Başbakan Ersin Tatar hükümeti kurdu, güvenoyu aldı, Türkiye’ye ilk ve en kritik ziyareti gerçekleştirdi.

Başbakanlık binasındaki makamına yerleşti. Kendine özgü üslubu ile de göreve başladı. Buraya kadar sıkıntı yok.

İstanbul’daki ziyarette Başbakan Ersin Tatar’ın elindeki mavi föy dosyası gözümüze çarpınca sıkıntıyı anladık. Bir Başbakan’ın elinde, böyle bir ziyarette bir dosyanın olmaması gerektiği ile ilgili mekanizmanın bir özel kalem müdürü müessesesi ile  ancak düzenlenip çalışır vaziyete sokulabileceğini bilecek kadar eskiyiz buralarda. Ancak bizim Başbakanlıkta benim sayabildiğim kadarıyla 5 tane Özel Kalem Müdürü adayı var. Bu arkadaşlar adaydan öte bilfiil, hep birlikte Özel Kalem Müdürlüğü görevi yapıyorlar.

Başbakan Ersin Tatar’ı gerçekten sever sayarım ve ülkenin menfaati için  başarılı olmasını isterim. Ancak bu kadar kalabalık ve henüz hangisinin ne iş yapacağı belli olmayan bir kadro ile bir süre daha devam ederse mavi dosya vakasının habercisi olduğu birçok skandal ile meşgul olmak durumunda kalacak.

Beş kişinin aynı göreve talip olduğu, talip olmakla kalmayıp görevi verecek olanın gözüne girebilmek için birbirleri ile tek makam için yarıştıkları bir ortamı düşünün. Hayal edin yaşanan ve de yaşanacak olan keşmekeşi.

Misal, Türkiye’den bir yetkili Başbakan Ersin Tatar’dan randevu almak için kendi özel kalem müdürüne talimat veriyor. Türkiye’deki Özel Kalem Müdürü, kimi arayıp belki de ülke için hayati olabilecek randevuyu ayarlayacak? Bizim Başbakanlıkta beş tane muhatap var.  Ersin Tatar’ı birazcık tanıyorsak, 5 tane müstakbel özel kalem müdüründen dördünü kırmamak için hiçbirini yanında götürmemiştir.

Müsteşarlarla ilgili de sıkıntı var. Başbakanlıkta iki müsteşarlık var. Yine benim sayabildiğim kadarıyla Başbakanlık koridorlarında 4 kişi müsteşar edasıyla dolaşıyor.

Hükümetin kalbi sayılan Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği ile ilgili de bilinmezlik mevcut. Onun ile ilgili de adaylar ve bekleyenler var. Medya ilişkilerini düzenleyen birimde de henüz bir netlik yok.

Anlayacağınız Başbakanlık koridorları hem kalabalık hem de bilinmezliklerle dolu.

Ersin Tatar Başbakan olduğu andan itibaren, aradan saatler dahi geçmeden Başbakanlık teşkilatını sapasağlam kurmalıydı. Kimin ne yapacağı, kimin kime sekreterlik yapacağı, kimin kime rapor vereceği ve kimin kimden sorumlu olacağı hemen belirlenmeliydi.

“Sen ancak ekibin kadar güçlüsün” diye laf eden ecnebi atalar, bunu boşuna söylemişlerdir diye düşünürüm.

Ersin Bey Başbakan olur olmaz, devlet, devlet refleksi ile güvenliği için bir koruma ekibi tahsis edip, evinin dahi güvenliğini Ersin Tatar’a sormadan organize etmişse, Sayın Başbakan’ın da benzer bir refleks ile Başbakanlık ekibini hemen düzenlemesi gerekliydi bence.

Birilerini kırmak, ya da vermişse, verdiği sözü bozmaktan çekiniyorsa Sayın Başbakan, bence çekinmesin. En zor olan kabineyi oluşturmaktı. Onu atlattı madem, gerisinin ona vız gelmesi lazım. 

Bu ülkenin kaybedecek zamanının olmadığını zaten bizzat beyefendinin kendisi söylemişti. O nedenle kaybedilen zamana değil, kaybedilmemesi gereken zamana yönelik bu yazımı yapıcı bir eleştiri olarak almasını istirham eder, bir önce atama ve görevden almalarını gerçekleştirip, Başbakanlık teşkilatını sapasağlam bir şekilde oluşturup, önündeki engebeli yolu yürümeye başlamasını saygıyla salık veririm.


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.