Dünyaya “otoban” denilen bilmem kaç şeritli yol kavramını “hediye eden”, Adolf Hitler’dir! Birinci savaş sonrası gelen korkunç enflasyon ortamından çıkmak, işsiz Almanlar’a iş bulmak; devletin piyasaya para sürmesine sebep olmak ve dünyaya meydan okumak üzere, hiçbir memlekette olmayan devasa bir yol sistemi inşa etmişti. Elbette batmakta olan Alman otomobil üretim sistemine de yeni olanaklar takdim etmeliydi, yaptı…  Dünyaya savaş ilan etmeye hazırlanıyordu ve birliklerini bir yerden ötekine kolay nakledebilmeliydi, o da ayrı…

Hangi parayla? Yöneten Hitler de olsa, Honecker de Merkel de; hiç değişmeyen Alman halkının nerdeyse artık patoloji düzeyine çıkmış iş disipliniyle ürettiği değerlerin yarattıkları ile… Otoyol da yapıyor ama onu yapmak için Tiger Tankı, Messerschmit uçağı, Krupp topu, Mercedes otomobili, Bismark gemisi, U bilmem ne denizaltısı, Hindenburg hava gemisi v.s. de üretiyor; aç da kalmış olsa… Onlardan kazandığı ile de “otobahn” yapıyor…

Ve fakat, o dönemde özel araba mülkiyeti henüz %10’ları biraz geçmiş olan Almanya’da, oranı artırmak için Hitler bile Hitlerliği ile Mersedes, BMW, Audi ve hatta Proshe değil; mühendis Proshe’yi çağırıp, “kaplumbağa” VW (folksvagen= Halk arabası)dizayn ettirip, her aileye bir kaplumbağa edindirme seferberliği başlatıyor. Hiçbir Alman da “ne biz adam değilik?” deyip da on beş sene taksitle “hava olsun için” gidip bir lüks araba edinip, canını otobana atıp, “benden büyük adam yoktur! Bakın altımda ne var?” pozları ile uçaklarla yarışmaya kalkmıyor! İşin doğrusu, istese de kalkamıyor… Bir yandan V2 füze fabrikasında çalışıyor ama öte yandan da altında “kaplumbağa” ile “otobahn”da edebiyle kurallara uyup, dolanıyor. İsterse, uymasın!

Öte yandan 1929 Krizi ile kıvranan ABD’de yeni bir başkan seçiliyor. Franklin D. Roosvelt! Evsizliğin, açlığın kol gezdiği o koca ülkede, bu yeni başkan, “New Deal” diyerek seçilmiştir. Yeni Düzen! O da açlığın, fakrü zaruretin ve askerden terhis olan 3.5 milyon işsizin derdine derman olmak için devletin piyasaya para sürmesi gerektiğine inandığından, Hoover Barajı’nı yapıyor; ve Almanya’ya bakıp, o da bir koca karayolu ağı oluşturmaya girişiyor: Motorways!

Hangi parayla? Ekonomisine bakın, parayı nerden bulduğunu da siz söyleyin…

Ve fakat, bu Amerikalılar’da hiç trafik hakimiyeti yok ki utanmadan, o “motorway”de, saatte 55 mil’den (90 km)  süratli araba sürmeyi de yasaklıyor…  Sıkıysa sür! Polis peşine takıldı, durdun, ehliyet de gider, para cezası da yersin, oradan doğru içeri de gidebilirsin! Durmayıp kostaklandın? Polis kurşunu yemek de var haritada ve polisin kılına da zarar, gelmiyor seniyol kenarında infaz etti, diye… Hadi, durma da göreyim… Hadi 90 km sürati, aş da alsın boyunun ölçüsünü…

Bunlar da yüzlerinden suratlarından utanmadan, uçak gemisi de yaparlar, BOING tayyaresi de yüz bin çeşit araba, aya gidecek roket, akıllı füzeler bilmem daha neler ve bu meyanda, motorway de… Ama beş paralık haysiyetleri yok! Sürati de 55 mil ile tahdit de ederler… Ya delikanlılar’ının hiç havası yok, ya kızları ebleh; lastik cayırdatanlara “vermez”, herhalde! Haranga kadar yollarda, eşek eşek; kuralına uygun gider, gelirler! Kahramanlıklarını göstermek için gider bir yeri  işgal eder, kediden, peygamber devesine, ondan bukalemuna kadar her ilkel canlıda var olan, ölme öldürme iç güdülerini, yollarda gidermezler…

Geriye kaldı, hala kır yollarında ik araba karşılaşsa, biri kenara çekmeden öteki geçemeyen İngiltere… Bunlar, yüzyıllarca bütün dünyanın haracını yedi ama her biri altına bir Jaguar çekemiyor be sör!  Kendi yapar, bizim gibi “akıllı, şerefli ve de havalı” insanlara sokar, o da garibim Austin’de, siftinirdi! Yoları da; aha örneği yukarıda… Havaları yok, havaları… Sonunda Almanya ve eski sömürgeleri ABD’den utanmış olacaklar; 2. Savaş sonunda bunlar da yaptı biraz “Highway”cik… Savaş’tan sonra 5 milyon asker terhis etmişlerdi, iş lâzımdı… Savaş esnasında 5 yılda 120 bin uçak yapmışlardı artık ihtiyaç yoktu, enerjilerini harcayacakları alan lâzımdı, yaptılar! Önce beş yılda 120 BİN uçak yaptılardı, ama…

Şimdi ne denileceğini çok iyi bilirim: “Ne? Biz adam değilik?”

Değilik be sör… Önce haddimizi bilelim da sonra konuşalım… Alman’ı, İngiliz’i, Amerikalı’yı örnek gösterip, hak iddia edemezsin… Önce onun ürettiği kadar üretmeyi ve sonra da onun ödediği kadar vergi vermeyi öğreneceksin! Hangi ürettiğine karşılık motorway’i ağzına almaya cüret eden?

Adam Evkaf’ta memur, bana soruyor: “Benim Porsche sürmeye hakkım yok?” Yoktur tabii… Git Messi gibi Barselona’da top oyna, ondan sonra istersen roket al… Ya da Zuckerberg gibi bir program yaz, istersen uzaya git ondan sonra…

Önce haddini bilip, fizik kurallarının ne partili ağabey, ne oy verdin diye sömürdüğün politikacı dinlemeyip; uymayınca canını aldığını bileceksin olmayacak dualara amin çeke çeke telef olmadan önce…

Geçen gün Kermiya çemberinde baktım, herif uçup karşı tepeye sırtüstü konmuş! Çemberden dönüp da o yüz elli metrede F35 uçağı olsa havalanamaz, bu kötü kamyonla uçuşa geçmiş… Arabadaki yolcular yaralandı, kendine bir şey olmamış! Yazık…


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.