Ak Parti hafta içerisinde büyük bir şok yaşadı. Bir süredir, hem teşkilatçılığı, hem de tavır ve davranışlarından tabanda büyük tepki duyulan İl Gençlik Kolları Başkanı Semih Avcı görevden alındı…

Kimileri diyor ya, “Görevden alınmadı, istifa etti”, inanmayın…

3 gün genel merkeze çağrılan Semih Avcı, bir büyüğünün ısrarla “Sakın gitme, ben senin işini halledeceğim” vaadine rağmen görevden alındı. Genel merkeze çağrılıp, “Seni görevden alıyoruz, sen gerekeni yapmazsan biz yapacağız” sözünün açılımı nedir?

O yüzden, “İstifa etti” yalanına falan inanmayın, gülün geçin…

Gelgelelim, Avcı’nın görevinden ayrılış sürecine…

Bildiğim ama, buradan yazamayacağım bazı gelişmeler Avcı’nın ilk ve en büyük handikabı oldu.

Hem 7 Haziran, hem 1 Kasım seçim süreçlerinde, hem de sonrasında bazı Milletvekilleri ile ters düştü. Gençlik teşkilatını yeterince harekete geçiremedi. Her iki seçimde de sınıfta kaldı…

Aslında, 15 Temmuz olmasa, çoktan görevinden alınmıştı ama, partinin ve ülkenin gündemi, kendisini bir müddet daha görevinde tuttu…

Son olarak geçen ay Gaziantep Üniversitesi öğrenci konsey seçiminde, Ak Parti’nin adayı olan öğrenci, MHP’li adaya kaybedince kalemi kırıldı…

 

xxx

 

Avcı’nın görevinden alınması Ak Parti Gaziantep teşkilatı için tam bir şok oldu. Şimdi herkes, bu görevden almaların devamı gelecek mi, onu tartışıyor…

Önümüzde referandum süreci var. En erken Nisan’da…

Ama bir yandan da Ak Parti’de kasım ayında başlaması gereken kongreler süreci vardı, ertelendi… Duyumlarımız, kongreler sürecinin referandum sonrasına bırakıldığı yönünde.

Yakın tarihte bir referandum olması nedeniyle Ak Parti’de başka isimlerin de görevden alınması şimdilik çok zor bir ihtimal. Ama, siyaset bu 24 saatine güven olmuyor.

Bir bakarsınız, düğmeye basılmış, gereken yapılmış, o da sürpriz olmaz…

 

xxx

 

 

2016’dan kurtulduk derken…

 

Öyle bir yıl yaşadık ki…

Terör olayları, hain saldırılar, katledilen masum vatandaşlar derken, tarihin en büyük badiresi 15 Temmuz’u yaşadık. FETÖ darbesine darbe yaptık, millet devletini, vatanını 24 saatte bölünmekten kurtardı…

Ekonomik kriz, kapanan işyerleri, her geçen gün azalan ihracat ve işsiz kalan binler…

Bitsin artık şu 2016 dedik…

15 Temmuz’dan dolayı bir milletin direnişini gurur ile hatırlayacak olsakta, terör olayları, ekonomik yansımaları ve komşu ülkelerle sorunlar nedeniyle yeter artık 2016 deyip durduk…

Sonuna geldik, 2017’yi işte gördük derken, hemen daha ilk saatlerde gelen saldırı haberiyle yine bir şok yaşadık. 2016’dan kurtulmanın sevinci, 2017’nin ilk saatlerinde, korkunç ve insanlık dışı terör katliamı ile yerini endişeye bıraktı…

Hem de bu kez öyle kritik bir saldırı ki…

Yılbaşı gecesi eğlenenleri hedef alan, sunni-alevi kesimi birbirine düşürmeyi planlayan, toplumda kaotik bir hava oluşturmayı amaçlayan bir saldırı. Baksanıza sosyal medyadaki bazı troll hesaplara, provokatörlere…

Hemen saldırının adını koymuşlar…

 

xxx

 

15 Temmuz’da millet darbe oyunun nasıl bozduysa, bu oyunu bozacak olan da millettir.

Sadece birazcık sağduyu, birazcık hoşgörü, birazcık empati…

Birbirimizi anladığımız ve olduğu gibi kabul ettiğimiz sürece, inanın, bunu yapanların tuzakları da, planları da, projeleri de başlarına bela olacaktır…

Bize düşen, bir ve beraber olmak, farklı düşünsekte yaşantımız, fikrimiz bambaşka olsa da, gerektiğinde tek vücut olmayı başarmak…

Reklam


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.