Duy da inanma!

Ama inanın!!!

Sıtkı Severoğlu, Ticaret Odası’na başkan adayı olmuş.

Vay be bu kadar kolay he!!!

Elbette aday olmak pek tabii hakkı…

Ya bizim hakkımız ne olacak?

Her taşın altında Sıtkı Severoğlu’nu görmek zorunda mıyız?

Zatıalileriyle ilk müşerref oluşumuz, rahmetli Mustafa Taşar dönemine denk geliyor.

Taşar’ın Turizm Bakanı olması münasebetiyle çok sıkı fıkılar…  O tarihlerde Zeugma kurtarma kazıları yapılıyor. Ve Çingene Kız mozaiği çoktan Zeugma’nın sembolü haline gelmişti… Severoğlu, cin fikriyle Çingene Kızı ilk ticari meta haline getiren kişi oldu.  O günün fiyatlarıyla hatırı sayılı paraya sattı.

Gün geldi Zeugma Platformu’nda arzı endam ediverdi.

Mozaiklerin İstanbul’da sergilenmesine karşı, “istemezük” diye karşı çıktı…

Oysa; mozaikler, NATO toplantısında görücüye çıkacak  ve bu sayede, kurtarmaz kazılarına hatırı sayılı madde destek gelecekti.

Severoğlu’nun başını çektiği platformun marifetiyle o sergi yapılamadı…

Sonra Mimarlar Odası Başkanı oldu…

Asım Güzelbey ile Kendirli Kilisesi yüzünden kılıçları çektiler.

Gerçi Güzelbey ağzının payını bir güzel verdi.

 O’na da Kendirli Kilisesi’nde günah çıkarmak kaldı…

Oda Başkanlığı’ndan ayrıldıktan sonra adı, Büyükşehir Belediyesi’nde danışman olarak geçmeye başladı…

Ne, “Severoğlu”ymuş be arkadaş!

Bizim göremediğimiz ne marifeti var ki, her yerden o çıkıyor.

Tabii bununda kokusu çıktı…

Büyükşehir Belediyesi’nin “Panorama Müze” projesinde boyunu posunu gösterdi.

Gerçi öyle benim gibi boy pos da yok!

Olur olmaz her yerden çıkmasını peki neye yoracağız?

Aha bu seferde Ticaret Odası’nda bitiverdi…

Buyurun buradan yakın!

Hazır, 4 önemli başkan adayı gruptan çıkmamışken … gece hayaline gelmeyen “neden ben başkan olmayayım” düşlerini güpegündüz görmeye başladı.

Adı üzerinde; krizleri “sever”

Gel de “sıtkı”n sıyrılmasın.

Haydi o böyle bir düş gördü… Turgut Ercan gibi birinin O’nun düşünde ne geziyor?

Sözüm Turgut Ercan’dan dışarı…

Severoğlu’ndan başka yol arkadaşı yok muydu?

Severoğlu ile Ticaret Odası’na Meclis Başkanı olmak…

Zor be dostum.

***

Öte tarafa bak…

Bir yandan gelecek, bir yanda tecrübe…

Genç, vizyonu olan bir Tuncay Yıldırım ile gelecek… Yanında da her zaman fikrine saygı duyabileceği Hilmi Teymur ağabeysi gibi bir tercübe…

Her şeyden önce konsensüs var. Her fikirden insanların bir araya geldiği ve hüsnükabul gören bir oluşum var.

Ticaret Odası, Eyüp Bartık- Ali Yener ikilisi yüzünden çok çekti… Gaziantep’e de çektirdiler.

120 Yıllık Ticaret Odası’na 27 dev proje(!) ile gelenler, 27 plakasına FETÖ yaftası vurdular.

Velhasıl…

Krizlerden beslenen Severoğlu ile Ticaret Odası ancak yeni krizlere davetiye çıkarılır.

Şu konjonktürde; Tuncay Yıldırım ve Hilmi Teymur ikilisi dışında başka bir ikilinin gerek Oda ve gerekse şehrin diğer dinamikleriyle uyum içinde çalışacağı görünmüyor.

Ticaret Odası; kriz üreten değil, krizlerden beslenen değil… krizleri çözen bir Oda olsun.

Reklam


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.