Yaşadığımız kent Gaziantep için yazdıklarımız, sizlerin sorunlarını dile getirmemiz artık bazılarını rahatsız etmeye başladı.. İnsanların günlük yaşamlarında dile getirdikleri sorunlar, şehrimizin durumu ve geleceği konusundaki gözlemler ile birlikte yaptığımız değerlendirmelerde suç unsurları aranmaya başlandı.. Nitekim geçtiğimiz hafta büyük ilgi gören, 25 yıllık haftaya bakış köşesinde en fazla okunan, sosyal medyada en fazla tıklanan, Twitter’da 250 bine ulaşan görüntülenme, gazetemizin internet sitesinde 100 bini geçen okunma sayısıyla adeta rekor kıran köşe yazım için savcılık ifademi istedi..

Hani o yazımdan sonra gerek telefonla, gerek mailler, gerekse de, Whatshapp’dan binlerce kez teşekkür ettiğiniz, hatta bazılarınızın ağlamaklı halde minnet duygusunu ifade ettiğiniz köşem için, ben pazartesi günü gece emniyete çağrıldım arkadaşlar. Savcı beyin talimatıyla Salı sabahı son derece saygılı görevliler tarafından ifadem alındı.. Detaya girmek istemiyorum çünkü gelişmeleri bekliyorum. Ama var olan gerçek, Gaziantep’in güvenli, huzurlu ve yaşanabilir kent olma yolunda verdiğim mücadelenin karşılığıdır bu uygulamaya maruz bırakılmam..

GÖRME, DUYMA, YAZMA..

Anlaşılan o ki, bu şehirde vatandaşların sorunlarını fazla dile getirmemiz istenmiyor.. Kentin sorunlarını gazete sütunlarına yansıtmamız, sosyal medyada ifade etmemiz, insanların seslerine, feryatlarına kulak vermemiz, bunları yetkili kurumlara iletip, çözüm önerileri sunmamız, hatta çözülmesine yardımcı olmamız sıcak karşılanmıyor.. Kentin menfaatlerini için verdiğimiz mücadele, bu şehir için gittiğimiz her yerde insanların Gaziantep'e gelmesi yolundaki çalışmalarımız görmezden geliniyor. Tek dertleri, yapılan yanlışları, ihmallikleri, yetersizlikleri, Gaziantep'e sahip çıkılmayışını yazmış olmamız. Yani diyorlarki dosdoğru, "sen görme, sen duyma herşeyi, kulağını da gözünü de, ağzını da kapat, kalemini de bizim istediğimiz şekilde yönlendir.."   Ve düşünüyorlar ki "biz Gaziantep'in çıtasını yükseltmek istiyoruz, sen olumsuzlukları yazarak buna sekte vuruyorsun" Bu kadar net.. Yani "bırak bu yazma işlerini, görme bazı şeyleri, duyma, yazma olumsuz gelişmeleri "diyorlar..

ONLARA GÖRE GAZİANTEP

-Böyle düşünenlere göre, Gaziantep güllük gülistanlık bir şehirdir.. Öyle abartılacak ve ciddiye alınacak bir sorun yoktur.. Suriyeli meselesi diye bir şey asla yoktur.. Hatta yanı başımızdaki sınırda herhangi bir sorun olmadığı gibi şehrimize öyle terör ile alakalı gelen de yoktur..

-Şehrimize uçak seferleri dört dörtlük yapılmakta, sıkıntı olmamakta, kimse Adana veya Kahramanmaraş'a gitmemekte, insanlar ucuz fiyatlarla uçmaktadır.. Havaalanı terminal binası fıstık gibidir. Tuvaletler dahil her taraf tertemizdir.. Yazın serin kışın sıcaktır..

-Yollarımız kaymak gibidir.. Trafik su gibi akmaktadır.. Toplu taşımacılar hız yapmamakta, trafiği zora sokmamakta, kurallara uymakta, şoförler insanları azarlamamakta, emeklilerimizi nerde görse hemen otobüslere almakta ve hakaret etmemektedir.. Halk otobüslerinde ve Tramvayda klimalar çalışmakta, herkes huzurlu bir şekilde seyahat etmektedir..

-Gece yarıları gürültü yapılmamakta, motosikletler cirit atmamakta, silahlar sıkılmamakta, konvoy halinde giden araçlar kornalara basmamakta, yok ortasında araçları durdurup davul zurna eşliğinde halay sekmemekte, saat 01-02 lerde havai fişekler atılmamaktadır..

-Hastaneler tıkır tıkır çalışmakta, her kamu hastanelerinde insanlar tedavi olmakta, kalp-damar ve Anjio dahil hayati derecedeki cihazları fazlasıyla bulunmakta, yanık ünitesi 24 saat hizmette, yeni açılan Abdülkadir Yüksel hastanesi dört dörtlük hizmet vermektedir..

-Uyuşturucu diye bir sorun olmamakta, Ateş Buz denilen illet gençlerimizi esir almamakta, aileler perişan olmamakta, şehrin belli kesimlerinde insanları zehirleyenler bulunmamaktadır.. Varsa bile, bunların tedavileri de hemen yapılmaktadır..

-Fuhuş batağına düşürülen genç kızlar bulunmamakta, yıllar önce kapatılan genelev yüzünden şehrin birçok semtindeki evler genelev görevi yapmamaktadır.. Üniversite civarında fuhuş pazarlıkları yapılmamaktadır..

-Okullarımız ne kayıtta, ne ulaşım konusunda, nede kalabalık sınıflar diye bir  sorun yaşamamaktadır.. Sınavlarda gurur duyulacak sonuçlar alınmaktadır.. Üniversitelerimiz kentin sosyal ve kültürel meselelerine el atmakta, halkla bütünleşme adına ne varsa sonuna kadar yerine getirmektedir.. Mezun verdikleri gençler dört dörtlük bilgiye sahip olmakta, bu şehirde kolayca iş bulabilmektedir..

-Gastronomi olayı şehrimize bolluk ve ucuzluk getirmiştir.. Bir nohut dürümü 3 lira, bir beyran veya paça 10 liradır.. Cafelerde çay 1 Tl, kahve 2,5- 3 liradır.. Baklava en marka baklavacıda 50 lirayı, künefe ve kadayıf 35 lirayı geçmemektedir.. Bir kilo fıstık 35-40 liraya satılmaktadır.. Bir lahmacun taş çatlasa 5 lira, bir ciğer kebabı 7- 8 liradır.. Restorantlar çok uygundur.. Herkes ailesini alıp gidebilmektedir..

-Şehrimize gelen yerli yabancı turistler  alış veriş yaptıkları yerlerde kazıklanmamakta, gece gidecek ve alkol alabilecek, güzel bir müzik dinleyebilecek yerler arasında tercih yapamamaktadır..

-Ev kiraları asgari ücretle yaşayan insanlarımızın maaşına denk gelmemekte, artı, su-elektrik- doğalgaz harcamaları dışında mutfak masraflarını karşılamaya yetmektedir.. Çalışan karı koca maaşlarından tasarruf yapabilmekte ve Gaziantep’te rahatlıkla ev sahibi olabilmektedir..

-Şehrin her bölgesinde spor tesisleri bulunmakta, gençlerimiz aralıksız spor yapmaktadır. Tüm branşlarda faaliyet gösteren kulüplerimiz için saha ve salon sorunu yaşanmamaktadır.. Gece yarılarında salonlarda antrenman yapmak zorunda kalmamaktadır..

-Her bölgede çok geniş parklarda, kadınlar rahatlıkla oturabilmekte, çocuklar özgürce koşabilmektedir.. Parklarda yerlere kilim serilip nargile içilmemekte, bir köşede onlarca Suriyeli içki içerek, yüksek sesle müzik çalarak insanları taciz etmemektedir..

-Kaldırımlar sadece yayalar için kullanılmakta, asla işgal edilmemektedir.. Esnaf hortumu açıp caddeye kadar sulamamakta, mağazalar yola kadar eşyalarını koymamaktadır..

-İnsanlar ibadet etmek için gittikleri bazı camilerde imamın bulunduğu görmekte, namazları cemaatten birisinin kıldırmadığına şahit olmakta, hiç camiye gitmeyip aylık alan din görevlisine rastlamamaktadır.. Üstelik sabah namazında gittikleri caminin kapalı değil, tam aksine kapıların arkasına kadar açık olduğuna görmektedir..

-İnsanlar düşüncelerini özgürce ifade edebilmekte, yerel basın her haberi yayınlamakta, kişisel menfaatler asla ön planda tutulmamakta, halkın  sesine kulak vermektedir..

-Sanayi ve iş dünyasında işler tıkır tıkır gitmekte, 24 saat ful mesai yapılmakta, işsizlik diye bir sorun yaşanmamaktadır..

- Hava kirliliği diye birşey yoktur. Şehrin kuzeyi ve kuzey batısı yüksek binalarda doldurulmamış, hava koridoru kapatılmamış, akşamları eskiden olduğu gibi serin bir Antep havası korunmuştur. Sof dağına dokunulmamış, açılan taş ocaklarıyla şehir toz dumana boğulmamış, doğa katletilmemiştir..

Evet..Sizce yaşadığımız Gaziantep hangisidir..

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.