Konunun yabancılarını sıkmak pahasına, bugün birazcık Marxizm-Leninizm konuşacağım, kusura kalınmaya. “Sol politika” konuşacaksak herhalde argümanımız Asım Akansoy ya da Ferdi Sabit olamaz! Andros Kiprianu, hiç olamaz… Buyrun biraz Lenin konuşalım. O ulusal sorunların çözümü için şunları söyler:

““ Ezen ülkelerin işçilerinin enternasyonalist eğitimi, zorunlu olarak, her şeyden önce ezilen ülkelerin özgürlüğü ve ayrılması ilkesinin savunmasını içermelidir. Yoksa ortada enternasyonalizm diye bir şey kalmaz. Bu propagandayı yapmayan ezen bir ulusun sosyal demokratını, emperyalist ve alçak saymak, hakkımız ve görevimizdir...

... Bunun karşıtı olarak, küçük bir ulusun sosyal demokratı, ajitasyonunun ağırlık merkezini, bizim genel formülümüzün son sözcüğü üzerine getirmelidir: Ulusların “serbestçe kabullendiği birlik.”

Bu bizim badriodiler, nedense o kadar lâfı değil de iki noktadan sonraki kısmı aldılar, gerisini düşünmek bile istemezler.

“Ayrılığı mı savunuyorsunuz?” diyenlere de usta şöyle yanıt verir:

"Bize deniliyor ki, ayrılma hakkını destekleyerek, ezilen ulusların burjuva milliyetçiliğine destek olu­yorsunuz. Bizim cevabımız şöyle: Ezilen ulus burjuvazisi, ezen ulusa karşı mücade­le ettikçe, biz her zaman için, her durumda ve her­kesten daha azimle, onun taraftarıyız; çünkü biz, ezginin en ateşli ve en tutarlı düşmanlarıyız. Eğer ezilen ulusun burjuvazisi, kendi burjuva milliyetçili­ğinin çıkarları için savaşıyorsa, biz buna karşıyız. Ezen ulusun ayrıcalıklarına ve zorbalıklarına karşı savaşırız, ezilen ulusun kendisine ayrıcalıklar ara­masını da, asla hoş görmeyiz".

Kaynak yazmaktan usandım, çünkü okumuyorlar da…

Peki ne önerir?

“ Engels de tıpkı Marx gibi, proletarya ve proleter devrim açısından, demokratik merkeziyetçiliği, bir ve bölünmez cumhuriyeti savunur. Federatif cumhuriyeti, ya bir istisna ve gelişmeye engel olarak, ya da monarşiden merkezileştirilmiş cumhuriyete bir geçiş olarak, ama bazı koşullarda bir ilerleme olarak düşünür. Ve bu özel koşullar arasında, ulusal soruna ilk planda yer verir...” (Devlet ve İhtilal) Kitabın kapağını okumayın, içini de açın…

Demek ki ilke olarak merkezi devlet yapısından yana olmakla beraber, eğer ulusal sorun varsa, oralarda federasyon öneriyormuşlar, üçü de…

Peki, federasyon nedir?

“Federal bir devleti, bütün halindeki devletten, iki nokta ayırdeder; birincisi, federasyonun üyesi olan her devletin, her kantonun kendi medeni hukukuna ve ceza yasasına sahip bulunması...; ikincisi, halkın meclisi yanında, her kantonun büyük olsun, küçük olsun, oyunu kullanabileceği bir devletler temsilcileri meclisinin, bulunmasıdır.” (Engels. Gotha Programının Eleştirisi) Yani her kurucunun eşitliği!

Büyük olan, küçük olanın eşitliğini reddederse ne olur? Federasyon mederasyon, kurulamaz…

Ayıp değil mi yahu bizim badriodilere? Etnisitinin ne önemi var bu zamanda? Ortak bir parlamentoda, sınıf ve düşünce birliği esasına göre de haklarımızı savunamaz mıyız? Biz ki ilerici ve dahi devrimciyiz, kendi düşünce paydaşlarımızla, demokratik haklarımızı savunamaz mıyız? Diyen “one way ticket” cilere de yanıtı var…

Buyrun cevabını:

“Polonyalı yoldaşlarımız, ulusların kendi kaderlerini tayin yerine ortaklaşa tayin iddiasını o kadar beğeniyorlar ki... Bütün gericiler ve burjuvalar, belirli bir devletin sınırları içinde zorla tuttukları uluslara, ortak bir parlamentoda, kaderlerini ‘ortaklaşa tayin etme’ hakkını, tanırlar. Wilhelm II de Belçikalılar’a, Alman İmparatorluğu’nun kaderini, bir ortaklaşa Alman parlamentosunda ‘ortaklaşa tayin etme’ hakkını tanıyor... Eğer bu, bu kadar yürekler acısı olmasaydı, gülünç olabilirdi!” Efendim? Lenin…

Son zamanlarda bütün echel-i cühela kafasına zeytin dalı sarınca kendini solcu, sosyalist falan sanıyor ya?

Şimdi daha okurken, “Lenin’in zamanı geçti…” diyeceklerdir ama ben de soracağım:

Eğer Leninist değilseniz, AKEL ile ideolojik bağlantınızın kaynağı nedir?

Partinin ilke genel sekreteri Plutis Servas, Neriman Cahit’e ne dedi?

“ AKEL ki ilk manifestosunda ENOSİS vardı ve açıkca savunuluyordu... AKEL’le ilgili bütün metinlerde ENOSİS’e rastlarsınız... Ezegias, “ ENOSİS yalnız ENOSİS, başka birşey istemiyoruz” derdi, demeçlerinde.”(Ortam Gazetesi 15-16.4.1999)

Helen milliyetçiliğinde mi birleştiniz? Acınacak halde olmasa çok gülünç olacak olanlar?

Yettiniz yani… Kabul edelimmiş her ne isterlersa da çok para varmış işin ucunda… Dilimin ucuna gelen yanıtı, siz söyleyin…


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.