Geçenlerde yazdığım “UBP’de imar planı sessizliği” başlıklı yazım, Ulusal Birlik Partisi’nden herhangi bir yankı getirmedi ancak hedeflemediğim bir şekilde şehir plancılarının ses vermesine neden oldu. Sosyal medya hesabından benim yazımla ilgili bir kesit paylaşan şehir plancısı olduğunu öğrendiğim Berkay Ramiz isimli arkadaş, bir şeyler yazmış olmak için yazmış. Hemen altına şehir plancıları organizasyonundan birkaçı “saldır” emrini almışçasına döşenmişler.

Yine gayrı ciddi ifadeler, yine gazetecilik dersleri, yine “Biz biliyoruz. Siz kimsiniz ki fikir yürütüyorsunuz” tarzında tepeden bakan söylemler.

Yorum yapanların isimlerine baktığımda karşıma çıkan tablo aslında Mağusa, İskele ve Yeni Boğaziçi İmar Planı’nı çalışmak üzere İçişleri Bakanı’nın teslim ettiği doğrudan ve dolaylı ekibin mensupları olduğunu gördüm.

İtirazım yok. 30’lu yaşlarının başında olabilirler ve şimdiye kadar herhangi bir şeyi adam akıllı planlamamış da olabilir bu gençler. Her mesleğin bir ilki olur. Normaldir. Önemli olan ilk kez yapacağınız şeyi, sağdan soldan etkilenmeden, gizli bir ajanda gütmeden ve ideallerle realiteyi doğru harmanlayarak yapmaktır.

Berkay Ramiz denen arkadaşın paylaşımının altına yorum yapan kayda değer ilk isim Elda İstillozlu oldu. Elda hanım ülkenin doğusunun tümünün gelişimini ve geleceğini doğrudan etkileyecek olan İmar Planı’nı bilfiil çalışan iki şehir plancıdan biri ve en önemlisi. Yaptığı yorum aynen Berkay Ramiz’in yorumu gibi güven sarsıcı nitelikte bana göre. Berkay Ramiz, yazımdaki yasanın verdiği özgürlük ifadesini ters taraftan almış ve art niyetini doğrudan ortaya koymuş. Elda hanım ise Berkay beyin bıraktığı yerden devam etmiş meseleye. Özellikle Berkay Ramiz’in ifadelerindeki bozukluklar, yazı yoluyla kendini ifade edemediğini ortaya koyarken, okuduğunu anlamadığı da netleşmiş oluyor. Elda hanım Berkay Bey’in düdüğünü öttürdüğüne göre onun için de kanaatim aynıdır.

Bu okuduklarını anlamakta zorlanan ve inançları ile gizli ajandaları baskın gelip patlamalar yaşadıklarına göre, topladıklarını söyledikleri verileri iyi değerlendirip, ülkenin doğusunun geleceğini onların ellerine teslim etmekle doğru yapıp yapmadığımızı düşünmeye başlar insan ister istemez.

Kafa dinlemek için hafta sonunu İskele’de geçirdim. Ancak İskele insanı yaklaşmakta olan imar planı ile ilgili bana bilgi verme yarışına girince kafa dinlemek hayal oldu. Ama iyi oldu. Arkadaşların veri toplama yöntemleri ve eksik veriler ile ilgili bir örnek vereyim de siz de anlayın.

İmar planı yapacakları bölgede 9 tane dere var. Sadece 2’sinin taşkın riski haritası var. İskele bölgesi dışında bilimsel çalışmalara dayanan veriler, klimalı odalardan bakılan Google Earth’te gördüklerinden ibaret. Sadece iskelede birkaç köy arkadaşların haritasına girmemiş bile. Ve bir minibüse doluşulmuş, bölgede bir iki tur atılıp pencereden bakılmış veriler bunlar. Plancılıklarına lafım yok. Ama veri yoksa plan da olmaz. Olursa da “guduru” olur...

Berkay Ramiz’in paylaşımının altına, daha da gayrı ciddi yorum da Şehir Plancıları Odası Başkanı Merter Refikoğlu’ndan geldi. “Ne verelim abime” diyor Başkan.

Hemen söyleyeyim. Ülkenin doğusunda tek bir dikili ağacı olmayan bir Rasıh Abinin senden kişisel bir isteği yok. Sadece bilinen kişisel görüşlerini, yönettiğin oda üzerinden, önemli bir iş yapmak için görevlendirilen üyelerine empoze etme. Bu ülkenin ekonomik gelişimini de düşünerek, bu ülkeyi güzel ve güvenli yapmanın yolunu bulmaları için yönlendir.

Şimdi ben soruyorum. Bugüne kadar fasıl 96’ya göre yapılan inşaatlarda izinlerle ilgili görüşleri kimler verdi? Fasıl 96’ya göre yasak olmasına rağmen derelerin içine, denizin dibine, altyapısı olmayan inşaatlarla ilgili olumlu görüşleri kim imzaladı? Mesleği Şehir planlamak olan bu özgür kuşlar değil mi?

Daha önce yaptıkları yanlışlarını daha büyük bir yanlışla kapatmaları için yetki vermek, ne kadar doğrudur bilmem ama iki yanlışın bir doğru etmeyeceğini bilirim. Ayşegül Baybars da biliyordur herhalde.

Bu arkadaşların ideolojik dürtülerle hazırlayacakları imar planı, bölgede çoğunu batırır, bölgeyi bitirir ama bu konuda ısrar eden Halkın Partisi’ni ve onun kuyruğuna takılmış görünen UBP’yi net bir şekilde yok eder. Benden söylemesi.


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.