Dün, “Bertan Zaroğlu’nu vatandaşlıktan çıkarın da göreyim” diye bir yazı yazdım. Hükümet mensuplarının şov yaptığını ve eğer istisnai vatandaşlık konusunda bir adım atacaksa idi özellikle Cumhuriyetçi Türk Partisi, bunu geçtiğimiz hükümet dönemlerinde neden atmadı ve şimdi Zaroğlu Milletvekili oldu da mı akıllarına geldi, diye sormuştum ve de hala soruyorum.
 
Tabii bunu sorunca, CTP’nin ve yeni türeyen HP’nin sosyal medya kahramanları pazar pazar demeden klavyenin başına geçip, benim gazeteci olmadığımı, birsinin kıçının kenarı olduğumu falan yazdılar.
 
Normalde yolda belde, kahvede meyhanede karşılaştığım arkadaşlar, “Abi” diye elimi sıkıp yaşıma bari hürmet gösterirken sosyal medyada canavar kesiliyorlar.
 
Aşağılamalar ve yakışıksız ifadelerin bini bir para.
 
Enteresan olan, “Evet yahu doğrudur. Zaroğlu’nun vatandaşlığı CTP, Eroğlu’ndan sonra ilk iktidara geldiğinde sorgulanmalıydı” diyen bir ilkeli arkadaş bile çıkmadı.
 
Diyemezler.
 
Özellikle CTP’nin sosyal medya kahramanlarının özeleştiriye dayalı siyaset yerine, eleştireni karalama siyaseti gütmesi ayrıca üzücüdür.
 
Yarın öbür gün, popülist yaklaşımlarla kendilerine bir tabancık oluşturan meclise falan da girecek, hatta kabineye de... Bugünkü duruma bakıldığında bunun uzak bir ihtimal olmadığını görebilirsiniz. Bu sığlıkta sosyal medya üzerinde tartışma götüren bu çocuklar, yarın ülke yönetiminde söz sahibi olunca derinlik haliylepek fazla değişmeyecek.
 
Bunların ustaları ile konuştuğum zaman adam gibi eleştiriyi de kabul ediyorlar, ya da aynı konu hakkında bilmediğim bir detayla beni bilgilendirip eleştirim konusunda haksız olduğum konusunda beni iknaya çalışıyorlar. Böyle yaklaşımlar başımın tacıdır.
 
Ama bu çocuklar nasıl ve kimler tarafından yetiştirildilerse, bilgileri eksik, küfür dağarcıkları genişletilmiş bir şekilde salınmışlar siyaset sahnesine.
 
Ben sosyal medya jenerasyonundan değilim. O nedenle yazılarıma yapılan yorumların yazımla ilgili değil, şahsımla ilgili olması ilk başta beni üzüyordu. Hatta bir zaman yazı yazmayı bile bırakacak kadar etkilemişti beni. Ama şimdi sadece bu çocukların cehaletine gülüp geçiyorum.
 
Arka sıralarda oturanlar ve yazımı okumadan, diğer yorumlara bakarak aynı minvalde bana saldırı gerçekleştirip kurt sürüsü içerisinde yer edinmeye çalışanlar için bir kez daha asıl konuya değineyim.
 
Bertan Zaroğlu benim babamın oğlu değil!
 
Kendisine bir yakınlığım da yoktur. Hatta ve hatta detaylarını bilen bilir, Zaroğlu ile aramızda husumet bile olduğu söylenebilir.
 
Yazıya konu burada Zaroğlu değildi zaten.
 
Konu hükümetin yapamayacağı şeyleri, sırf yapıyor gibi görünmek için başlattığı şova yönelik kampanyalardır.
 
Buna içerliyorum.
 
Yazıma gelen ve yazımın konusu dışındaki neredeyse her şey ile ilgili  hakaretamiz tepkiler de tepki gösterenlerin içten içe haklı olduğumu bildiklerinden olduğumu en az benim kadar onlar da biliyor.
 
O yüzden iddiamı yineliyorum.
 
Bertan Zaroğlu’nun yurttaşlığını iptal edemeyeceksiniz. Bununla ilgili söyledikleriniz ve söyleyecekleriniz şovdan ibarettir.
 
Bari bu eksik donanımlı sosyal medya çocuklarını peşinize takıp rezil etmeyin.


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.