<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mega Haber 27</title>
    <link>https://www.megahaber27.com</link>
    <description>Son dakika Gaziantep Haberleri, Gaziantep 27 Güncel Haber, Gaziantep Olay Haber, Gaziantep güncel intihar haberleri, cinayet haberleri, Gaziantep spor haberleri, Gaziantep elektrik kesintileri, defin listesi, korona tablosu, mega haber, asayiş haberleri, dünya haberleri, savaş haberleri,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.megahaber27.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Jul 2026 02:41:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Op. Dr. Akın Karagözoğlu: “Sünnet için yaz tatili yoğunluğu başladı.”]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/op-dr-akin-karagozoglu-sunnet-icin-yaz-tatili-yogunlugu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/op-dr-akin-karagozoglu-sunnet-icin-yaz-tatili-yogunlugu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Ürolojisi Uzmanı Op. Dr. Akın Karagözoğlu, sünnet için yaz aylarının tercih edilmesinin nedenlerini anlatarak ailelere önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okulların kapanmasıyla birlikte birçok aile çocuklarının sünnet işlemi için yaz tatilini tercih etmeye başladı. Uzmanlar ise sünnet için en uygun zamanın yalnızca mevsime göre değil, çocuğun sağlık durumu ve işlemin uygun şartlarda yapılmasına göre belirlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Ürolojisi Uzmanı Op. Dr. Akın Karagözoğlu, sünnetin çocukluk çağında en sık uygulanan cerrahi işlemlerden biri olduğunu belirterek, ailelerin doğru zamanda ve uygun koşullarda karar vermesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>"Sünnet için yaz ayları sık tercih edilen dönemlerden biridir"</strong></h2>

<p>Yaz tatilinin sünnet sonrası iyileşme süreci açısından bazı avantajlar sağlayabildiğini ifade eden Op. Dr. Akın Karagözoğlu, "Okulların kapalı olması, çocukların dinlenme sürecini daha rahat geçirmesi ve günlük aktivitelerin daha kolay planlanabilmesi nedeniyle yaz ayları aileler tarafından daha fazla tercih ediliyor. Ancak sünnet için belirleyici olan sadece mevsim değildir. Çocuğun genel sağlık durumu, yaşı ve işlemin uygun koşullarda yapılması büyük önem taşır" dedi.</p>

<h2><strong>"Sünnet basit bir işlem olarak görülmemeli"</strong></h2>

<p>Sünnetin her ne kadar sık uygulanan bir işlem olsa da cerrahi bir uygulama olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Akın Karagözoğlu, "Sünnet mutlaka steril hastane ortamında, deneyimli hekimler tarafından yapılmalıdır. Uygun olmayan koşullarda yapılan işlemler kanama, enfeksiyon ve istenmeyen sonuçlara neden olabilir" diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Havuz ve deniz için iyileşme süreci beklenmeli"</strong></h2>

<p>Yaz aylarında ailelerin en çok merak ettiği konulardan birinin sünnet sonrası deniz ve havuz kullanımı olduğunu belirten Op. Dr. Karagözoğlu, "Sünnet sonrası yara bölgesinin tamamen iyileşmesi beklenmelidir. İyileşme tamamlanmadan havuz ve denize girilmesi enfeksiyon riskini artırabilir. Bu nedenle ailelerin mutlaka hekim önerilerine uyması gerekir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Sünnet öncesi çocuk ürolojisi değerlendirmesi önemli"</strong></h2>

<p>Bazı çocuklarda sünnet öncesinde mutlaka uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Akın Karagözoğlu, "Hipospadias olarak bilinen peygamber sünneti, gömük penis veya bazı doğumsal farklılıklar bulunan çocuklarda sünnet kararı dikkatle verilmelidir. Bu gibi durumlarda sünnet derisi ileride yapılacak tedaviler için önem taşıyabilir" şeklinde konuştu.</p>

<p>Ailelere sünnet öncesinde çocuk ürolojisi uzmanına başvurmaları çağrısında bulunan Op. Dr. Akın Karagözoğlu, "Doğru planlama, uygun cerrahi koşullar ve uzman yaklaşımı ile sünnet süreci çocuklar için daha sağlıklı ve konforlu şekilde tamamlanabilir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/op-dr-akin-karagozoglu-sunnet-icin-yaz-tatili-yogunlugu-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/07/39.jpg" type="image/jpeg" length="51631"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Murat Doğan: "Çocuklarda kilo alımının nedeni sadece fazla yemek değil"]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/doc-dr-murat-dogan-cocuklarda-kilo-aliminin-nedeni-sadece-fazla-yemek-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/doc-dr-murat-dogan-cocuklarda-kilo-aliminin-nedeni-sadece-fazla-yemek-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Murat Doğan, çocuklarda görülen kilo artışının yalnızca fazla yemek tüketiminden kaynaklanmadığını belirterek, uzun süre ekran karşısında vakit geçirmenin ve hareketsiz yaşam tarzının çocukluk çağı obezitesini artıran en önemli etkenlerden biri olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağı obezitesinin dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirten Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Murat Doğan, ailelerin yalnızca çocuklarının beslenmesine değil, günlük hareket düzeyine ve ekran kullanım alışkanlıklarına da dikkat etmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak çocukların televizyon, tablet, telefon ve bilgisayar başında geçirdiği sürenin kontrol altında tutulmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Murat Doğan, "Çocuklar ekran karşısında uzun süre vakit geçirdiğinde hem fiziksel aktiviteleri azalıyor hem de farkında olmadan daha fazla kalorili yiyecek tüketebiliyor. Harcanan enerjinin azalması ve alınan kalorinin artması zaman içinde kilo artışına neden oluyor. Bu nedenle çocuklarda kilo alımını değerlendirirken sadece beslenmeye odaklanmak yeterli değildir" dedi.</p>

<h2><strong>Hareketsizlik obezite riskini artırıyor</strong></h2>

<p>Günlük fiziksel aktivitenin çocukların sağlıklı büyüme ve gelişimi için vazgeçilmez olduğunu belirten Doç. Dr. Murat Doğan, özellikle okul sonrası zamanın ekran karşısında değil, hareket ederek değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>"Çocukların her gün yaşlarına uygun fiziksel aktivite yapmaları, açık havada zaman geçirmeleri ve oyun oynamaları hem kilo kontrolünü destekliyor hem de kas ve kemik gelişimine katkı sağlıyor. Ayrıca düzenli hareket, çocukların ruh sağlığı, dikkat süresi ve uyku kalitesi üzerinde de olumlu etkiler oluşturuyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Obezite birçok hastalığın habercisi olabilir</strong></h2>

<p>Çocukluk çağında gelişen obezitenin yalnızca kilo fazlalığı anlamına gelmediğini belirten Doç. Dr. Murat Doğan, "Obezite; insülin direnci, tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, yüksek tansiyon, uyku apnesi ve bazı hormonal bozukluklar gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Özellikle hızlı kilo alan, boy uzaması yavaşlayan veya gelişiminde farklılık görülen çocukların çocuk endokrinolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi önemlidir" diye konuştu.</p>

<h2><strong>Ailelere ekran süresi uyarısı</strong></h2>

<p>Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının aile içinde kazanıldığını ifade eden Doç. Dr. Murat Doğan, ebeveynlerin çocuklarına örnek olması gerektiğini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>"Çocukların ekran süreleri yaşlarına uygun şekilde sınırlandırılmalı, ekran karşısında yemek yeme alışkanlığı önlenmeli ve ailece aktif yaşam desteklenmelidir. Günlük yürüyüşler, parkta oyun, bisiklet sürme ve sportif aktiviteler çocukların hem fiziksel hem de psikolojik gelişimine önemli katkı sağlar. Sağlıklı bir gelecek için çocuklarımızın sadece ne yediğine değil, ne kadar hareket ettiğine de dikkat etmeliyiz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doç. Dr. Murat Doğan, çocuklarda sağlıklı büyümenin temelinde dengeli beslenme, yeterli uyku, düzenli fiziksel aktivite ve kontrollü ekran kullanımının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/doc-dr-murat-dogan-cocuklarda-kilo-aliminin-nedeni-sadece-fazla-yemek-degil</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/07/59.jpg" type="image/jpeg" length="44492"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Ümit Çınkır: "Tiroit ve Diyabet belirtilerini göz ardı etmeyin"]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/uzm-dr-umit-cinkir-tiroit-ve-diyabet-belirtilerini-goz-ardi-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/uzm-dr-umit-cinkir-tiroit-ve-diyabet-belirtilerini-goz-ardi-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, tiroit hastalıkları ve diyabetin toplumda en sık görülen endokrin hastalıkları arasında yer aldığını belirterek, erken teşhisin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilmesini sağladığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Ümit Çınkır, tiroit bezinin vücudun metabolizmasını düzenleyen en önemli organlardan biri olduğunu ifade ederek, "Tiroit hormonlarının az ya da fazla çalışması birçok sistemi etkileyebilir. Sürekli yorgunluk, halsizlik, kilo değişiklikleri, çarpıntı, saç dökülmesi, kabızlık, aşırı terleme, tahammülsüzlük ve uyku düzensizlikleri gibi belirtiler tiroit hastalıklarının habercisi olabilir. Bu şikayetler ihmal edilmemeli ve mutlaka uzman değerlendirmesinden geçilmelidir" dedi.<br />
Diyabetin ise günümüzde giderek yaygınlaşan kronik hastalıklardan biri olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Ümit Çınkır, özellikle sık idrara çıkma, aşırı susama, ağız kuruluğu, açıklanamayan kilo kaybı, sürekli açlık hissi, bulanık görme ve geç iyileşen yaraların diyabetin önemli belirtileri arasında yer aldığını söyledi.<br />
Erken tanının önemine vurgu yapan Uzm. Dr. Ümit Çınkır, "Diyabet uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Düzenli sağlık kontrolleri sayesinde hastalık erken dönemde tespit edilerek uygun tedavi planlanabilir. Kontrol altına alınmayan diyabet; kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, sinir hasarı ve görme kaybı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tiroit hastalıklarının kadınlarda daha sık görülmesine rağmen her yaş grubunda ortaya çıkabileceğini belirten Uzm. Dr. Ümit Çınkır, aile öyküsü bulunan bireylerin ve risk grubunda yer alan kişilerin düzenli endokrinoloji kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının endokrin hastalıklarının önlenmesinde önemli rol oynadığını belirten Uzm. Dr. Ümit Çınkır, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, ideal kilonun korunması ve periyodik sağlık kontrollerinin hem diyabet hem de tiroit hastalıklarına karşı koruyucu etki sağladığını ifade etti.<br />
Son olarak toplumda farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Ümit Çınkır, "Vücudunuzun verdiği sinyalleri dikkate alın. Erken tanı sayesinde hem tiroit hastalıkları hem de diyabet başarılı şekilde yönetilebilir. Şikâyetleriniz varsa vakit kaybetmeden bir endokrinoloji uzmanına başvurmanız sağlığınız açısından büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/uzm-dr-umit-cinkir-tiroit-ve-diyabet-belirtilerini-goz-ardi-etmeyin</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/07/a-w745555-01.jpg" type="image/jpeg" length="83043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Işıl Güzel: "Sık tekrarlayan baş ağrılarını hafife almayın"]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/noroloji-uzmani-uzm-dr-isil-guzel-sik-tekrarlayan-bas-agrilarini-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/noroloji-uzmani-uzm-dr-isil-guzel-sik-tekrarlayan-bas-agrilarini-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Işıl Güzel, sık tekrarlayan baş ağrılarının mutlaka araştırılması gerektiğini belirterek, bazı baş ağrılarının ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Işıl Güzel, baş ağrısının baş veya boyun bölgesinde hissedilen rahatsızlık, ağrı ya da baskı hissi olarak tanımlandığını belirterek, "Baş ağrısı; stres, yorgunluk, açlık, sinüzit ve migren gibi birçok farklı nedenle ortaya çıkabilir. Ancak bazı durumlarda altta yatan ciddi bir sağlık probleminin ilk belirtisi de olabilir. Bu nedenle özellikle sık tekrarlayan, uzun süren veya günlük yaşamı olumsuz etkileyen baş ağrılarının mutlaka bir nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir" dedi.</p>

<h2><strong>"Migren en sık görülen baş ağrılarından biri"</strong></h2>

<p>Baş ağrısının en yaygın nedenlerinden birinin migren olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Işıl Güzel, migrenin ataklarla seyreden kronik bir nörolojik hastalık olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Migren ataklarında genellikle tek taraflı ve zonklayıcı karakterde baş ağrısı görüldüğünü belirten Dr. Güzel, "Işık ve sese karşı hassasiyet, bulantı ve kusma gibi belirtiler migrene eşlik edebilir. Beyindeki damar yapısındaki değişiklikler, serotonin düzeyindeki dalgalanmalar ve genetik yatkınlık migren gelişiminde önemli rol oynar" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>"Kas gerginliği de baş ağrısını tetikliyor"</strong></h2>

<p>Dr. Güzel, modern yaşamın getirdiği uzun süre masa başında çalışma, stres, anksiyete, kötü duruş ve çene sıkma alışkanlığının da baş ağrılarını artırdığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boyun ve omuz kaslarında oluşan gerginliğin zamanla baş ağrısını tetiklediğini ifade eden Dr. Güzel, düzenli egzersiz yapılmasının, doğru oturma pozisyonunun korunmasının, yeterli uykunun ve stres yönetiminin baş ağrılarının önlenmesinde önemli olduğunu kaydetti.</p>

<h2><strong>"Erken tanı büyük önem taşıyor"</strong></h2>

<p>Baş ağrısının nedeninin doğru belirlenmesinin tedavinin başarısını doğrudan etkilediğini ifade eden Uzm. Dr. Işıl Güzel, " Erken tanı sayesinde hem yaşam kalitesi artırılabilir hem de muhtemel ciddi hastalıkların önüne geçilebilir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/noroloji-uzmani-uzm-dr-isil-guzel-sik-tekrarlayan-bas-agrilarini-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/07/a-w745548-01.jpg" type="image/jpeg" length="14360"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın Serinlemek İsterken Sağlığınızdan Olmayın]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Temmuz ayıyla birlikte hava sıcaklıklarının yükselmesi, deniz ve havuz kullanımının artması ile klimaların daha yoğun çalıştırılması, kulak burun boğaz hastalıklarında da belirgin bir artışa neden oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Aylin Gül, yaz aylarında özellikle kulak enfeksiyonları, boğaz kuruluğu, alerjik şikâyetler ve sinüzit ataklarının daha sık görüldüğünü belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Yaz mevsiminin keyifli geçmesi için alınacak basit önlemlerin birçok sağlık sorununu önleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Aylin Gül, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>"Havuz sonrası kulak enfeksiyonları artıyor"</strong></h2>

<p>Yüzme sonrası kulakta kalan nemin bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Aylin Gül, dış kulak yolu enfeksiyonlarının yaz aylarında en sık karşılaşılan KBB hastalıklarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>"Yüzme sonrasında kulakta ağrı, dolgunluk hissi, kaşıntı veya akıntı gelişmesi enfeksiyon belirtisi olabilir. Kulak içine pamuklu çubuk ya da yabancı cisimlerle müdahale etmek enfeksiyonu daha da ağırlaştırabilir. Şikâyetler başladığında vakit kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulmalıdır."</p>

<h2><strong>Klima boğazı ve ses tellerini olumsuz etkileyebilir</strong></h2>

<p>Klimaların bilinçsiz kullanımının boğaz kuruluğu, ses kısıklığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarını tetikleyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Aylin Gül, ortam sıcaklığının çok düşük ayarlanmaması gerektiğini vurguladı. "Klima hava akımının doğrudan yüz ve boyun bölgesine gelmesi boğaz mukozasını kurutarak enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Ortamın düzenli havalandırılması ve yeterli sıvı tüketimi yaz aylarında büyük önem taşıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Alerjiler yazın da devam ediyor</strong></h2>

<p>Yaz mevsiminde polen, toz ve çevresel alerjenlerin etkisinin sürdüğünü belirten Prof. Dr. Aylin Gül, uzun süren burun tıkanıklığı, hapşırık, geniz akıntısı ve kaşıntının alerjik rinit belirtisi olabileceğini söyledi. "Burun tıkanıklığı yalnızca yaşam kalitesini düşürmekle kalmaz; uyku düzenini, nefes almayı ve günlük performansı da olumsuz etkileyebilir. Uzun süren şikâyetlerde mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır."</p>

<h2><strong>Geçmeyen belirtiler ihmal edilmemeli</strong></h2>

<p>İki haftadan uzun süren ses kısıklığı, boyunda ele gelen kitle, yutma güçlüğü, kulakta işitme kaybı veya sürekli burun tıkanıklığının mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aylin Gül, erken teşhisin birçok hastalıkta tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını ifade etti.</p>

<h2><strong>"Sağlıklı bir yaz için küçük önlemler yeterli olabilir"</strong></h2>

<p>Yaz aylarında alınacak basit tedbirlerin kulak burun boğaz hastalıklarının büyük bölümünü önleyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Aylin Gül, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Temizliği denetlenen havuzları tercih etmek, yüzme sonrasında kulak hijyenine dikkat etmek, klimayı doğru kullanmak, bol su tüketmek ve uzun süren şikâyetleri önemseyerek gecikmeden hekime başvurmak sağlıklı bir yaz geçirmenin temel adımlarıdır. Erken tanı sayesinde birçok Kulak Burun Boğaz hastalığı başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/07/53.jpg" type="image/jpeg" length="47769"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GAÜN Hastanesi’nde karaciğer tümörü tedavisinde bir ilk]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/gaun-hastanesinde-karaciger-tumoru-tedavisinde-bir-ilk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/gaun-hastanesinde-karaciger-tumoru-tedavisinde-bir-ilk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi’nde karaciğere yayılmış tümörü bulunan bir hastaya, ilk kez mikrodalga ablasyon yöntemi başarıyla uygulandı. Ameliyata gerek kalmadan gerçekleştirilen bu işlemle tümörlü doku hedef alınarak tedavi edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İşlem, GAÜN Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Hamdi Şahan ve ekibi tarafından görüntüleme cihazları eşliğinde gerçekleştirildi. Ciltte küçük bir girişten uygulanan mikrodalga ablasyon yöntemiyle tümörlü bölge yüksek ısıyla etkisiz hale getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W743011 05" class="detail-photo img-fluid" height="566" src="https://megahaber27com.teimg.com/megahaber27-com/uploads/2026/07/a-w743011-05.jpg" width="849" /></p>

<p>Konuyla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Mehmet Hamdi Şahan, mikrodalga ablasyonun uygun hastalarda açık cerrahiye alternatif olabilen modern bir tedavi yöntemi olduğunu belirtti. Şahan, işlemin küçük bir girişten yapılması sayesinde hastaların hastanede daha kısa süre kaldığını ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebildiğini ifade etti.</p>

<p>İşlemin ardından hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu, tedavi ve takip sürecinin planlandığı şekilde devam ettiği bildirildi. GAÜN Hastanesi’nde ilk kez gerçekleştirilen bu uygulamanın, girişimsel radyoloji alanında hastalara sunulan tedavi seçeneklerini artırması ve ileri teknoloji gerektiren tedavilerin başarıyla uygulanmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/gaun-hastanesinde-karaciger-tumoru-tedavisinde-bir-ilk</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/07/a-w743011-01.jpg" type="image/jpeg" length="96923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Burak Dineri, Medical Point’te hasta kabulüne başladı]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/anestezi-ve-reanimasyon-uzmani-dr-burak-dineri-medical-pointte-hasta-kabulune-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/anestezi-ve-reanimasyon-uzmani-dr-burak-dineri-medical-pointte-hasta-kabulune-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi, akademisyenlerden oluşan uzman ekibini genişletmeye devam ederek, kadrosuna Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Burak Dineri’yi dahil etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, Medical Point Gaziantep Hastanesi, akademisyenlerden oluşan uzman ekibini genişletmeye devam ederek, kadrosuna Uzm. Dr. Burak Dineri’yi dahil etti.<br />
Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde hasta kabulüne başlayan Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Burak Dineri ameliyat öncesi, sırası ve sonrasında hasta konforunu artırmaya yönelik uygulamalarıyla hizmet vermektedir. İlgi alanları arasında ultrasonografi eşliğinde bölgesel anestezi ve ağrı kontrolü, spinal ve epidural anestezi, ağrısız doğum (epidural analjezi), sedasyon uygulamaları, yoğun bakım hastalarının takibi ve tedavisi ile port kateter ve diyaliz kateteri uygulamaları yer almaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/anestezi-ve-reanimasyon-uzmani-dr-burak-dineri-medical-pointte-hasta-kabulune-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/07/75.jpg" type="image/jpeg" length="94077"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaciğerinde 13 santimetrelik tümör bulunan hasta 10 saatlik ameliyatla sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/karacigerinde-13-santimetrelik-tumor-bulunan-hasta-10-saatlik-ameliyatla-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/karacigerinde-13-santimetrelik-tumor-bulunan-hasta-10-saatlik-ameliyatla-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaciğerinde 13 santimetrelik tümör tespit edilen 77 yaşındaki emekli ambulans şoförü Mustafa Elçi, Gaziantep Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen ve 10 saat süren başarılı ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman'da yaşayan emekli ambulans şoförü Mustafa Elçi, ani gelişen karın ağrısı ve karaciğerde şişlik şikayeti üzerine Gaziantep Şehir Hastanesi'ne başvurdu. Hastanede yapılan detaylı tetkiklerde Elçi'nin karaciğerinde yaklaşık 13 santimetre büyüklüğünde tümör tespit edildi. Bunun üzerine hastaya 8 haftalık çok aşamalı bir tedavi süreci planlandı. İlk olarak girişimsel radyoloji işlemleriyle tümör kontrol altına alınırken, ameliyat öncesinde sağlıklı karaciğer dokusunun büyümesi sağlandı. Hazırlık sürecinin tamamlanmasının ardından Genel Cerrahi ekibi tarafından ameliyata alındı. Op. Dr. Kerem Özgü, Op. Dr. Abdullah İlbey Yetim ve Op. Dr. Hüseyin Garip'in yer aldığı ekip tarafından gerçekleştirilen yaklaşık 10 saatlik operasyonla tümörü içeren karaciğerin sağ lobu başarıyla çıkarıldı. Ameliyatın ardından sağlığına kavuşan Mustafa Elçi, başarılı tedavi süreci sonrası taburcu edilirken bu tür ileri düzey karaciğer cerrahisinin Gaziantep'te başarıyla gerçekleştirilebilmesi, bölge halkı için de önemli bir umut oldu.</p>

<h2><strong>"Hastamızın karaciğerinde 12-13 santimli bir kitle tespit ettik"</strong></h2>

<p>Hastaneye başvuran 70 yaşındaki Mustafa Elçi'nin karaciğerindeki tümörün tespit edilme sürecini anlatan ve tespitin ardından Gaziantep Şehir Hastanesi Multidisipliner Tümör Konseyi kurduklarını söyleyen Op. Dr. Kerem Özgü, "Hastamız 70 yaşında ve karaciğerinin sağ tarafında büyük bir tümör ile bize başvurdu. Yaptığımız tetiklerde karaciğerinin sağ tarafında hepatoselüler karsinom dediğimiz büyük bir kitleye, 12-13 santimli bir kitle tespit ettik. Bunun üzerine Gaziantep Şehir Hastanesi Multidisipliner Tümör Konseyi oluşturuldu. Konsey burada bir tıbbi onkolog, patolog, gastroenterolog, girişimsel radyologla beraber hasta değerlendirildi. Yaptığımız bu değerlendirmede hastanın başlangıçtaki karaciğerdeki büyük kitleden dolayı ameliyat sonrasındaki kalacak karaciğer rezervinin yeterli olmayacağına karar verdik. Bu yüzden de multidisipliner olarak çok aşamalı bir cerrahi plandık. Tabii bunu yapabilmek için multidisipliner çalışmak gerekiyordu. Öncelikle hastada nebulizasyon dediğimiz karaciğerin ana damarlarından birine tıkama işlemi yapıldı. Yaklaşık 2-3 hafta sonra yine tümörün büyümesini de kontrol etmemiz gerekiyordu ve ikinci aşama olarak da bir transarteriyel kemoembolizasyon dediğimiz karaciğerdeki tümöre giden damarlardan birine tıkama işlemi yapıldı. Buraya kadar her şey yolunda gitti ve aradan bir 5-6 hafta geçtikten sonra hastayı cerrahi için hazırlamaya başladık. Tabii bu süreç bu ana kadar bizim için yorucu geçti. Hastayla hep iletişim halinde kaldık ama bundan sonraki ameliyat işi işin asıl büyüğüydü" dedi.</p>

<h2><strong>"10 saat süren başarılı ameliyatla sağlığına kavuştu"</strong></h2>

<p>Başarılı geçen ameliyat sürecinden bahseden Op. Dr. Özgü, "Bu aşamada anesteziden preoperatif olarak ciddi bir destek aldık. Ameliyat sırasında da ciddi bir desteğimiz oldu. Sağ olsun Hüseyin Göksu Hocam hastanın başından bir dakika ayrılmadı. Ameliyatımız 9-10 saat sürdü ve hasta başarılı bir operasyonla ameliyat sonrası yoğun bakıma alındı. Ve yoğun bakımda ilk gün herhangi bir sıkıntımız olmadı. Ertesi gün hastayı solunum cihazından ayırdık ve ameliyattan sonra 3. günde odasını aldık. Böyle bir mutlu son olması bizi çok mutlu etti. Tabi bu ameliyatı yapabilmek, böyle 3 aşamayı yapabilmek, Gaziantep Şehir Hastanesi 2 yıl önce kuruldu. Ve o aşamadan bu aşamaya gelebilmesi, böyle multidisipliner bir şekilde çalışılabilmesi çok önemli bir olay. Çok önemli bir başarı olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Aşamalı tedaviyle karaciğer yetmezliğinin önüne geçtik"</strong></h2>

<p>Gerçekleştirilen ameliyatın zamanlamasının önemine değinen Op. Dr. Özgü, aşamalı tedaviyle karaciğer yetmezliğinin önüne geçtiklerini aktararak, "Biz ameliyatı en başta direkt, biz genişletilmiş sağ hepatektomi ameliyatı yaptık. Ameliyatı en başta direkt yapsaydık belki hastalık karaciğer yetmezliği gelişecekti. Ama bu yaptığımız aşamalı tedaviyle karaciğer yetmezliğinin önüne geçtik. Aynı zamanda tümörü kontrol altına aldık. Burada ciddi tümör konseylerinin önemi var. Yani bir tıbbi onkolog, gastroenterolog, girişimsel radyolog. Bu hocalarımızdan büyük destek gördük. Belki bu ameliyatı yapmamızda bizi cesaretlendiren hocalarımız oldu. Bütün ekibe çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.</p>

<h2><strong>"Asıl başarımız ekip olmamız"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ahmet Uluşan, "Hastamız, karaciğerde büyük bir kitle sebebiyle hastanemize başvurdu. Ama ameliyatın riskli olması, ileride bir karaciğer yetmezliği gelişebileceği öngörüsüyle onkoloji konseyimizde, multidispliner onkoloji konseyimizde hasta değerlendirildi. Burada ilk önce hastamızın karaciğerinin daha uygun hale getirilmesi sağlandı. Burada embolizasyon işlemi uygulandı. Ve daha sonrasında tümörün küçültülmesi için transarteriyel kemoembolizasyon işlemi uygulandı. Tümör küçüldükten sonra cerrah arkadaşlar tarafından yine konsey kararıyla ameliyat kararı alındı. Yaklaşık bir 10 saat süren uzun bir işlemden sonra hastamız sağlığına kavuştu. Yani burada asıl önemli olan, dikkatinizi çekmemiz gereken şey aslında bu işin multidispliner yöntemlerle yapıldı. İlk önce girişimsel radyoloji tarafından, sonra medikal onkologlar, daha sonra genel cerrahi ekibi, bunların yanında yine anestezi, patoloji ekipleri, gastroenteroloji ekipleriyle beraber bu işlemin gerçekleştirilmesi ve bunun sonucunda da hastayı şifayla taburcu edeceğiz inşallah" şeklinde konuştu.<br />
Multidispliner bir yaklaşım ile çeşitli bölümlerden cerrahların ortak çalışması sonucu hastanın hazır hale getirildiğini söyleyen Prof. Dr. Ahmet Uluşan, sadece cerrahların değil tüm ekibin iyi olması gerektiğini aktardı.</p>

<h2><strong>"Ameliyata girerken öleceğimi düşündüm ama doktorlarımız beni tekrar hayata döndürdü"</strong></h2>

<p>Ameliyata girerken yaşama ihtimalinin olmadığını düşündüğünü söyleyerek, yaşadığı zorlu hastalık sürecini anlatan Mustafa Elçi, "Ben emekli olduktan sonra çalışmaya başladım. Çalıştıktan sonra aradan 2-3 ay geçti. Karnımın sağ tarafımdan bir ağrı ortaya çıktı. Bir türlü anlayamadım. Hiç de doktora gitmedim. İlk defa doktora gidiyorum. Geçmişte hiç de iğne bile vurulmadım. Gaziantep Şehir Hastanesi'ne başvurdum. Acile girdim ilk tetkiklerde şeker, tansiyon denildi. Ardından doktor geldi ve karnımı muayene etti. Beni film çektirmeye gönderdi. Film sonuçlarım çıktığında bana tekrar gün verdi. Geldiğimde karaciğeri bağlamamız lazım, kestirmemiz lazım dedi. 3 defa koltukaltımdan bir kere de kasıktan işlem yaptılar. En son ise ameliyatla aldılar ve beni kurtardılar dolayısıyla Gaziantep Şehir Hastanesi'ne ve tüm ekibine teşekkür ediyorum. Ben ilk hastaneye geldiğim zaman ameliyata gireceğimi duyduğumda umutsuz girdim ama Allah'a şükür umutlu çıktım hastaneden. Çünkü dediğim gibi ameliyata girerken öleceğimi düşündüm ama sağ olsun doktorlarımız beni tekrar hayata döndürdü" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/karacigerinde-13-santimetrelik-tumor-bulunan-hasta-10-saatlik-ameliyatla-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/07/aw737767-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="61663"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Op. Dr. Küçük: "Büyük meme sadece estetik değil, sağlık sorunu da olabilir"]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/op-dr-kucuk-buyuk-meme-sadece-estetik-degil-saglik-sorunu-da-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/op-dr-kucuk-buyuk-meme-sadece-estetik-degil-saglik-sorunu-da-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Küçük, büyük meme yapısının yalnızca estetik bir konu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen pek çok sağlık sorununa yol açabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda meme küçültme ameliyatlarının çoğu zaman yalnızca estetik kaygılarla yapıldığı düşünülse de, birçok kadın için bu operasyonun yaşam kalitesini artıran fonksiyonel bir tedavi niteliği taşıdığını ifade eden Medical Point Gaziantep Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Küçük, özellikle büyük meme yapısının günlük yaşamı zorlaştıran fiziksel şikayetlere neden olabildiğini söyledi. Op. Dr. Ufuk Küçük, göğüs estetiği ve rekonstrüktif cerrahinin plastik cerrahinin önemli çalışma alanları arasında yer aldığını belirtti.</p>

<h2><strong>"Omuz ve sırt ağrılarının nedeni büyük göğüs olabilir"</strong></h2>

<p>Büyük göğüs dokusunun vücutta ağırlık oluşturduğunu belirten Op. Dr. Ufuk Küçük, "göğüs büyüklüğü nedeniyle özellikle boyun, omuz ve sırt bölgesinde kronik ağrılar görülebiliyor. İç giyimlerin askılarının omuzlarda derin izler bırakması, duruş bozuklukları, kamburluk eğilimi ve fiziksel aktivitelerde zorlanma en sık karşılaştığımız sorunlar arasında yer alıyor. Özellikle yaz aylarında göğüs altı bölgesinde oluşan aşırı terleme, pişik ve cilt enfeksiyonları da hastaların yaşam konforunu önemli ölçüde azaltabiliyor" dedi.</p>

<h2><strong>"Sadece fiziksel değil, psikolojik etkileri de var"</strong></h2>

<p>Büyük meme yapısının kadınların sosyal yaşamını ve psikolojik iyilik halini de etkileyebildiğini vurgulayan Op. Dr. Ufuk Küçük, "Bazı kadınlar istedikleri kıyafetleri giyemiyor, spor yapmaktan kaçınıyor ya da beden algısıyla ilgili özgüven sorunları yaşayabiliyor. Bu nedenle göğüs küçültme ameliyatını yalnızca estetik bir girişim olarak değerlendirmek doğru olmaz. Uygun hastalarda bu operasyon hem fiziksel hem de psikolojik açıdan önemli faydalar sağlayabiliyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Göğüs küçültme ameliyatı kişiye özel planlanıyor"</strong></h2>

<p>Her hastanın anatomik yapısı ve beklentilerinin farklı olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Ufuk Küçük, ameliyat planlamasının ayrıntılı muayene sonrasında kişiye özel yapıldığını belirterek, "Operasyon sırasında yalnızca göğüs hacmini küçültmek değil, aynı zamanda göğüs dokusuna daha dengeli ve estetik bir form kazandırmak da hedeflenir. Hastanın yaşı, cilt yapısı, göğüs dokusu, genel sağlık durumu ve beklentileri birlikte değerlendirilerek en uygun cerrahi yöntem belirlenir" şeklinde konuştu.</p>

<p>Meme küçültme ameliyatı sonrası hastaların önemli bir kısmının günlük yaşamlarında belirgin rahatlama yaşadığını belirten Op. Dr. Ufuk Küçük, "Ameliyat sonrasında sırt ve boyun ağrılarında azalma, hareket kabiliyetinde artış ve yaşam kalitesinde belirgin iyileşme görülebiliyor. Hastalarımızdan en sık duyduğumuz cümlelerden biri, 'Keşke bu ameliyatı daha önce olsaydım' oluyor. Bu durum, operasyonun yalnızca görünümü değil, yaşam konforunu da olumlu etkilediğini gösteriyor" diye konuştu.<br />
Bu tür operasyonların uygun hasta seçimi ve uzman değerlendirmesiyle planlanmasının önem taşıdığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yaz aylarında da planlanabilir</strong></h2>

<p>Yaz aylarında meme küçültme ameliyatı yaptırmanın mümkün olduğunu belirten Op. Dr. Ufuk Küçük, mevsimden bağımsız olarak ameliyat sonrası hekim önerilerine uyulmasının iyileşme süreci açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Düzenli kontrollerin aksatılmaması, önerilen medikal iç giyimlerin kullanılması ve yara bakımına dikkat edilmesiyle hastaların sağlıklı bir iyileşme süreci geçirebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/op-dr-kucuk-buyuk-meme-sadece-estetik-degil-saglik-sorunu-da-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/07/a-w737432-01.jpg" type="image/jpeg" length="61348"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir'den anne ve bebek sağlığı için örnek adım]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/gaziantep-buyuksehirden-anne-ve-bebek-sagligi-icin-ornek-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/gaziantep-buyuksehirden-anne-ve-bebek-sagligi-icin-ornek-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, insan odaklı belediyecilik anlayışı doğrultusunda sağlık alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha ekleyerek anne ve bebek sağlığını güçlendirmek, ebelik öğrencilerine uygulamalı eğitim ve istihdam imkanı sunmak amacıyla hazırlanan "Her Gebeye Bir Ebe Projesi" için protokol imzalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin güçlü desteğiyle hayata geçirilen proje; sağlık, eğitim ve istihdamı aynı çatı altında buluşturarak hem anne adaylarına hem de geleceğin sağlık çalışanlarına önemli katkılar sunacak.</p>

<p>İŞKUR ve Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde, Gaziantep Valiliği koordinasyonunda yürütülecek proje kapsamında Gaziantep Valiliği Fuaye Salonu'nda düzenlenen törende protokol imzaları atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyükşehir Belediyesi'nin son yıllarda sağlık alanında ortaya koyduğu vizyoner çalışmaların yeni halkasını oluşturan proje, gebelik sürecindeki kadınların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırırken, anne ve bebek sağlığının korunmasına yönelik bütüncül bir model sunacak.</p>

<h2><strong>"Bin kadro aldık"</strong></h2>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin protokolün imza töreninde yaptığı konuşmada teoriyle pratiği geliştirerek hem okuyan öğrencilerin kariyer alanında destek sağladığı hem de annenin temel destek ve ihtiyaçlarını katkıda bulunulduğunu belirterek, "Bu çok önemli bir kadroydu çünkü staj programlarında teoriyle pratiği birleştirmek ve şehrin sağlıklı şehir olması konusundaki ihtiyaçları gidermek gerekiyordu. Çünkü bin kadro aldık şu anda. Bu önemli bir başlangıçtı. Fakülteyi ziyaret ettiğimizde, ebelik okuyan öğrencilerimizle bir araya geldiğimizde onların da öğrendiği bilgiyi pratikte kullanmak istediklerini bize söylediler. Aynı zamanda esnek çalışmanın sosyal güvenlik ayağı şu anda çalışıyor. Çocuklarımız sigortalı oluyorlar. Yarın için çok önemli bir başlangıç olacak" dedi.</p>

<h2><strong>Her bir bireyimizin sağlıklı bir şekilde doğması, sağlıklı bir şekilde aktif yaşaması en büyük amacımız</strong></h2>

<p>Açıklamasının devamında anne ve bebek için yapılan çalışmalara değinen Başkan Şahin, "Gerçekten anne sütü zekayı artırıyor. Normal doğum çok kıymetli. Ama o dokuz aylık süreçte anne bunu hazırlamak gerekiyor. Her yönden hazırlamak gerekiyor. Bu hazırlık bunun sonucu olacak. Nesillerimiz daha ilk dünyaya geldiğinde sağlıklı bir şekilde gelecek. İşte biraz önce gördüğünüz gibi dört altı yaşta Kur'an kursunda kreşlerde eğitimini alacak. Günün sonunda Alzheimer merkezini geçen on beş gün önce açtık. Her bir bireyimizin sağlıklı bir şekilde doğması, sağlıklı bir şekilde aktif yaşaması bizim Büyükşehir Belediyemizin en büyük amacı" ifadelerine yer verdi.</p>

<h2><strong>"Bizim burada tabi şansımız kurucu aile bakanımız"</strong></h2>

<p>Gaziantep Valisi Kemal Çeber proje ile ilgili birkaç boyutuyla ilgilenildiğini belirterek, "Bizim burada tabi şansımız Kurucu Aile Bakanımız. Gebe okullarının içeriğini de yardımcı oluyor. Özellikle İnayet Topçuoğlu'nu da merkez alarak orada gebe okulları, sekiz haftalık eğitimler, lazım olan bütün malzemeler bu konularda büyükşehir belediyemiz meselenin öncülüğünü yapıyor ve son derece güzel bir projeyi hayata geçirmiş oluyoruz. Ben bu başlıklarla yani bir taşta birçok kuşu vurduğumuz ve en iyi şekilde istifade edeceğimiz bu başlıklarda inşallah projenin gebelerimize, sonra onlarla ilgilenecek olan ebelerimize ve ondan sonra inşallah aramıza katılacak sağlıklı bebeklerimize, neslimize hayırlı olmasını temenni ediyorum" açıklamasında bulundu.<br />
Gaziantep Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fahrettin Göğüş sağlıklı bireylerin yetiştirilmesinde ilk adım olduğunu ifade ederek, "Bireyler anne karnında sağlıkla tanışıyorlar ve sonrasında birer birey olarak topluma sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplumların yetiştirilmesinde katkı sunan ebelerimizin rolünü biz bu projeyle çok daha net görmüş olacağız" açıklamasında bulundu.</p>

<p>Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Şen hizmet fikrinden dolayı Başkan Fatma Şahin’e teşekkür ederek, "Çok faydalı olacak çünkü sağlıklı nesiller sağlıklı gebelikle başlar. Bu düsturla yola çıktık. İnşallah sonuçlarımız da iyi olacak" şeklinde konuştu.<br />
Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Doç. Dr. Mikail Özdemir istenmeyen anne ve bebek ölümlerinin azalmasını sağlayacak ve anneye birçok konuda destek veren proje hakkında "Öğrencilerimiz her gebe bir ebe projesini yereldeki bir alt basamağı olan bu projeyle oradaki ebelik öğrencileri işin ciddiyetini bilerek, teorik anlamda gördüğü şeyi pratikte de uygulayarak yetişecekler ve günün sonunda yine bizlere hizmet edecekler ve daha kaliteli bir hizmet sunacaklar" diye konuştu.</p>

<h2><strong>Büyükşehir'in sağlık vizyonuna yeni halka</strong></h2>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, bugüne kadar yaşlı bakımından engelli hizmetlerine, evde sağlık hizmetlerinden koruyucu sağlık çalışmalarına, İnayet Topçuoğlu Hastanesi'nden sağlık merkezlerine kadar birçok yatırımı hayata geçirirken, "Her Gebeye Bir Ebe" Projesi ile anne ve çocuk sağlığı alanında da örnek bir uygulamayı kente kazandırıyor.</p>

<p>Proje kapsamında Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı kamu hastaneleri, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İnayet Topçuoğlu Hastanesi ile Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Gebe Okulları koordineli şekilde hizmet verecek.<br />
Gaziantep genelindeki anne adayları, gebelik sürecinin ilk döneminden itibaren uzman ebeler tarafından takip edilecek. Böylece gebelerin sağlık süreçleri planlı, düzenli ve bire bir takip sistemiyle yürütülecek.</p>

<h2><strong>Her gebeye bire bir ebe desteği verilecek</strong></h2>

<p>Proje kapsamında her gebeye bir ebe atanacak. Anne adayları için sekiz haftalık eğitim programları düzenlenecek, gebelik süreci dijital sağlık sistemleri üzerinden takip edilecek, doğuma hazırlık eğitimleri verilecek, emzirme danışmanlığı sunulacak ve doğum sonrasındaki süreçte de rehberlik hizmetleri devam edecek.</p>

<p>Normal doğumun teşvik edilmesini amaçlayan proje ile birlikte ebe süreklilik bakım modeli uygulanacak. Böylece gebeler aynı ebe tarafından düzenli olarak takip edilerek güven ilişkisi kurulacak.</p>

<p>Ayrıca dijital sağlık teknolojileri sayesinde gebelik süreci kayıt altına alınacak, riskli gebelikler erken dönemde tespit edilerek gerekli sağlık müdahaleleri zamanında gerçekleştirilecek.</p>

<h2><strong>Öğrenciler hem deneyim kazanacak hem istihdama katılacak</strong></h2>

<p>"Her Gebeye Bir Ebe" Projesi'nin önemli ayaklarından birini de üniversite öğrencileri oluşturuyor. İşgücü Uyum Programı (İUP) kapsamında Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü 3'üncü sınıf öğrencileri sahada aktif görev alacak.<br />
Böylece öğrenciler teorik eğitimlerini uygulamayla pekiştirme fırsatı bulurken aynı zamanda meslek hayatına hazırlanacak, sigortalı çalışma imkânı elde edecek ve istihdama önemli bir adım atmış olacak. Bu yönüyle proje, sağlık hizmetlerinin niteliğini artırırken genç istihdamına da doğrudan katkı sağlayacak.<br />
İstihdamı destekleyen, üniversite-kamu iş birliğini güçlendiren ve sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran proje, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin "önleyici sağlık, güçlü aile ve sağlıklı nesiller" vizyonunun yeni ve önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/gaziantep-buyuksehirden-anne-ve-bebek-sagligi-icin-ornek-adim</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/06/a-w737000-03.jpg" type="image/jpeg" length="43525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama iğneleri kullanmadan önce ve sonrasında radyolojik değerlendirmenin önemi]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/zayiflama-igneleri-kullanmadan-once-ve-sonrasinda-radyolojik-degerlendirmenin-onemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/zayiflama-igneleri-kullanmadan-once-ve-sonrasinda-radyolojik-degerlendirmenin-onemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Ayhan Duman, son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğnelerinin hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini belirterek, tedavi öncesinde yapılacak radyolojik değerlendirmelerin muhtemelrisklerin önceden belirlenmesine katkı sağlayabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Ayhan Duman, özellikle safra kesesi, pankreas ve karaciğer hastalıkları bulunan bireylerde tedavi planlamasının dikkatle yapılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Dr. Duman, "Zayıflama amacıyla kullanılan ilaçlar mutlaka hekim değerlendirmesi sonrasında başlanmalıdır. Bazı hastalarda mevcut ancak fark edilmeyen karaciğer yağlanması, safra kesesi taşları veya pankreasla ilgili problemler bulunabiliyor. Görüntüleme yöntemleri sayesinde bu durumlar önceden tespit edilerek daha güvenli bir tedavi planı oluşturulabilir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hangi radyolojik tetkikler öne çıkıyor</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Ayhan Duman, tedavi öncesinde hastanın klinik durumuna göre çeşitli görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabileceğini belirterek, "Karaciğer yağlanması ve karaciğer yapısının değerlendirilmesinde ultrasonografi, Safra kesesi taşı veya safra yolları problemlerinin araştırılmasında ultrasonografi, Pankreasın ayrıntılı incelenmesi gereken durumlarda MR ve diğer ileri görüntüleme yöntemleri, Karın içi organların genel değerlendirilmesinde radyolojik incelemeler. Her hastaya aynı tetkikin yapılması gerekmese de özellikle risk faktörleri bulunan bireylerde görüntüleme yöntemleri önemli bilgiler sağlayabiliyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Safra kesesi ve pankreas sağlığına dikkat</strong></h2>

<p>Hızlı kilo kaybının bazı kişilerde safra kesesi problemlerini artırabileceğini belirten Uzm. Dr. Ayhan Duman, özellikle daha önce safra taşı öyküsü bulunan hastaların dikkatli takip edilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Duman, "Karın ağrısı, bulantı, kusma veya sindirim sistemiyle ilgili beklenmeyen şikayetler ortaya çıktığında radyolojik değerlendirme büyük önem taşıyor. Erken tanı sayesinde muhtemel komplikasyonlar daha hızlı yönetilebiliyor" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>Tedavide kişiye özel yaklaşım önemli</strong></h2>

<p>Obezite tedavisinin yalnızca ilaç kullanımından ibaret olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Ayhan Duman, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve uzman hekim takibinin sürecin temel unsurları olduğunu belirtti.</p>

<p>Uzm. Dr. Ayhan Duman, "Her bireyin sağlık geçmişi farklıdır. Bu nedenle tedavi öncesinde yapılacak klinik ve radyolojik değerlendirmeler, hem tedavinin başarısını artırmak hem de muhtemel riskleri azaltmak açısından önemli bir adımdır" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/zayiflama-igneleri-kullanmadan-once-ve-sonrasinda-radyolojik-degerlendirmenin-onemi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/06/a-w726572-01.jpg" type="image/jpeg" length="13182"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[LGS öncesi uzmanlardan adaylara ve ailelere kritik uyarılar]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/lgs-oncesi-uzmanlardan-adaylara-ve-ailelere-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/lgs-oncesi-uzmanlardan-adaylara-ve-ailelere-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde 13 Haziran'da yapılacak LGS maratonuna kısa süre kala uzmanlar sınav kaygısı ve aile tutumlarının öğrenciler üzerindeki etkisine dikkat çekerek uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Rıfat İnci ile Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, 13 Haziran'da düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav öncesinde öğrencilere ve ailelerine uyarılarda bulundu. Sınav sürecinde stresin öğrencilerin performansını olumsuz etkileyebileceğini ifade eden uzmanlar, adayların son günlerde yoğun kaygıdan uzak durmaları, beslenmelerini, uyku düzenlerini korumaları ve kendilerini baskı altında hissetmemeleri gerektiğini vurguladı. Uzmanlar ayrıca ailelerin yaklaşımının da sınav sürecinde belirleyici rol oynadığına dikkat çekerek, çocuklar üzerinde aşırı beklenti oluşturmanın kaygıyı artırabileceğini söyledi. Ailelerin destekleyici, anlayışlı ve motive edici bir davranış sergilemeleri gerektiğini belirten uzmanlar, öğrencilerin başarılarından çok emeklerine odaklanılması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Sınav sürecinde aileler çok önem taşıyor"</strong></h2>

<p>Ailelerin, sınav sürecinde çocukları üzerinde beklentiyi yüksek tutarak baskı oluşturmaması gerektiğini belirten Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Rıfat İnci, "Üniversite sınavına 10 gün kadar bir süre kaldı. Her sene bu kaygıyı yaşıyoruz. Aslında sınav kaygısı kişinin bildiklerini yeterince kullanamaması, kaygıdan dolayı yeterli başarı gösterememesi. Buradaki asıl olay şu, kişi sürekli yanlış yapacağını, başarılı olamayacağını düşünüyor. Bundan dolayı heyecan yapıyor ve bildiklerini etkili bir şekilde kullanamıyor. Sınav kaygısında burada en çok kişi başarılı olamayacağı endişesi taşıyor. Ya başarılı olamazsam, ailemin yüzüne nasıl bakarım, çevrede nasıl tanınırım diye endişe ediyor. Biz de diyoruz ki az kaygı iyi ama az kaygı iyi. Kişiyi daha iyi çalıştırır, daha iyi odaklandırır. Şimdi başarılı olayım der. Ama aşırı kaygı kişinin bildiklerini yapamamasına sebep olur. Bu konuda ise aileler önem taşıyor. Aileler beklentilerini yüksek tutmasın. Çocuklarının gerekli çalışmayı yaptığını, onlara güvendiğini, daha rahat olmaları gerektiğini ifade etsinler. Onun dışında sınav adayları ise zamanı iyi kullansınlar. Sınav öncesi iyi dinlensinler. Ve uzun süredir yapmadıkları, çalışmadıkları konuları son zamana bırakmasınlar. Bu korkunun üzerine gidip hatta sınav yerine, sınavdan önce birkaç kere gidip görüp o heyecanı yaşamaya çalışsınlar. Yani korku dediğimiz şey aslında kaçtıkça peşimize gelen, köpeğe benzettiğimiz bir heyecan duygusu. Eğer biz ondan kaçarsak daha çok peşimize gelir. Ama biz onun üstüne gidersek, ben bunu yeneceğim dersek, üzerine üzerine gidersek, o bizden kaçacak. Sınav döneminde bu konulara dikkat edilmesi gerekiyor. Herkese başarılar diliyorum" dedi.</p>

<h2><strong>"Beslenme ve uyku düzenlerine dikkat edilmeli"</strong></h2>

<p>Çocukların stres dönemlerinde mide ağrısı ve sindirim sistemiyle ilgili şikâyetler yaşayabildiğini belirten Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, sınav öncesi dönemde ağır, yağlı ve aşırı tuzlu yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini ifade etti. Koçakgöl, "Özellikle sınavın son haftasında öğrencilerimizin yaşam kalitesini destekleyen bir düzenin sürdürülmesi önemlidir. Bu süreçte günlük rutinlerin korunması, yeterli dinlenme ve dengeli beslenmeye özen gösterilmesini öneriyoruz. Ayrıca öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarını olumsuz etkileyebilecek kişi ve ortamlarla olan etkileşimlerinin mümkün olduğunca sınırlandırılması, sınav öncesi dönemin daha sakin ve verimli geçirilmesine katkı sağlayacaktır. Beslenme konusunda ise aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yiyeceklerden kaçınılması önemlidir. Sınav stresi çocuklarda sıklıkla mide ağrısı ve sindirim sistemi şikâyetlerine yol açabildiği için hafif, düzenli ve dengeli bir beslenme planı tercih edilmelidir" diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Sınavdan önce okulun görülmesi kaygıyı azaltabilir"</strong></h2>

<p>Uyku düzeninin sınav sürecindeki önemine dikkat çeken Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, sınavdan bir veya iki gün önce sınav merkezinin ziyaret edilmesinin öğrencilerin kaygı düzeylerini azaltabileceğini söyledi. Koçakgöl, "Çocukların sınav sürecinde uyku kalitelerine dikkat etmeleri büyük önem taşımaktadır. Ayrıca sınavdan bir ya da iki gün önce sınava girecekleri okulu ve mümkünse sınıfı görmelerini öneriyorum. Ortamla önceden temas kurmak, belirsizliği azaltarak kaygı seviyesinin düşmesine yardımcı olabilir. Bunun yanında öğrenciler kısa yürüyüşler yapabilir, dinlenmelerini destekleyecek farklı aktivitelere zaman ayırabilirler. Ancak bu dönemde kendilerini aşırı yormamaları önemlidir. LGS, akademik bilginin yanı sıra psikolojik dayanıklılığı da etkileyen önemli bir sınavdır. Süre baskısı öğrenciler için kaygı oluşturabilse de sakin kalabildiklerinde zamanı daha verimli kullanabilirler. Bu nedenle sınav sırasında sürekli saate odaklanmak yerine, dikkatlerini sorulara yöneltmeleri ve anda kalmaları faydalı olacaktır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/lgs-oncesi-uzmanlardan-adaylara-ve-ailelere-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/06/aw722999-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="21714"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin ve Sinir Cerrahisi Op. Dr. Murat Uğur ANKA’da]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/beyin-ve-sinir-cerrahisi-op-dr-murat-ugur-ankada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/beyin-ve-sinir-cerrahisi-op-dr-murat-ugur-ankada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık alanındaki uzman kadrosunu genişletmeye devam eden Özel Anka Hastanesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Uğur’un hasta kabulüne başladığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tıp eğitimini ve uzmanlık eğitimini Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayan Op. Dr. Murat Uğur, mesleki kariyeri boyunca beyin, omurga ve sinir sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisi alanında görev yaptı. Deneyimli hekim, Özel Anka Hastanesinde hizmet vermeye başladı. Beyin ve Sinir Cerrahisi alanında çalışmalarını sürdüren Op. Dr. Uğur, bel ve boyun fıtıkları, omurga hastalıkları, beyin tümörleri, kafa travmaları, beyin damar hastalıkları ve periferik sinir sıkışmaları gibi birçok hastalığın tanı ve tedavisiyle ilgileniyor. Güncel tanı ve tedavi yöntemlerini klinik uygulamalarına yansıtan Op. Dr. Uğur, cerrahi gerektiren vakaların yanı sıra uygun hastalarda cerrahi dışı tedavi seçeneklerini de değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel Anka Hastanesi yetkilileri, sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmaya yönelik yatırımlarını sürdürdüklerini belirterek, deneyimli hekimlerin katılımıyla bölge halkına daha kapsamlı sağlık hizmeti sunmayı hedeflediklerini ifade etti. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Uğur’un hasta kabulüne başlamasıyla birlikte, beyin ve omurga hastalıkları başta olmak üzere sinir sistemi rahatsızlıklarının tanı ve tedavisinde hastalara hizmet verilmeye devam edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/beyin-ve-sinir-cerrahisi-op-dr-murat-ugur-ankada</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/06/a-w720501-01.jpg" type="image/jpeg" length="91350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda süt içtikten sonra karın ağrısı, gaz, şişkinlik yada ishale dikkat]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/cocuklarda-sut-ictikten-sonra-karin-agrisi-gaz-siskinlik-yada-ishale-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/cocuklarda-sut-ictikten-sonra-karin-agrisi-gaz-siskinlik-yada-ishale-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Meltem Gülşan, çocuklarda süt içtikten sonra karın ağrısı, gaz, şişkinlik ya da ishalin laktoz intoleransı olabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Meltem Gülşan, ailelerin bu belirtileri dikkatle takip etmeleri gerektiğini belirterek erken teşhisin önemine dikkat çekti. Dr. Gülşan, "Çocuklarda süt ve süt ürünleri tüketiminin ardından ortaya çıkan karın ağrısı, gaz, şişkinlik ve ishal gibi sindirim sistemi şikayetleri, laktoz intoleransının işareti olabilir" dedi.</p>

<p>Laktoz intoleransının, sütte bulunan doğal süt şekeri laktozun sindirilememesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Uzm. Dr. Meltem Gülşan, "Laktozun sindirilebilmesi için ince bağırsaklarda laktaz adı verilen enzimin yeterli miktarda bulunması gerekir. Bu enzimin eksikliği veya yetersizliği durumunda laktoz sindirilemez ve çeşitli sindirim sistemi yakınmalarına neden olabilir" dedi.</p>

<h2><strong>"Belirtiler süt tüketiminden sonra ortaya çıkabiliyor"</strong></h2>

<p>Laktoz intoleransının çocuklarda farklı belirtilerle kendini gösterebildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Meltem Gülşan, "Süt veya süt ürünleri tüketiminden kısa süre sonra karın ağrısı, gaz, şişkinlik, mide bulantısı ve ishal gibi şikâyetler görülebilir. Bu belirtiler zaman zaman başka sindirim sistemi hastalıklarıyla karıştırılabildiği için doğru değerlendirme ve uzman görüşü önemlidir" diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Süt ürünlerini tamamen kesmek doğru bir yaklaşım değil"</strong></h2>

<p>Çocukların büyüme ve gelişme döneminde süt ve süt ürünlerinin önemli bir besin kaynağı olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Meltem Gülşan, ailelerin uzman önerisi olmadan bu ürünleri tamamen diyetten çıkarmamaları gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Meltem Gülşan, "Laktoz intoleransı tanısı konulmadan süt ürünlerinin tamamen kesilmesi, çocuklarda kalsiyum ve D vitamini eksikliği gibi önemli sorunlara yol açabilir. Bu nedenle belirtiler görüldüğünde mutlaka bir çocuk gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Doğru tanı ve uygun beslenme ile sağlıklı bir yaşam mümkün"</strong></h2>

<p>Günümüzde laktozsuz süt ve süt ürünleri başta olmak üzere birçok alternatif besin seçeneğinin bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Meltem Gülşan, doğru tanı ve kişiye özel beslenme planlamasıyla laktoz intoleransı olan çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmelerini sürdürebileceklerini söyledi.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Meltem Gülşan, süt tüketiminin ardından tekrarlayan karın ağrısı, gaz, şişkinlik veya ishal gibi şikayetleri bulunan çocukların vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesinden geçirilmesinin, yaşam kalitesinin korunması ve beslenme eksikliklerinin önlenmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/cocuklarda-sut-ictikten-sonra-karin-agrisi-gaz-siskinlik-yada-ishale-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/06/a-w718721-01.jpg" type="image/jpeg" length="99687"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda erken ergenliğe dikkat]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/cocuklarda-erken-ergenlige-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/cocuklarda-erken-ergenlige-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, çocuklarda erken ergenlik oranlarındaki artışın tek bir nedene bağlı olmadığını, genetik, çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinin birlikte rol oynadığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda çocuklarda erken ergenlik (puberte prekoks) vakalarında dikkat çekici bir artış gözleniyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Özge Yüce, bu artışın tek bir nedene bağlı olmadığını, genetik, çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinin birlikte rol oynadığını belirtti. Doç. Dr. Özge Yüce, ergenlik sürecinin normalden önce başlamasının kız çocuklarında 8 yaşından önce meme gelişimi, erkek çocuklarında ise 9 yaşından önce testis büyümesi gibi bulgularla kendini gösterebildiğini ve bu durumun yalnızca fiziksel değil, psikolojik ve sosyal açıdan da önemli etkiler oluşturabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Erken ergenlik çok faktörlü bir süreçtir"</strong></h2>

<p>Erken ergenliğin artışında birçok etkenin rol oynadığını vurgulayan Doç. Dr. Özge Yüce, "Erken ergenlik tek bir nedene bağlı değildir. Genetik yatkınlık önemli olmakla birlikte, son yıllarda özellikle obezite, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve çevresel kimyasallara maruz kalma gibi faktörlerin etkisi giderek artmaktadır. Ayrıca ekran süresinin artması ve uyku düzeninin bozulması da hormonal dengeyi dolaylı olarak etkileyebilmektedir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Obezite en önemli risk faktörlerinden biri"</strong></h2>

<p>Yüce, genel uzman görüşüne göre çocukluk çağı obezitesindeki artış, erken ergenliğin en önemli tetikleyicilerinden biri olarak öne çıktığını belirterek yağ dokusunun artmasıyla birlikte hormonal sistemin daha erken aktive olabildiği ve ergenlik sürecinin öne çekilebildiği belirtti.</p>

<h2><strong>"Çevresel faktörler de etkili"</strong></h2>

<p>Yüce, "Günlük yaşamda maruz kalınan bazı kimyasal maddeler, plastik ürünler ve hormon benzeri etki gösterebilen çevresel bileşenlerin de risk oluşturabileceğine dikkat çekiliyor. Ayrıca beslenme alışkanlıklarındaki değişimlerin de bu süreci etkileyebildiği ifade ediliyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Erken tanı çok önemli"</strong></h2>

<p>Erken ergenliğin zamanında fark edilmesinin tedavi açısından kritik olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özge Yüce, ailelere uyarılarda bulunarak, "Çocuklarda ergenlik bulguları normal yaşlardan önce ortaya çıkıyorsa mutlaka bir çocuk endokrinoloji uzmanına başvurulmalıdır. Erken tanı sayesinde hem büyüme potansiyeli korunabilir hem de psikososyal sorunların önüne geçilebilir" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>Ailelere önemli uyarı</strong></h2>

<p>Yüce, özellikle son yıllarda hızla artan ekran kullanımı, düzensiz beslenme ve fiziksel aktivite eksikliğinin çocuk sağlığını doğrudan etkilediğini belirterek ailelerin yaşam tarzı konusunda daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/cocuklarda-erken-ergenlige-dikkat</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/06/a-w717098-01.jpg" type="image/jpeg" length="35810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz mevsimi gebeliklerinde dikkat edilmesi gerekenler]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/yaz-mevsimi-gebeliklerinde-dikkat-edilmesi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/yaz-mevsimi-gebeliklerinde-dikkat-edilmesi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te yaz sıcaklıklarının etkisini artırdığı bu günlerde uzmanlar, anne adaylarının sağlıklarını korumak için bazı önemli noktalara dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sedat Baylar, gebelik sürecinde yaz aylarının getirdiği riskler ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yüksek sıcaklıkların hamilelik döneminde anne adaylarını daha fazla etkileyebileceğini ifade eden Op. Dr. Sedat Baylar, özellikle sıvı kaybının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. "Gebelikte vücudun sıvı ihtiyacı artmaktadır. Yaz aylarında terleme nedeniyle oluşan sıvı kaybı, baş dönmesi, halsizlik, tansiyon düşüklüğü ve bazı durumlarda erken doğum riskini artırabilecek rahim kasılmalarına neden olabilir. Bu nedenle anne adaylarının gün boyunca yeterli miktarda su tüketmeleri büyük önem taşımaktadır" dedi.<br />
<br />
"Güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmayın"<br />
<br />
Yaz döneminde güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde dışarıda bulunmanın anne adayları açısından risk oluşturabileceğini belirten Baylar, "Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığına maruz kalınmamalıdır. Dışarı çıkılması gerekiyorsa açık renkli ve rahat kıyafetler tercih edilmeli, şapka ve güneş koruyucu ürünler kullanılmalıdır" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Beslenmeye ve hijyene dikkat"<br />
<br />
Yüksek sıcaklıkların gıdaların daha hızlı bozulmasına neden olduğunu hatırlatan Op. Dr. Sedat Baylar, gebelikte gıda zehirlenmelerinin hem anne hem de bebek sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Op. Dr. Sedat Baylar, "Açıkta satılan yiyeceklerden uzak durulmalı, meyve ve sebzeler iyice yıkanmalı, güvenilir kaynaklardan temin edilen gıdalar tüketilmelidir" dedi.<br />
<br />
"Uzun yolculuklarda hareket önemli"<br />
<br />
Yaz tatili planlayan anne adaylarına da önerilerde bulunan Op. Dr. Sedat Baylar, uzun süre hareketsiz kalmanın bacaklarda ödem ve pıhtılaşma riskini artırabileceğini söyledi. Yolculuk sırasında düzenli aralıklarla mola verilmesi, kısa yürüyüşler yapılması ve bol sıvı tüketilmesinin önem taşıdığını vurguladı.<br />
<br />
"Düzenli kontroller aksatılmamalı"<br />
<br />
Gebelik takibinin her mevsimde olduğu gibi yaz aylarında da düzenli sürdürülmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Sedat Baylar, "Anne adaylarımızın planlanan kontrollerini aksatmaması, olağan dışı bir belirti hissettiklerinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmaları hem kendi sağlıkları hem de bebeklerinin sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.<br />
Medical Point Gaziantep Hastanesi uzmanları, anne adaylarının bilinçli hareket ederek ve gerekli önlemleri alarak yaz aylarını sağlıklı ve konforlu bir şekilde geçirebileceklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İha</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/yaz-mevsimi-gebeliklerinde-dikkat-edilmesi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/06/i-m-g-5566.jpeg" type="image/jpeg" length="72229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te "Meme Kanseri Farkındalık Eğitimi" düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/gaziantepte-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/gaziantepte-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te, Türk Cerrahi Derneği tarafından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğünün katkılarıyla, Roche İlaç Türkiye'nin sponsorluğuyla meme kanseri farkındalık ve eğitim programının üçüncüsü gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Etkinlikte konuşan uzmanlar, meme kanserinde erken tanının hayati önem taşıdığına vurgu yaparak, kadınların düzenli tarama programlarına katılmasının yaşam süresini uzattığını ve tedavi başarısını artırdığını belirtti. Uzmanlar, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ücretsiz tarama programları sayesinde meme kanserinin erken evrede tespit edilebildiğini ifade ederek, "Erken tanı sayesinde kadınların yaşam kalitesi korunabiliyor ve hastalık büyük ölçüde tedavi edilebiliyor" dedi. Program kapsamında kadınlara kendi kendine meme muayenesinin önemi, doktor kontrolü ve mamografi taramalarının gerekliliği anlatıldı. Katılımcılardan edindikleri bilgileri çevrelerindeki kadınlarla paylaşmaları istendi. Etkinlikte ayrıca Gaziantep'te kadınların tarama programlarına neden yeterince katılmadığına ilişkin görüş ve değerlendirmeler de ele alındı. Elde edilen verilerin Sağlık Bakanlığı'na sunulacak raporda değerlendirilerek çözüm önerileri geliştirileceği belirtildi. Konuşmalarda, Türkiye'nin ücretsiz meme kanseri tarama programları sayesinde birçok Avrupa ve Kuzey Amerika ülkesine göre avantajlı durumda olduğuna dikkat çekildi. Kadınlardan yılda en az bir kez mamografi taramasına katılmaları istendi.</p>

<h2><strong>"Meme kanseri, hem ülkemizde hem de dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türüdür"</strong></h2>

<p>Programda konuşan Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, "Bugün burada Türk Cerrahi Derneği, Sağlık Bakanlığımız ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, Roche İlaç Türkiye'nin sponsorluğunda meme kanseri farkındalık ve eğitim programlarının üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Halkımızın desteği ve yoğun katılımı gerçekten bizleri çok mutlu etti. Meme kanseri, hem ülkemizde hem de dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Ülkemizde meme kanseri tarama programları Sağlık Bakanlığımız tarafından ücretsiz olarak gerçekleştirilmektedir. Bu sayede erken tanı koyduğumuz kadınlarda, yaşam süresini kısaltmadan ve yaşam kalitesini çok fazla etkilemeden tedavi olanağına sahip olabiliyoruz. Bu noktada Gaziantepli kadınların desteğini almak için buraya geldik. Kadınları erken tanı konusunda bilgilendirdik. Kendi kendine meme muayenesinin önemini, doktor muayenesinin gerekliliğini ve mamografi tarama programlarına katılmalarının hayatlarını nasıl etkileyebileceğini anlattık. Ayrıca buradan ayrıldıktan sonra edindikleri bilgileri çevrelerindeki kadınlarla paylaşmalarının, diğer kadınların hayatlarına da olumlu katkı sağlayabileceğini konuştuk. Dolayısıyla meme kanserinde erken tanının kadınların yaşam süresi üzerindeki etkisini, kadınların tarama programlarından neden çekindiklerini ve bazı yanlış bilinen bilgiler nedeniyle neden bu programlara dahil olmadıklarını Gaziantep özelinde öğrenmiş olduk. Bu doğrultuda Sağlık Bakanlığımıza sunacağımız raporda çözüm önerileri için bir yol haritası çizmeye çalışacağız. Kadınlarımızın bu toplantılar sonrasında farkındalıklarının artacağını ve ülke genelinde mamografi tarama oranlarının istediğimiz seviyeye ulaşacağını umut ediyoruz" dedi.</p>

<h2><strong>"Erken tanı, aslında tüm kanser türlerinde olduğu gibi tedavinin en önemli anahtarıdır"</strong></h2>

<p>SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Göktürk Maralcan ise "Meme kanserinde erken tanı, aslında tüm kanser türlerinde olduğu gibi tedavinin en önemli anahtarıdır. Başarılı tedavinin temel noktası erken teşhistir. Meme kanserinde de bu durum bir gerçektir. Erken tanıdan da önemlisi, kadınlarımızı hiçbir şikayetleri yokken tarama programlarına dahil edebilmektir. Özellikle mamografi, doktor muayenesi ve kendi kendine meme muayenesi sonrasında hastalıkla ilgili bir bulgu tespit edilirse ve tedaviye erken başlanırsa, evre sıfır dediğimiz dönemde hastalık yakalanmış olur. Bu evrede yakalanan kadınlarımızın neredeyse yüzde 98 ila yüzde 100'ü bu hastalıktan kurtulabilmektedir. Evre sıfırda teşhis için en önemli anahtarlar, kendi kendine muayene, genel cerrahi muayenesi ve mamografidir. Kadınlarımız bu üç adıma dikkat ettiğinde çok büyük oranda erken tanı koyabilir ve başarılı bir tedavi süreci sağlayabiliriz" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>"Düzenli tarama alışkanlığının yaygınlaşması kritik rol oynuyor"</strong></h2>

<p>Türk Cerrahi Derneği Başkanı, Başkent Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Serdar Karaca, meme kanserinde düzenli tarama alışkanlığının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Erken evrede tespit edilen vakalarda tedavi sürecinin daha etkili yönetilebilmesi, tarama alışkanlıklarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Toplumun doğru bilgiye ulaşmasını sağlayan bu eğitimler ise erken tanı kültürünün yaygınlaşmasına önemli katkı sunuyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Doğru bilgiyle desteklenen kadınlar tarama süreçlerine daha bilinçli yaklaşıyor"</strong></h2>

<p>Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Gaziantep Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Uzm. Dr. Bülent Sultanoğlu, "Meme kanseriyle ilgili doğru bilgiye erişim arttıkça, kadınların tarama ve kontrol süreçlerine yaklaşımı da olumlu yönde değişiyor. Erken belirtiler konusunda farkındalık kazanılması, hastalığın daha erken evrede tespit edilmesine katkı sağlayabiliyor. Toplumda bilinç düzeyinin artması ise kadınların kendi sağlıklarıyla ilgili daha proaktif adımlar atmasını destekliyor."</p>

<h2><strong>"Yerel ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirmek gerekiyor"</strong></h2>

<p>Gaziantep Aile Hekimliği Derneği Başkanı Dr. Gökhan Erdoğan, bölgesel tarama süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi: "Tarama oranlarını artırmak için toplumun ihtiyaçlarını doğru analiz eden ve yerel dinamiklere uygun iletişim yöntemlerini merkeze alan yaklaşımlar büyük önem taşıyor. Aile hekimleri ise toplumla birebir temas kurabilmeleri sayesinde bu süreçte önemli bir rol üstleniyor. Özellikle birinci basamakta yürütülen bilinçlendirme çalışmalarının yaygınlaşması, kadınların tarama programlarına katılımını artırmada etkili olabiliyor."</p>

<h2><strong>"Tarama hizmetlerine erişim konusunda farkındalık artırılmalı"</strong></h2>

<p>Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Kanser Birim Sorumlusu Uzman Dr. Artun Onuker, tarama programlarının yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Ücretsiz tarama hizmetlerinin daha fazla kişiye ulaşabilmesi için farkındalığın artırılması büyük önem taşıyor. Kamu kurumları, sağlık profesyonelleri ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi, tarama programlarının etkisini güçlendirecektir. Özellikle yerel düzeyde yürütülen iş birlikleri, toplumun tarama programlarına katılımını teşvik etmede önemli katkı sağlayabiliyor."</p>

<h2><strong>"Hasta deneyimi farkındalık çalışmalarına güç katıyor"</strong></h2>

<p>Şehitkamil İlçe Sağlık Müdürlüğü Uzman Aile Hekimi Dr. Nihan Şenol ise hasta temsilciliğinin toplumsal farkındalık üzerindeki etkisine değinerek şunları söyledi: "Kadınların benzer deneyimleri yaşamış kişilerin hikâyelerini duyması, sağlık süreçlerine yaklaşımını olumlu yönde etkiliyor. Hasta deneyimlerinin paylaşılması, yalnız olmadıklarını hissetmelerine ve tarama süreçlerine daha bilinçli yaklaşmalarına katkı sağlıyor. Bu tür deneyim paylaşımları aynı zamanda toplumdaki farkındalık düzeyinin güçlenmesine ve erken tanı konusunda cesaret verici bir etki oluşmasına destek oluyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/gaziantepte-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/05/aw712495-03-1.jpg" type="image/jpeg" length="25019"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı için sağlıklı beslenme uyarısı: "Güne kavurmayla başlamayın"]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/kurban-bayrami-icin-saglikli-beslenme-uyarisi-gune-kavurmayla-baslamayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/kurban-bayrami-icin-saglikli-beslenme-uyarisi-gune-kavurmayla-baslamayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Diyetisyeni Zişan Sobacı, Kurban Bayramı'nda kontrolsüz et tüketiminin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirterek vatandaşlara dengeli beslenme, bol su tüketimi ve dinlendirilmiş et uyarısında bulunarak, "Güne kavurmayla başlamayın" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlardan sağlıklı beslenme konusunda önemli uyarılar gelmeye devam ediyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Diyetisyeni Zişan Sobacı, özellikle bayramın ilk gününde yapılan yanlış beslenme alışkanlıklarının mide ve bağırsak problemlerine neden olabileceğini söyledi. Sobacı, ağır ve yağlı et tüketiminin sindirim sistemini zorladığını belirterek, etin ortalama 1 gün dinlendirilerek tüketilmesinin doğru olduğunu söyleyerek vatandaşların daha dikkatli davranması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Güne ağır ve yağlı et yemekleriyle başlamak büyük hata"</strong></h2>

<p>Kurban Bayramı'nda yapılan en büyük hatalardan birinin sabah saatlerinde ağır ve yağlı et yemekleri tüketmek olduğunu ifade eden Diyetisyen Zişan Sobacı, "Kurban Bayramı'nda yapılan en büyük hatalardan bir tanesi, güne ağır yemeklerle başlamak. Sabahın erken saatlerinde et tüketmektir. İlk kalktığımız zamanlarda, normal hafif bir kahvaltıyla güne başlayıp et tüketimini günün devamında tercih edebiliriz" dedi.</p>

<h2><strong>"Dinlendirilmiş et daha sağlıklı oluyor"</strong></h2>

<p>Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmemesi gerektiğini de vurgulayan Sobacı, uzmanların etin en az bir gün dinlendirilmesini önerdiğini söyledi. Yeni kesilmiş etin sindiriminin daha zor olduğuna dikkat çeken Sobacı, "Kurban kesildikten sonra etin bir gün dinlendirilmesini tavsiye ediyoruz. Çünkü yeni kesilmiş etin sindirimi çok daha zordur. Bu yüzden gün içerisinde biraz beklettikten sonra et tüketimini öneriyoruz. Et yeni kesildiği zaman içerisindeki enzim aktiviteleri devam ettiği için insan vücudu bunu daha zor sindirir. Ancak et dinlendirildiğinde, insan tüketimine daha uygun hale gelir ve sindirimi bizim için çok daha kolay olur" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Et tüketirken sebzeye de yer verilmelidir"</strong></h2>

<p>Bayram sofralarında yalnızca ete ağırlık verilmesinin yanlış olduğuna dikkat çeken Sobacı, sebze tüketiminin mutlaka artırılması gerektiğini belirterek, "Özellikle ağır etlerin yanında pilav, börek, pasta gibi şeker ve karbonhidrat tüketimi çok fazla olduğu zaman, etin sindirimini de oldukça zorlaştırdığı için bunu tavsiye etmiyoruz. Bunun yerine bol yeşil salata ve sebze tüketimini öneriyoruz" ifadelerine yer verdi.</p>

<h2><strong>Su tüketimi tavsiyesi</strong></h2>

<p>Su tüketiminin önemine de değinen Sobacı, protein ağırlıklı beslenmenin vücudun su ihtiyacını artırdığını söyledi. Bayram süresince günlük tüketimin üzerine ek olarak yarım litre ile bir litre arasında fazladan su içilmesinin faydalı olacağını belirten Sobacı, yeterli su tüketilmemesi halinde halsizlik, baş ağrısı ve sindirim problemlerinin görülebileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>"Bayramda acil başvuruları genelde yanlış beslenme nedeniyle gerçekleşiyor"</strong></h2>

<p>Özellikle Gaziantep gibi et tüketiminin yoğun olduğu bölgelerde vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini belirten Sobacı, "Kurban Bayramı'nda özellikle Gaziantep gibi et tüketiminin fazla olduğu yörelerde, sabahın erken saatlerinde kavurma gibi yağlı etlerle güne başlandığı için günün devamında ishal, kusma, halsizlik ve baş ağrısı gibi şikayetler görebiliyoruz. Hastalar acil servislere en çok bu nedenle başvuruyor ve bu durum tamamen yağlı et tüketimine bağlı oluyor" diye konuştu.</p>

<p>Kurban Bayramı'nda, Ramazan Bayramı'na oranla daha fazla protein tüketimi olduğu için sağlıklı beslenmenin büyük önem taşıdığını ifade eden Sobacı, vatandaşlara kontrollü et tüketimi, yeterli su alımı ve düzenli öğün çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/kurban-bayrami-icin-saglikli-beslenme-uyarisi-gune-kavurmayla-baslamayin</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/05/aw710575-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="73797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nefes darlığı, çabuk yorulma ve ayaklarda şişliğe dikkat]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/nefes-darligi-cabuk-yorulma-ve-ayaklarda-sislige-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/nefes-darligi-cabuk-yorulma-ve-ayaklarda-sislige-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Serdar Soydinç, kalp yetmezliğinin toplumda görülme sıklığının her geçen yıl arttığını belirterek, özellikle risk grubunda bulunan bireylerin düzenli kardiyolojik kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mehmet Serdar Soydinç, erken tanı, düzenli takip ve uygun tıbbi tedavi ile hastaların yaşam kalitesinin artırılabileceğine ve hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılabileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Soydinç, "Kalp yetmezliği, dünyada ve Türkiye’de giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Kalp yetmezliği kalbin vücudun ihtiyaç duyduğu kanı yeterli şekilde pompalayamaması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Nefes darlığı, çabuk yorulma, ayaklarda şişlik, çarpıntı ve gece nefes darlığı gibi belirtilerle kendini gösterebilen hastalık, özellikle ileri yaş grubunda daha sık görülüyor" dedi.<br />
Prof. Dr. Mehmet Serdar Soydinç, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, diyabet ve obezite gibi risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının kalp yetmezliğinin önlenmesinde büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımı sayesinde hastaların yaşam süresi ve yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabiliyor. Özellikle düzenli takip, tedaviye uyum ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları hastalığın kontrolünde kritik rol oynuyor" şeklinde konuştu.</p>

<p>Kalp yetmezliğinin tanısında ekokardiyografi, elektrokardiyografi (EKG), kan testleri ve çeşitli görüntüleme yöntemlerinin önemli rol oynadığını belirten Soydinç, hastaların düzenli doktor kontrolü altında olması gerektiğini vurguladı. Düzenli izlem sayesinde hastalığın seyri yakından takip edilirken, komplikasyonların erken dönemde önüne geçilebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern tıbbi tedavi yöntemleri sayesinde kalp yetmezliğinin artık daha etkin şekilde yönetilebildiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Serdar Soydinç, ilaç tedavilerinin yanı sıra yaşam tarzı değişikliklerinin de tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz yapılması, sigaranın bırakılması ve sağlıklı beslenmenin tedavi sürecine önemli katkı sağladığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Mehmet Serdar Soydinç, toplumda kalp yetmezliği konusunda farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çekerek, erken tanının ve tedaviye uyumun hastaların yaşam süresi ve kalitesi üzerinde belirleyici rol oynadığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/nefes-darligi-cabuk-yorulma-ve-ayaklarda-sislige-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/05/a-w710011-01.jpg" type="image/jpeg" length="19038"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ANKA’da kritik üroloji operasyonu başarıyla gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/ankada-kritik-uroloji-operasyonu-basariyla-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/ankada-kritik-uroloji-operasyonu-basariyla-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Depremzede hastanın üretra darlığı Özel Anka Hastanesi’nde kalıcı olarak tedavi edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deprem sonrası yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle uzun süredir tedavi gören bir hastanın üretra darlığı, Gaziantep Özel ANKA Hastanesi’nde gerçekleştirilen operasyonla kalıcı olarak tedavi edildi. Daha önce farklı sağlık merkezlerinde yaklaşık 7 kez endoskopik üretrotomi operasyonu geçiren hastada kalıcı sonuç alınamadı. Sürekli tekrarlayan şikayetler üzerine hasta, Özel ANKA Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Hilmi Çelik tarafından yeniden değerlendirildi.</p>

<p>Yapılan incelemelerin ardından hastaya açık cerrahi yöntem olan "bukkal mukozal greft üretroplasti" uygulanmasına karar verildi. Operasyonda, hastanın yanak içinden alınan sağlıklı doku kullanılarak daralan idrar kanalı yeniden yapılandırıldı. Özellikle tekrarlayan ve uzun segmentli üretra darlıklarında uygulanan yöntemin, kalıcı tedavi sağlaması nedeniyle önemli bir cerrahi seçenek olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyonu gerçekleştiren Op. Dr. Hilmi Çelik, hastanın uzun süredir devam eden idrar yapma problemlerinin operasyon sonrası tamamen düzeldiğini, genel sağlık durumunun iyi olduğunu ve günlük yaşamına sağlıklı şekilde döndüğünü ifade etti. Gaziantep Özel ANKA Hastanesi yetkilileri, ileri cerrahi yöntemler ve uzman hekim kadrosuyla bölge halkına nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam ettiklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/ankada-kritik-uroloji-operasyonu-basariyla-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/05/a-w709652-01.jpg" type="image/jpeg" length="47761"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
