Hane’nin başına İ, sonuna da T harflerini ekleyince “İhanet” oluyor.

Gördüğünüz gibi.

Nasıl bir kelimesin sen, içinde hem hane’yi hemde it’i barındırıyorsun.

Yerli ve yabancı İti ve bit’i bol bir ülkedir Türkiye.

Daha iki gün önce Hakkari’de silahlı saldırı sonucu şehit edilen kahramanlarımız, müttefikimiz olan yabancıların silah verdiği, teröristler tarafından şehit edildi.

Dün Muğla’da başlayan orman yangınının güzelim turizm merkezine verdiği zararın müsebbibinin hanemize zarar vermek isteyen bir “it” olduğunu unutmamalıyız.

2016 senesi 15 Temmuz akşamı, sözüm ona “yurtta sulh Konseyi” adıyla ortaya çıkan, devleti ele geçirip darbe yapmaya kalkışan, hak’kın ve halk’ın iradesi karşısında başaramayan ve adına FETÖ terör örgütü dediğimiz oluşumun paydaş, yandaş, yoldaş ve omurgasını oluşturan bilinen veveya kripto diye tabir edilenlerin var olması halen hanemize ihanet etmek için fırsat kollamaları kanıma dokunuyor.

Bürokrasiden, iş alemine, siyasetten, Sivil Toplum kuruluşlarına kadar bütün mecralarda hücrelenmiş, yapılanması gizlenen ve halen bittiğine inanmadığım FETÖ’nün yaptığı darbe kalkışmasını dilinin ucuyla samimiyetsiz bir şekilde kınayan, mensuplarına kol kanat gererek koruyan yabancı İ hane T edenlerden nefret ediyorum.

İçimizdeki bu kadar İ hane T edenin yanında, kapımıza bağlanan, bırakılan yabancı hainlerin saldırmak için fırsat kolladıklarını, biliyor olmak halen beni ürkütüyor ve üzüyor.

Yabancıyı hadi anlarım, içimizdeki yabancı uşaklığı yapanları ise bırakın anlamayı, aynı hanede neden aynı nefesi aldığımızı sorgularım.

Yok ettikçe türeyen, üreyen ve devlet desteğiyle siyaset yapmasına izin verilen hainlere, İ hane T edenlere fırsat verenlere ise kızarım.

Mücadelenin türünü müzakereye, müzakereyi ise mübadeleye onu da politik kazanımlar için müttefikliğe çevirip taviz veren, milleti aptal yerine koyanlardan hesap sormak isterim.

Biz yaşayalım diye kara toprağa kanıyla can veren, şehit olup ardından yetim ve öksüzler bırakan, güzelim hanemizi hainler yüzünden yas evine döndüren terör örgütlerini direnişçi, özgürlük savaşçı, gerilla diye tanıtan ve hakikatı söylemleri ile sulandıran, imanızı , inancımızı değil ama gururumuzu kıranların ellerini kollarını sallayarak gezmeleri ağırıma gidiyor.

Ben hep it’e it, yiğit olana yiğit dedim.

Kıvırmadım...

Şu ne der, bu ne der, hesabı yapmadım.

Hanemizde hainler oldukça ve İ hane T ettikçe bunu demeye devam edeceğim.

İsteyenin hoşuna, isteyenin zoruna gitsin.

Yeterki bu, (İ) hane (T) edenler, bitsin ve defolup gitsin...

Lafım, Hakkari’den , Edirne’ye, Tarsus’tan, Kars’a, Iğdır’dan, Isparta’ya, Gaziantep’ten, İstanbul’a, Konya’dan, Antalya’ya, Samsun’dan, Muğla’ya, Çanakkale’den, Elazığ’a, Erzurum’a...

Türkiye benim evim kardeşim.

Benim ülkem; üç tarafı denizlerle, dört tarafı düşmanlarla çevrili, yedi düvelin, ölüsünü dirisini bitirip gözünü bize diktiği, 7 bloklu 81 daireli bir site.

Bu sitenin adı Türkiye...

Bu ülkede, Kısası, uzunu, esmeri, sarışını, alevisi, sünnüsi, Türk’ü, kürd’ü, Lazı, Çerkez’i, imanlısı, imansızı, müslümanı, gayri müslimi, imamı, papazı, üreteni, tüketeni, çalışanı, yan gelip yatanı, sağcısı, solcusu, Receb’i Kemal’i, yaşlısı, genci, kadını , erkeği 85 milyon insan yaşıyor. 

Hain ve (İ)hane (T) edenler dışında, eksik ve fazlasıyla hepsi benim başımın tacıdır ve öyle kalacaktır.

**

15 Temmuz hain darbe kalkışmasının yıldönümünde, direnen, şehit olan kardeşlerimizi minnet, şükran, rahmet ve saygıyla anıyorum.

Kalın sağlıcakla.


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.