Halkın Partisi’nin hükümetten çekilmesi sırasında, “Hükümete girip gitmeme konusunu, başka bir Parti Meclisi toplantısında tartışıp karara bağlayacağız” yaklaşımı ile Cuhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Erhürman’dan istifa mektubunu alırken, “Yeni hükümetin kurulması ile ilgili görevlendirme için partilere birkaç gün değerlendirme süresi vereceğim” yaklaşımı, olası hükümet senaryolarının daha fazla konuşulması ve kamuoyunda tartışılmasına olanak tanıdı.

Bu iyi bir şey mi, bir anlamda evet ama bir anlamda da hayır.

Ama olan olmuş şimdi ağızlarda sakız gibi çiğnenen, gerçekleşme olasılıkları birbirinden oransal olarak düşük ve yüksek olan bir sürü senaryo önümüzde duruyor.

İlk ve en belirgin senaryo 30 milletvekili desteğine sahip olabilecek olan Ulusal Birlik Partisi- Halkın Partisi hükümeti.

Olasılığı bayağı yüksektir ama sıkıntıları da yok değil.

Kahve dahi ikram edilmeyen bir parti ile koalisyon görüşmesi dahi yapmanın siyasi bedelleri olabilir. Evet, Hüseyin Özgürgün gitti, sorun bitti yaklaşımı sorunu bir nebze hafifletebilir ancak madalyonun diğer yüzünde de, “Bizimle kahve içmeyen adamla mı koalisyona gireceğiz” diyen hatırı sayılır büyüklükte bir UBP’li ekip olduğunu unutmamak lazım.

Diğer bir senaryo, bu sefer 33 desteli UBP- CTP hükümeti.

Gerçekleşme olasılığı nispeten daha az olan bu senaryo için başkanlık sistemini getirebilecek ittifak adıyla ahaliye yutturulabilir.

Ama CTP tabanı ve tavanının önemli bir kısmı böyle bir senaryoya sıcak bakmadığı biliniyor. Zayıf ama yine de olasılığı olan bir senaryo.

Bir diğer senaryo Demokrat Parti’nin 2018 başında “kırmızı kart” gösterdiği 26 destekli, UBP-DP-YDP koalisyonu.

Erhan Arıklı buna yeşil ışık yaktığını zaten peşinen söylemiş, hatta farklı bir senaryo için ise “mide meselesi” demişti. Bu senaryo kritik 26 sayısı ile zor görünse de Serdar Denktaş’ın Kudret Özersay’dan intikamı olarak da en azından Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar tedavüle sokulabilir.

Bir de dışarıdan destekli azınlık hükümetleri senaryoları var.

Çok uzun ömürlü ve kurulma olasılıkları zayıf da olsa, bu senaryolar da kulislerde tartışılıyor.

Misal, Ulusal Birlik Partisi’nin 21 Milletvekili ile tek başına hükümeti kurması ve bazı parti ya da partilerin bu yapıyı dışardan destekleyerek güvenoyu almasını sağlaması olasılığı hükümet kurma senaryoları arasında dillendiriliyor.

Dedik ya bunlar zayıf olasılıklar, ancak Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, seçimlerin ilk ya da ikinci turunda destek beyanları bu pazarlıkların içine dâhil edilebileceği, bu senaryoları da olası kılabilir.

Bu senaryoları değerlendirirken, Mayıs ayı içerisinde Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanacağı taahhüt edilen mali protokolün imzalanma ihtimalini de hesaba katmak gerekir diye de bir son not düşelim de, unutulmasın.

Ve bir ihtimal daha var.

O da tüm bu senaryoların gerçekleşmemesi halinde ülkeyi yasal sürede erken seçime götürecek bir “seçim hükümetinin” kurulması...


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.