<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mega Haber 27</title>
    <link>https://www.megahaber27.com</link>
    <description>Son dakika Gaziantep Haberleri, Gaziantep 27 Güncel Haber, Gaziantep Olay Haber, Gaziantep güncel intihar haberleri, cinayet haberleri, Gaziantep spor haberleri, Gaziantep elektrik kesintileri, defin listesi, korona tablosu, mega haber, asayiş haberleri, dünya haberleri, savaş haberleri,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.megahaber27.com/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2026 08:45:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dikkat çeken açıklamalar]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/iran-cumhurbaskani-pezeskiyandan-dikkat-ceken-aciklamalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/iran-cumhurbaskani-pezeskiyandan-dikkat-ceken-aciklamalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesinde, "ABD'nin mutabakat zaptı kapsamındaki taahhütlerine geri dönmesi halinde İran'ın da derhal karşılık vereceğini belirtiyorum" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi'nde konuştu. Pezeşkiyan, "Şanghay İşbirliği Örgütü'nün son 20 yıldaki en önemli başarılarından biri, ortak güvenlik sorunlarına çözüm bulmada güven inşa etme ve iş birliği için bir platform oluşturması olmuştur. Örgütün deneyimi, sürdürülebilir güvenliğin çatışma yoluyla değil, karşılıklı güven, ülkelerin egemenliğine saygı, iç işlerine karışmama ve devletler arası işb irliği yoluyla elde edildiğini göstermiştir" ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan, "Bugün bölgemiz karmaşık ve iç içe geçmiş bir dizi tehditle karşı karşıya. Terörizm, şiddet içeren aşırıcılık, uyuşturucu kaçakçılığı, uluslararası organize suç, siber suçlar ve ortaya çıkan güvenlik tehditleri, bölgesel barış ve istikrarı zorlamaya devam ediyor. Bu tehditlere ek olarak, jeopolitik rekabetin yoğunlaşması, tek taraflı politikaların genişlemesi, askeri güç ve kuvvet kullanımı, tek taraflı ve hukuk dışı yaptırımların uygulanması, ekonomi ve teknolojinin araçsal kullanımı ve uluslararası hukukun temel ilkelerinin zayıflaması, gelişmekte olan ülkeler ve yükselen ekonomiler için ciddi endişeler oluşturmuştur" şeklinde konuştu. Pezeşkiyan, "Batı Asya bölgesinde, İran'da, Lübnan'da, Gazze'de ve Batı Şeria'da yaşanan son gelişmeler, uluslararası hukuk kurallarının hiçe sayılmasının ve güç ve baskıya dayalı yaklaşımların devam etmesinin yalnızca ülkelerin güvenliğini değil, tüm bölgenin ve dünyanın istikrarını da tehdit ettiğini bir kez daha göstermiştir" dedi.</p>

<h2><strong>"ABD ile İsrail'in saldırıları, BM Şartı'nın ve uluslararası hukukun temel ilkelerinin ihlalidir"</strong></h2>

<p>ABD'nin ülkesine yönelik saldırıları hatırlatan Pezeşkiyan, "ABD ve Siyonist rejimin (İsrail) 13 Haziran 2025 ve 28 Şubat 2026 tarihlerinde İran'a karşı gerçekleştirdiği saldırılar, Birleşmiş Milletler Şartı'nın ve uluslararası hukukun temel ilkelerinin, güç kullanımının yasaklanması ilkesinin ve yaşam hakkının açık bir ihlalidir. Bu saldırılar, İran dini liderinin öldürülmesi gibi büyük bir suçla başladı. Saldırganlar Minab'daki bir okula saldırdı ve 168 öğrenci ve öğretmeni katletti. Aynı gün Fars vilayetinin Lamerd şehrindeki bir stadyuma saldırdılar. Bunlar, 40 günlük savaşın ilk günündeki büyük suçların sadece üç örneğiydi. Bu vahşet karşısında, cesur ve gayretli silahlı kuvvetlerinin büyük gücüne güvenen ve asil milletinin ülke çapındaki desteğinden yararlanan İran, ABD'ye ve işgalci rejime ağır ve stratejik yenilgiler yaşatt, parlak zaferler elde etti. Bu saldırılar, Şanghay İşbirliği Örgütü üyesi bir ülkeye ve kadim bir medeniyete yönelik bir saldırıydı. Bu saldırganlığı kınayan ve İran halkı ve hükümetine başsağlığı dileklerini ifade eden örgütü ve tüm ülkeleri takdir ediyoruz" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"ABD mutabakat zaptındaki taahhütlerine geri dönerse İran, derhal karşılık verecektir"</strong></h2>

<p>Pezeşkiyan, "İran halkının, İran'ın neredeyse tüm şehirlerinde askeri, ekonomik, altyapı ve hatta okullar ve hastanelere yönelik yaygın saldırılara karşı 40 gün süren şiddetli direnişinin ardından ve ABD'nin önceden belirlenmiş hedeflerin hiçbirine ulaşamaması üzerine ateşkes ve savaşın sona ermesi, zorunlu hale geldi. Dost ve kardeş iki ülke olan Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğuyla yaklaşık 3 ay süren müzakereler, İslamabad Mutabakat Zaptı olarak bilinen anlaşmayla sonuçlandı. Ancak ABD'nin bu mutabakat zaptına olan bağlılığı, ABD Başkanı tarafından imzalanmasının üzerinden 2 hafta geçmeden kısa sürdü ve ülkenin aşırı talepleri ve taahhütlerinden geri adım atması başladı. Bu durum hala devam ediyor. ABD'nin taahhütlerinin ihlaline İran'ın orantılı bir yanıt verdiği açıktır. Ancak açıkça söylüyorum ki ABD, söz konusu mutabakat zaptındaki taahhütlerine geri dönerse İran da buna derhal karşılık verecektir. ABD'nin aksine İran, uluslararası yükümlülüklerini ve anlaşmalarını yerine getirme konusunda mükemmel bir sicile sahiptir ve her zaman uluslararası hukuku yöneten ilkelere uygun hareket etmiştir" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/iran-cumhurbaskani-pezeskiyandan-dikkat-ceken-aciklamalar</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/09/aw778953-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="15236"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[El-Şara, Danimarka Dışişleri Bakanı Rasmussen’i Şam’da Ağırladı]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/el-sara-danimarka-disisleri-bakani-rasmusseni-samda-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/el-sara-danimarka-disisleri-bakani-rasmusseni-samda-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ile Suriye’nin erken toparlanma ve yeniden inşa sürecinde iş birliği imkanları değerlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, Şam’daki Halk Sarayı’nda Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen’i kabul etti. Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani’nin de katıldığı görüşmede, iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik adımlar ele alındı.</p>

<h2><strong>İkili ilişkiler ve ortak konular gündemde</strong></h2>

<p>Gerçekleştirilen görüşmede Suriye ile Danimarka arasındaki ilişkilerin ilerletilmesinin yolları masaya yatırıldı. Taraflar ayrıca ortak ilgi alanına giren çeşitli konular hakkında görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p>Görüşmenin önemli başlıklarından birini ise Suriye’de istikrarın desteklenmesine yönelik çalışmalar oluşturdu. Bu kapsamda erken toparlanma ve yeniden inşa süreçlerinde iki ülke arasında geliştirilebilecek iş birliği imkanları değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>14 yıl sonra Şam Büyükelçiliği yeniden açıldı</strong></h2>

<p>Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani ile Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen, görüşmeden önce Danimarka’nın Şam Büyükelçiliği’nin açılış törenine katıldı.</p>

<p>Büyükelçiliğin yeniden açılmasıyla Danimarka’nın Şam’daki diplomatik temsilinde 14 yıllık kesintinin ardından yeni bir dönem başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/el-sara-danimarka-disisleri-bakani-rasmusseni-samda-agirladi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/09/photo-2026-09-01-00-33-35.jpg" type="image/jpeg" length="93830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[14 Yıllık Arayışta Değişmeyen Soru: Hayan Mahmud Nerede?]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/14-yillik-arayista-degismeyen-soru-hayan-mahmud-nerede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/14-yillik-arayista-degismeyen-soru-hayan-mahmud-nerede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de 2012 yılında gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Dr. Hayan Mahmud’un ailesi, aradan geçen 14 yılı aşkın zamana rağmen naaşına ve mezarına ulaşmayı bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye’nin El-Selamiye kentinde 1986 yılında dünyaya gelen ve Halep Üniversitesi Tıp Fakültesinden sınıfının başarılı öğrencilerinden biri olarak mezun olan Dr. Hayan Mahmud’un hayatı, 2012 yılında Şam’daki El-Müctehid Hastanesinde gözaltına alınmasıyla yarıda kaldı. Ailesi, Hayan’ın daha sonra hayatını kaybettiğine ilişkin bilgilere ulaşsa da naaşının nerede olduğunu ve nereye defnedildiğini hâlâ bilmiyor.</p>

<h2><strong>Ailenin yıllardır beklediği cevap</strong></h2>

<p>Hayan’ın kardeşi Hasan Mahmud, 14 yılı aşkın süredir kardeşinin akıbetini araştırıyor. Aile, Hayan’ın ne zaman gözaltına alındığını bilmesine rağmen kendisine ne olduğuna ve naaşının nereye götürüldüğüne ilişkin kesin bir bilgiye ulaşamadı.</p>

<p>Suriye nüfus kayıtlarında Hayan’ın hayatını kaybettiğine ilişkin kayıt bulunurken, eski tutuklular da aileye Hayan’ı gözaltında gördüklerini ve işkenceye maruz kaldığını anlattı.</p>

<p>Ancak tüm bu bilgilere rağmen ailenin elinde Hayan’ın naaşı ya da mezarına ilişkin bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Hasan Mahmud, “Mezarı yok. Nerede olduğunu bilmediğimiz sürece arayışımız devam edecek.” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Başarılı bir doktor olma yolunda ilerliyordu</strong></h2>

<p>Hayan Mahmud, Halep Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Şam’daki El-Müctehid Hastanesinde kardiyoloji alanında uzmanlık eğitimine başladı.</p>

<p>Ailesi tarafından sakin, nazik ve saygılı biri olarak anlatılan Hayan’ın başarılı bir doktor olması bekleniyordu. Tıp dışında futbolla ilgilenen Hayan, özellikle İtalya Milli Takımını takip ediyor ve klasik müzik dinliyordu.</p>

<p>Ancak hayatı, Temmuz 2012’de hastanede gözaltına alınmasıyla kesintiye uğradı.</p>

<h2><strong>Hastanede gözaltına alındı</strong></h2>

<p>Ailenin aktardığı bilgilere göre Hayan, El-Müctehid Hastanesinde görev yaptığı sırada devrik Suriye rejiminin istihbarat görevlileri tarafından gözaltına alındı.</p>

<p>Hasan Mahmud, gözaltının başka bir doktorla yaşanan tartışmanın ardından gerçekleştiğini belirtti. Ailenin anlatımına göre Hayan, devrik rejimin gerçekleştirdiği katliamları kamuoyu önünde eleştirdi ve sonrasında istihbarat birimlerine bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hakkında herhangi bir suçlama açıklanmayan Hayan’ın nerede tutulduğu da ailesine bildirilmedi.</p>

<p>Aile üyeleri, kardeşlerinden haber alabilmek için hastanelere, cezaevlerine ve devlet kurumlarına başvurdu ancak uzun süre resmi bir yanıt alamadı.</p>

<h2><strong>Yanlış bilgiler yeni umutlar doğurdu</strong></h2>

<p>Resmi makamların bilgi vermemesi, ailenin farklı kişilerden gelen iddialarla karşı karşıya kalmasına da neden oldu.</p>

<p>Hasan Mahmud, bazı aracıların aileye ulaşarak para karşılığında Hayan hakkında bilgi verebileceklerini söylediklerini aktardı. Aile, doğru olabileceğini düşündüğü bazı bilgiler için yüksek miktarlarda para ödedi ancak bunların büyük bölümünün gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.</p>

<p>Her yeni iddia ailede umut oluştururken, ardından gelen hayal kırıklığı yıllar süren bekleyişi daha da ağırlaştırdı.</p>

<p>Hasan Mahmud, “Normalde ölüm önce haberle başlar, ardından defin ve yas gelir. Biz bunların hepsinden mahrum bırakıldık.” dedi.</p>

<h2><strong>Ölüm kaydı aileden gizlendi</strong></h2>

<p>2022 yılında düzenlenen resmi bir nüfus kayıt belgesinde Hayan’ın hayatını kaybettiği belirtildi. Ancak aile bu bilgiyi annelerine söylemedi.</p>

<p>Hasan Mahmud, annelerinin oğlunun hâlâ hayatta olduğuna inanmasını sağlamak amacıyla belgenin bir kopyasını değiştirdiklerini anlattı.</p>

<p>Annesinin belgeye bakarak Hayan’ın yaşadığına sevinmesini anlatan Hasan, yaşanan durumun aile için ne kadar ağır olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>Rejim değişikliği sonrası umut yeniden doğdu</strong></h2>

<p>Devrik rejimin düşmesinin ardından aile için kısa süreliğine yeni bir umut ortaya çıktı. Hayan’ın hayatta olduğu ve serbest bırakıldığı yönündeki iddialarla birlikte bir ses kaydı da dolaşıma girdi.</p>

<p>Yıllardır Hayan’ın yaşadığına dair bir işaret arayan aile, kaydı büyük bir umutla karşıladı. Ancak kısa süre sonra söz konusu bilginin doğru olmadığı anlaşıldı.</p>

<p>Hasan Mahmud, bu süreci “Umuttan doğrudan hayal kırıklığına döndük.” sözleriyle anlattı.</p>

<p>Aile sonunda Hayan’ın öldüğünü kabul etti. Ancak naaşına ulaşamamaları nedeniyle yaşanan kayıp onlar açısından kapanmış bir dosyaya dönüşmedi.</p>

<h2><strong>Kardeşini ararken insan hakları çalışmalarına başladı</strong></h2>

<p>Hayan’ın kaybolmasının ardından Hasan Mahmud’un hayatı da değişti. Almanya’ya taşınan Hasan, insan hakları kuruluşlarıyla çalışmaya ve Suriye’deki gözaltı sisteminden sağ kurtulan kişilerin ifadelerini toplamaya başladı.</p>

<p>Kardeşinin akıbetini araştırırken devrik rejimin gözaltı merkezlerinde kaybolan kişilerin durumunu belgelemeye yönelik çalışmalara da katıldı.</p>

<p>Hasan Mahmud, Almanya’nın Koblenz kentinde görülen davada da tanıklık yaptı. Davada eski Suriyeli istihbarat görevlileri, Şam’daki 251 No’lu Şubede gerçekleştirilen sistematik işkenceler nedeniyle evrensel yargı yetkisi kapsamında yargılandı.</p>

<p>Eski istihbarat görevlisi Enver Ruslan, insanlığa karşı suçlardan mahkum edilerek müebbet hapis cezasına çarptırıldı.</p>

<p>Hasan Mahmud, tanıklık yapmanın acı verici olmasına rağmen gerekli olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Aile bir kayıp daha yaşadı</strong></h2>

<p>Mahmud ailesinin yaşadığı kayıp Hayan ile de sınırlı kalmadı.</p>

<p>Hasan Mahmud’un aktardığına göre kuzeni Basel Mahmud da 2012 yılında Dera’da zorunlu askerlik görevini yaptığı sırada ortadan kayboldu.</p>

<p>Basel, Hayan’ın öldüğüne ilişkin haberlerin yayılması üzerine kuzeninin cenazesine katılmak için izin istedi. Hasan’ın anlatımına göre komutanına durumu aktarmasının ardından alay konusu edildi.</p>

<p>Birkaç hafta sonra ailesiyle iletişime geçen Basel, Hayan’la olan akrabalığının kendisi açısından tehlike oluşturduğunu söyleyerek ailesinden kendisini unutmalarını istedi.</p>

<p>Kısa süre sonra Basel’den de bir daha haber alınamadı.</p>

<p>Hasan Mahmud, “Hayan nasıl kaybolduysa Basel de öyle kayboldu. Bugüne kadar ona ne olduğunu ya da nereye gömüldüğünü bilmiyoruz.” dedi.</p>

<h2><strong>Bir mezar bulunması bekleniyor</strong></h2>

<p>Mahmud ailesi, Hayan’ın hayatını kaybettiğine dair farklı kaynaklardan bilgi edinmiş durumda. Eski tutukluların anlatımları, resmi ölüm kaydı ve yıllar boyunca yürütülen araştırmalar, ailenin Hayan’ın öldüğünü kabullenmesine neden oldu.</p>

<p>Ancak ailenin hâlâ ulaşamadığı iki şey bulunuyor: Hayan’ın naaşı ve mezarı.</p>

<p>Suriye’de zorla kaybedilen kişilerin aileleri açısından yaşanan sorun yalnızca yakınlarının akıbetini öğrenmekle sınırlı kalmıyor. Bir kişinin öldüğünü öğrenen aileler, naaşın nerede olduğu ve cenazenin nereye defnedildiği konusunda da çoğu zaman cevap bekliyor.</p>

<p>Mahmud ailesi için Hayan’ın mezarının bulunması geçmişte yaşananları değiştirmeyecek. Ancak 14 yılı aşkın süredir devam eden arayışın önemli bir bölümünü sona erdirecek.</p>

<p>Hasan Mahmud’un yıllardır değişmeyen talebi ise oldukça açık: Kardeşi Hayan’ın nerede olduğunu bilmek ve onun için yas tutabileceği bir mezara kavuşmak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/14-yillik-arayista-degismeyen-soru-hayan-mahmud-nerede</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/4745645-1310237130.jpg" type="image/jpeg" length="77677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[40 Yıllık Kitap Tutkusu, 14 Yıllık Evlat Hasreti]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/40-yillik-kitap-tutkusu-14-yillik-evlat-hasreti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/40-yillik-kitap-tutkusu-14-yillik-evlat-hasreti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halep’te yaşayan 91 yaşındaki Rizkullah Abd, yaklaşık 40 yıldır topladığı eski ve nadir kitaplardan oluşan koleksiyonunu korumayı sürdürüyor. Yaklaşık bir milyon kitaba sahip olduğunu belirten Abd, 2012 yılında kaybolan oğlundan gelecek haberi de umutla bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halep’in El-Tilal Mahallesi’nde küçük bir dükkânda yıllardır kitaplarını muhafaza eden 91 yaşındaki Rizkullah Abd, yaklaşık 40 yıl önce başladığı eski ve nadir eserleri toplama işini bugün de sürdürüyor. Arapçanın yanı sıra Fransızca, İngilizce ve Almanca kitapların bulunduğu dükkânda, farklı dönemlere ait el yazmaları ve bir asırdan daha eski eserler de yer alıyor.</p>

<p>Abd’ın yıllar içerisinde oluşturduğu koleksiyon, zor bulunan kitapların peşindeki öğrenciler, araştırmacılar ve kitapseverler için önemli bir başvuru noktası haline geldi. Abd ise yaptığı işi yalnızca kitap satışı olarak görmediğini, kaybolma riski taşıyan eserleri korumayı ve bu eserlere ihtiyaç duyan kişilere ulaştırmayı amaçladığını ifade ediyor.</p>

<h2><strong>Eski ve nadir eserleri koruyor</strong></h2>

<p>Yaklaşık 40 yıldır kitap toplayan Abd’ın koleksiyonunda farklı dönemlerden kalan kitapların yanı sıra el yazmaları ve tarihi eserler bulunuyor. Bazıları 100 yılı aşkın geçmişe sahip kitapları da muhafaza eden Abd, yıpranmış veya bazı sayfaları eksik eserleri de tarihi değerleri nedeniyle koruyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Abd, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, nadir kitapların kaybolmasını önlemenin kendisi açısından bir sorumluluk olduğunu belirtti. Koleksiyonunun Halep’te kitap arayanlar için önemli bir kaynak haline geldiğini söyleyen Abd, uzun süredir aranan bazı eserlerin kendi dükkânında bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Abd, insanların ilgisini kaybettiği ve bir kenara bırakıldığı için yok olma tehlikesi bulunan kitapları topladığını belirterek, bu eserleri koruduğunu ve onlardan yararlanmak isteyenlere ulaştırdığını dile getirdi.</p>

<h2><strong>Koleksiyonunda bir milyon kitap bulunuyor</strong></h2>

<p>İlerleyen yaşına rağmen kitap toplamayı sürdüren Abd, koleksiyonunda farklı dillerde yaklaşık bir milyon kitap bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Abd, “Koleksiyonumda bir milyon kitap var. Allah’tan, yeni kitaplar toplamaya ve onları korumaya devam edebilmem için bana güç vermesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dükkânında öğrencileri, araştırmacıları ve kitap meraklılarını ağırlamaya devam eden Abd, müşterilerinin aradığı eserleri rafları arasında bulmaya çalışırken bir yandan da kaybolma riski taşıyan kitapları koruyor.</p>

<h2><strong>40 yıllık koleksiyonun ardında başka bir bekleyiş var</strong></h2>

<p>Hayatının yaklaşık 40 yılını eski kitapları toplamaya ve korumaya adayan Abd’ın yaşamında 2012 yılından bu yana başka bir bekleyiş de bulunuyor. Abd, oğlu hakkında o tarihten beri haber alamadığını ve oğlunun devrik rejim döneminde zorla kaybedildiğini söyledi.</p>

<p>Oğlunun akıbetini öğrenmenin en büyük umutlarından biri olduğunu belirten 91 yaşındaki Abd, kendisine bu konuda yardımcı olabilecek kişilerden gelecek haberi beklediğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kitapların arasında oğlunun haberini bekliyor</strong></h2>

<p>Abd, her sabah yıllarını geçirdiği El-Tilal Mahallesi’ndeki küçük dükkânına gelerek kitaplarının arasında çalışmalarını sürdürüyor. Müşterilerinin aradığı eserleri raflarda arayan Abd, bir yandan da geçmişten izler taşıyan kitapları korumaya devam ediyor.</p>

<p>Yaklaşık 40 yılda kaybolma tehlikesi bulunan çok sayıda eseri koruma altına alan ve bazılarını uzun süredir arayan kişilere ulaştıran Abd, 91 yaşında hâlâ başka bir kaybın haberini bekliyor: Oğlunun.</p>

<p>Suriye’de insan hakları dosyası, ülkenin uluslararası ilişkilerindeki hassas başlıklardan biri olmayı sürdürürken, Birleşmiş Milletler ve uluslararası raporlarda devrik Beşar El-Esad rejiminin keyfi gözaltı, sistematik işkence ve zorla kaybetme uygulamaları eleştirildi.</p>

<p>Suriye İnsan Hakları Ağı verilerine göre, Mart 2011 ile 2025 yılının sonu arasında devrik Beşar El-Esad rejimine bağlı gözaltı merkezlerinde en az 160 bin kişinin zorla kaybedildiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/40-yillik-kitap-tutkusu-14-yillik-evlat-hasreti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/photo-2026-08-31-14-19-47.jpg" type="image/jpeg" length="31140"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suriye ve Fransa’dan Fosfat Tesisi İçin Yeni İşbirliği]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/suriye-ve-fransadan-fosfat-tesisi-icin-yeni-isbirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/suriye-ve-fransadan-fosfat-tesisi-icin-yeni-isbirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Madencilik Şirketi, Humus’ta yıllık 1,2 milyon ton üretim kapasitesine sahip fosfat yıkama tesisinin işletilmesi ve geliştirilmesi amacıyla Fransız LODI Consulting ile mutabakat zaptı imzaladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye’de madencilik sektörünün geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürerken, Humus’taki fosfat yıkama tesisi için Fransa ile işbirliği adımı atıldı. Suriye Madencilik Şirketi ile Fransız LODI Consulting arasında imzalanan mutabakat kapsamında tesisin işletilmesi, rehabilite edilmesi ve üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmesi planlanıyor.</p>

<h2><strong>Tesis için kapsamlı çalışma yapılacak</strong></h2>

<p>Suriye Enerji Bakanlığının Telegram kanalı üzerinden yaptığı açıklamaya göre, imzalanan mutabakat; Humus’taki fosfat yıkama tesisinin işletilmesi ve rehabilitasyonunun yanı sıra üretim kapasitesinin geliştirilmesine ilişkin teknik, ekonomik ve yatırım boyutlarının değerlendirilmesini kapsıyor.</p>

<p>İşbirliği kapsamında fosfatın yıkanması ve işlenmesinde modern teknolojiler ile uzmanlık birikiminden yararlanılması, teknik standartların yükseltilmesi ve elde edilen ürünün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Fransız şirketiyle yatırım ortaklığının önü açılıyor</strong></h2>

<p>Suriye Madencilik Şirketi, imzalanan mutabakatın Fransız tarafıyla etkili bir yatırım ortaklığı kurulması açısından ilk adım olduğunu belirtti. Çalışmanın aynı zamanda madencilik projelerinde daha kapsamlı işbirliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.</p>

<p>Söz konusu girişimin, Suriye’nin maden kaynaklarını güncel ekonomik ve teknik kriterler doğrultusunda değerlendirme ve geliştirme stratejisiyle örtüştüğü ifade edildi.</p>

<h2><strong>Fosfat tesisinin kapasitesi 1,2 milyon ton</strong></h2>

<p>Humus’ta bulunan fosfat yıkama tesisinin yıllık 1,2 milyon ton üretim kapasitesine sahip olduğu bildirildi. Tesisin, ham fosfatın kalitesinin yükseltilmesi, ekonomik değerinin artırılması ve yerel katma değerin güçlendirilmesi açısından Suriye fosfat sanayisinin önemli projeleri arasında bulunduğu kaydedildi.</p>

<p>Suriye Madencilik Şirketi, uzman kuruluşlarla ortaklıkların artırılması ve uluslararası deneyimlerden yararlanılması yönündeki çalışmaların devam edeceğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Madencilik sektörünün güçlendirilmesi hedefleniyor</strong></h2>

<p>Yürütülen çalışmalarla birlikte madencilik tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi, üretim ve yatırım verimliliğinin yükseltilmesi ve ulusal ekonomiye katkı sağlanması amaçlanıyor. Bu adımların Suriye’de madencilik sektörünün daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sunması bekleniyor.</p>

<p>Enerji Bakanı da geçen 25 Kasım’da El-Şarkiye madenlerindeki fosfat tesisini rehabilitasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden hizmete açmıştı.</p>

<h2><strong>Tesis 10 yıl sonra yeniden üretime başladı</strong></h2>

<p>El-Şarkiye madenlerindeki tesis, 10 yıllık aranın ardından yeniden üretime geçmiş ve yıllık 1,2 milyon ton fosfat üretim kapasitesine ulaşmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/suriye-ve-fransadan-fosfat-tesisi-icin-yeni-isbirligi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/the-ministry-of-energy-signs-a-memorandum-of-understanding-with-france-768x576.jpg" type="image/jpeg" length="50451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara’nın Eşi Şam Fuarı’nı Gezdi]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/cumhurbaskani-ahmed-el-saranin-esi-sam-fuarini-gezdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/cumhurbaskani-ahmed-el-saranin-esi-sam-fuarini-gezdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara’nın eşi Latifa El-Durubi, Şam Uluslararası Fuarı’nı ziyaret ederek farklı stantlarda sergilenen ürün, el sanatları, yenilik ve buluşları inceledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara’nın eşi Latifa El-Durubi, Şam’da düzenlenen 63. Şam Uluslararası Fuarı’nı ziyaret etti. Fuar alanındaki çeşitli stantları gezen El-Durubi, katılımcıların çalışmaları ve sergilenen ürünler hakkında bilgi aldı.</p>

<h2><strong>Yenilik ve Buluşları İnceledi</strong></h2>

<p>30 Ağustos’ta Şam’daki Fuar Alanı’na gelen Latifa El-Durubi, Ekonomi ve Sanayi Bakanlığı tarafından oluşturulan Ulusal Yenilik ve Buluşlar Sergisi’ni ziyaret etti. El-Durubi burada sergilenen farklı yenilik ve buluş örneklerini inceledi.</p>

<p>El-Durubi ayrıca Evkaf Bakanlığı’nın standı ile el sanatlarının yer aldığı bölümleri de gezerek sergilenen ürün ve eserler hakkında bilgi aldı.</p>

<h2><strong>“İş Birliği ve Yatırım İmkanları Güçlenecek”</strong></h2>

<p>Şam Uluslararası Fuarı’nın Suriye’nin sahip olduğu potansiyel ve imkanların tanıtılması açısından önem taşıdığını belirten El-Durubi, fuarın ülkenin dünya ile bağlantılarını ve dışa açılımını güçlendireceğini ifade etti.</p>

<p>Fuarın aynı zamanda iş birliği, ortaklık ve yatırım alanlarında daha geniş fırsatlar oluşturmasına katkı sağlamasının beklendiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Fuara 60 Ülkeden Yaklaşık Bin Kuruluş Katılıyor</strong></h2>

<p>Bu yıl 63’üncüsü düzenlenen Şam Uluslararası Fuarı, yaklaşık 60 ülkeden 1000’e yakın kurum ve kuruluşun katılımıyla gerçekleştiriliyor. 4 Eylül’e kadar devam edecek fuarda yerel, Arap ve uluslararası şirketlerin yanı sıra bakanlıklar, kamu kurumları, ticaret odaları, iş konseyleri ile yatırım ve hizmet kuruluşları da yer alıyor.</p>

<h2><strong>Fuar Yoğun İlgi Görüyor</strong></h2>

<p>29 Ağustos’ta kapılarını açan Şam Uluslararası Fuarı, ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Ekonomik ve ticari yönünün yanı sıra kültürel niteliğiyle de öne çıkan fuarda çok sayıda etkinlik ve faaliyet ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/cumhurbaskani-ahmed-el-saranin-esi-sam-fuarini-gezdi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/cumhurbaskani-ahmed-el-saranin-esi-latifa-el-durubi.jpg" type="image/jpeg" length="64370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nepal'deki sel felaketinde can kaybı 489'a yükseldi]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/nepaldeki-sel-felaketinde-can-kaybi-489a-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/nepaldeki-sel-felaketinde-can-kaybi-489a-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepal'in Çin sınırında meydana gelen taşkının yol açtığı sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 489'a yükseldi. Felaketin ortaya çıkan yeni görüntüsünde, bir evde insanların mahsur kaldığı, su seviyesinin hızla yükseldiği görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nepal ile Çin sınırında meydana gelen sel felaketinin bilançosu ağırlaşıyor. Nepal polisinden yapılan açıklamada, Bhotekoshi Nehri'ndeki taşkının ardından yaşanan sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısının 489'a yükseldiği bildirildi. En çok can kaybının selden en kötü etkilenen Rasuwa ve Nuwakot bölgelerinde yaşandığı, çoğunun Trishuli Nehrinin aktığı ve Seti Gandaki Nehrine karıştığı Chitwan bölgesinde bulunduğu ifade edildi.<br />
Sel felaketinin ortaya çıkan yeni görüntüsünde, sular altında kalan bir bölgedeki evde insanların mahsur kaldığı, su seviyesinin hızla yükseldiği görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W776358 02" class=" detail-photo img-fluid" height="812" src="https://megahaber27com.teimg.com/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w776358-02.jpg" width="849" /></p>

<h2><strong>Çin'de ölü sayısı 5'e yükseldi, kurtarma operasyonları yeniden başladı</strong></h2>

<p>Çin'in Nepal sınırında yer alan Tibet Özerk Bölgesi'ndeki Gyirong'da ise yaşamını yitirenlerin sayısı 3'ten 5'e yükseldi. Kayıp sayısı ise 558 olarak kaldı. Çin Su Kaynakları Bakanlığı, çarşamba günü meydana gelen sel ve heyelan sonucu Tibet'te oluşan set gölünün bugün taştığını belirtti. Sabah saatlerinde askıya alınan kurtarma operasyonları, taşmanın durması sonucu yeniden başlatıldı. Chhochen Khola ve Purepu Tsangpo nehirlerinin birleştiği noktada oluşan set gölünün, hafta sonu alçak bölgelerde ikinci bir sel felaketine neden olma riskinin "yüksek" olduğu konusunda uyarıda bulunuldu.</p>

<h2><strong>Felaketin gelişi</strong></h2>

<p>Çarşamba günü Himalayalar'dan bir buzulun kopmasıyla önce Çin'in Tibet bölgesini, sonra Nepal'in kuzeyindeki Rasuwa ve komşu bölgelerini sel vurdu. Bhotekoshi ve Trishuli nehirleri, sel suyu ve molozlarla taştı. Evler, köprüler, yollar ve diğer altyapı sel suyuna kapılıp sürüklendi, bazı bölgelerdeki sakinler ve turistlerle iletişim tamamen kesildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/nepaldeki-sel-felaketinde-can-kaybi-489a-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w776358-01.jpg" type="image/jpeg" length="99614"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suriye’den ABD’nin Kararına Memnuniyet Mesajı]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/suriyeden-abdnin-kararina-memnuniyet-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/suriyeden-abdnin-kararina-memnuniyet-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanlığı, ülkenin ABD tarafından “T*röre Destek Veren Ülkeler” listesinden çıkarılmasını memnuniyetle karşılarken, kararın ekonomik toparlanma ve yeniden yapılanma sürecine katkı sağlayacağını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, ABD’nin Suriye’yi “Teröre Destek Veren Ülkeler” listesinden çıkarma kararına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, onlarca yıldır listede bulunan Suriye’nin çıkarılmasının ekonomik iyileşme çalışmalarını destekleyeceğini ve yeniden yapılanma için daha uygun bir ortam oluşturacağını belirtti.</p>

<h3><strong>“Yeni bir sayfa açılacak”</strong></h3>

<p>Bakanlığın resmi açıklamasında, alınan kararın Suriye’nin uluslararası ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğu vurgulandı. Kararın ekonomik toparlanmaya katkı sunmasının yanı sıra Suriye halkı ve komşu ülkelerin yararına bölgedeki güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine destek olacağı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, Suriye’nin bu önemli kararın alınmasını sağlayan siyasi irade nedeniyle ABD yönetimine ve Başkan Donald Trump’a teşekkür ve takdirlerini sunduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>Kalan kısıtlamaların kaldırılması talebi</strong></h2>

<p>Suriye yönetimi, ülkenin toparlanma sürecini olumsuz etkileyen ve Arap dünyası ile uluslararası alandaki normal ve etkin rolüne dönüşünü sınırlandıran diğer kısıtlamaların kaldırılması yönünde de ilave adımlar atılmasını temenni etti.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, bu yöndeki gelişmelerin Suriye’nin ekonomik ve siyasi açıdan yeniden güçlenmesine katkı sağlayacağına dikkat çekildi.</p>

<h2><strong>ABD ve uluslararası toplumla iş birliği mesajı</strong></h2>

<p>Suriye, ortak çıkarların geliştirilmesi, istikrar ve kalkınmanın desteklenmesi ile ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla ABD ve uluslararası toplumla ilişkilerini geliştirmeye hazır olduğunu bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, stratejik ortaklıkların derinleştirilmesi ve iş birliği alanlarının genişletilmesinin hedeflendiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>OFAC kararı duyurmuştu</strong></h2>

<p>Öte yandan ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), daha önce yaptırım düzenlemelerinde resmi bir güncelleme yayımlamıştı.</p>

<p>OFAC tarafından yapılan duyuruda, Kongre’nin inceleme süreçlerinin herhangi bir itiraz olmadan tamamlanmasının ardından Suriye’nin “Teröre Destek Veren Ülkeler” listesinden çıkarıldığı açıklanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/suriyeden-abdnin-kararina-memnuniyet-mesaji</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-19-at-141501.jpeg" type="image/jpeg" length="61359"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı El-Şara: Suriye Yeni Bir Döneme Adım Atıyor]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/cumhurbaskani-el-sara-suriye-yeni-bir-doneme-adim-atiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/cumhurbaskani-el-sara-suriye-yeni-bir-doneme-adim-atiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, ülkenin acı geçmişinden yeni bir sayfa açtığını belirterek, yaptırımların kaldırılmasıyla birlikte kalkınma, imar ve yeniden yapılanma sürecine odaklanılacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, Suriye halkına yönelik yaptığı konuşmada ülkenin geçmişte yaşadığı acı dönemi geride bırakmaya hazırlandığını ifade etti. El-Şara, yaptırımların kaldırılması ve kısıtlamaların sona ermesiyle birlikte Suriye’nin kalkınma ve yeniden inşa sürecine yöneldiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Acı geçmişin sayfasını geride bırakıyoruz”</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı El-Şara, konuşmasında Suriye’nin yeni bir döneme girdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Suriye bugün üzerinden kara bir lekeyi atıyor, acı geçmişinin bir sayfasını kendi elleriyle yırtıp atıyor ve kalkınma, imar ve inşa alanına doğru yelken açıyor. Ey ulu Suriye halkı, bunu başardınız; üzerinizdeki yaptırımlar kaldırıldı, kısıtlamalar çözüldü. Yüce Allah’tan bize sizlere hizmet etme konusunda yardım etmesini dilerim.”</p>

<p>El-Şara, yaşanan gelişmelerin ardından Suriye’nin önünde kalkınma ve yeniden yapılanmaya odaklanacağı yeni bir sürecin bulunduğuna işaret etti.</p>

<h2><strong>Trump ve destekçi ülkelere teşekkür</strong></h2>

<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, konuşmasında ABD Başkanı Donald Trump’a ve Suriye’ye destek veren ülkelere de teşekkürlerini iletti.</p>

<p>El-Şara, Suriye’nin yanında duran tüm dost ve destekçi ülkelere yönelik minnettarlığını dile getirirken, yeni dönemde ülkenin kalkınma ve imar çalışmalarına yönelmesinin önemine vurgu yaptı.</p>

<h2><strong>Suriye’ye yönelik yaptırımlarda değişiklik</strong></h2>

<p>Öte yandan ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), daha önce yaptırım düzenlemelerinde resmi bir güncelleme yayımlamıştı.</p>

<p>Yapılan açıklamada, Kongre’nin inceleme süreçlerinin herhangi bir itiraz olmadan tamamlanmasının ardından Suriye’nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarıldığı duyurulmuştu.</p>

<p>Bu gelişmenin ardından Suriye yönetimi, yaptırımların kaldırılması ve kısıtlamaların sona ermesini ülkenin yeniden yapılanma ve ekonomik kalkınma süreci açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/cumhurbaskani-el-sara-suriye-yeni-bir-doneme-adim-atiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/a-w754844-01-936355.jpg" type="image/jpeg" length="83526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devrik Rejimin Müftüsü Ahmed Hassun’a Müebbet Hapis]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/devrik-rejimin-muftusu-ahmed-hassuna-muebbet-hapis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/devrik-rejimin-muftusu-ahmed-hassuna-muebbet-hapis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi, devrik rejimin müftüsü Ahmed Hassun’u Suriye halkına karşı insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından mahkum ederek müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca Hassun’un taşınır ve taşınmaz mallarının müsaderesine karar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi, devrik rejimin müftüsü Ahmed Hassun hakkındaki davada kararını açıkladı. Yargılamanın inceleme ve hükmün açıklanmasına ayrılan altıncı duruşmasında Hassun, şiddeti teşvik etme ve öldürmeyi meşrulaştırmanın yanı sıra Suriye halkına karşı insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından mahkum edildi.</p>

<p>Yargıç Fahreddin El-Aryan başkanlığındaki duruşmaya Geçiş Dönemi Adaleti Ulusal Heyeti üyelerinin yanı sıra uluslararası hukuk ve insani yardım kuruluşlarının temsilcileri katıldı.</p>

<h2><strong>Dini kurumların rejim dönemindeki işlevi ele alındı</strong></h2>

<p>Yargıç El-Aryan, duruşmanın başında yaptığı değerlendirmede, elde edilen verilerin devrik rejim döneminde resmi dini kurumların, özellikle Fetva Kurumunun, askeri ve güvenlik operasyonlarına dini gerekçe oluşturmak ve bu operasyonların kamuoyu önünde meşru gösterilmesini sağlamak amacıyla kullanıldığına işaret ettiğini belirtti.</p>

<p>El-Aryan, söz konusu kurumun sivil yerleşimlerin hedef alınmasına ve geniş çaplı yıkıma neden olan varil bombalarının kullanımına meşruiyet kazandırdığını, bunun da uluslararası insancıl hukuk kurallarının ihlali anlamına geldiğini ifade etti.</p>

<p>Mahkeme başkanı ayrıca Hassun’un, askeri operasyonlarda yer alan “Livaa El-Kudüs” komutanlığı ve üyelerine düzenli biçimde mali destek sağladığını belirtti. Hassun’un insanlığa karşı suçlar ile savaş suçlarına karıştığının sabit olduğu vurgulandı.</p>

<h2><strong>Mahkeme kararını açıkladı</strong></h2>

<p>Yargıç El-Aryan, mahkemenin Hassun’u iç savaşa ve mezhepsel çatışmaya neden olan saldırı suçundan mahkum ettiğini belirterek müebbet hapis cezasına hükmedildiğini açıkladı.</p>

<p>Karar kapsamında Hassun’un taşınır ve taşınmaz mallarına el konulmasına ve söz konusu malların kamu hazinesi lehine müsadere edilmesine de karar verildi.</p>

<h2><strong>Hassun hangi suçlamalarla yargılandı?</strong></h2>

<p>Ahmed Hassun’un yargılandığı davanın ilk duruşması 25 Haziran’da gerçekleştirilmişti. Davada Hassun’a yöneltilen suçlamalar arasında Cumhuriyet Müftüsü olarak sahip olduğu makamı kişisel çıkarları doğrultusunda kullanmak ve devrik rejimin lideri Beşar El-Esed, Genel İstihbarat İdaresi Müdürü Ali Memluk, üst düzey ordu komutanları ve Suriye’de savaşan mezhepçi milis liderleriyle resmi ilişkilerin kapsamını aşan bağlantılar kurmak yer aldı.</p>

<p>Hassun ayrıca devrik rejim ordusundaki asker ve subayları, rejim karşıtlarına karşı rejimi desteklemeye çağırmakla suçlandı.</p>

<p>Özellikle Doğu Halep ve İdlib başta olmak üzere ayaklanmaların yaşandığı bölgelerdeki sivillere ve devrik rejimin baskısından kaçarak mülteci durumuna düşenlere yönelik kışkırtıcı açıklamalar yapmak ve rejim ordusundan bu bölgeleri yok etmesini istemek de suçlamalar arasında bulundu.</p>

<p>Cumhuriyet Müftüsü sıfatıyla sahip olduğu resmi ve sembolik konum üzerinden, savaş suçlarıyla ilişkilendirilen İsam Zahreddin ve Kasım Süleymani gibi isimlere açık destek vermek, ayrıca Rusya ve İran’ın Suriye’ye müdahalelerini desteklemek de Hassun’a yöneltilen suçlamalar arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>Geçiş adaleti sürecinde yeni karar</strong></h2>

<p>Ahmed Hassun hakkındaki dava, devrik rejim döneminde Suriye halkına karşı işlendiği belirtilen suçların sorumlularının hesap vermesini hedefleyen geçiş adaleti kapsamında yürütülen yargılamaların devamı niteliğinde.</p>

<p>Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi, geçen salı günü sanık Vesim El-Esed’i insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından mahkum ederek idam cezasına çarptırmış, taşınır ve taşınmaz mallarının müsaderesine hükmetmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme, 11 Ağustos’ta ise sanık Atıf Necib hakkında yüzüne karşı; firari Beşar El-Esed, Maher El-Esed ve diğer beş firari sanık hakkında gıyaben idam kararı vermişti. Söz konusu sanıklar öldürme, işkence, özgürlükten yoksun bırakma, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından suçlu bulunmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/devrik-rejimin-muftusu-ahmed-hassuna-muebbet-hapis</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-24-at-134050.jpeg" type="image/jpeg" length="84166"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Barrack’tan Golan Tepeleri Açıklaması: “Suriye Toprağı ve İşgal Altında”]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/barracktan-golan-tepeleri-aciklamasi-suriye-topragi-ve-isgal-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/barracktan-golan-tepeleri-aciklamasi-suriye-topragi-ve-isgal-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Thomas Barrack, Golan Tepeleri’nin Birleşmiş Milletler kararları ve uluslararası hukuk kapsamında Suriye’ye ait olduğunu belirterek, İsrail’in bölgedeki işgalinin sürdüğünü ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Thomas Barrack, işgal altındaki Golan Tepeleri’nin statüsüne ilişkin açıklamalarda bulundu. Barrack, Golan Tepeleri’nin BM kararları ve uluslararası hukuk açısından Suriye toprağı olduğunu, İsrail’in ise bölgedeki işgalini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<h2><strong>Golan için uluslararası hukuk vurgusu</strong></h2>

<p>Barrack, “Clash Report” platformuna verdiği röportajda yaptığı değerlendirmeleri bugün X hesabı üzerinden paylaştı. İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki uygulamalarının BM kararları ve uluslararası hukukla bağdaşmadığını belirten Barrack, bölgenin Suriye’ye ait olduğunu ifade etti.</p>

<p>Açıklamada, Golan Tepeleri’nin statüsüne ilişkin BM kararlarına da dikkat çekildi. Bu kapsamda özellikle BM Güvenlik Konseyi’nin 17 Aralık 1981 tarihli 497 sayılı kararına işaret edildi.</p>

<h2><strong>BM’nin 497 sayılı kararı</strong></h2>

<p>BM Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararında, İsrail’in Golan Tepeleri’ne kendi yasalarını, yetki alanını ve yönetimini uygulama kararının geçersiz olduğu ve uluslararası hukuk açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Barrack’ın açıklamalarında da Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğu yönündeki uluslararası hukuki çerçeveye vurgu yapıldı.</p>

<h2><strong>Suriye’den daha önce BM’de çağrı gelmişti</strong></h2>

<p>Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani de 29 Nisan 2025 tarihinde BM Güvenlik Konseyi oturumunda yaptığı konuşmada Golan Tepeleri’nin hâlen işgal altında bulunduğunu ifade etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>El-Şeybani, söz konusu konuşmasında BM Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararının uygulanmasını ve İsrail’in 4 Haziran 1967 hattına çekilmesini talep etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/barracktan-golan-tepeleri-aciklamasi-suriye-topragi-ve-isgal-altinda</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/1364191-586351127.jpg" type="image/jpeg" length="73534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ruslan: Guta Katliamını Hatırlamak İnsan Onuruna Saygıdır]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/ruslan-guta-katliamini-hatirlamak-insan-onuruna-saygidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/ruslan-guta-katliamini-hatirlamak-insan-onuruna-saygidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safvat Ruslan, Guta’da yaşanan kimyasal katliamın yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Suriyelilerin yaşadığı acıları hatırlamanın yalnızca geçmişi anmak anlamına gelmediğini, insan ve onuruna sahip çıkmak olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safvat Ruslan, devrik rejimin 21 Ağustos 2013’te Şam’ın Guta bölgesinde gerçekleştirdiği kimyasal saldırının 13. yıl dönümünde açıklama yaptı. Ruslan, katliamda hayatını kaybedenleri anarken, yaşananların unutulmaması ve benzer trajedilerin yeniden yaşanmaması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Yıllar geçse de acılar silinmiyor”</strong></h2>

<p>Ruslan, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda, aradan geçen yıllara rağmen yakınlarını kaybedenlerin acılarının devam ettiğini belirtti. İnsanların hafızasının silinmemesi gerektiğini vurgulayan Ruslan, Guta katliamında hayatını kaybedenlerin anısı önünde saygıyla eğildiklerini ifade etti.</p>

<p>Ruslan, Suriyelilerin yaşadığı acıların hatırlanmasının yalnızca geçmişe dönük bir anma olmadığını, insan ve insan onuruna gösterilen vefanın bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>“Yaşananlardan ders çıkarılmalı”</strong></h2>

<p>Guta’da yaşananların unutulmaması gerektiğine işaret eden Ruslan, Suriyelilerin hayatlarının ve dökülen kanın değerli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ruslan, halkın yaşadığı trajedilerin hatırlanmayı hak ettiğini belirterek, geçmişte yaşananlardan ders çıkarılmasının ve benzer olayların tekrarının önlenmesinin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Katliamın üzerinden 13 yıl geçti</strong></h2>

<p>Devrik rejim tarafından 21 Ağustos 2013’te gerçekleştirilen Guta kimyasal saldırısının üzerinden 13 yıl geçti. Saldırıda aralarında 200 çocuk ve kadının da bulunduğu 1400’den fazla sivil hayatını kaybetti. Binlerce kişi ise saldırı sırasında boğulma ve zehirlenme nedeniyle etkilendi.</p>

<p>Guta’daki kimyasal saldırı, devrik rejimin Suriye halkına karşı gerçekleştirdiği en ağır suçlardan biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<h2><strong>Sorumluların takibine devam ediliyor</strong></h2>

<p>Suriye hükümeti, ülkenin özgürleştirilmesinin ardından kimyasal silah kullanımına karışan kişilerin tespit edilmesi ve hesap vermeleri amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı tarafından son aylarda kimyasal silah kullanımına karıştıkları belirtilen bazı subay ve yetkililer gözaltına alındı. Bu isimler arasında Tümgeneral Adnan Abbud Helve, Albay Ahmed Habib Ali ve Tuğgeneral Hardal Ahmed Diyub da yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/ruslan-guta-katliamini-hatirlamak-insan-onuruna-saygidir</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/suriye-finans.jpg" type="image/jpeg" length="51461"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğu Guta’daki Kimyasal Katliamın Üzerinden 13 Yıl Geçti]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/dogu-gutadaki-kimyasal-katliamin-uzerinden-13-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/dogu-gutadaki-kimyasal-katliamin-uzerinden-13-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de devrik rejimin 21 Ağustos 2013’te Doğu Guta’da düzenlediği ve 1400’den fazla sivilin hayatını kaybettiği sarin gazı saldırısının üzerinden 13 yıl geçti. Katliamın ardından başlatılan soruşturmalar ve geçiş dönemi adaleti kapsamında sorumluların hesap vermesine yönelik çalışmalar sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye’nin başkenti Şam’ın Doğu Guta bölgesinde 21 Ağustos 2013’te gerçekleştirilen kimyasal saldırı, ülke tarihinin en ağır katliamlarından biri olarak kayıtlara geçti. Devrik rejim güçlerinin sarin gazı kullandığı saldırıda 1400’den fazla kişi hayatını kaybederken, binlerce kişi de yaralandı.</p>

<p>Aradan geçen 13 yılda saldırıya ilişkin uluslararası soruşturmalar yürütülürken, kimyasal silah kullanımına dair elde edilen bulgular ve mağdurların tanıklıkları dosyanın önemini korudu. Suriye’nin 8 Aralık 2024’te özgürleştirilmesinin ardından ise olayın sorumlularının ortaya çıkarılması ve hesap vermesi amacıyla yeni bir süreç başladı.</p>

<h2><strong>Gece saatlerinde gerçekleşen saldırı</strong></h2>

<p>21 Ağustos 2013 sabahı saat 02.00 sıralarında devrik rejime ait savaş uçakları, Doğu Guta’daki Zemelka, Ayn Terma, Hammuriye, Sakba, Duma, Meliha, Kafr Batna ve Cisrin ile Batı Guta’daki El-Muaddamiye bölgelerine sarin gazı taşıyan füzelerle saldırdı.</p>

<p>Gece saatlerinde gerçekleştirilen saldırıda düşük hava sıcaklığının etkisiyle zehirli gazın yeryüzüne doğru yayılması, saldırının etkisini artırdı. Evlerinde uyuyan çok sayıda sivil gazdan etkilenirken, bölgedeki sağlık merkezleri de kısa sürede çok sayıda yaralıyla karşı karşıya kaldı.</p>

<p>Bölgede uzun süredir devam eden kuşatma nedeniyle tıbbi malzeme ve ilaç sıkıntısı yaşanması, sağlık çalışanlarının müdahale imkanlarını daha da sınırladı.</p>

<h2><strong>Saldırının ardından ağır tablo ortaya çıktı</strong></h2>

<p>Saldırıdan etkilenenlerde ağızda köpürme, ciddi solunum güçlüğü, görme sorunları, kas spazmları ve bilinç kaybı gibi belirtiler görüldü.</p>

<p>Devrik rejim güçlerinin yaralıların tedavi edildiği hastaneleri ve sağlık noktalarını da hedef aldığı bildirildi. Yaşananlar, uluslararası hukuk ve insani kuralların açık şekilde ihlal edildiği bir saldırı olarak değerlendirildi.</p>

<p>Katliamın ardından olayın üzerinin örtülmesine yönelik girişimlerde bulunulduğu belirtilirken, uluslararası soruşturmalar sırasında elde edilen bilimsel bulgular saldırının boyutunu ortaya koydu.</p>

<h2><strong>BM raporunda sarin izleri tespit edildi</strong></h2>

<p>İsveçli uzman Ake Sellström başkanlığındaki BM misyonu, saldırının ardından Doğu ve Batı Guta’da incelemelerde bulundu. Misyon, çok sayıda mağdur, sağlık çalışanı ve sağlık görevlisiyle görüşerek çeşitli biyolojik ve çevresel örnekler topladı.</p>

<p>Misyonun raporunda incelenen kan örneklerinin yüzde 85’inin sarin açısından pozitif çıktığı, çevresel örneklerde ve mühimmat parçalarında da sarin gazına ilişkin bulgular tespit edildiği bildirildi.</p>

<p>Dönemin BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, 16 Eylül 2013’te raporu Güvenlik Konseyi’ne sundu. Raporda Suriye’de kimyasal silahların sivillere ve çocuklara karşı kullanıldığı belirtilirken, olayın uluslararası hukuk açısından ciddi bir ihlal olduğu vurgulandı.</p>

<h2><strong>1400’den fazla sivil hayatını kaybetti</strong></h2>

<p>Suriye İnsan Hakları Ağı’nın verilerine göre saldırıda aralarında 194 kadın ve 99 çocuğun da bulunduğu 1144 kişinin hayatını kaybettiği isimleriyle belgelendi. Yaklaşık 5 bin 935 kişinin ise solunum sorunları ve boğulma belirtileriyle yaralandığı kaydedildi.</p>

<p>ABD hükümeti tarafından saldırıdan dokuz gün sonra yayımlanan raporda ise ölü sayısının 426’sı çocuk olmak üzere 1429 olduğu tahmin edildi.</p>

<h2><strong>Kimyasal silahların imhası kararı alındı</strong></h2>

<p>Saldırının ardından Suriye, 14 Eylül 2013’te Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi’ne katıldı. Sözleşme 14 Ekim 2013’te yürürlüğe girerken, Suriye sözleşmeye taraf olan 190. ülke oldu.</p>

<p>BM Güvenlik Konseyi de 27 Eylül 2013’te 2118 sayılı kararı oy birliğiyle kabul ederek Suriye’nin kimyasal silah stoklarının ortadan kaldırılmasına yönelik çerçeveyi onayladı.</p>

<p>Ekim 2013 ile Eylül 2014 arasında ilan edilen kimyasal silahların Suriye dışına çıkarılarak imha edildiği bildirildi. Ancak sonraki yıllarda farklı bölgelerde yeni kimyasal saldırıların yaşanması, devrik rejimin kimyasal silah kapasitesine ilişkin beyanlarının eksik olduğunu ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Dosya yeniden gündeme taşındı</strong></h2>

<p>Suriye’nin 8 Aralık 2024’te özgürleştirilmesinin ardından Doğu Guta saldırısına ilişkin hesap verebilirlik sürecinde yeni bir dönem başladı.</p>

<p>Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW), yeni Suriye yönetimiyle temas kurarak devrik rejimin kimyasal programına ilişkin eksikliklerin ortaya çıkarılması konusunda çalışmalar yürütmeye başladı.</p>

<p>Suriye’nin OPCW nezdindeki tüm hak ve imtiyazlarını 9 Temmuz’da yeniden kazanması da bu sürecin önemli adımlarından biri oldu.</p>

<p>Suriye’nin OPCW misyonu tarafından 26 Mayıs’ta yapılan açıklamada, 2013’te Doğu Guta saldırısında kullanılan mühimmatlara benzeyen 25 karadan karaya füzenin yanı sıra sarin üretiminde kullanılan ham maddeler ile karıştırma ve depolama ekipmanlarının ele geçirildiği bildirildi. Eski kimyasal programla bağlantılı üst düzey subay ve uzmanların da aralarında bulunduğu 18 kişinin tutuklandığı açıklandı.</p>

<h2><strong>Katliamın sorumluları tek tek takip ediliyor</strong></h2>

<p>Hesap verme süreci kapsamında Doğu Guta saldırısıyla bağlantılı olduğu belirtilen bazı isimler de yakalandı.</p>

<p>Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab, 29 Nisan’da Tümgeneral Adnan Abud Halva’nın yakalandığını açıkladı. Halva, Doğu Guta’daki kimyasal katliamın sorumlusu baş subaylardan biri olarak nitelendirildi.</p>

<p>Mayıs ayında, Şam’daki Askeri İstihbarat “Mıntıkak” Şubesi’ndeki görevi sırasında kimyasal saldırılara karıştığı ve Doğu Guta saldırısında lojistik koordinasyon sağladığı belirtilen Kıdemli Albay Hardal Ahmed Diyub da yakalandı.</p>

<p>Temmuz ayında ise devrik rejim döneminde kimyasal silahlar konusunda uzmanlaşan, sarin gazı depoları ve kimyasal üretimden sorumlu olduğu belirtilen Albay Ahmed Habib Ali tutuklandı.</p>

<h2><strong>Geçiş adaleti süreci devam ediyor</strong></h2>

<p>Suriye’de mağdurların haklarının korunması ve geçmişte yaşanan ihlallerin ortaya çıkarılması amacıyla 17 Mayıs 2025 tarihli ve 20 sayılı Başkanlık Kararnamesi ile Ulusal Geçiş Adaleti Yüksek Kurulu oluşturuldu.</p>

<p>Kurul; gerçeklerin ortaya çıkarılması, sorumluların hesap vermesi, mağdurların zararlarının giderilmesi, ulusal uzlaşının sağlanması ve benzer ihlallerin yeniden yaşanmamasına yönelik çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>BM Bağımsız Uluslararası Tarafsız Mekanizma (IIIM) ile işbirliği de genişletildi. Mekanizma, hükümetle koordinasyon içerisinde Suriye'de delil toplama çalışmalarına başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>13 yıl sonra hafızalardaki yerini koruyor</strong></h2>

<p>21 Ağustos 2025, devrik rejimin çöküşünden sonra Doğu Guta katliamının ilk kez anıldığı yıl dönümü oldu. Saldırının başladığı saat olan 02.00’de Doğu Guta’da anma etkinlikleri düzenlenirken, bölge halkı ve aktivistler hayatını kaybedenleri andı.</p>

<p>Ulusal Geçiş Adaleti Yüksek Kurulu ile Kimyasal Silah Mağdurları Derneği tarafından düzenlenen etkinlikler Duma ve Zemelka’ya da yayıldı. Hayatta kalanların tanıklıkları ve saldırının mağdurlar üzerindeki sağlık ve psikolojik etkileri de çeşitli çalışmalarda kayıt altına alındı.</p>

<h2><strong>“Suçluların hesap vermesi zaman aşımına uğramayan bir haktır”</strong></h2>

<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, 23 Ağustos 2025’te Doğu Guta’daki kimyasal saldırılardan sağ kurtulan bir grup mağdurla görüşmesinde, suçluların hesap vermesinin zaman aşımına uğramayan bir hak olduğunu ifade etti.</p>

<p>Aradan geçen 13 yıla rağmen Doğu ve Batı Guta dosyası, kimyasal silah kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılması, saldırının sorumlularının belirlenmesi ve mağdurların haklarının teslim edilmesi amacıyla yürütülen uluslararası soruşturmalar ile geçiş dönemi adaleti çalışmalarının önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/dogu-gutadaki-kimyasal-katliamin-uzerinden-13-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/fs2dwd7-wc-a-a-u-pw-v.jpg" type="image/jpeg" length="49643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Paspas Saplarından Çıktı: 197 Bin Captagon Ele Geçirildi]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/paspas-saplarindan-cikti-197-bin-captagon-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/paspas-saplarindan-cikti-197-bin-captagon-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi, komşu ülkelerden birine gönderilmek üzere hazırlanan 197 bin adet captagon hapın ele geçirildiği kaçakçılık girişimini önledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi, uyuşturucu kaçakçılığı yapan şebekelere yönelik çalışmalarını sürdürürken, büyük miktarda uyuşturucu hapın sevkiyatını engelledi. Operasyonda, uyuşturucuların ev tipi paspas saplarının içerisindeki boşluklara gizlendiği belirlendi.</p>

<h2><strong>Uyuşturucuların gizlenme yöntemi ortaya çıkarıldı</strong></h2>

<p>Daire tarafından yapılan açıklamaya göre, istihbarat çalışmaları ve saha takibi sonucunda uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir şebekenin kullandığı gizleme yöntemi tespit edildi.</p>

<p>Gerçekleştirilen arama ve incelemelerde, evlerde kullanılan paspasların saplarının iç kısmındaki boşluklara gizlenmiş 197 bin adet captagon hap bulundu. Uyuşturucuların komşu ülkelerden birine gönderilmesinin planlandığı bildirildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 21 At 12.55.55" class="detail-photo img-fluid" height="565" src="https://megahaber27com.teimg.com/megahaber27-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-21-at-125555.jpeg" width="849" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Şebekeye yönelik soruşturma sürüyor</strong></h2>

<p>Olayın ardından kaçakçılık girişiminin arkasındaki kişilerin tespit edilmesi için soruşturma başlatıldı. Yetkililer, şebekenin diğer üyelerinin kimliklerinin belirlenmesi ve yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini açıkladı.</p>

<p>Yakalanacak şüphelilerin gerekli işlemlerin ardından yetkili yargı makamlarına sevk edileceği belirtildi.</p>

<h2><strong>Süveyda’da da kaçakçılık girişimi engellenmişti</strong></h2>

<p>Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi, 15 Ağustos tarihinde Süveyda’nın doğu kırsalında da bir uyuşturucu kaçakçılığı girişiminin önlendiğini duyurmuştu. Operasyonun İç Güvenlik Müdürlüğü ile koordinasyon halinde gerçekleştirildiği bildirilmişti.</p>

<p><img alt="H Q Ldoe Y Wc A Aq F Uo" class="detail-photo img-fluid" height="567" src="https://megahaber27com.teimg.com/megahaber27-com/uploads/2026/08/h-q-ldoe-y-wc-a-aq-f-uo.jpg" width="849" /></p>

<h2><strong>Uyuşturucu operasyonları devam ediyor</strong></h2>

<p>Suriye’de yetkili makamların son aylarda uyuşturucu üretimi, dağıtımı ve bölge ülkelerine kaçak yollarla sevkiyatına yönelik operasyonlarını sürdürdüğü bildiriliyor.</p>

<p>Yetkililer, önceki operasyonlarda devrik rejim döneminde üretildiği, piyasaya sürülmeye ve komşu ülkeler ile bölgeye kaçırılmaya çalışıldığı belirtilen farklı türlerde yüksek miktarda uyuşturucunun ele geçirildiğini ve imha edildiğini aktarmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/paspas-saplarindan-cikti-197-bin-captagon-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/h-q-l-d-a01-xg-a-a-pla-l.jpg" type="image/jpeg" length="34994"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ras El-Basit’te İlk Festival Coşkusu]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/ras-el-basitte-ilk-festival-coskusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/ras-el-basitte-ilk-festival-coskusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İlk kez düzenlenen Ras El-Basit Turizm Festivali, geleneksel el sanatlarından yerel ürünlere, halk oyunlarından yamaç paraşütü gösterilerine kadar çeşitli etkinliklerle ziyaretçileri buluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lazkiye Turizm Müdürlüğü tarafından Lazkiye’nin kuzey kırsalındaki Ras El-Basit bölgesinde ilk kez düzenlenen turizm festivali, farklı illerden gelen vatandaşların ve ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Horizon Kompleksi’nde düzenlenen etkinlikte yerel ürünler sergilenirken, geleneksel el sanatları ve halk oyunları da ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.</p>

<h2><strong>Festivalde geleneksel sanatlar ve gösteriler buluştu</strong></h2>

<p>Lazkiye Turizm Müdürü Fadi Nizam, festival kapsamında 50’den fazla kadın ve erkek zanaatkar ile geleneksel halk dansları ekiplerinin yer aldığını belirtti. Nizam, yamaç paraşütü gösterilerinin de festival kapsamında ilk kez gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p>Etkinliklerin çeşitliliğinin turizm hareketliliğine katkı sunduğunu belirten Nizam, zanaatkarların katılımıyla ekonomik faaliyetlerin canlandırılmasının ve yerel ürünlerin desteklenmesinin amaçlandığını söyledi. Nizam ayrıca Dünya Turizm Günü öncesinde Lazkiye’de çeşitli kültürel etkinliklerin düzenlendiğini kaydetti.</p>

<p><img alt="Lazkiyede Ras El Basit Festivali-1" class="detail-photo img-fluid" height="485" src="https://megahaber27com.teimg.com/megahaber27-com/uploads/2026/08/lazkiyede-ras-el-basit-festivali-1.jpeg" width="849" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kadınların emeği festivalde sergilendi</strong></h2>

<p>“Enti” Derneğinden Lin Dribati, dernek olarak eğitim ve güçlendirme programlarından yararlanan kadınların hazırladığı ürünleri festivalde sergilediklerini belirtti.</p>

<p>Festivalde gıda ürünleri, kroşe çalışmaları, aksesuarlar, nakış ürünleri ve bambudan yapılan geleneksel el sanatlarının yer aldığını aktaran Dreibati, etkinliğin kadınlara ve zanaatkarlara ürünlerini tanıtma ve pazarlama imkanı sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Dreibati, el sanatlarının bölgenin kimliği, gelenekleri ve kültürel mirasını yansıttığını belirterek bu mesleklerin yaşatılmasının önemine dikkat çekti. Ham madde fiyatlarındaki yükselişin zanaatkarların çalışmalarını sürdürmesini zorlaştırdığını da sözlerine ekledi.</p>

<h2><strong>Kırsal kadınların ürünlerine tanıtım desteği</strong></h2>

<p>Lazkiye Kırsal Kadınlar Salonu’nda arıcılık ve gıda üretimi alanında çalışan Aide Ahmed de festivale katılımın kırsal bölgelerde üretim yapan kadınların ürünlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağladığını söyledi.</p>

<p>Ahmed, yerel ürünlerin pazarlanmasına yönelik desteğin kadınların evden üretim faaliyetlerini sürdürmelerine ve yerel üretimin devamlılığına katkıda bulunduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Zanaatkarlar ürünlerini doğrudan ziyaretçilere sundu</strong></h2>

<p>“Souk El-Dia” Derneğinden zanaatkar Mişel Mansur, kendi tasarladığı ve ürettiği mum çalışmalarını festivalde ziyaretçilerin beğenisine sundu.</p>

<p>El sanatlarıyla emekliliğinin ardından ilgilenmeye başladığını belirten Mansur, artan fiyatlara rağmen ürünlerini halkın alım gücünü gözeterek hazırlamaya çalıştığını söyledi. Mansur, fuar ve festivallerin üreticiler ile tüketicilerin doğrudan iletişim kurması açısından önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>Genç üreticiler de festivalde yer aldı</strong></h2>

<p>Eczacılık Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Lana Süleyman ise festivale ilk kez katıldığını belirterek memnuniyetini ifade etti. Saç ve cilt bakımına yönelik doğal ürünler hazırladığını aktaran Süleyman, aldığı bilimsel eğitimi üretim çalışmalarıyla birleştirerek projesini geliştirmeyi ve daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşmayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Gece yarısına kadar devam eden festivalde sanat etkinlikleri, geleneksel gösteriler ve çeşitli yerel ürünler ziyaretçilerle buluşturuldu. Etkinlikler bölge halkı ve festivale gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.</p>

<h2><strong>Ras El-Basit önemli turizm merkezlerinden biri</strong></h2>

<p>Lazkiye’nin yaklaşık 50 kilometre kuzeyinde bulunan Ras El-Basit sahili, Suriye’nin önemli turizm bölgeleri arasında gösteriliyor. Bölge, doğal güzelliklerinin yanı sıra farklı ziyaretçi gruplarına yönelik hizmet seçenekleriyle de öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/ras-el-basitte-ilk-festival-coskusu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/2-6.jpeg" type="image/jpeg" length="97966"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Humus’ta 2 Bin 500 Birimli El-Nasır Bulvarı Projesi İçin İlk Adım Atıldı]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/humusta-2-bin-500-birimli-el-nasir-bulvari-projesi-icin-ilk-adim-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/humusta-2-bin-500-birimli-el-nasir-bulvari-projesi-icin-ilk-adim-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Humus kent merkezinde hayata geçirilmeye başlanan El-Nasır Bulvarı Projesi, yaklaşık 2 bin 500 konut, ticari, idari ve otel birimini kapsıyor. Projenin tamamlanmasıyla 8 ila 10 bin kişiye istihdam sağlanması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye’nin Humus kentinde, kentsel dönüşüm ve yatırım çalışmalarının önemli projelerinden biri olarak gösterilen El-Nasır Bulvarı Projesi’nin uygulamasına başlandı. Proje, kentin yeni bir yapılaşma ve ekonomik toparlanma sürecine girdiğinin göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Projenin başlangıcı dolayısıyla düzenlenen törene Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Abdurrahman El-Ama, Humus Valisi Murhef El-Nassan, resmi ve ekonomik çevrelerden isimlerin yanı sıra ticaret ve kültür alanından temsilciler katıldı.</p>

<h2><strong>Humus’ta yatırımların önünü açacak adımlar</strong></h2>

<p>El-Nasır Bulvarı Projesi’nin başlatılması, kentte düzenlenen Birinci İş Adamları Forumu’nun yaklaşık bir hafta sonrasına denk geldi. Forum kapsamında, yerel yatırımların canlandırılması ve yeniden imar çalışmalarına katkı sağlayacak sermayenin bölgeye çekilmesi amacıyla Humus’un yatırım haritası tanıtılmıştı.</p>

<p>Humus Valisi Murhef El-Nassan, projenin kentteki yapılaşma açısından önemli bir aşama olduğunu belirterek, bunun toparlanma iradesinin somut göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. El-Nassan, projenin Humus halkının modern ve gelişmiş konut beklentilerine cevap vermeyi amaçladığını kaydetti.</p>

<p>Valilik olarak yatırımcılara gerekli kolaylıkları sağlayacaklarını belirten El-Nassan, vatandaşlara hizmet sunan ve yerel ekonomiye katkı sağlayan projelerin önündeki engellerin kaldırılması için çalışacaklarını söyledi.</p>

<p><img alt="Humustaki El Nasir Bulvari Ekonomik Ve Kentsel Toparlanmayi Destekliyor" class="detail-photo img-fluid" height="485" src="https://megahaber27com.teimg.com/megahaber27-com/uploads/2026/08/humustaki-el-nasir-bulvari-ekonomik-ve-kentsel-toparlanmayi-destekliyor.jpg" width="849" /></p>

<h2><strong>Yatırımcılar için yeni fırsatlar gündemde</strong></h2>

<p>Suriye Yatırım Kurumu Başkanı Ahmed Ruad Ramadan da projenin Birinci İş Adamları Forumu’nun hemen ardından başlatılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Ramadan, yatırımların beraberinde istihdam, üretim, piyasa hareketliliği ve ekonomik toparlanma getirdiğini belirterek devletin temel görevinin yatırım ortamını oluşturmak ve süreçleri kolaylaştırmak olduğunu söyledi.</p>

<p>Yatırımcılara da girişimde bulunma sorumluluğu düştüğünü ifade eden Ramadan, Suriye’de umut vadeden yatırım imkanlarının bulunduğunu, bunun için sermaye, tecrübe ve kararlılığın gerekli olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Konut ve ticaret birimleri aynı projede buluşuyor</strong></h2>

<p>El-Nasır Bulvarı Projesi’ni yürüten El-Umran Holding Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Rıfai Hammadi, projenin konut, ticaret, turizm ve idari alanları bir arada barındıran kapsamlı bir kent projesi olduğunu belirtti.</p>

<p>Hammadi, yaklaşık 2 bin 500 konut, ticari, idari ve otel biriminin projede yer alacağını açıkladı. Yer üstündeki yapıların yaklaşık 500 bin metrekarelik alana yayılacağını belirten Hammadi, yaklaşık 5 bin araç kapasiteli 250 bin metrekarelik yer altı otopark alanının da bulunacağını söyledi.</p>

<p>Projenin kentsel planlama ve tasarım ortağı Hisco Şirketi’nden Mühendis Dana Masuk ise El-Nasır Bulvarı’nın konut, iş, sağlık, ticaret, eğlence ve hizmet alanlarını tek bir kentsel yapı içerisinde birleştirecek şekilde tasarlandığını ifade etti.</p>

<h2><strong>350 bin metrekarelik halk bahçesi planlanıyor</strong></h2>

<p>Dana Masuk, projenin iki temel bölümden oluşacağını belirterek ilk bölümde yaklaşık 350 bin metrekarelik halk bahçesinin bulunacağını açıkladı.</p>

<p>Konut ve ticari alanların ise yaklaşık 160 bin metrekarelik bölümde yer alacağını belirten Masuk, bu alanda farklı kesimlerin ihtiyaçlarına cevap verecek çeşitli yapı ve konut bloklarının bulunacağını kaydetti.</p>

<h2><strong>Projeden 10 bin kişiye kadar istihdam beklentisi</strong></h2>

<p>El-Umran Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Rıfai Hammadi, projenin hayata geçirilmesi sırasında önceliğin Humus halkına verileceğini ve 8 bin ila 10 bin arasında kişiye istihdam oluşturulmasının öngörüldüğünü söyledi.</p>

<p>Gerekli olması halinde kent dışından da iş gücü desteği alınabileceğini belirten Hammadi, inşaatta kullanılacak hammaddelerin yerel piyasadan karşılanacağını ifade etti. Hammadi, bu durumun yapı ve inşaat sektörlerindeki hareketliliği artırarak kent ekonomisine katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p>Projenin üç aşamada tamamlanmasının planlandığını aktaran Hammadi, ilk aşamanın 3 yıl, ikinci aşamanın 5 yıl, üçüncü aşamanın ise 7 yıl sürmesinin öngörüldüğünü bildirdi. Sürelerin projenin kapsamı ve özellikle Hal Pazarı başta olmak üzere proje alanlarının teslim durumuyla bağlantılı olduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>Projenin etkisinin kent geneline yayılması bekleniyor</strong></h2>

<p>İstanbul’daki elektronik gayrimenkul pazarlama şirketinin sahibi Ömer Hammam da El-Nasır Bulvarı’nın mimari tasarım, yapılaşma ve istihdam açısından önemli bir dönüşüm oluşturabileceğini belirtti.</p>

<p>Hammam, projenin yalnızca bulunduğu alanla sınırlı kalmayabileceğini, Karabis, Meymas Caddesi, Hal Pazarı çevresi ve sanayi bölgesi başta olmak üzere Humus’un farklı noktalarında da ticari, kentsel ve hizmet hareketliliğine katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Açılış programında projenin hedefleri, bölümleri ve kentsel planlamasına ilişkin görsel sunum gerçekleştirildi. Konutlara ilişkin maketler ile mühendislik planları da katılımcıların incelemesine sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda ayrıca Humus’un geçirdiği değişim, kentin ekonomik ve kentsel rolünü yeniden kazanma hedefi ile yeni yapılaşma ve toparlanma sürecini anlatan kısa film gösterildi.</p>

<p>El-Nasır Bulvarı Projesi, Birinci İş Adamları Forumu’nda açıklanan yatırım haritasının ardından Humus’ta başlayan yatırım ve kentsel hareketlilik sürecinin önemli adımlarından biri olarak hayata geçiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/humusta-2-bin-500-birimli-el-nasir-bulvari-projesi-icin-ilk-adim-atildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/4-30-scaled.jpg" type="image/jpeg" length="34773"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5 Yıldır Sudan Çıkamıyor! 16 Yaşındaki Gencin Sıra Dışı Yaşamı]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/5-yildir-sudan-cikamiyor-16-yasindaki-gencin-sira-disi-yasami</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/5-yildir-sudan-cikamiyor-16-yasindaki-gencin-sira-disi-yasami" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan’da yaşayan 16 yaşındaki Iqbal Sheikh, yaklaşık 5 yıldır günlerinin büyük bölümünü göletlerde geçiriyor. Sudan çıktığında dayanılmaz bir yanma ve ağrı hissettiğini belirten genç, şikayetlerinin suya girdiğinde hafiflediğini söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan’ın Batı Bengal eyaletine bağlı Murshidabad kentinde yaşayan 16 yaşındaki Iqbal Sheikh’in hayatı, yıllardır devam eden ve nedeni henüz kesin olarak belirlenemeyen rahatsızlığı nedeniyle tamamen değişti. Sudan çıktığında vücudunda yoğun bir yanma hisseden Sheikh, acısının suya yeniden girmesiyle azaldığını ifade ediyor.</p>

<p>Yaklaşık 5 yıldır zamanının büyük kısmını göletlerde geçiren genç, günler boyunca sudan çıkmadan yaşamını sürdürüyor. Yaşadığı durum nedeniyle çevrede tanınan Sheikh, farklı göletlere giderek burada kalıyor.</p>

<h2><strong>Sudan Uzaklaşınca Ağrıları Başlıyor</strong></h2>

<p>Sheikh, suyun dışında kaldığında vücudunda şiddetli yanma ve ağrı meydana geldiğini, serin suya girdiğinde ise bu şikayetlerin hafiflediğini anlatıyor.</p>

<p>Bu nedenle göletler, genç için yalnızca serinlemek amacıyla kullanılan yerler olmaktan çıkarken günlük yaşamını sürdürdüğü alanlara dönüştü.</p>

<p>Sheikh’in sıra dışı yaşamı bölge halkının da ilgisini çekiyor. Okul çocukları ve çevrede yaşayanlar, sudan çıkmadan günlerini geçiren genci görmek için göletlerin çevresinde toplanıyor. Bazı kişiler ise günlerce sudan çıkmayan Sheikh’e yiyecek götürüyor.</p>

<p>Gencin göletin içerisinde yemek yerken görüntülenmesi de sosyal medyada kısa sürede yayılarak büyük ilgi gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Uzun Süre Suda Kalmak Sağlığını Etkiledi</strong></h2>

<p>Sheikh’in sürekli su içerisinde kalması zamanla başka sağlık sorunlarının da ortaya çıkmasına neden oldu. Bölge sakinlerinin aktardığına göre, başta elleri ve ayakları olmak üzere vücudunun bazı bölgelerindeki deride uzun süre suya maruz kalmaya bağlı renk değişiklikleri meydana geldi.</p>

<p>Gençte bunun yanı sıra soğuk algınlığı ve öksürük belirtilerinin de görüldüğü bildirildi.</p>

<p>Ailesinin daha önce Sheikh için yerel bir sağlık merkezinden yardım talep ettiği, ancak burada gerekli tedavinin sağlanamadığı belirtildi. Ailenin özel hastanedeki tedavi masraflarını karşılayabilecek ekonomik imkanının da bulunmadığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>Yıllardır Hastalığının Nedeni Belirlenemedi</strong></h2>

<p>Sheikh’in yaşadığı yoğun yanma ve ağrı şikayetlerinin altında yatan nedenin bugüne kadar kesin olarak tespit edilememesi dikkat çekiyor.</p>

<p>Ailesi ve çevresinin yardım arayışları sürerken, genç için yeni bir gelişme yaşandı.</p>

<h2><strong>Milyarder Anant Ambani Yardım Elini Uzattı</strong></h2>

<p>Hindistan’ın milyarder isimlerinden Anant Ambani, 16 yaşındaki gencin durumundan haberdar olduktan sonra harekete geçti. Ambani’nin girişimiyle Sheikh’in Mumbai’ye götürülerek uzman doktorlar tarafından kapsamlı bir sağlık değerlendirmesine tabi tutulması sağlandı.</p>

<p>Yıllardır göletlerde yaşamını sürdürmek zorunda kalan genç, böylece ilk kez uzman ekipler tarafından ayrıntılı şekilde incelenmeye başladı.</p>

<h2><strong>Doktorlar Nadir Hastalık İhtimali Üzerinde Duruyor</strong></h2>

<p>Sheikh’in sudan çıktığında yaşadığı yoğun yanma hissinin kesin nedeni henüz belirlenmiş değil. Doktorların değerlendirdiği ihtimaller arasında, ciltte suyla temas sırasında veya temas sonrasında rahatsızlık meydana getirebilen nadir hastalıklar bulunuyor.</p>

<p>Uzmanların üzerinde durduğu ihtimallerden biri de yanma, sıcaklık ve kızarıklık hissine yol açabilen nadir <strong>eritromelalji</strong> hastalığı. Ancak bunun şu aşamada yalnızca bir ihtimal olduğu ve kesin tanının kapsamlı tetkiklerin ardından konulabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/5-yildir-sudan-cikamiyor-16-yasindaki-gencin-sira-disi-yasami</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/unnamed-2.jpg" type="image/jpeg" length="75858"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[El-Hilali: SDG’nin Devlet Kurumlarına Entegrasyonunda Yeni Aşama]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/el-hilali-sdgnin-devlet-kurumlarina-entegrasyonunda-yeni-asama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/el-hilali-sdgnin-devlet-kurumlarina-entegrasyonunda-yeni-asama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanlığı ekibinden Ahmed El-Hilali ve Mustafa El-Abdi, SDG’nin askeri, güvenlik ve idari alanlarda Suriye devlet kurumlarına dahil edilmesi sürecinde mutabakat aşamasının geride bırakılarak sahadaki uygulama dönemine geçildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SDG ile 29 Ocak Anlaşması’nın uygulanmasını takip eden Cumhurbaşkanlığı ekibinin sözcüsü ve Haseke Vali Yardımcısı Ahmed El-Hilali, Mazlum Abdi’nin SDG’nin Suriye devlet kurumlarına askeri, güvenlik ve idari açıdan entegrasyonunun tamamlandığı yönündeki açıklamasını değerlendirdi.</p>

<p>El-Hilali, açıklamanın önemli ve olumlu bir gelişme olduğunu belirterek, sürecin artık mutabakat seviyesinden çıkarak Suriye devlet kurumlarına sahada fiilen entegrasyon aşamasına geçtiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Sahada somut adımlara dönüşecek”</strong></h2>

<p>El-Hilali, Suriye Televizyon Kanalı El-İhbariye’ye yaptığı açıklamada, sürecin kurumların ve idari yapıların birleştirilmesiyle sahada somut hale geleceğini söyledi.</p>

<p>El-Hilali, devlet kurumlarının yetkilerinin yeniden tesis edilmesiyle karar alma mekanizmasının bütünlüğünün ve Suriye’nin egemenliğinin güvence altına alınacağını belirterek, mevcut yönelimin ikili yapıların ve paralel oluşumların sona erdirilerek tek devlet, tek ordu ve tek kurum sisteminin oluşturulmasına zemin hazırladığını kaydetti.</p>

<h2><strong>Entegrasyonun tamamlanması sahadaki uygulamaya bağlı</strong></h2>

<p>Dosyanın tamamen kapanmasının yalnızca yapılan açıklamalarla mümkün olmayacağını belirten El-Hilali, sahadaki uygulamaların da tamamlanması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamu kurumlarında ve kamusal alanlarda bulunan parti sembolleri ile bayrakların kaldırılması gibi daha önce gerçekleştirilen adımların sürecin ilerlediğini gösterdiğini ifade eden El-Hilali, açıklamanın siyasi açıdan önemli olduğunu ancak idari, güvenlik ve askeri uygulamaların tümünün aynı anda tamamlandığı anlamına gelmediğini söyledi.</p>

<p>El-Hilali, devlet kurumlarının tek yetkili makam haline gelmesi için entegrasyon düzenlemelerinin tamamlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü bildirdi.</p>

<h2><strong>El-Abdi: “SDG dosyasının kapandığını söyleyebiliriz”</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanlığı ekibinde anlaşmanın uygulanmasını takip eden isimlerden Mustafa El-Abdi de El-İhbariye’ye yaptığı değerlendirmede, SDG’nin askeri ve sivil alanlardaki entegrasyonunun devletin kontrolü altında yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p>Anlaşmanın uygulanmasının takip edilmeye başlanmasından itibaren kararlı adımlar atıldığını ifade eden El-Abdi, “SDG dosyasının kapandığını söyleyebiliriz” dedi.</p>

<h2><strong>Entegrasyon devlet kurumları bünyesinde yürütülüyor</strong></h2>

<p>El-Abdi, entegrasyon sürecinin anlaşmanın uygulanması ve karşılaşılan engellerin aşılması konusunda iki tarafın tam mutabakatıyla yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>İlgili kurumların, yürürlükteki yasa ve mekanizmalar çerçevesinde devlet bakanlıklarının bünyesinde faaliyete geçirildiğini belirten El-Abdi, askeri ve sivil entegrasyonun devletin denetiminde gerçekleştirildiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>29 Ocak Anlaşması ne öngörüyor?</strong></h2>

<p>Suriye devleti ile SDG arasında imzalanan 29 Ocak Anlaşması, SDG’nin kontrolündeki bölgelerde bulunan ikili idari ve askeri yapının sona erdirilmesini ve ilgili kurumların Suriye devlet kurumlarıyla bütünleştirilmesini öngörüyor.</p>

<p>Anlaşma kapsamında ayrıca idari, güvenlik ve askeri yapıların birleştirilmesi ile devlet kurumlarının yetkilerini yeniden kullanmaya başlamasına yönelik aşamalı uygulama adımları yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/el-hilali-sdgnin-devlet-kurumlarina-entegrasyonunda-yeni-asama</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/hilali.jpg" type="image/jpeg" length="41050"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD’den Gazze İçin 206 Milyon Dolarlık Fon]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/abdden-gazze-icin-206-milyon-dolarlik-fon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/abdden-gazze-icin-206-milyon-dolarlik-fon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD yönetimi, Gazze Şeridi’nde oluşturulması önerilen Uluslararası İstikrar Gücü için 206 milyon dolardan fazla kaynak ayırdı. Söz konusu finansmanın güvenlik faaliyetleri, altyapı, araç ve insani yardım çalışmalarında kullanılması planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD yönetimi, Gazze Şeridi’nde görev yapması öngörülen Uluslararası İstikrar Gücü’ne yönelik 206 milyon doların üzerinde finansman sağlanacağını Kongreye bildirdi. Tahsis edilen kaynak, Başkan Donald Trump’ın savaşı sona erdirmeyi ve Gazze’nin yeniden imarını desteklemeyi amaçlayan planı kapsamında bu güce yönelik ilk büyük ABD finansmanı olarak öne çıktı.</p>

<p>Reuters’ın 19 Ağustos Çarşamba günü ABD Dışişleri Bakanlığına dayandırdığı haberine göre Bakanlık, 30 Temmuz tarihli iki ayrı Kongre bildiriminde, önerilen gücün ekipman, altyapı, araç ve operasyonel masrafları için 200 milyon dolar ayrılacağını açıkladı.</p>

<h2><strong>Zırhlı Araçlar İçin Ek Kaynak Ayrıldı</strong></h2>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan bildirimlerde, istikrar gücünün görevlerini desteklemek amacıyla ABD’ye ait zırhlı araçların yeniden donatılması için de 6 milyon dolarlık kaynak tahsis edileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece Gazze’deki istikrar gücü için öngörülen toplam ABD finansmanı 206 milyon doların üzerine çıkmış oldu.</p>

<h2><strong>İstikrar Gücünün Görevleri Belli Oluyor</strong></h2>

<p>Planlanan uluslararası gücün Gazze’de güvenliğin sağlanmasına yönelik görevler üstlenmesi bekleniyor. Gücün aynı zamanda silahsızlandırma çalışmalarına katkı sunması ve insani yardım ile yeniden imar malzemelerinin bölgeye ulaştırılmasını kolaylaştırması öngörülüyor.</p>

<p>Ancak gücün nihai yapısı, görev kapsamı ve Gazze’de ne zaman konuşlandırılacağına ilişkin görüşmeler henüz devam ediyor.</p>

<h2><strong>Bazı Ülkeler Asker Göndermeyi Taahhüt Etti</strong></h2>

<p>Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk, oluşturulması planlanan güce asker gönderme konusunda taahhütte bulundu.</p>

<p>Mısır ve Ürdün ise doğrudan asker göndermek yerine polislerin eğitilmesine katkı sağlayacağını bildirdi.</p>

<h2><strong>Gazze Planının Önünde Anlaşmazlıklar Bulunuyor</strong></h2>

<p>ABD’nin planı, Hamas’ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’nden çekilmesi gibi başlıklardaki anlaşmazlıklar nedeniyle çeşitli engellerle karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p>Uluslararası İstikrar Gücü’nün yapısı ve konuşlandırılmasına ilişkin müzakerelerin ise devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/abdden-gazze-icin-206-milyon-dolarlik-fon</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-20-at-140348.jpeg" type="image/jpeg" length="48211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suriye’den Ebu El-Zuhur Açıklaması: Türk Üssü Planı Yoktu]]></title>
      <link>https://www.megahaber27.com/suriyeden-ebu-el-zuhur-aciklamasi-turk-ussu-plani-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.megahaber27.com/suriyeden-ebu-el-zuhur-aciklamasi-turk-ussu-plani-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan El-Şeybani, İsrail’in Ebu El-Zuhur Havaalanı’na yönelik saldırısının ardından tesiste Türk askeri üssü kurulması ya da kalıcı Türk askeri varlığı oluşturulmasına yönelik herhangi bir plan bulunmadığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani, İsrail’in Suriye’nin kuzeyindeki Ebu El-Zuhur Havaalanı’na düzenlediği saldırıyla ilgili açıklamalarda bulundu. El-Şeybani, havaalanında saldırı öncesinde Türk askeri yığınağı olmadığını ve bölgede Türk birliklerinin konuşlandırılmasına yönelik bir plan bulunmadığını belirtti.</p>

<p>Bakan El-Şeybani, 19 Ağustos Çarşamba günü Axios haber sitesinin sorularına verdiği yazılı yanıtta, Ebu El-Zuhur Havaalanı’nda Türk üssü kurulması, kalıcı Türk askeri varlığı oluşturulması veya Türk askerlerinin konuşlandırılması yönünde herhangi bir niyet olmadığını ifade etti.</p>

<h2><strong>“Türk askeri yığınağı bulunmuyordu”</strong></h2>

<p>İsrail’in havaalanına düzenlediği saldırının meşru bir gerekçesinin bulunmadığını belirten El-Şeybani, Suriye hükümetinin İsrail tarafına da havaalanında Türk askeri yığınağı olmadığını bildirdiğini aktardı.</p>

<p>El-Şeybani, saldırı sırasında havaalanının büyük ölçüde boş olduğunu ve tesisteki yenileme çalışmalarının henüz tamamlanmadığını kaydetti.</p>

<h2><strong>Havaalanı Henüz Tam Faaliyete Hazır Değildi</strong></h2>

<p>Ebu El-Zuhur Havaalanı’ndaki çalışmaların saldırı sırasında devam ettiğini belirten El-Şeybani, tesisin tam anlamıyla faaliyete geçirilmediğini ifade etti.</p>

<p>Suriye Dışişleri Bakanı, “Havaalanında, böyle bir yorumu haklı çıkaracak nitelikte hiçbir Türk askeri yığınağı yoktu.” ifadelerini kullanarak, saldırının Türk askeri varlığıyla ilişkilendirilmesinin o dönemdeki saha gerçekleriyle örtüşmediğini savundu.</p>

<h2><strong>Suriye Saldırıyı BM’ye Taşımıştı</strong></h2>

<p>Suriye Arap Cumhuriyeti, İsrail’in Ebu El-Zuhur Havaalanı’na yönelik saldırısının ardından konuyu Birleşmiş Milletler’e taşımıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye tarafından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile BM Güvenlik Konseyi Başkanı Christina Lassen’a gönderilen iki ayrı mektupta, İsrail güçlerinin 18 Ağustos Salı günü şafak saatlerinde İdlib’deki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırı en sert şekilde kınandı.</p>

<h2><strong>“Egemenliğin Açık İhlali” Vurgusu</strong></h2>

<p>Suriye, BM’ye gönderdiği mektuplarda saldırının herhangi bir gerekçeye dayanmadığını, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık biçimde ihlal edildiğini belirtti.</p>

<p>Ayrıca saldırının bölgedeki güvenlik ve istikrarı tehdit eden tehlikeli bir tırmanış olduğu vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.megahaber27.com/suriyeden-ebu-el-zuhur-aciklamasi-turk-ussu-plani-yoktu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://megahaber27com.teimg.com/crop/1280x720/megahaber27-com/uploads/2026/08/gf-u0t-g-ao-a-a8-ep4.jpg" type="image/jpeg" length="60248"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
