlenen günlük yaşamı ve çalışma hayatı olumsuz etkilenen Abdullah Koçar, son çare olarak Gaziantep Şehir Hastanesi'ne başvurdu. Hastanede Ortopedi Uzmanı Doç. Dr. Taner Karlıdağ tarafından muayene edilen Koçar'ın omuzunda kıkırdak ve kemik hasarı bulunduğu tespit edilerek ameliyat olmasına karar verildi.</p>

<h2><strong>Dizden alınan sağlıklı kıkırdak ve kemik dokusu omuzdaki hasarlı bölgeye nakledildi</strong></h2>

<p>Yapılan tetkik ve değerlendirmelerin ardından operasyona alınan Koçar'ın omuz eklemindeki yaklaşık 2x1 santimetre boyutunda osteokondral lezyon (kıkırdak ve kemik hasarı), eklem protezine başvurulmadan uygulanan özel bir cerrahi yöntemle tedavi edildi. Hastanın dizinden alınan sağlıklı kıkırdak ve kemik dokusu, omuzdaki hasarlı bölgeye nakledilerek doğal eklemin korunması hedeflendi.</p>

<h2><strong>Protez yerine kendi eklemine koruyucu cerrahi</strong></h2>

<p>Genç ve aktif olması nedeniyle hastada eklem protezi yerine, mevcut eklemin korunmasına yönelik biyolojik cerrahi yöntem tercih edildi. Gerçekleştirilen operasyonda, hastanın diz ekleminde yük taşımayan uygun bir bölgeden kemik ve sağlıklı kıkırdak dokusu alındı. Alınan doku, omuz eklemindeki hasarlı bölgeye nakledilerek eklem yüzeyinin yeniden oluşturulması amaçlandı. "Knee-to-Shoulder Osteochondral Autograft Transplantation" olarak tanımlanan özel yöntemle, hastanın kendi dokusundan yararlanılarak omuz eklemindeki hasarlı alanın onarılması ve doğal eklemin mümkün olduğunca korunması hedeflendi.</p>

<p><img alt="A W766745 04" class="detail-photo img-fluid" height="1043" src="https://megahaber27com.teimg.com/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w766745-04.jpg" width="849" /></p>

<h2><strong>İyileşme süreci yakından takip edilecek</strong></h2>

<p>Ameliyat sonrası rehabilitasyon programına alınan hastanın tedavi süreci Gaziantep Şehir Hastanesi'nde yakından takip edilecek. Nakledilen dokunun eklemle uyumu ile omuz fonksiyonlarındaki gelişim, klinik ve radyolojik kontrollerle değerlendirilecek. Uygulanan yöntemle genç hastanın doğal omuz ekleminin korunması ve günlük yaşam ile çalışma hayatına daha iyi bir fonksiyonla dönmesi amaçlanıyor.</p>

<h2><strong>"Protez cerrahisi yerine diz ekleminden alınan sağlıklı kıkırdağı omuza naklettik"</strong></h2>

<p>Operasyonla ilgili bilgi veren Ortopedi Uzmanı Doç. Dr. Taner Karlıdağ, "Hastamız 37 yaşında erkek hasta. Kendisi bir fabrika işçisi. Aslında koluyla iş yapan bir hastaydı ama nedeni bilinmeyen bir şekilde omzunda yaklaşık 2,5 santimetrekarelik bir çürüme alanı oluştuğunu gördük. Daha önce birkaç merkeze başvurmuş ama hani tedavi edilemeyeceği söylenmiş ve ameliyat dışında birtakım alternatif tedavilere yönlendirilmiş. Oluşan lezyon omuz ekleminin yaklaşık üçte birini kaplıyordu. Bu protez cerrahisine gidebilirdi ancak bu hastamıza omuz protezi yapsaydık koluyla çalışan, eliyle çalışan bir insan olduğu için hayatını çok ciddi anlamda etkileyebilecekti. Bu yüzden biz de diz ekleminin yük taşımayan bölgesinden kendi kıkırdağını buradan alarak omzuna, o çürüme olup temizlenen alana nakil yaptık. Amacımız hastamızı protez cerrahisinden kurtarmak ve eski hayatına geri çevirmekti. Ameliyatımız blok altında, uyutulmadan gerçekleştirildi. Çok konforlu bir ameliyat geçirdik, çok başarılı bir ameliyat geçirdik. Şu anda hasta tarafımızca takip ediliyor" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"İyileşme süreci 1,5 ayı bulacak"</strong></h2>

<p>Hastanın operasyon sonrası takip edildiğini ve iyileşme sürecinin bir buçuk ay süreceğini belirten Karlıdağ, "Hastamızın iyileşmesi yaklaşık bir 1,5 ayı bulacak. Öncelikle bir miktar hareketsiz bırakacağız omuz eklemini. Çünkü dizden aldığımız kıkırdağın omuzda tutunmasını bekleyeceğiz. Yaklaşık 3 hafta tamamen hareketsiz ve daha sonra yavaş yavaş egzersizlerle giden bir dönemimiz olacak. 1,5 ay sonra çok rahat bir şekilde hareketlerini yapabilecek hale gelecek ama tabi ki ağır işine dönmesi birkaç ayı daha bulacak" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Nadir yapılan bir işlemi Gaziantep Şehir Hastanesi olarak başarıyla gerçekleştirdi"</strong></h2>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan da nadir bir operasyona imza atıldığını belirterek, "Bu nadir yapılan bir işlem. Bölgede de, Türkiye'de de nadir yapılan bir operasyon. Diz kıkırdağından parça alınarak doğal bir greft olarak parça omuza yerleştirildi. Belki daha basit bir yöntem olan implant yerleştirilebilirdi ama hastamız genç bir hasta, aktif çalışan birisi ve ileriki yaşamında sıkıntı olmaması için, yabancı cisim reaksiyonu gelişmemesi için doğal bir greft kullandık. Bu işlemlerin hepsi kapalı yöntemle yapıldı. Biz, Gaziantep Şehir Hastanesi olarak böyle işlemleri yapmaya devam edeceğiz. Bunun da haklı bir gururu içerisindeyiz. Tüm ekibimize teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>"Eskisi gibi hiçbir ağrım kalmadı, sanki ameliyat olmamış gibiyim"</strong></h2>

<p>Ameliyat öncesi çok şiddetli ağrıları bulunduğunu ve sonrasında ağrılarının geçtiğini söyleyen hasta Abdullah Koçar ise, "Omuzum çok ağrıyordu, çeşitli hastanelere gittim, filmler görüntüler çekildi. Hiçbir doktor ne ameliyat ne de ilaç tedavisini önermedi. Yani 'Böyle bir hastalık, böyle bir şey görmedik' dediler. Ben fabrika işçisiyim, ağrılarım arttıkça çalışmakta güçlük çekiyordum, işten çıkartıldım. Araştırdım ve Taner hocayı önerdiler. Randevu aldım, geldim. Bütün kontrollerimi yaptı. Doktoruma da güvendim. Ameliyat oldum. Çok şükür eskisi gibi hiçbir ağrım kalmadı. Sanki ameliyat olmamış gibiyim" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/gaziantep-sehir-hastanesinde-basarili-operasyon</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w766745-03.jpg" type="image/jpeg" length="93499"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Tekin: "Skolyoz erken tanıyla kontrol altına alınabilir"]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/doc-dr-tekin-skolyoz-erken-taniyla-kontrol-altina-alinabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/doc-dr-tekin-skolyoz-erken-taniyla-kontrol-altina-alinabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, skolyozda erken tanı ve doğru tedavi planlamasının hastaların yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Omurganın yana doğru eğriliği olarak tanımlanan skolyozun özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, erken dönemde yapılan değerlendirmelerin hastalığın ilerlemesini önlemede önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Skolyozun her zaman belirgin şikâyetlerle ortaya çıkmayabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, "Omuz seviyelerinde farklılık, bir kürek kemiğinin diğerinden daha belirgin olması, bel bölgesinde asimetri, duruş bozukluğu ve sırtta oluşan şekil değişiklikleri skolyoz açısından önemli belirtiler olabilir. Bu tür erken fark edilmesi, tedavi sürecinin başarısını artırır" dedi.</p>

<h2><strong>"Her skolyoz hastası aynı şekilde değerlendirilmez"</strong></h2>

<p>Skolyoz tedavisinde kişiye özel yaklaşımın önemine vurgu yapan Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, "Hastanın yaşı, omurga eğriliğinin derecesi, büyüme potansiyeli ve eğriliğin ilerleme riski değerlendirilerek uygun tedavi yöntemi belirlenmelidir. Bazı hastalarda takip ve koruyucu yaklaşımlar yeterli olurken, bazı ileri vakalarda cerrahi tedavi seçenekleri gündeme gelebilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Günümüzde skolyoz tedavisinde gelişen teknolojiler ve modern cerrahi yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini belirten Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, "Amaç sadece omurgadaki eğriliği düzeltmek değil, hastanın hareket kabiliyetini korumak, ağrı şikâyetlerini azaltmak ve yaşam kalitesini artırmaktır" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Aileler çocuklarının duruşunu takip etmeli"</strong></h2>

<p>Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda ailelerin dikkatli olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, "Çocuklarda görülen duruş değişiklikleri, omuz veya kalça seviyesindeki farklılıklar ihmal edilmemelidir. Erken dönemde bir ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurmak, skolyozun kontrol altına alınmasında büyük önem taşır" diye konuştu.<br />
Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, skolyozda erken tanının sağlıklı bir omurga ve daha kaliteli bir yaşam için en önemli adımlardan biri olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/doc-dr-tekin-skolyoz-erken-taniyla-kontrol-altina-alinabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w766508-01.jpg" type="image/jpeg" length="21308"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yorgunluk Şikâyeti Olanlar Dikkat! Uzmandan Kritik Uyarı]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/yorgunluk-sikayeti-olanlar-dikkat-uzmandan-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/yorgunluk-sikayeti-olanlar-dikkat-uzmandan-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sürekli devam eden yorgunluk ve halsizliğin yalnızca yoğun yaşam temposundan kaynaklanmayabileceğini belirten Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, uzun süren yorgunluk şikâyetlerinin bazı önemli sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda sık karşılaşılan şikâyetlerden biri olan yorgunluğun birçok farklı nedeni olabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, özellikle dinlenmeye rağmen geçmeyen ve yaşam kalitesini etkileyen halsizliklerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Yorgunluk bazı hastalıkların ilk belirtisi olabilir"</strong></h2>

<p>Sürekli yorgunluğun vücudun verdiği önemli bir sinyal olabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, "Yorgunluk her zaman yoğun çalışma veya uykusuzlukla açıklanamaz. Kansızlık, tiroid hastalıkları, vitamin ve mineral eksiklikleri, diyabet, enfeksiyonlar, uyku bozuklukları ve bazı kronik hastalıklar uzun süren halsizliğe neden olabilir" dedi.</p>

<p>Özellikle kişinin günlük alışkanlıklarında herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen ortaya çıkan sürekli yorgunlukların araştırılması gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, erken değerlendirmenin altta yatan nedenlerin belirlenmesi açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>"Basit görünen şikâyetler önemsenmeli"</strong></h2>

<p>Yorgunluk şikâyetinin bazen basit nedenlerden kaynaklanabileceği gibi daha ciddi sağlık sorunlarının da işareti olabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, "Hastanın yaşı, yaşam tarzı, beslenme düzeni ve eşlik eden diğer şikâyetleri birlikte değerlendirilmelidir. Gerekli görülen durumlarda yapılacak kan tetkikleri ve muayenelerle birçok hastalık erken dönemde tespit edilebilir" şeklinde konuştu.</p>

<p>Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının enerji düzeyi üzerinde önemli etkisi olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, "Düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve uygun fiziksel aktivite vücudun genel sağlığını destekler. Ancak bu önlemlere rağmen devam eden yorgunluklarda mutlaka uzman görüşü alınmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Vücudun verdiği sinyalleri göz ardı etmeyin"</strong></h2>

<p>Uzun süren halsizlik ve yorgunluğun ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, "Özellikle açıklanamayan kilo kaybı, ateş, gece terlemesi, nefes darlığı, çarpıntı veya günlük aktiviteleri zorlaştıran yorgunluk gibi durumlarda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" diye konuştu.<br />
Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, düzenli sağlık kontrollerinin hastalıkların erken fark edilmesi ve yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/yorgunluk-sikayeti-olanlar-dikkat-uzmandan-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w765710-01.jpg" type="image/jpeg" length="86678"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
