Öyle görünüyor ki emperyalizm Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra cetvellerle çizdiği Orta Doğu sınırlarını değiştirmek istiyor, bunda kararlı! Bu çeşit girişimler, dengeyi de bozar, denge politikalarını da bağlaşıklıkları da… Çevremize bakın!

Akdeniz’deki çıkar çatışması, doruğa yükseliyor. Almanya/Fransa yönetimindeki Brüksel mihveri, Yunanistan’ı da yedeğine alıp, onun üzerinden denize el koymaya çalışıyor. Çünkü eskiden burası enerji kaynaklarına giden yolları kontrol ediyordu, şimdi kaynağın kendisi olmak üzere. Bundan sadece Türkiye değil, ABD, Rusya, İran ve Çin de rahatsız. Ama öte yandan da ABD, Osmanlı zamanından beri murat edilen Musul’u İskenderun’a ve dolayısıyla Akdeniz’e bağlayıp, enerjiyi ucuza kapatma projesini, yüz yıl sonra gene yürürlüğe koydu. Eskiden İngiltere’nin politikası idi, şimdi kuzenleri devraldı…

Mustafa Kemal Atatürk, taa 7. Ordu komutanlığından beri, bunun sadece ekonomik çıkara dayalı bir proje değil, Anadolu’daki Türk devletini doğudan DA kuşatma politikası olduğunu savunup, İskenderun’a yaklaşan Fransız gemilerine top ateşi ile cevap vererek, adı konmadan ordu komutanlığından azledilmesinin sebebinin bu olduğunu, hem Sivas Kongresi’nde ve hem de NUTUK’da anlatır. “Asla izin vermeyeceğini” de ekler… Savaşmak pahasına! Öyle söyler…

Yüz yıl önce bu “tampon d’etat” projesine karşı çıkıp savaşan, yalnız Türkiye de değildi üstelik! Lenin Rusyası’nın politikası da bu doğrultudaydı… TBMM hükümetlerine yapılan yardımların sebebi de buydu! Emperyalizm’in, İskenderun/Musul hattından başlayarak, İran, Afganistan ve kuzey Hindistan üzerinden, Osmanlı/Rusya imparatorluklarının bakiyelerini, dünyanın geri kalanından izole etme projesine karşı, Türk/ Rus/İran dayanışması! Taksim Anıtı’nda, Atatürk’ün arkasında General Voroşilof ile General Frunze’nin heykelleri ne arıyor? İşte bunu anlatıyor…

Kimse aptal değil! Emperyalizm, asla değil…

Yüz yıl önce projesini uygulamaya ne engel oldu? Türkiye Rusya İttifakı! Demek ki bu uygulama çerçevesinde, önce bu ittifaka engel olmak gerekiyor! “Ermenistan ‘durduğu yerde’, Azerbaycan topraklarının %20’si kendi işgali altında iken neden saldırıp da bu belâyı çıkardı?” diye soranların dikkatini çekerim… Buna nüfusunun %50’si de zaten Türk olan (Güney Azerbaycan + Horasan’daki Türkmenler) Tahran yönetimini de rahatsız edip, soruna taraf etmenin kremasını da eklerseniz, kaymaklı ekmek kadayıfı! Ye ye bitmez… Çünkü onlar da Azerbaycan’dan çekiniyorlar…

Kafkasya’da olanların özü de bu… Rusya’yı rahatsız edip, Türkiye ile yine ittifak kurmasına engel olmak… Sorosçu Ermeni başbakanından iyi alet, bulunmazdı… Bizim Sorosçular’ın üzerine afiyet! İyi saatlerde olsunlar…

Şimdi gelelim, Kıbrıs’a… Bütün bu planda, bu adanın kilit rolünde olduğunu görememek için, ya aklınız olmamalı veya niyetiniz değişik olmalı… Şimdi mesele, Türk – Rum Çatışması olmanın çok ötesine taşınmıştır. Koyacağımız tavır da o çerçevede anlamlılaşır! Ya emperyalizmden yanasınızdır ya da Türkiye, Rusya ve İran üzerinden, bölge halklarından yana… Ankara’da Recep Tayyip Erdoğan mı hükümettedir? Mustafa Kemal Atatürk mü? Tavrınız buna bağlı olamaz; bu büyük resmi gördükten sonra…

Bu büyük çerçevede, son günlerde olanlara bakar mısınız?

Kimseyi ismen suçlamak istemem ama ihtirasınız ile kifayetiniz arasında bir uyum olmak zorunda değil midir? Tek tek eylemleri de yargılamak istemem ama 1983’te anlaşmak üzere iken, gidip Mayıs 1983 BM Genel Kurulu Kararı’nı çıkarmak, KKTC’nin ilanına yol açmıştır! O kararı okuyun, atılacak başka adım bırakılmadığını görürsünüz… Ha şimdi de bu AB Sonuç Raporu’nu çıkarmak, Maraş’a ve başka şeylere de el konulmasına sebep olacaktır!

Ne pahasına?

Türkiye yüz yıl önce o haliyle bile ne pahasına buna izin vermeyeceğini tarihe yazdı… “Yenilirsek Erzurum’da bir tepede, son kurşunu kafama sıkarım” diyen, Mustafa Kemal ile…

Bunu görmeden ağlaya dövüne siyaset yapmak da artık bu halka zül geliyor… Biz buna lâyık değiliz! Ya dersinizi çalışın, ya da gidip evinizde oynayın oyununuzu her ne ise… Ya da “Türkiye ile savaşıp yeneceğiz” deyin açıkça, Vehbi’nin kerakkesini görün…

Bu günlerde burada istikrarsızlığa oynamak, sanılandan çok daha derinde sonuçlara sebep olabilecek, tehlikeli bir oyundur.


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.