Yıllardır sahalarda birlikte koşuşturduğumuz Musa Baş, kardeşimiz 1 haftalık yoğun bakım savaşını kaybederek hakkın rahmetine kavuştu.

Söylenecek çok şey yok, her zaman olduğu gibi dünya'nın ne kadar boş olduğunu ve boş yere hırs yaptığımızı Musa kardeşim yüzümüze tüm gerçekliğiyle çarptı. 

Daha çok güzel günlerimiz oldu. İyi günde, kötü günde hep birlikte olduk. Az deplasman yolculukları yapmadık. Ama hepsi yalan oldu... Bazen geri geldi tartıştık, bazen geri geldi kırgın kaldığımız günler oldu. Ama bunların şimdi bir değerinin olmadığını şimdi daha çok iyi anlayabiliyoruz.  Hani derler ya sevdiklerinizin değerini bilin, sonra onu görmek istesenizde bu mümkün olmayacaktır..  Sahada topu, topuna 5-6 spor muhabiri var, yok. Ben, Ali Budak, Muharrem Türkoğlu, Sedat Torun ve Musa vardık onuda kaybettik 4 kişi kaldık... Sahalarda, salonlarda koşuştururken hepimiz tek gayesi evimize ekmek parası götürebilmekti. Musa kardeşimde bu sahada çok yıprandı, çok zor günler geçirdi. Öyle dışardan bakıldığı gibi her şey kolay geçmiyor.  Bugün hayattayken değerlerimize sahip çıkalım, birbirimizi kırmanın hiç bir anlamının olmadığını artık anlamaya çalışalım.. 

Yani sözü uzatmanın anlamı yok. Acı bir durum... 38 yaşında.. Geride anne, kardeş, eş ve en önemlisi daha küçücük 2 çocuk bıraktı. Tarifi zor bir acı...

Allahım ailesine sabır versin. Kardeşimin mekanı cennet olsun.

Varsa hakkım benden yana helal hoş olsun... 


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.