Reklam
Reklam
Reklam

Gaziantep'in meşhur 'Hacıbaba'sı

Gaziantep’in meşhur semtlerinden biridir Hacıbaba. Tarihte ve günümüzde bir tepenin adı olarak belirtilir ancak aynı tepede Hacıbaba Mahallesi de bulunmaktadır. Ve tabi ki yer ismine kaynak olan bir de türbesi… Kentte tanınan bu bölgenin isminin kaynağı ise birçokları tarafından bilinmemektedir. Türbesiyle bölgenin ismine kaynak olan “Hacı Baba” isimli zatın hayat hikâyesini, Araştırmacı-Yazar Nevin Balta’dan dinledik:

Gaziantep'in meşhur 'Hacıbaba'sı
25 Kasım 2020 - 13:19 - Güncelleme: 25 Kasım 2020 - 13:31
Reklam
“Hacı Baba, Gaziantep evliyalarından biridir. Gaziantep’te birçok evliya vardır. Şer-i Mahkeme Sicilleri’nde Hacı Baba ile ilgili belgeler ; cilt 37, cilt 122, cilt 4 ve cilt 14’ün çeşitli sayfalarında geçer. 

Şer-i Mahkeme Sicillerinin cilt 107, sayfa 191’de 8 Ekim 1750 yılına ait (Hicri 7 Zilkadde 1163) kaydında Hacıbaba Mahallesi’nin adı geçer. Bu kayda göre; Gaziantep’te Hacı Baba Türbesi’nin yanında bir zaviye, bir medrese ve bir mahalle vardır. Ayrıca bir mezarlık ve bir de çiftlik Hacı Baba adıyla anılmaktadır. Yani özetlersek bugünkü Hacıbaba Mahallesi’nin bulunduğu yerde bir medrese, bir mahalle, bir zaviye, bir mezarlık ve bir de çiftlik Hacı Baba adıyla anılıyormuş o tarihlerde. Yani bundan yaklaşık 400 yıl evvelden bu yana aynı mahalle aynı adla devam ediyor. 

Gaziantep’in eski araştırmacılarından çok değerli Şakir Sabri Yener, ‘Gaziantep Büyükleri’ adlı eserinde ‘Derviş Hacı’ adlı birisinden söz eder. İstanbul Eminönü Halkevi Yayınları’ndan olan ‘Halk Şairleri Hakkında Küçük Notlar’ adlı eserde, ‘Derviş Hacı’ yani Hacı Baba’ya ait 17 şiir yayımlanmıştır. Aslında Hacı Baba’nın diğer adı da ‘Derviş Hacı Baba’dır; çünkü 17 tane rubaisi yayımlanmıştır. 

’"

‘Derviş Hacı Cönkleri’ diye kitaplar vardır. Ve bu eserlerden de Cemil Cahit Güzelbey hocamız söz etmiştir: ‘Derviş Hacı Cönkleri’ diye. Gene Şer -i Mahkeme Sicillerinde bu cönklerde geçen bilgilerden bahsedilir. 

Hacı Baba bir tepeye adını vermiştir ve Derviş Hacı Baba Tepesi’dir aslında bu tepenin gerçek ismi; çünkü kendisi hem Gaziantep evliyalarındandır, dervişlerindendir hem de ‘Derviş Hacı Baba’ mahlasıyla şiirler yazmış olduğu için ‘Derviş Hacı Baba Tepesi’ diye de geçer. Bu tepe geniş bir görünüme sahiptir. ‘Bu tepeye adını veren Hacı Baba aslen Gazianteplidir.’ diye bir kayıt da var Cemil Cahit Güzelbey’in Şer -i Mahkeme Sicillerinden de derlediği bilgiler arasında. 


’"

Derviş Hacı Baba’nın başka bir lakabı daha var. ‘Destani Hacı Baba’ da deniyor ona. ‘Sefil Hacı’ diye anılıyor. Ancak hayatına dair çok bir şey bilinmiyor. Türbesi Karşıyaka’nın kuzeyindeki tepededir. Vaktiyle çevresi mezarlıklarla kaplıymış. Türbesinin içinde ve dışında bir kitabe bulunmaktaydı eskiden beri. Türbesi, Antep’in Fransızlarca muhasarası sırasındaki savaşlarda tahrip edilmiş daha sonra da halk tarafından onarılmıştır. Türbesinin tahribinden önce mezarının başında bir Mevlevi sikkesi bulunduğu için halk tarafından Mevlevi olduğu rivayeti de yayılmış ancak Mevlevi değil. 

Yine halkın söylencesine göre; Hacı Baba’nın 4 kardeşi varmış. Onlar da kendisi gibi şehrin etrafında 4 tepede otururlarmış. Öldüklerinde de o tepelere gömülmüşler. Aydın Baba, Kurban Baba, Derviş Baba gibi babalar. Aydınbaba, Kurbanbaba ve Hacıbaba tepelerinin bu üç kardeşin adına verildiği söylentisi halk arasında yaygın. 

Bir de Destani Hacı Baba’nın birtakım kerametleri var, fırın meselesi var. Hacı Baba hakkında halk arasında dolaşan bir söylenceye göre; Hacı Baba her sabah Arasa civarındaki bir fırının önüne gelir fırının yanmasına bakarmış. Fırın yandıktan ve ekmekler hazırlandıktan sonra fırıncı kendisine ne verirse alır gider ve o gün bir daha görünmezmiş. Ancak yine bir sabah erkenden fırının önüne gelmiş, eskisi gibi fırının yanmasını beklerken nedense bu defa fırıncı sinirlenmiş. Hacı Baba’yı kovmuş. Fakat o gün bütün gün uğraştığı halde bir türlü fırınını yakmayı becerememiş. Ekmek de pişirememiş. O günden sonra fırınını yakmak için haftalarca uğraşmış ama fırın bir türlü yanmamış. Fırıncı ne yapacağını bilememiş tabi ki artık eve ekmek götüremiyor. İşin içinden nasıl çıkacağını düşünmüş, taşınmış. Hacı Baba’ya gösterdiği lüzumsuz hiddetli davranışını düşünerek anlamış ki Hacı Baba’ya yaptığı davranıştan kaynaklanıyor. Hemen dükkânını bırakıp Hacı Baba’nın evine gitmiş. Meseleyi anlatmış: ‘Fırına gelmezsen zarar edeceğim, ekmek pişiremeyeceğim.’ diye yalvarıp yakarmış, fırına çağırmış. O da: ‘Peki oğlum. Biraz bekle, vasiyetimi yazayım; çünkü Allah’ın sırrı ortaya çıktı. Artık bizim için yaşamak olmaz.’ demiş. Hakikaten de vasiyetini yazmış ve fırına gelmiş. Daha sonra fırın yanmış tabi, o gelip de fırının önünde biraz bekleyip döndükten sonra fırıncı ekmeğini çıkarabilmiş, fırınını yakabilmiş. 

’"


Bu olaylardan sonra Hacı Baba’nın manevi bir kuvvet sahibi olduğuna inanan halk bu sefer onu görmek için bulunduğu yere gelmeye başlamış. Mezarının yanına gelmeye başlamış. Türbe haline gelmiş mezarı. Zaten kendisinin de söylediği gibi kerametinin ortaya çıkmasıyla fazla yaşamamış. 

Yine halk arasında dolaşan bir rivayete göre; dünyadan elini eteğini çekmiş bir süre Derviş Hacı Baba. ‘Serkenez’ denilen bir yerde tekke yaptırarak orada kendisini sevenlerle birlikte yaşamış. Hakiki Müslümanlar oldukları halde kardeşleri ve çocuklarının bir iftiraya uğramaları ve idam edilmeleri sebebiyle bir köşeye çekilmiş. Ve Hacı Baba’nın tenha bir köşede yaşamak istemesinin, bütün vaktini ibadetle geçirmesinin de bu kararından yani ailesine yapılan bu iftiradan ileri geldiği rivayet edilir. Serkenez denilen onun bir dönem yaşadığı bölgenin ise şimdi bir kısmı bağ, bir kısmı da tarlaymış Antep’in içinde bir bölge. 
Evliyalardan birisi olduğu için ve kerametleri olduğu için ‘hacı’ diye anılmıştır. Belki hacca da gitmiştir bilemiyoruz. Evliyalar genelde hacı diye anılır zaten.”

Haber: Başak AKAY
Röportaj Tarihi: Kasım 2017
Giriş Fotoğrafı: İbrahim ALİSİNANOĞLU

Bu haber 7946 defa okunmuştur.
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.