Gazişehir Gaziantep’te tartışılan isim teknik direktör Yalçın Koşukavak… Diğer adıyla Taktiklerin Efendisi…

Gazişehir’e imza attığında ‘Biz hazırız’ paylaşımı ile radarıma girmişti.   İstanbulspor’da ki harika çıkışı ve genç futbolculara verdiği önemle kapsama alanıma girmişti. Transfer döneminde başkan Adil Konukoğlu ile Gazişehir’de yeni bir dönemin başlangıcına da imza atmıştı. Onu oyun içerisinde futbolcusuna gönderdiği yeni taktikleri içeren küçük kâğıt parçaları ile tanıdık. Farklı, farklı olduğu gibi de söylemleri ile onu diğerlerinden ayrı bir köşeye koyuyor.Ayrıca Avrupa futbolunu yakı dan takip edip, sistemleri inceliyor, Marcelo Bielsa hayranı… Onun oyun felsefesinden ve futbola bakış açısından etkileniyor.

Yalçın Koşukavak yönetiminde Gazişehir Gaziantep 13 sezondur aralıksız mücadele ettiği Spor Toto 1. Ligdeki tarihinin en çok puan topladığı başlangıcını gerçekleştirdi. 10 puan. Amaaa… hala eleştiri bombardımanı… Peki neden? 

Çok hızlı, fast-food hareketler var bizde…

Türk futbolunun asla geçmeyen genetik virütük hastalığı yine nüksetti; sabır. Asla sabır göstermiyoruz. Evet burası bir İstanbulspor değil, geçen sezon şampiyonluğu bir penaltı ile kaçırmış, yeni sezonda da başkanından yönetimine, taraftarına şampiyonluğa şartlanmış bir camiada çalışmak zor olsa gerek.

Yalçın hocanın İstanbulspor’da görev yaptığı dönemde verdiği bir röportaj dikkatimi çekti, şöyle diyordu, ‘’Bu ülkede antrenörlük yapıyorsanız, hikâye yazabilmek için tabelanın sizi göstermesi gerekiyor. Skor sizi güçlendirir. Skor sizi güçlendirene kadar siz zayıfsınız, ancak skor sizi güçlendirdikten sonra daha rahat hareket edebiliyorsunuz, daha uzun süreli çalışabiliyorsunuz. Fakat maalesef ki böyle olmamalı. Bir antrenör donanımlıysa hikaye yazabilir. Ama biz öyle bakmıyoruz. Çok hızlı, fast-food hareketler var bizde. “Kazandı mı, yoksa mağlup mu oldu?” kısmına bakıyoruz’’

Bu Sözlerinin yüzde yüzüne katılıyorum. Biz de tabelaya bakarlar, kazandı mı kaybetti mi? Çok sabırsız milletiz vesselam. Küçük bir bütçeye sahip İstanbulspor’da neler yaptı…Gazişehir’de bunun daha iyisini yapamaz mı? Şartlar ne olursa olsun kafasındaki sistemin oturana kadar Yalçın hocaya Adil başkan ve ekibinin sabredeceğini düşünüyorum.

Gazişehir Gaziantep’te başarı serüveni geçtiğimiz sezon başladı. Başkanlığa gelen Sayın Adil Konukoğlu, hedefi ‘şampiyonluk’ olarak belirledi. Zaten başarılı bir iş insanından başka bir hedefte beklenilmezdi. Çalkantılı bir sezonun sonunda Erzurumspor karşısında hedefe çok yaklaşılmışken bir penaltı ile hevesimiz bu sezona kaldı.

Yöneticilerin doğru kararları çok önemli. Hedefle birlikte tesisleşmeye de çok önem veriliyor, tabii alt yapıya da. ile de yollarına devam ediyorlar.Türk antrenörlüğü adına önemli şanslardır bunlar.

Yalçın hoca daha önce çeşitli kulüplerde görev aldı ve her kademesinde çalıştı. Aceleci davranmadı. Sabırla yarıştı, yarışırken hatalar da yaptı. Yine yapacaktır da… Futbolda bilginin sonu yok çünkü. Yeterli tecrübeye ulaştığına inandığı an tercihini doğru kullandı. Gazişehir Gaziantep’i seçti. Sorunsuz, para sorunu olmayan nezih bir kulüp. İyi bir başkan, başarıya ve gençliğe inanmış, amcası ve ağabeyi gibi daha önce onların yaptıkları gibi Gazişehir’i mutlaka Süper Lige çıkartmaya kararlı bir başkan. Arkasında ona inanmış bir yönetim, ve 3 milyonluk Gaziantep şehri. Karizmatik güçlü bir isim. Hedefte tabii ki yüksek…

 Aslında kolay karar değildi. Çünkü başarısız hedefi olmayan takıma gitmek her zaman daha avantajlıdır. Başarılı takım ise dezavantajdır. Bırakılan yerden devam etmeniz istenir. Yalçın Koşukavak şimdi bunu başarmak zorunda. İstikrarı yakalarken, sistemi de futbolculara işlemek zorunda. İşi zor. Bazı önemli oyuncuları kaybetti. Çaktırarak takımı yeniledi. İyi kötü ne varsa gönderdi. İstanbulspor’da olduğu gibi yeni genç yeteneklerde yaratmaya çalışıyor. En iyi performansta 10 puan topladı, ama hala eleştirilerin odağındaki isim.

Her güzelin bir kusuru olur derler ya, Gazişehirli oyuncuların galip gelmelerine rağmen kendi saha içi ilişkilerinde sorun var gibi gözüküyor.

Şampiyonluk tabii ki önemli. Ancak Gazişehir Gaziantep merdivenleri yavaş ama emin adımlarla çıkan bir takım görüntüsünde. Bu çıkışta hedefe ulaşılırsa ne ala, ama şimdilik bir şeyler söylemek için çok erken.

Bir hocanın takıma en fazla yüzde 10 katkısı vardır derler. Yalçın hocanın geçmiş performanslarına baktığınızda bunun doğru olmadığı ortaya çıkıyor. Çünkü başarıda etkisi çok yüksek. 

Diyeceğim o ki; biraz sabırlı olalım, karar vermede aceleci olmayalım, hemen kırıp dökmeyelim. Nasıl gelişeceğiz, nasıl başarıyı yakalayacağız sabırlı olmazsak.

Üç beş maç kaybetti diye teknik direktör gönderilen bir ülkede yaşıyoruz, hala tabela çok önemli bir unsur ne yazık ki…Türk futbolu ne durumda? İflas etmiş, içi boşaltılmış, kötü art niyetli yönetilmiş birçok kulübe sahibiz. Birçok kulüp ekonomik olarak iflasın eşliğinde. Puan silmeler, yüz milyonlar, milyon dolarlar. Rakamlar uzayıp gidiyor… Gönder getir ver yüzbinler. Mübarek sanki babasından kalan mirası veriyor. Hele yaşanan bu ekonomik krizde. Ne yazık ki böyle borçlar var. Artık kulüplerde de değişim zamanı, yeni hikayeler yazmalıyız. Başarı öykülerine ortak olmalıyız. Yeni genç yetenekler keşfetme, kendi çocuklarımızı Avrupa’ya ihraç etme zamanı. Şovenist yaklaşımlardan uzaklaşmalıyız. Artık kulüpler yeni felsefeler edinmeli. Kulübün sosyal ve ekonomik durumlarına bakmak gerekiyor. Şampiyonluk hedeflerken bazı gerçekleri de kaçırmamak gerekiyor. Bursa’da oynanan final maçında 10 bin taraftarı Atatürk stadına getiren bir Konukoğlu gerçeği ve yönetim başarısı var. Ancak yeni sezonda o tribünleri yine dolduramıyoruz. Bir Kocaeli, bir Eskişehir, Sakarya, Ankaragücü neden olamıyoruz? Öyle bir taraftar kitlesine nasıl sahip olabiliriz ? neden bu kadar soğuk olduk birbirimize. Tamam şampiyonluk bekliyoruz da siz neler yaptınız, gelip takımı desteklediniz mi ? Bu etkenleri bir araya toplayarak “Nasıl bir kulüp politikası yaratmamız lazım?” sorusunu da kendimize sormamız gerekiyor aslında…


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.