Sonuç mu? Süreç mi?..

Sonuç; Gaziantep’te 3’ü dışında 10 belediyenin tamamını Ak Parti kazandı.

Büyükşehir’de, Şahinbey’de ve Şehitkamil’de en yakın rakiplerini ikiye, üçe katlayan oranlarda oy alınarak 31 Mart seçimleri tamamlandı.

Beklenen bu muydu?

İttifak oylarının toplamı alınan oy oranının karşılığımı?...

Teorik olarak değil?...

Pratik olarak kazanılan bir seçimin ardından bu sağlamanın mahalle mahalle oylar analiz edilerek yapılması en doğru yöntem olacaktır.

Diğeri duygusal zekanın devreye girmesine sebep olabilir.

Seçim bitti.

Başkanlar mazbatalarını aldı.

Görevlerine kaldıkları yerden devam edecekler.

Önlerinde söz verdikleri, yapacağım dedikleri projeleri var.

Zaman ele ele verip bunları gerçekleştirme zamanıdır.

Ne olursa olsun!..

Resmen Büyükşehir’de yaşanan 31 Mart seçimlerinin, kısmen Şehitkamil’de yaşandığını ve Şahinbey’de ise ciddi rakipler olmadığı için öylesine geçiştirildiğini söyleyerek bundan sonra bir bütün olarak çalışma dönemine girilmiştir.

İstanbul, Ankara gibi illerdeki seçim sonuçlarının halen tartışılıyor olması, Gaziantep’in unutulduğu anlamına gelmez.

Başta AK Parti olmak üzere diğer muhalefet partileri sonuçları, kazanımlarını, kaybettiklerini, teşkilatlarını, seçmen kitlesini etkileyen faktörleri, yeni dönemin yol haritasını yapmak zorundadır.

İktidar Partisi olması hasebiyle AK Parti, bu muhasebeyi ve muhakemeyi önümüzdeki günlerde yapacak, Karkamış, Araban ilçelerinin neden kaybedildiğini, ilçeler ile Büyükşehir arasındaki oy farkının sebeplerini, çalışma temposu bakımından uyum ve uyumsuzluk yaratan teşkilatlar arasındaki derin çatlakları, iddialı ama idealist olmayan gençliği, dede-torun, akran-arkadaş, ahbap-çavuş, yar-yaren, ver gülüm-al gülümcüleri, pazarlık yaparak sahaya inen destek olan gelenekçi yapıdan beslenen yenilikçi AKjönleri masaya yatıracaktır.

Yoktur demiyorum var bunlar.

Seçim dönemi herkese kapı açık olduğu için yüzlerine vurulmadı samimiyetsizlikleri.

Alınan sonucun kahramanı gibi davranan, ‘sahaya indik rüzgarı tersine çevirdik’ gibi iddialı cümleler kuran AKJönler, verdikleri zararın farkında bile değiller.

Seçmen bunlara rağmen AK Partiye destek olmuş, başkan adaylarına sahip çıkmıştır.

Fatma Şahin Başkanı girdiği bütün seçimlerde takip ettim. Bu seçimde gösterdiği performansı hiçbir seçimde göstermemişti.

Yoruldu, yalnız bırakıldı.

Tek başına çalıştı.

Sonuç olarak kazandı.

Bana da kazandırdı.

Alacağı oy oranı üzerine girdiğim iddiaların hepsini kazandım.

Seçimden iki gün öncede yazdım.

Fatma Şahin seçimi rahat kazanacak dedim.

Laf yedim, küfür yedim hatta tehdit bile edildim.

İnandığım için yazmıştım. Yanılmadım.

Yanıltmadı AK Parti ve Fatma Şahin başkan beni.

Mehmet Tahmazoğlu’nun Şahinbey’de, Şehitkamil’de ise Rıdvan Fadıloğlu’nun kazanma gibi bir dertlerinin olmadığını oyu daha nasıl artırabiliriz diye gayret ettiklerini kaydettim.

Her şey ortada!..

Celal Doğan’ın yarışa başlarken cebinde yüzde 25 oyu var dedim, üzerine ne kayorsa diye hesap yaptım.

Yüzde 26 küsür aldı.

Tarafları CHP-HDP hariç Celal Doğan’a kimse oy vermemiş.

Ejder Demir, Partisi olduğu, ittifakta bulunduğu halde, partisinin yokluğu ittifakın ihanetine rağmen tek başına yüzde 16 küsür oy alması ilginç geldi bana.

Bu seçimin kazananı Fatma Şahin, parlayanı Ejder Demir’dir bana göre.

Bunlar oldu bitti.

Sonuç üzerine ahkam kesmek kolay olur.

Mesele süreci iyi değerlendirip dersler çıkarmaktır.

AK Parti, sonuç kadar sürece de önem veren bir partidir.

Bu seçim yerelden genele bazı; unutulmuş, horlanmış, yok sayılmış, halı altına süpürülmüş değerlerin hatırlanması bakımından önemlidir.

Bu seçim, sözünde kararında millette olduğunun tasdikidir.

O halde, milleti hizmetin merkezine koyarak, Gönül alarak, neticeyi fırsata çevirmek için bir şans aslında.

Milletvekilinden, Belediye Başkanlarına, teşkilat mensuplarından mahalle ve belde temsilcilerine kadar herkesin bu işlerin ‘oyunla değil oy’la’ olduğu gerçeğini kabul ederek hareket etmelerinin farkına tekrar varmaları gerekiyor.

İşi tamamen Recep Tayyip Erdoğan rüzgarına bırakmak, onu millet seviyor diye yan gelip yatmak, millete tepeden bakmak, ne götürürsem kardır hesabı yapmak, milleti seçimden seçime hatırlamak dönemi gün itibari ile bitmiştir.

Örnek insan, Duayen Abdülkadir Konukoğlu’nun veciz sözü gibi; “Rüzgar durmuşsa küreklere asılma vaktidir..”

Dedikodu, fitne, fesat, ganimet avcıları, jetonla çalışan AKJönleri bir tarafa bırakıp, çok çalışma ve davaya sahip çıkma zamanıdır.

Dua edelim ve birbirimizi Allah için sevelim.

Tersini konuşan ve yapmak isteyenlere fırsat vermeyelim.

Zaman yeniden Molla Mücahit’ler gibi çalışma zamanıdır.

Molla AkJönlere ve Molla müteahhitlere duyurulur...

Selametle Kalın Sağlıcakla...


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.