Mehtap Yılmaz, bir köşe tutmuş, aklına eseni yazıyor… husumeti olduğu kişilere karşı, harfleri şarjöre sürmekten hiç çekinmiyor. Kurşun gibi mübarek (!)
 
Son yazısında doğup büyüdüğü Diyarbakır’ı yazmış…
 
FETÖ İmamı diye lanse ettiği Mustafa Yılmaz’ı yazmış.
 
Bilmeyen de “Mehtap Yılmaz amma da çok şey biliyormuş” der.
 
Bilir tabi, o bilmeyecek de ben mi bileceğim(?)
 
Peki hiç düşündünüz mü?  Mustafa Tuna, Mehtap Yılmaz ve Rektör Gür için, neden bu kadar önemli?
 
Mustafa Tuna’yla tanışıklığı nerden geliyor?
 
İşte yazıda maalesef bu kısım eksik! Tanışıklığı ve yakınlık derecesi konusunda malumat sahibi değiliz.
 
Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp.
 
Öğrendim.
 
Google amel defterinde eksik bir şey kalmasın diye o kısmı da ben yazıyorum.
 
Bizimkisi sadece amme hizmeti başka maksat aramayın!
 
Mustafa Tuna kim biliyor musunuz?
 
Mustafa Tuna, Rektör Ali Gür ve Mehtap Yılmaz’ın biricik oğulları Furkan’ın kirvesi olan Ahmet Tuna’nın özbeöz kardeşi.
 
Yani çok sıkı fıkı bir geçmişleri var.
 
Kirve demek, sünnet olan çocuk üzerinde babaya yakın hak sahibi olmak demek. Kirve kızı ile evlenilmez. O kadar yani…
 
Anlayacağınız Ahmet Tuna ile Gür ailesi canciğer kuzu sarmasıydı.
 
Tuna ve Gür ailesi Karadeniz yaylalarına gidecek kadar yakın bir ilişki içindeydiler.
 
Yedikleri içtikleri ayrı gitmiyordu. İki ev, bir aile gibiydiler. Furkan’ın kirvesi yahu, daha ötesi var mı?
 
Anlayacağınız sırlarda paydaşlar.
 
Mehtap Yılmaz, Mustafa Tuna’yı yazdın yazmasına da, elin değmişken, o tarihlerde Diyarbakır’da sizlerin ne iş tuttuğunuzu da yazsaydınız ya…
 
Haliniz ve ahvalinizi öğrenseydik fena mı olurdu?
 
Fena olurdu tabi…
 
Ali Gür’ün FETÖ tutuklusu Dicle Üniversitesi Eski Rektörü Jale Saraç ile aynı tarihlerde onlarca makaleye imza attığını…
 
Zehra Vakfı’ndan FETÖ’ye yatay geçiş yaptığını…
 
Kirveleri olduğu Furkan ve kızınızı FETÖ’nün Nil Okulları’nda okuttuğunu…
 
Bank Asya’da kredi çekerek, Diyarbakır’dan ev satın aldığınızı
 
FETÖ firarisi Kuzey Irak’taki Işık Üniversitesi Rektörü Salih Hoşoğlu ile yakın aile dost olduğunuzu
 
İngiltere’de havaalanında sizi karşılayan ve ağırlayan FETÖ mensuplarını nasıl ballandıra ballandıra anlattığınızı…
 
Pensilvanya’ya gidişinizi…
 
Mehtap Yılmaz’ın FETÖ elebaşısının kendisine hediye ettiği çantayı, “uğurlu” diye yıllarca yanında nasıl taşıdığını öğrenilmesini elbette istemezsin.
 
Anlamadığım Kirve ile aranıza neden karakedi girdi.
 
Kirve Ahmet Tuna, kara kedi falan girmedi, FETÖ girdi diyor.
 
Ve ekliyor…
 
“Ruhi Bey! Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Onları bu dünyada bizden daha iyi tanıyan olmaz. Evlerine gelen misafirleri zaman zaman kendi evimde misafir edecek kadar samimiydik. Ali Gür ve Mehtap Yılmaz’ın Diyarbakır’da kara kutusuyum diyebilirim. Mehtap Yılmaz’ın bizi hedef yapmasının tam da sebebi bu… FETÖ ile ilişkilerini yakından biliyor olmamız ve bu ilişkileri deşifre olmasın diye bu iftirayı bize attılar.”
 
Aha, bu sözün üzerine daha da bir şey demiyorum.
 
Maksat hasıl olmuştur.

Reklam


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.