Dur yazayım, Allah aşkına yazayım.
Hemde gecenin bu saatinde yazayım.
 
Parandan başka neyin var sanki!...
Ya da neyin yok önce onları yazayım, sıralayayım.
 
Evvela, vicdanın yok,
Bir duruşun, kişiliğin, omurgan, imanın, insanlığın yok.
 
Karakterin yok mesela, duygun, merhametin, inancın da yok.
Huzurun, adaletin, mutluluğun da yok.
 
Başkasının yaşaması için çaban, gayretin ve hedefin de yok.
 
Senin dışında kalanlar ölmüş mü, kalmış mı! kaygında yok.
 
Sana inanan, senin için karşılıksız can verecek bir milletin de yok.
 
Geçmişin yok buna mukabil geleceğin de yok gibi.
 
Bir dinin, devletin, ibadetin yani kısacası kıblen de yok.
 
Yok’un çok.
 
Neyin var; paran var senin.
En büyük silahın hemde.
 
Milletleri, ülkeleri dize getirmek ve terbiye etmek için acımasızca kullandığın paran var.
 
Rengi yeşil, adı dolar.
 
Daha bir yıl önceye kadar milyar dolarlar harcayarak silah gönderdiğin terör örğütü PKK’nın uzantısı YPG-PYD’nin finansörü, lojistik temincisi, levazımcısı yani efendisi ABD, PKK’nın tepe kadrosunun başına ödül koymuş.
 
Murat Karayılan için 5, Cemil Bayık için 4, Duran Kalkan’ın kellesi için 3 milyon dolar ödül vereceğini açıklamış ABD.
 
Hey yavrum hey.
Yıkıl Evanjelist Amerika...
 
Ne olduda bu ödüller kondu.
Gönderdiğin silahların yanında koyduğun para ödülü miktarı çok düşük kalmış.
 
Sen mi onları sattın, onlar mı seni sattı tam anlayamadım.
 
Ortada bir kurnazlık, film fırıldak dönüyor çözemedim.
 
ABD bu hamlesi ile YPG-PYD’yi meşrulaştırmaya çalışıyor hissi uyandı kafamda.
 
Kimlik ve kişilik problemi olan ABD’nin PKK tepe kadrosundan vazgeçmesi;
-Yürütülen projenin başarısızlığının faturası olabilir.
-PKK’yı saf dışı bırakıp yeni bir örğüt kurulabilir,
-Suriye’deki DEAŞ mücadelesinde kullandıkları YPG-PYD’yi meşrulaştırma hamlesi de olabilir.
 
Bu yüzden, Samimi ve inandırıcı gelmiyorlar.
 
Ama olsun diyeceğim yinede.
 
Bu hamle Terör örğütü içindeki çözülmeleri hızlandıracaktır diye düşünüyorum.
 
Nasıl mı bu kararı aldılar.
 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kahraman ordusunun ısrarlı ve kararlı adımları sonrası bu kararı almak zorunda kaldılar diye düşünüyorum.
 
Sen kendi İHA-SİHA’nı üretip, istihbarat konusunda millete muhtaç kalmaz ve milli, yerli vatanperver yiğitlerinle teröristlerin inlerine kadar girersen, ötekine buna uymak, itaat etmek kalır.
 
Terörle mücadele de son yılların en büyük ve en önemli temizlik operasyonlarının yapılmasının ürünü bunlar.
 
Onların doları varsa bizimde Allah’ımız var cümlesinin vücut bulmuş ve ispatlanmış halidir bu.
 
Ama ben onlara yine güvenmiyor, bizim kendi mücadele şeklimizden taviz vermemiz gerektiğini belirtmek istiyorum.
 
Görüldüğü üzere, ayakların baş olduğu coğrafyada, efendiler parayla yaşattıklarını paralarıyla yok etmeye çalışıyor.
 
Bu gerçeğin görülmesi ve “itin dostluğunun köyü görene kadar” olduğunun bilinmesi açısından yaşanan süreci önemsiyorum.
 
Tanrı ABD’i korusun diyenler, öteki tarafa bunu bile nakit EFT yaparak isterken, Allah bizimledir diyenler İmanları ile ilelebet yaşayacak ve var olacaklardır.
 
Öz cümle; ABD’yi paraları bizi yani Türkiye’yi ise Allah korusun.
 
Mumbıç ve Fırat’ın Doğusunda atılacak adımlar, alınan kararda ABD’nin samimi olup olmadığını daha net gösterecektir.
Samimi olduklarına inanmak istiyor, hepinizi Efendilerin efendisi Allah’a emanet ediyorum.
 
Kalın sağlıcakla...


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.