Gaziantepspor kapanıyor çıkışı deli saçmasından başka bir şey değildi. Beceriksizliklerini ve transfer yasağını nasıl kaldırırız taşı attılar, 40 kişi belki çıkarır hesabı yapıldı. Hesaplar tutmadı, trajikomik bir duruma düştüler.
O beceriksizlere gelene kadar Celal Doğan’ın “sürpriz(!)” çıkışından söz etmek gerek. HDP Milletvekili Celal Doğan, Gaziantepspor’un bağıra çağıra 2. Lig’e gidişine şimdi timsah gözyaşları döküyor. “Gaziantepspor’un bu duruma gelmesinde İbrahim Kızıl ve kardeşleri mi tek sorumlu değil, Gaziantep’in idarecileri ve ileri gelenleri de en az Kızıl Kardeşler suçlu” deme medeni cesareti(!) gösterdi.
E, Kızıl kardeşlerin hayalperest ortanca kardeşi Mehmet Kızıl boş durur mu? Üstü kapalı tehditler savurdu. Celal Doğan’ın bu asistini hemen gole çevireceğini sandı. Ama her ikisi de bir şeyi ıskalıyordu; O da golü kendi kalelerine attıklarının farkında bile değillerdi.
Hiçbir şeyden utanmıyorsanız, asgari ücretle varlıklarını ortaya koyarak mücadele eden o gencecik çocuklardan utanın! 
Hiçbiriniz masum değilsiniz. Birbirinizi yiyin! Tehdit edin! Ama artık gölge etmeyin!
Ey Celal Doğan, sen değil miydin; İbrahim Kızıl’a Gaziantepspor’u altın tepside sunan? 
Unuttuk sanma! 
Belediye başkanlığı gidince, Gaziantepspor’u daha fazla götüremedin. Gaziantepspor zor günlerden geçiyordu. Mali sıkıntı yaşıyordu. Küme düşme mücadelesi verilirken para ve pek tabi transfer lazımdı. O güçte sizde yoktu. Belediye başkanlığı devri de bittiği için öyle telefon açıp; “ Burhan, Selim şu kadar para gönder de” artık denilemiyordu. Çıkış bileti İbrahim Kızıl oldu.
E, Kızıl da o dönemde paraya para demiyordu. Irak’ın petrolleri adeta Kızılların tankerlerine akıyordu. Rahmetli Ahmet Yılmaz ve Cesur Özkeleş’in aday olduğu kongrede sizin desteklerinizle İbrahim Kızıl kazanmadı.
Hatırlar mısınız? Kongre sonrası Tenis Kulübü’nde akşam yemeği verildi. O yemekte bende bulundum. Siz, İbrahim Kızıl ile yan yana oturmuş, zaferinizi kutlarken her şey toz pembeydi. Ben de rahmetli Asım Atmaz ile oturmuş koyu bir sohbete tutuşmuştuk. Alkolde şişedeki gibi durmadığı için dudaklardan istem dışı sözler dökülüverdi.
O yemekte hesabınızın başka olduğunu anladım. Hafif çakır keyif olan Asım Atmaz, hesap içinde hesap olduğunu ağzından kaçırıverdi. Niyetlerini açık açık ifade etti. Sezon sonuna kadar kulübü İbrahim Kızıl yönetsin… Gaziantepspor eğer küme düşmezse, İbrahim Kızıl’dan nasılsa kulübü haziranda alırız hesapları yapılıyordu.
Zaten yönetimin ekseriyeti Celal Doğan eşrafından oluşmuş… Delege desen yine Celal Doğan iki dudağından çıkacak lafa bakıyordu. Sizin anlayacağınız İbrahim Kızıl’ın elinden kulübü almak çocuğun elinden oyuncağı almak kadar kolaydı.
En azından kendileri böyle düşünüyordu. Gaziantepspor o sene kümede kaldı. Ama gel gör ki, Celal Doğan ve Asım Atmaz’ın da hesapları tutmadı. Kendilerine yakın isimlerin istifa etmelerine rağmen Bülent Mamatoğlu ve Sermet Atay bu oyunu bozdu. Gerçi sonra İbrahim Kızıl’da onlara oyun ettim ama bu, konumuz dışı… 
İbrahim Kızıl, Mamatoğlu ve Atay’ın sayesinde gözünü açtı. Suruçluları Gaziantepspor’a üye yaptı. Üye sayısı biranda yüzlü hanelerden binli hanelere ulaştı. 
Celal Doğan, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan oldu!
Celal Doğan ile İbrahim Kızıl’ın arasına karakedi girmişti. Celal Doğan, “İbrahim Kızıl’a neden kulübü bıraktın” sorularına hep muhatap oldu
O da hep “Ehveni şer” cevapları verdi.
Yıllarca canciğer kuzu sarması olan Celal Doğan ve İbrahim Kızıl artık birbirlerinin gölgelerine küfür edecek hale geldiler.
Ey Celal Doğan! 
Çocuğum dediğin Gaziantepspor’un içinde bulunduğu durumu daha fazla bana anlattırma!
Öyle hiç timsah gözyaşları da dökme. İbrahim Kızıl ekonomik olarak tükenirken, Gaziantepspor’da tükendi. Gaziantepspor’un bugününü bugünden görmedik. 12 Yıllık İbrahim Kızıl yönetiminin en az 8 yılında bu çekirge daha kaç kez sıçrayacak diye bas bas bağırdık.
Sesimizi duyan ne sen duydun ne de bu şehrin ileri gelenleri… 
Artık bırakın herkesi kör, alemi sersem bellemeyi!
Bugün 115 milyon lira borç ile Gaziantepspor bağıra bağıra 2. Lig’e düşüyor. Birileri el atmazsa; böyle böyle amatör lige kadar gidecek. 
O birileri pekâlâ sen olabilirdin!
Hani her dara düştüğünde, Gaziantepspor başkanlığını bırakıyorum yaygarası koparıyordun ya…
Hani senin her blöflerin sonrası, Gaziantep’in o günkü idarecileri ve ileri gelenleri bile bile lades diyordu ya…
Yine o çıkışlarından birini yapabilirdin!
Bizlerde “Efsane geri dönüyor” manşetleri atardık.
Çocuğum dediğiniz Gaziantepspor, asla sahipsiz değil neden demediniz?
“Hatamı düzeltmeye geliyorum” neden demediniz.
Deseydiniz ya !!! 
Halen daha size bu şehirde destek verecek onlarca sanayici ve işadamı olduğunu adınız gibi biliyorsunuz.
Celal Doğan’ı Celal Doğan yapan Gaziantep büyükşehir belediye başkanlığı değil Gaziantepspor idi.
Yine yapardı. Hatta size büyükşehir belediye başkanlığı kapılarını bile açabilirdi.
Siz Türk futbolunda bir güçtünüz. Federasyon, kulüpler, spor medyası ve spor kamuoyu nezdinde tartışılmaz bir gücünüz vardı.
Bu gücün bugün bile tam manasıyla yok aldığını hiç sanmıyorum.
Siyasi hatalarınıza rağmen Celal Doğan’a sevgi sayısı olan nice isimler bilirim.
Ben de sizi çok severdim. Siyasette olduğu gibi sporda da hata yaptınız. Gönül kırgınlığım HDP’de siyaset yapmanız idi. Türk solunun lider adayları arasındayken şimdi bak nerelerdesiniz?
İşte tüm bunları unutturmak pekala mümkündü.
Gaziantep seni bağrına basmaya hazırdı.
120 Milyon liralık borç eritilmeyecek borç değildi. Yönetiminize alacağınız isimlerin katkısı ve dedim ya federasyon ile spor kamuoyundaki gücünüz ile 2-3 senede borç falan kalmazdı.
İbrahim Kızıl ve kardeşleri Gaziantepspor’dan ellerini eteklerini çektiğinde… O hamlenizi yapmayı çok bekledim. 
Ama siz, Gaziantepspor’un yanışını Neron’un Roma’nın yanışını seyretmesi gibi seyrettiniz.
Şimdi çıkıp suç bastırıyorsunuz!
Hiçbiriniz masum değilsiniz. Ne sen ne de İbrahim Kızıl.
Artık daha fazla gölge etmeyin!
Gerçi gölge edebileceğiniz bir Gaziantepspor’da kalmadı.
Kına yakın!

Reklam


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.