1980’li yıllardan bu yana yapılan seçimleri hatırlıyorum.

Son yıllarda da akademik çalışma saham olması itibariyle mecburen yakından takip etmeye çalışıyorum.

Bu güne kadar şahit olduğum tüm seçimlerde seçmenin sağduyusu ve sandığın mesajı beni hiçbir zaman yanıltmadı.

Her seçimde öylesine kibar mesajlar verildi ki mesajı anlayanlar kazançlı çıktı, mesajı anlamayanlar veya yanlış anlayanlar kaybetti.

Ama ilk kez bir mesaj bu kadar net veriliyor.

Bu mesaj öylesine bir mesaj ki ya gereği yapılacak, ya da gereği yapılacak.

Üçüncü bir seçenek yok!

Nedir bu mesaj?

Seçmen Recep Tayyip ERDOĞAN’A çok güçlü bir kredi verdi ve dedi ki; her şeye rağmen sen iyi güçlü bir lidersin, sen Türkiye’nin Cumhurbaşkanısın. Türkiye’nin sana ihtiyacı var. Bölgenin sana ihtiyacı var. Dünyanın sana ihtiyacı var. Sen Dünyanın ayakta kalan vicdanısın. Mağdur ve mazlumun tek ümidisin. Türkiye için, Dünya için harcadığın emekler az değil. Sen öyle basitçe bir kenara konulacak bir lider değilsin. 

Ammaaaa!

Amma son kez seni ciddi ciddi uyarıyorum. “Lütfen kendine gel. Son yapılan iki üç seçimde aslında kibarca mesajlar verdim ama gereğini yapmadın veya gereğini size yaptırmadılar, eksik bilgi getirdiler, seni yanılttılar. İstanbul’u alan Türkiye’yi alır dedin, kesin olmamakla birlikte İstanbul gitti. Türkiye’nin Başkenti Ankara gitti. Adana, Mersin, Antalya gitti. 

Başta yakın çalışma arkadaşların olmak üzere; çalışma ekibini, hükümeti, özellikle bürokrasiyi ciddi bir revizyondan geçir. Bir parti genel başkanı gibi değil cumhurun başkanı gibi davran. Negatif söylemlerden uzak dur, daha kucaklayıcı ol. Sevgi dilini kullanmaya çalış. 17 yıldır yaptığın hizmetleri güzelliklerle taçlandır. MHP ile iyi bir birliktelik yaşıyorsun. Bu birliktelik şemsiyesinin altına daha fazla parti almaya çalış. BBP, ANAP, Yeniden Refah, HÜDAPAR gibi partileri unutma. Bunların yanına daha fazlalarını da al. Teşkilatı yeniden ayağa kaldır. İlkeleri taviz vermeden uygula. Üç dönem değil, iki dönem kuralını getir. İnsan kaynakları potansiyeli yüksek olan bir ülkeyiz. Alt kadroları motive etmenin yolu budur. Yüzlerin, söylemlerin yenilenmesi şart” dedi.

Seçmen mesajı sadece Recep Tayyip ERDOĞAN’A vermedi. Muhalefete de; “bak arkadaş, İktidar kendine çeki düzen vermezse benim iktidar alternatifim sensin. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Antalya gibi şehirlerin Belediyelerini vererek çok ciddi bir kredi veriyorum. Şemsiyenin altında yer alan CHP, HDP, İP, SP ile birbirinizi hazmeder uyumlu bir birliktelik yaşarsanız Türkiye’yi de size veririm. Kavgaya, kargaşaya, tartışmaya girmeyin, seçim meydanlarında söylediklerinizi yerine getirin. İktidarın düştüğü hatalara düşmeyin” dedi.

Şimdi herkes oturacak bu mesajları anlamaya çalışacak.

Bu mesajları doğru okuyan yoluna devam eder, okuyamayan da kenara çekilir.

Son söz; seçim sonuçları iktidarı üzmüş, muhalefeti sevindirmiş olabilir.

Üzülmek ve sevinmek her seçimimizde karşımıza çıkar.

Hayatın bu kuralını değiştirme imkanımız yok maalesef.

Demokrasi böyle güzel oluyor.

Önemli olan çıkan sonuçlardan dersler almaktır.

Şimdi ders alma zamanı.

Sonuçlar ülkemiz için hayırlı olsun.


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.