12 Eylül öncesi yoklukları ve karaborsaları gördük.

24 Ocak kararları… 5 Nisan kararları…

Hepsini çok şükür(!) yaşadım.

Bir Anayasa kitabıyla başımıza gelmeyen kalmadı.

Krizler fırsattır. 2002 krizini fırsata çeviren AK Parti oldu.

O gün bugündür iktidar.

Şimdi ortada bir kehanet dolaşıyor.

“AK Parti’yi ittifaklar şu bu yıkamaz. AK Parti krizle geldi, giderse krizle gider”

Bu kehanet bugünlerde sıkça kulaktan kulağa dolaşmaya başladı.

Bugün dolar 6, Euro 7 lira bandının üstünde…

Piyasalarda yaprak kımıldamıyor.

Türkiye’nin en büyük Organize Sanayi Bölgesi’nde kriz sonrası ölüm sessizliği var.

Elektrik zamlandı… Doğalgaz zamlandı… Dolarda yükseliş yetmezmiş gibi fırsatçılar, dolar bazında hammaddeye zam yaparak sanayiciye bir darbe daha vurdu… İşçi çıkarmalar başladı…

Yeter ki ölmeyelim sıtmaya razıyım faslındalar

Şimdi Merkez Bankası’nın 13 Eylül’de faiz açıklamasını bekleniyor.

Faiz 9,5 olursa, doları frenler hatta 6 bandının altına geriler beklentisi hakim…

İşte ölümü gösterip sıtmaya razı demem bunun için…

Lakin toplum genelinde kriz yönetiminde bir hoşnutsuzluk var.

Her şeyin vatandaştan beklenmesi can sıkıyor.

Tamam, ben dövizi bozdurayım… Dediklerini bir bir yapayım, ya sen, sen ne yapacaksın diyor?

Geçen hafta Cengiz Şimşek’in ablasının taziyesinde Gaziantep’in önemli sanayicilerden birisi, “böyle kriz yönetilmez” serzenişlerinin bu yana, yapılacaklar noktasında pek fazla bir değişiklik olmadı…

Piyasalar önümüzdeki aylarda krizin daha da derinleşmesinden endişe ediyor.

Hamasi nutuklar ve miting jargonuyla krizin çözüldüğü nerede görülmüş

Hele hele oda başkanlığı yaptığında odanın binasına siyah bayrak çekmekle övünenler, masanın öbür tarafına geçtiğinde, fabrikalarına beyaz bayrak çekme notasına gelenlerin gözünü içine baka baka “kriz yok” demesinin nasıl bir izahı olur?

Piyasaların ağzı torba değil ki büzesin.

Kameraları çağırarak, dolarları TL’ye çeviriyorum şovu yapacaksın…

Kameraların arkasında sektördeki herkesle toplantı yaparak…

“ Herkes dolarla satış yapacak… TL ile satış yapanlar 50 bin dolar ceza kesilecek” diyeceksin. Üstüne üstelik 50 bin dolarlık cezayı peşin peşin senedin arkasına ciro edeceksin… Dolarla kesilmiş faturaları gördükçe sövesim geliyor.

Birileri kameraların önünde siyasi şov yapacak…

Birileri ise milyon milyon doları sessiz sedasız bozdurarak, sabahtan öğleye milyon milyon lira kayıp yaşayacak.

İşte bu hem Gayretullah’ın hem de milletin zoruna gider.

Vesselam Hayır ve Şer’in Allah’tan geldiğine tevekkül ederiz…

Lüks lüks otomobiller… Lüks lüks makam araçları… 3+1 dairelerden 5+1, 6+1 dairelere taşınmazlarımız var…

Biz bunu hak ettik deriz demesine…

Peki, bizi idare edenler bu tevekkülün neresinde…

7 yılda Suriyelilere 28 milyar dolar harcamışız…

Katar’dan gelen 15 milyar dolara bayram edecek hale gelmişiz.

Daha da bir şey demiyorum…

Cebimde küfürler, “çorap” söküğü bir başlarsa, alimallah mahkemelere düşerim…

Varın gerisini siz düşünün!


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.