“Bulanık suda balık avlanmaz.”

Bu atasözünü işini sağlam yapmak isteyen iş adamlarından çok duydum.

Anlamını çok fazla yazmaya gerek yok. Kendisini çok net anlatıyor zaten.

16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi oylaması Referandumuna 40 gün gibi bur süre kaldı.

Ne olur ne çıkar bugünden bişey söylemek yerine Referandum sürecini etkileyen faktörlere iyi bakmak gerekir.

Kampanyada “Evet” çıkması için çaba gösteren AK Parti ve MHP cephesi ile “Hayır” çıkması için çalışan CHP, HDP ve diğerlerinin etkin algı yöntemlerine bakmak lazım.

Baştan yazmakta yarar var. “Evet” diyenlerin yüzde 80’ni davasının lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuyu sahiplenmesinin yeterli olduğunu düşünerek “Evet” diyor.

Onun verdiği kararlarda yanlış yapmayacağını düşünerek çok fazla maddeler üzerinde kafa yormadan “Evet” cephesinde yer alıyor.

“Hayır” diyenlerinin de yüzde 60 ile 70’i yine Recep Tayyip Erdoğan istiyor diye “Hayır” cephesinde yer aldığını düşünüyorum.

O istiyor diye ona inat “Hayır” diyerek bireysel tepkisini sistem oylamasının öznesi yapıyor.

Sistemi tartışan yok gibi, Anayasa değişikliğinin ne getireceğini ne götüreceğini bilen ya az biliyor ya da hiç bilmiyor.

Bu mihmalde, duygusal zekayı etkileyen, kişilerin kararını gözden geçirmesini sağlayan “Algı operasyonları” sıkça yapılmaya ve milletin kafası karıştırılmaya çalışılıyor.

Açıkca söylemek gerekirse, “Hayır” cephesi bu konuda bulduğu en ufak bir malzemeyi bile sosyal medya vasıtasıyla iyi kullanıyor.

Azerbaycan Devlet başkanı Haydar Aliyev’in eşini Devlet Başkan Yardımcısı olarak ataması, Kuzey Irak yönetimine ait bayrağın Havaalanında göndere çekilmesi, Suriye konusunda sürekli değişen dengelerde Türkiye’nin yanlışa sürüklendiğini dile getirmesi gibi.

Ekonomik sıkıntılar, gençlerin gelecek kaygısı, Suriyeli mülteciler gerçeği, FETÖ terör örgütü meselesi, DAEŞ gerçeği, PKK ile mücadele, Döviz spekülasyonları, Avrupa’nın Türkiye’ye bakışı, ABD, Rusya, AB arasında dik duran Türkiye’ye diz çöktürme hamleleri vs.

Yazın yazabildiğiniz kadar…

“Hayır”cılar neden karşı çıktıklarını anlatmak yerine mevcut politikaların ve anlık gelişmelerin duygusal zekayı etkilemesi adına algı operasyonları yaparak kampanya sürecini yürütüyor.

Daha 40 gün var. AK Parti Kadrosu mitingler yaparak milletle buluşarak algı yönetimi yapanlara hem cevap veriyor hemde neden “Evet” denmesi gerektiğini anlatıyor.

AK Parti Gaziantep’te sahaya indi. Yavuzeli, Araban, Nurdağı, İslahiye ilçelerinde SKM merkezleri açılarak start verildi.

Şahinbey ve Şehitkamil ilçe yönetimleri köy/mahalle gezilerine başladı.

Görünürde vaziyet iyi gibi.

Fakat ortada bir kararsız kitlesi var.

Sayısı azımsanmayacak kadar fazla, kafası karışık, duygusal zekası tavan yapmış bir kitle var.

Bunların çoğunluğu internet kullanan, her kesimi takip eden günde üç sefer karar değiştiren bir kitle var.

Gençler var…

Bulanık suda balık avlamak istemeyen gençler…

AK Parti gençlik teşkilatı ve yönetim kurulu kalan 40 gün boyunca günlük gençlik buluşmaları yaparak konuyu iyi bilen iyi anlatan ve gençlerin kafasındaki soru işaretlerini giderecek isimlerle buluşturması lazım.

Gaziantep gençlik anlamında potansiyeli yüksek bir şehir. Referandumda oy kullanacak ve Türkiye’nin yeni sisteminde bende varım diyecek gençlere sistemin iyi anlatılması lazım.

Başta da yazdım, kampanyayı sırf Recep Tayyip Erdoğan sevgisi üzerine inşa etmek yetmez. Ona güveniyorum, onu seviyorum onun için “Evet” diyeceğim demek yetmez.

Sevebilir, güvenebilir ve onun için sorgusuz herşeyi yapabilirsin. Bu çok güzel.

Ancak, sevdireceksin, anlatacaksın ve sistemin yeni Türkiye için ne kazanımlar sağlayacağını iyi anlatacaksın.

“Evet” kampanyası yürüten tarafın sistemi iyi anlatması lazım.

“Hayır” kampanyası yürütenlerinde sistemi iyi anlatması lazım.

Her iki tarafında en güçlü silahı  Recep Tayyip Erdoğan.

Empati yapın. Sempati ve Antipati arasında kalanlara yoğunlaşın.

Sadece yeni sistemi anlatın…

 

 

Reklam


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.